“Sorunlarda ayrışmak  yerine kol kola gireceğiz”

“Sorunlarda ayrışmak yerine kol kola gireceğiz”

2 yıllık yeni dönem için Başkanlık bayrağını devralan SAB Başkanı Ayhan Çalık, önümüzdeki dönemde SAB’ın izleyeceği yol haritasını Sigortacı Gazetesi’ne açıkladı. “Bundan sonra SAB olarak anlaşamadığımız konularda ayrışmak yerine, anlaştığımız konularda kol kola girmeyi tercih edeceğiz” diyen Çalık, SAB olarak iletişim, Ar-Ge ve sosyal etkinlikler alanında faaliyetlerini hızlandıracaklarını ifade etti.

SAB’ın, 29 Eylül’de düzenlenen Seçimli Genel Kurulunda çoğunluğun oylarını alarak yeni SAB Başkanı seçilen Ayhan Çalık; yeni dönemde yapılacaklar, planlanan Ar-Ge çalışmaları ve sorunları çözme noktasında izlenecek yollarla ilgili açıklamalarda bulundu. 1987 yılında Fahrettin Ecevit’in liderliğinde kurulan SAB’ın; sigorta bilincini yükseltmek için ilkokul çocuklarına oynanan ücretsiz Hacivat-Karagöz tiyatrosuyla, Türk sanat müziği icra eden SAB KORO’suyla, acentelerin, mahkemelerin, kurumların danıştığı, cevap alabildiği müstesna bir dernek olduğunu ifade eden Çalık, “SAB’ın kuruluşundan bugüne çok etkili olmuş çalışmaları var. Kanun öncesi TBMM koridorlarında vekillerle görüşmeler yapan SAB’ın, 5684 sayılı Kanun’un, bağlı acentelik yönetmeliğinin çıkmasında çok ciddi emeği var. Bunlar bugün hatırlanmayabilir lâkin SAB 34 yıl boyunca sektöre ve meslektaşına çok ciddi hizmetler vermiş bir kurum” dedi. Çalık, 29 Eylül’de 2 liste ve yüksek katılımla gerçekleşen seçimlerin SAB’ın ne kadar köklü bir kurum olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

2 YILLIK GÖREV AJANDASI HAZIR

Seçim sürecinde “kıran kırana geçen ancak kalp kırmayan bir seçim” yaşadıklarını ifade eden Çalık, sözlerine şöyle devam etti: “Seçim ‘SAB Turuncu Liste’ için büyük bir başarı oldu. Başarının nedeni SAB Turuncu Liste’nin seçime de yönetime de hazır olmasıydı. COVID-19 nedeniyle 2 kez seçimler ertelendi. Biz seçim çalışmalarımıza kesintisiz devam ettik. 12 ay içerisinde 8’i yüz yüze toplam 24 toplantı yaptık. Toplantılarda seçim sürecinden, seçildiğimizde ajandamızda neler olacağına kadar her konuyu değerlendirdik. Dolayısıyla çalışmış, hazırlıklı donanımlı ekip bizdik. Meslektaşlarımız da teveccüh gösterdiler ve göreve bizi layık gördüler.” Çalık, yeni SAB Yönetimi olarak hazırladıkları 2 yıllık ajandayı gününe günü uygulamayı hedeflediklerini belirtti.

‘EN ÖNEMLİ SORUNU BULUP ÇÖZÜME GEÇECEĞİZ’

Yeni yönetim olarak atacakları ilk adımlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Çalık, çalışmalarına Anıtkabir, SAİK ve TÜSAF ziyaretleriyle başladıklarını, İstanbul’daki bölgesel mesleki kurum ve dernek görüşmeleriyle bu ziyaretleri devam ettireceklerini söyledi. SAB’ın artık sorun bulan değil, çözüm üreten bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Çalık, “Biz yeni ve medyatik olabilecek sorunları bulmak yerine, elimizdeki sorunları ‘neden çözemedik’ diye bakıyoruz. Sorunların çözümsüz kalmasının en büyük nedeni ise acenteler olarak çok dağılmış olmamız. Geçmişte meslektaşlarımız farklı sorunlardan bahsetmiş. Derneklerimiz, meslektaşlarımız farklı taleplerle kurumların kapısını çalmış. Biz yeni bir sorun söylemek istemiyoruz. SAB olarak; sektörün kurumlarıyla, sektörün dernekleriyle, sektörün platformlarıyla ya da sektöre sadece katkı sağlamak isteyen acente meslektaşlarla bir araya gelerek sorun çözmek ve faaliyete geçmek istiyoruz. Bu tarihten sonra SAB ‘benim gördüğüm sorun bu, hadi çözelim’ demeyecek. SAİK, TÜSAF, kurumlarımız ve kurum olmasa da kafa yoran meslektaşlarımız var. SAB tüm taraflarla etkileşime geçerek iletişim köprüsü olacak, tarafların üzerinde mutabık kalacağı sorunu tespit ederek hep birlikte çözüme geçmek istiyoruz” dedi.

Sektörde çok sayıda sorun olduğunu, tarafların uzlaşamayacağı sorunlar da olduğunu da belirten Çalık, “Yani bazılarımızın sorun olarak gördüğünü bazıları sorun olarak görmüyor. Ancak biz SAB olarak anlaşamadığımız konularda ayrışmak yerine, anlaştığımız konularda kol kola girmeyi tercih edeceğiz. Bizim için ayrı düşündüğümüz konularda birbirimizi dinlemek, saygı göstermek çok önemli. Çünkü sektörde meslektaşını dinlemeyen, sigortalının ihtiyacını tam anlamayan bir kurgu olması, Türk sigorta sektörünün 10 milyar euroyu geçemeyen bir üretimde tıkanmasına neden oluyor. Demek ki bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Bu ülkede kim hangi sektörde ne iş yaparsa yapsın, hakkıyla yapmak zorunda” şeklinde konuştu. Büyümenin önünde engel olan üç kriter olduğunu ifade eden Çalık, bu sorunları “Mesleği sahada icra eden acentelerin işlerini kolaylıkla yapabilmesine engel olan sorunlar”, “Sektöre ürün arz eden risk üstlenen kurumlarımızın önündeki engeller” ve “Sigortalıların doğru hizmet ve tazminat almasının önündeki engeller ve sorunlar” olarak tanımladı.

Çalık, SAB olarak bu üç temel sorun için sigortalılara danışman olmak istediklerini, sigorta şirketlerine sahadan veri toplayarak raporlar aktaracaklarını ve acentelerin mesleğini icrasının önündeki sorunlar için de çözüm önerileri sunmak istediklerini belirtti. “SAB 34 yılda pek çok atılıma imza attı” diyen Çalık, sözlerine şöyle devam etti: “Bu bir bayrak yarışı, Derneğimizi bugüne getiren tüm Başkanlara teşekkür ediyoruz. 2 yıllık sorumluluk dönemimizde bu bayrağı biraz daha yukarı çekme arzusundayız. Bunu da sağlamