Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 5 aşamalı eylem planı doğrultusunda trafik sigortalarında reform niteliği taşıyan yeni yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. Türkiye’deki milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiren değişiklikler, ihbar ve hasar süreçlerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını hedefliyor.
Zorunlu trafik sigortasında son dönemde adım adım hayata geçirilen yasal düzenlemeler sigortalılar için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. SEDDK tarafından başlatılan 5 aşamalı eylem planı doğrultusunda hasar ve ihbar süreçlerini kapsayan yeni değişiklikler Türkiye’deki 34 milyon araç sahibini doğrudan etkileyerek bir reform niteliği kazandı. Sigortalıların trafik kazalarının ardından hasar tespit ve tazminat süreçlerinde yaşadıkları mağduriyetleri gidermek, suistimallerin önüne geçmek ve eksper süreçlerine şeffaflık getirme amacıyla yürürlüğe giren yeni eylem planı aynı zamanda tüm teknik uygulamaları da tek bir standarda bağlamayı hedefliyor. İstatistikler, Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısının her geçen ay arttığını gösteriyor. TÜİK’in paylaştığı son verilere göre trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı ağustos sonu itibarıyla 34 milyon 911 bin 879 sayısına ulaştı. Ağustos sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,8’ini motosiklet, %14,3’ünü kamyonet, %6,7’sini traktör, %3’ünü kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Bu bilgiler ışığında trafik alanında reform niteliği taşıyan yeni düzenlemelerin oldukça geniş bir kesimi ve birden fazla sektörü etkilediği görülüyor. SEDDK’nın bu konuda attığı en dikkat çekici adım Alo 193 Ortak Hasar İhbar Hattı’nın kurulması oldu. Yeni sistem, trafik kazalarının ardından sigortalıları ısrarla arayan ve onları hasar takip vekaleti vermeye yönlendiren yapılara karşı korumayı amaçlıyor. Bunlara ek olarak eksper atamalarının merkezi bir yapı üzerinden yürütülmesine, eksper raporlarının belirlenen ölçüt uygun biçimde hazırlanmasına ve araçta oluşan değer kaybının otomatik olarak hesaplanmasına karar verildi. Böylece hasar tespitinden tazminatın ödenmesine uzanan sürecin kazazedeler açısından çok daha kolay ve güvenilir bir hale gelmesi sağlandı.
12 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği ile trafik sigortasında eksper atamalarının Eksper Atama ve Takip Sistemi (EKSİST) üzerinden sıralı bir şekilde yapılması kararlaştırıldı. Buna ek olarak değer kaybı tazminatının da gerçek zarar ilkesi gözetilerek ve detaylara yer verilerek aynı raporda eksper tarafından hesaplanacağı belirtildi. İlk olarak Bursa ve Ordu illerinde pilot olarak uygulanan bu sistem ile eksper atama süreçlerinde standart ve merkezi bir uygulamaya geçilerek hasar tespitlerindeki güveni pekiştirecek bir adım atıldı. İlgili yönetmeliği takiben SEDDK tarafından yayımlanan ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar, eksperler tarafından yapılacak olan değer kaybı hesaplamalarına ilişkin yeni detaylara yer verdi. Buna göre araçta meydana gelen değer kaybının, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edileceği belirtildi. Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibinin, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edileceği de ayrıca vurgulandı. Düzenlemede sigortacının, hesaplanan değer kaybı tutarını, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirmesine de karar verildi.
TEMİNATLARDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLERE GİDİLDİ
SEDDK yeni düzenlemede Maddi Zararlar Teminatı, Sağlık Giderleri Teminatı, Sakatlanma Teminatı, Destekten Yoksun Kalma Teminatı başlıkları çerçevesinde de önemli değişikliklere gitti. Ayrıca meydana gelen kazalarda hasar gören parçaların değişimi ile ilgili de yeni kurallar getirildi. Trafik kazalarında maddi hasar yaşayan araç sahiplerinin araçlarında hasar gören parçanın değişimi sürecinde sigorta şirketleriyle yaşadığı uyuşmazlıkları giderme amacı taşıyan yeni kurala göre hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse değişim orijinal parça ile yapılacak. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça ile değiştirilecek. Bunun yanı sıra hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmadığında, durumun ispat yükü sigortacıya ait olacak. Bir diğer değişiklik de sağlık giderleri konusunda yapıldı. Yeni düzenlemeye göre meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasına karar verildi. Ancak kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri sigorta şirketleri veya Güvence Hesabı kapsamında karşılanacak. Mağdurun bakıcı ihtiyacı süresi ile tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında sürekli bakıcı ihtiyacının belirlenmesinde kurul raporunun dikkate alınacağı belirtildi.
OHİM HASAR İHBARLARINI ŞEFFAF HALE GETİRİYOR
SEDDK’nın trafik sigortalarını kapsayan eylem planın son aşaması ise 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) oldu. Trafik ve kasko sigortalarına ilişkin hasar ihbarlarının tek merkez üzerinden kolay ve hızlı şekilde iletilmesini sağlamak amacıyla kurulan OHİM, 1 Eylül 2026 tarihinde faaliyete geçti. Tüm sigorta şirketlerinin entegre olduğu OHİM ile araç sahiplerinin, hasar ihbarlarını tek bir merkez üzerinden iletebiliyor. Merkez üzerinden ilk aşamada trafik ve kasko sigortalarına SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan: ilişkin hasar başvuruları kabul ediliyor. Vatandaşlar ayrıca hasar sonrasında kendilerini rahatsız eden veya mağduriyet yaşamalarına neden olan yasa dışı yapılar hakkındaki şikâyetlerini de Alo 193 hattı üzerinden SEDDK’ya iletebilecek. OHİM ile ilgili değerlendirmede bulunan SEDDK Başkanı Davut Menteş, kurulan yeni merkez ile amaçlarının haksız kazanç elde eden illegal yapıları engellemek olduğunu söyledi. Bu yapıları “hasar çeteleri” olarak adlandıran ve uzun yıllardır faal olduklarını vurgulayan Davut Menteş, bunların, kurdukları sistemin ağına dahil ettikleri bilgi kaynakları vasıtasıyla trafik kazalarından saatler içinde haberdar olduklarını ve bu yolla vatandaşın mağduriyetini istismar ettiklerini anlattı. Davut Menteş, açıklamasının devamında “Ülkemizde her yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin trafik kazası gerçekleşmekte ve bu illegal yapı yüz binlerce ihtilaf üretmektedir. Bu yapının bu hacimde bir işten elde ettiği haksız kazancın yıllık milyarlarca lira seviyelerinde olduğunu değerlendirmekteyiz. Sigorta sektörü otoritesi olarak, yaklaşık 1 milyon vatandaşımızın mağdur edildiği bu büyüklükteki bir vurgunu sonlandırmak için ne gerekiyorsa yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan:
Önceliğimiz sigortalının menfaatlerini korumak
SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, SEDDK’nın trafik sigortalarıyla ilgili yaptığı yasal düzenlemelerin çerçevesini oluşturan eylem planının detaylarını paylaşarak, kurumun temel önceliğinin, sigortalıların menfaatlerinin korunması olduğunu vurguladı.
Trafik kazalarına ilişkin bilgileri hukuka aykırı yöntemlerle temin eden ve hasar aracısı olarak tabir edilen kişi ve oluşumların trafik kazaları sonrasında kısa süre içerisinde mağdurlarla iletişime geçerek haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını belirterek sözlerine başlayan SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, bu yöntemlerle her yıl hak sahipleri ile sigorta şirketleri arasında yüz binlerce suni ihtilaf oluştuğunu, yargılama ve diğer süreç maliyetleriyle birlikte oluşan ilave yükün, nihayetinde tüm sigorta sektörüne ve sigortalılara yansıdığını söyledi. Kurtulan, bu çerçevede, trafik kazalarına ilişkin verileri hukuka aykırı şekilde temin eden kişi ve oluşumların hak sahiplerine ve sektöre verdiği zararların önlenmesi amacıyla 5 ana başlıktan oluşan eylem planı çerçevesinde çalışmalarını tamamladıklarını ifade etti. Kurtulan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hazırladığımız eylem planı kapsamında ilk olarak, araçlardaki değer kaybı hesaplamasını standart bir kurala bağladık ve eksper raporlarında herkes için aynı olan tek bir sistemin uygulanmasını sağladık. İkinci olarak da sistemin daha tarafsız ve hızlı işlemesi amacıyla akıllı eksper ataması uygulamasını nisan ayında pilot illerde, ağustos ayı itibarıyla da tüm ülkede devreye aldık. Eksperlerin önceden belirlenmiş objektif kriterlere göre otomatik olarak atanmasını sağlayan söz konusu uygulama ile sektörün temel yapı taşlarından biri olan eksperlik faaliyetlerinin şeffaf ve güvenilir bir biçimde yürütülmesi, adil iş dağılımının sağlanması, eksperlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının güçlendirilmesi, eksperler arası uygulama farklılıklarının ortadan kaldırılması ve hasar süreçlerinin standart hale getirilmesi amaçlanmaktadır. SEDDK olarak bu sistemden en önemli beklentilerimizden biri, sigorta hasar süreçlerine duyulan güvenin daha da artırılmasıdır. Tarafsız ve objektif kriterlerle gerçekleştirilen atamalar sayesinde hem sigortalılar hem sigorta şirketleri hem de eksperler açısından daha şeffaf bir süreç işletilecektir. Bu durum, sektörün tüm paydaşları arasında güvenin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bunun yanında eksperler arasında dengeli iş dağılımı sağlanarak mesleki fırsat eşitliğinin geliştirilmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve yoğunluk kaynaklı gecikmelerin azaltılması hedeflenmektedir. Daha hızlı ve etkin yürütülen hasar süreçleri, sigortalı memnuniyetini artırırken sektörün operasyonel verimliliğine de önemli katkı sunacaktır. Planımızın üçüncü aşamasında, mevzuat tarafında çok önemli adımlar attık. Yaptığımız genel şart değişikliği sayesinde, vatandaşlarımızın araç değer kaybı tazminatı alabilmesi için sigorta şirketine ayrıca başvuru yapma zorunluluğunu kaldırdık. Bu kapsamda değer kaybı, doğrudan maddi hasarla birlikte otomatik olarak hesaplanıp hak sahiplerine ödenebilecektir.” Ali Burak Kurtulan, dördüncü aşamada ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelgede değişiklik yaparak hasara ve/veya tazminat alacaklısına ilişkin verileri 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine aykırı olarak ele geçiren, işleyen ve aktaranlar ile hukuk hizmeti, hasar danışmanlık hizmeti ve benzeri isim, sıfat veya ünvanları kullanarak uzman mütalaa raporu, hasar ve/veya değer kaybı ekspertiz raporu ile maluliyet raporu temini veya trafik kazaları sonrası her türlü tazminat alacağının hak sahiplerine ödenmesinin sağlanacağı söylem veya iddiasında bulunan gerçek veya tüzel kişiler hakkında Kurum tarafından Cumhuriyet Başsavcılıklarına yazılı başvuruda bulunulacağı yönünde mevzuat düzenlemesi getirdiklerini kaydetti.
‘HEDEFİMİZ BÜROKRATİK YÜKÜ HAFİFLETMEK’
SEDDK’nın hazırladığı eylem planının 5’inci maddesi kapsamında ise vatandaşların hasar ihbarlarını tek bir merkez üzerinden kolay ve süratli bir şekilde iletebilmelerini sağlamak üzere tüm sigorta şirketlerinin entegre olduğu Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi”ni (OHİM) 1/09/2026 tarihi itibariyle faaliyete açtıklarını belirten Kurtulan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Söz konusu hasar ihbar merkezi üzerinden ilk etapta trafik ve kasko hasar ihbarları kabul edilmeye başlandı. Diğer taraftan, haksız menfaat elde etmeye çalışan hasar danışmanlık firmaları ile hukuk hizmeti sağlayıcılarına yönelik Kurumumuzca suç duyurusunda bulunulması da dahil gerekli diğer hukuki süreçlerin işletilebilmesi için gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmış ve söz konusu oluşumların engellenmesine yönelik vatandaşlarımızın ihbarlarının hızlı ve etkin bir şekilde Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM)” üzerinden iletmesine imkan sağlanmıştır. Özetle, hayata geçirdiğimiz tüm bu reformlarla temel hedefimiz; vatandaşlarımızın üzerindeki bürokratik yükü hafifletmek, tazminat süreçlerini basitleştirmek ve ödemelerin çok daha hızlı yapılmasını sağlamaktır. Yapılan düzenlemeler ile değer kaybı talepleri artık araç hasarıyla bütüncül bir şekilde değerlendirilecek; eksperlerin bizzat araç başında gerçekleştireceği somut ve yerinde incelemeler sayesinde değer kaybı tutarları çok daha adil, isabetli ve gerçeği yansıtan parametrelerle tespit edilecektir. Evrak üzerinden yapılan hesaplamaların önüne geçen bu yerinde tespit mekanizması hem vatandaşlarımızın hak kaybını önleyecek hem de sigorta sektörü genelinde uygulamadaki yorum farklarını ve hukuki anlaşmazlıkları ortadan kaldıracaktır.” SEDDK’nın temel önceliklerinden birinin, sigortalıların ve hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması ve sigorta sisteminin sağlıklı işleyişinin temin edilmesi olduğunu sözlerine ekleyen Ali Burak Kurtulan, “Yapmış olduğumuz düzenlemeleri bu çerçevede hayata geçiriyoruz. Hasar ve tazminat işlemlerinin belirli standartlar çerçevesinde yürütülmesi, hak sahiplerinin süreç hakkında zamanında bilgilendirilmesi, izlenebilirliğinin artırılması, tazminat taleplerinin makul sürelerde sonuçlandırılması ve süreçlerde yaşanabilecek gecikme ve aksaklıkların önlenmesine yönelik esasların belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, hasar ve tazminat süreçlerinin daha etkin, şeffaf ve izlenebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik Kurumumuz nezdinde çeşitli düzenleme çalışmaları yürütülmektedir. Yürütülen çalışmaların ilk aşamasında motorlu araç sigortaları ele alınmış olup sektörün ve ilgili paydaşların görüşlerinin de dikkate alınması suretiyle söz konusu süreçlerin daha etkin ve hak sahiplerinin menfaatlerini gözeten bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir” dedi
Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Yardımcısı Ahmet Gökdağ:
Uçtan uça izlenebilen bir yapı oluşturulmalı
Yeni düzenlemelerin sigortalıların kaza sonrasında yaşadığı tüm teknik prosedürleri son derece kolay bir hale getireceğini belirten Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ, bundan sonraki aşamada uçtan uca izlenebilen bir yapı oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Trafik sigortalarında son dönemde hayata geçirilen düzenlemeleri, hasar süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve bütünleşik bir yapıya kavuşturulması açısından önemli adımlar olarak değerlendiren Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, eksper atama sistemindeki değişiklikler ve değer kaybının maddi hasarla birlikte otomatik olarak hesaplanmasını aslında aynı hedefi destekleyen ve birbirini tamamlayan düzenlemeler olarak nitelendirdi. Özellikle Alo 193’ün devreye girmesiyle birlikte vatandaşın kaza sonrasında hangi sigorta şirketine veya kuruma başvuracağını araştırmasına gerek kalmadan, tek ve merkezi bir kanal üzerinden hasar ihbarında bulunabilmesi önemli bir kolaylık sağlayacağını da belirten Gökdağ, “Başvurunun tarih ve saatinin kayıt altına alınması, referans numarası üzerinden izlenebilmesi ve ilgili sigorta kuruluşuna doğrudan yönlendirilmesi, hasar süreçlerinde hem erişilebilirliği hem de izlenebilirliği artıracaktır” ifadesine yer verdi. Bunun yanında, değer kaybının ayrıca bir başvuruya ihtiyaç duyulmaksızın, araç hasarını tespit eden eksper tarafından maddi hasarla birlikte hesaplanması da önemli bir değişiklik olarak değerlendiren Ahmet Gökdağ, böylece hak sahibinin değer kaybı tazminatına ulaşmasının kolaylaştığına, süreçteki ilave başvuru ve aracılık ihtiyacının da önemli ölçüde azaldığına dikkat çekti.
‘VATANDAŞ TAZMİNATA DAHA KOLAY ULAŞACAK’
Ahmet Gökdağ konuyla ilgili değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Bu düzenlemelerin önemli sonuçlarından birinin de yetkisiz hasar aracılığıyla mücadele konusunda ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Geçmişte özellikle değer kaybı gibi alanlarda vatandaş ile sigorta sistemi arasına giren yetkisiz kişi ve yapıların oluşturduğu ilave maliyetler hem şirketler hem de nihayetinde sigortalılar açısından önemli bir sorun teşkil ediyordu. Değer kaybının otomatik hesaplanması ve ‘Alo 193’ ile vatandaşın doğrudan sigorta sistemine yönlendirilmesi, bu yapıların faaliyet alanını önemli ölçüde daraltacaktır. Özetle, yapılan düzenlemelerin ortak yönü trafik sigortasında vatandaşın hasar ve tazminata daha kolay ulaşmasını sağlamak, süreçleri hızlandırmak, gereksiz aracılık maliyetlerini azaltmak ve sistemi daha şeffaf hale getirmek.” Son dönemde atılan adımlarla trafik sigortalarında önemli bir altyapı oluşturulduğunu da kaydeden Gökdağ, bundan sonraki aşamada ise odağın, hasar sürecinin başından tazminatın ödenmesine kadar mümkün olduğunca bütünleşik, dijital ve izlenebilir bir yapının kurulması üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Alo 193’ün bu anlamda önemli bir başlangıç noktası olduğunu söyleyen Gökdağ, vatandaşın başvurusunun kayıt altına alınmasının, doğru sigorta kuruluşuna yönlendirilmesinin ve ilgili kuruluşun en geç takip eden iş günü içerisinde vatandaşla iletişime geçmesinin, hasar sürecini hızlandıracağını ifade etti.
SÜRECİN TÜM AŞAMALARI ENTEGRE OLMALI
Ahmet Gökdağ, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Bunun bir sonraki aşamasında vatandaşın yalnızca ihbar anını değil, dosyasının hangi aşamada olduğunu da mümkün olduğunca kolay takip edebildiği uçtan uca izlenebilen bir yapı oluşturulmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Hasar ihbarından eksper atamasına, kusur değerlendirmesinden onarım sürecine, değer kaybı hesaplamasından tazminat ödemesine kadar sürecin farklı aşamalarının birbirleriyle daha güçlü şekilde entegre edilmesi hem vatandaş deneyimini iyileştirecek hem de sektörün operasyonel verimliliğini artıracaktır.
Neova Sigorta Hasar ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Samet Meşe:
Yapay zekâ ve veri analitiği hasar süreçlerine dahil edilmeli
Trafik sigortası özelinde güveni belirleyen en önemli unsurların hız ve şeffaflık olduğunun altını çizen Neova Sigorta Hasar ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Samet Meşe, özellikle yapay zekâ’nın hasar süreçlerine dahil edilmesinin, süreçlerin daha etkin yönetilmesi açısından fırsatlar sunacağını vurguladı.
Son dönemde hayata geçirilen düzenlemeleri, trafik sigortalarında hasar süreçlerini daha hızlı, şeffaf ve güvenilir hâle getirme açısından önemli adımlar olarak değerlendiren: Neova Sigorta Hasar ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Samet Meşe, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi’nin bu açıdan önemli bir yenilik olduğunu belirtti. Trafik ve kasko hasarlarının, şirketlerin doğrudan başvuru kanallarına ek olarak tek merkez üzerinden de ihbar edilebilmesiyle, sigortalıların ihbar sürecini başlatabileceği alternatif bir kanal tesis edildiğini ifade eden Abdullah Samet Meşe, “İhbarın kayıt altına alınması ve takip edilebilmesi de sürecin izlenebilirliğini artıracak. Bunun yanında, kaza sonrasında hak sahiplerine ulaşarak vekâlet almaya çalışan yetkisiz kişi ve aracıların neden olduğu mağduriyetlerin önüne geçilmesine katkı sağlamasını bekliyoruz. Eksper atamalarında merkezi bir yapıya geçilmesi de bağımsız ve tarafsız hasar tespiti açısından olumlu bir durum. Benzer şekilde, araç değer kaybının eksper tarafından hasar tespiti sırasında aynı rapor içerisinde hesaplanması, hak sahiplerinin değer kaybı için ayrıca başvuru yapma gereğini ortadan kaldırarak süreci kolaylaştırabilecektir” dedi. Azami primlerde yapılan güncellemelerin ise hasar maliyetlerinde yaşanan yükselişle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Meşe, yedek parça ve onarım işçiliği başta olmak üzere maliyetlerdeki artışın, trafik sigortasında hasar-prim dengesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bu açıdan prim tarafındaki düzenlemelerin şirketlerin sürdürülebilir biçimde hasar ödeme kapasitesinin korunmasını gözeten dengeli bir yapıda ilerlemesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Uygulamaların aşamalı biçimde devreye alınması ve sistemlerin geliştirilmesinde sigorta şirketlerinin sahadaki deneyiminden daha fazla yararlanılması gerektiği kanaatindeyiz. İtiraz ve hakem eksper süreçlerinin hızlandırılması, eksper raporlarının olası davalaşma durumlarındaki işlevinin daha net bir çerçeveye kavuşturulması gibi tamamlayıcı düzenlemeler de sistemin etkinliğine katkı sağlayacaktır” dedi.
YAPAY ZEKA ÖNEMLİ İMKANLAR SUNABİLİR
Trafik sigortası özelinde güveni belirleyen en önemli unsurların başında hız ve şeffaflık olduğunun altını çizen Meşe, bundan sonraki aşamada ise bu yapının teknoloji, veri ve ortak sektörel standartlarla desteklenmesi gerektiğini, özellikle yapay zekâ ve veri analitiğinin hasar süreçlerine daha fazla dahil edilmesinin, süreçlerin daha hızlı ve etkin yönetilmesi açısından önemli imkanlar sunabileceğini vurguladı. Bir diğer önemli konunun ise hasar maliyetlerinde öngörülebilirliğin artırılması olduğunu belirten Meşe, “Tüm paydaşların üzerinde uzlaşabileceği, şeffaf bir ulusal yedek parça ve onarım referans sistemi oluşturulmasının sektöre önemli katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. Yedek parça ve onarım maliyetlerinin ortak bir referans üzerinden takip edilmesi, farklı uygulamaların önüne geçilmesine katkı sağlayabilir” dedi. Abdullah Samet Meşe, sözlerini şöyle tamamladı: “Bedeni hasarlara ilişkin tazminat süreçleri de üzerinde durulması gereken başlıklardan biri. Özellikle yaralanma veya vefatla sonuçlanan kazalarda uzun süren hukuki süreçler, hak sahipleri açısından ilave bir mağduriyet yaratabiliyor. Tazminat hesaplamalarında yoruma açık alanların azaltılması ve daha net hesaplama standartlarının güçlendirilmesi, hak sahiplerinin tazminatlarına daha hızlı biçimde ulaşmasına katkı sağlayacaktır. Sigortalıların dijital kanallar ile hasar dosyalarına ilişkin tüm aşamaları izleyebilmesi de müşteri deneyimine katkıda bulunacaktır.
Doğa Sigorta Lojistik, Hasar Denetim ve Suistimal Araştırma Direktörü Duran Çakı:
Tüm süreç veri odaklı bir yapıya kavuşturulmalı
Doğa Sigorta Lojistik, Hasar Denetim ve Suistimal Araştırma Direktörü Duran Çakı, “Temel hedefin, hasar dosyasının açılışından tazminatın ödenmesine kadar tüm sürecin mümkün olduğunca uçtan uca dijital, veri odaklı ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Trafik sigortalarında son dönemde hayata geçirilen düzenlemeleri; hasar ile tazminat süreçlerini daha şeffaf, hızlı ve kontrollü hale getiren devrim niteliğinde bir dönüşüm olarak gördüklerini söyleyerek sözlerine başlayan Doğa Sigorta Lojistik, Hasar Denetim ve Suistimal Araştırma Direktörü Duran Çakı, sektörün uzun süredir karşı karşıya kaldığı hasar/prim dengesizliğini gidermeyi hedefleyen bu adımları, süreci yasa dışı aracılardan arındırması ve yönetilebilir, ölçülebilir bir yapı sunması bakımından kritik bir reform dönemi olarak değerlendirdi. “Özellikle ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) vasıtasıyla ihbar süreçlerinin tek bir merkezi yapı üzerinden standartlaştırılması, biz sigorta şirketleri için veri bütünlüğü, kayıt izlenebilirliği ve operasyonel verimlilik açısından çok büyük bir kazanım sağlamıştır” diyen Duran Çakı, bu sistemin şirketler adına en kritik faydasının, kazazedelerin verilerine usulsüz erişerek “hasar takip vekaleti” toplayan ve sektörün hasar maliyetlerini yapay şekilde büyüten yasa dışı aracıların ve hasar çetelerinin sistem dışına itilmesi olacağının altını çizdi. Duran Çakı, “Bu sayede hak sahipleri doğrudan şirketlerimize yönlendirilmekte, operasyonel maliyetlerimiz kontrol altına alınmaktadır” dedi. Duran Çakı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sıralı ve akıllı eksper atama sisteminin SBM üzerinden yürütülmesi, hasar değerlendirmelerinde standardizasyon sağlayarak tazminat hak edişlerinin daha şeffaf hesaplanmasına zemin hazırlamıştır. Bununla birlikte, değer kaybının maddi hasarla eş zamanlı ve sistemsel olarak hesaplanması, şirketlerimizin dosya sonuçlandırma sürelerini ciddi oranda kısaltmıştır. Bu adım, geçmişte Sigorta Tahkim Komisyonu ile yargı organlarında şirketlerimiz aleyhine ciddi bir operasyonel ve hukuki yük oluşturan uyuşmazlıkları ve dava masraflarını kökten azaltmıştır. Diğer taraftan, azami primlerde yapılan %2’lik artışlar, enflasyonist ortamda sürekli yükselen yedek parça ve işçilik maliyetlerimize karşı teknik dengelerimizi korumak adına olumlu bir adımdır. Ancak sürdürülebilir bir trafik sigortası pazarı için yalnızca prim tarafındaki artışlar yeterli değildir; hasar frekansı, ortalama hasar maliyeti, suistimal ve operasyonel giderlerin bütünsel olarak yönetilmesi şirketlerimizin bilanço sağlığı açısından hayati önem taşımaktadır.
‘YENİ DÖNEMİN BAŞLIĞI DENGE’
Önümüzdeki dönemde hasar dosyasının açılışından tazminatın ödenmesine kadar tüm sürecin mümkün olduğunca uçtan uca dijital, veri odaklı ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz diyen Çakı, bu kapsamda öncelikle SBM, sigorta şirketleri, eksperler, yetkili/özel servisler ve ilgili kamu kurumları arasındaki veri entegrasyonlarının daha da derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Araç hasar geçmişinin, parça/işçilik maliyet standartlarının ve ödeme bilgilerinin ortak havuzda anlık paylaşılmasının, şirketler arasındaki uygulama farklılıklarını azaltacağını ve mükerrer hasar ödemelerinin önüne geçeceğini de sözlerine ekleyen Duran Çakı, “Bunun yanında, yapay zekâ ve analitik tabanlı suistimal tespit sistemlerinin sektör genelinde daha etkin kullanılması, gerçek zarar ilkesinin korunması ve organize hasar istismarının önlenmesi açısından kritik bir alan olacaktır. Hasar süreçlerinde ortak veri standartlarının ve performans kriterlerinin oluşturulması da şirketler arasında uygulama farklılıklarını azaltacaktır. Bence yeni dönemin en önemli başlığı, “daha hızlı tazminat + daha doğru tazminat + daha güçlü suistimal kontrolü” dengesinin kurulmasıdır. Bu denge sağlandığında hem sigortalının ve hak sahibinin mağduriyeti azalacak hem de trafik sigortasının teknik kârlılığı ve sürdürülebilirliği açısından daha sağlıklı bir yapı oluşacaktır” dedi.
TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem:
Değer kaybı konusunda Yargıtay kararları eksik okunuyor
TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, Yargıtay kararlarının eksik okunduğunu, yalnızca ikinci el piyasasından veya galerilerden fiyat alınarak aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerinin karşılaştırılması gerektiği şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığının altını çizdi.
TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, trafik sigortasında son dönemde yapılan düzenlemeleri birbirinden bağımsız uygulamalar olarak değil, hasarın meydana geldiği andan tazminatın ödenmesine kadar devam eden hasar yönetim sürecinin yeniden düzenlenmesinin parçaları olarak değerlendirdiklerini belirtti. “Kaza anındaki panik ve bilgi eksikliği, olay yerindeki ilk işlemlerden başlayarak sonraki hasar ve tazminat sürecini doğrudan etkileyebilmektedir” diyen Ahmet Nedim Erdem, sözlerine şöyle devam etti: “Ortak Hasar İhbar Merkezi’nin en önemli işlevlerinden birinin, kaza anından itibaren sigortalı ve hak sahiplerinin doğru bilgiye ulaşmasını ve sürecin kolay, hızlı, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesini sağlamak olduğunu düşünüyorum. Buradaki temel hedef, sigortalının veya hak sahibinin gerçek zararına karşılık gelen tazminata en kısa yoldan, doğru bilgiyle ve aracısız biçimde ulaşabilmesidir.” Özellikle eksper atama sisteminde yapılan değişikliği ise yalnızca eksper atamasını yapan yeni bir algoritma olarak görmediğini söyleyen Ahmet Nedim Erdem, burada esas değişikliğin, ekspertiz hizmetinin asgari standartlarının belirlenerek hizmet ifasının nasıl ve hangi kurallara tabi olarak yürütüleceğinin yeniden tanımlanması olduğunu da sözlerine ekledi. Ahmet Nedim Erdem, buna ek olarak “Dolayısıyla eksper atamasının objektif kriterler üzerinden sıralı şekilde gerçekleştirilmesi; eksperin kim tarafından tercih edildiği veya edilmediği üzerinden değil, mesleki faaliyetinin niteliği ve belirlenmiş kurallara uyumu üzerinden sistem içerisinde yer almasını sağlayacaktır. Eksper Akıllı Atama Sistemi ile birlikte iş dağılımının daha dengeli yapılmasının yanı sıra, ekspertiz süreçlerinin ortak kurallara bağlanması ve eksper performansının objektif kriterler üzerinden değerlendirilmesi gibi ülkemiz sigortacılık sektörü ve hak niteliğinin, geçmiş hasarların, aynı sonucu vermemektedir” diyerek bunun en somut örneğinin bugün değer kaybı dosyalarında görüldüğünü kaydetti. sahipleri adına önemli kazanımlar sağlanmıştır” dedi. Ahmet Nedim Erdem, bu sistemde özellikle üzerinde durdukları ve sıkı bir şekilde takip ettiklerini konunun ekspertiz işleminin bizzat eksper tarafından fiilen ve hasarlı araç başında yapılması olduğunun altını çizdi. Erdem, bu konuyla ilgili “Teknolojinin yerinde ekspertiz işlemine alternatif olarak kullanılması yerine, eksperin teknik değerlendirmesini destekleyen ve operasyonel işlemlerini azaltan bir araç olarak kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Fotoğraf veya evrak üzerinden yapılan değerlendirme ile aracın fiziken görülmesi; hasarın
‘DEĞER KAYBINDA TÜM UNSURLAR ELE ALINMALI’
Ahmet Nedim Erdem, son olarak bu konudaki Yargıtay kararlarına değinerek: “Değer kaybı hesaplamasında zaman zaman Yargıtay kararlarının, yalnızca ikinci el piyasasından veya galerilerden fiyat alınarak aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerinin karşılaştırılması gerektiği şeklinde yorumlandığını görüyoruz. Kanaatimce bu yaklaşım, Yargıtay kararlarında ortaya konulan değerlendirme yöntemini eksik okumaktadır. Yargıtay yaklaşımı, değer kaybının belirlenmesinde aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve kapsamı, hasar gören parçaları, gerçekleştirilen onarım ve değişim işlemleri, aracın geçmiş hasar durumu, kullanım özellikleri ve ikinci el piyasasındaki değerine etki eden unsurların birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir zarar tespiti anlayışına dayanmaktadır. Dolayısıyla mesele yalnızca birkaç galeriden fiyat alınması veya ilan sitelerindeki fiyatların karşılaştırılması değildir” dedi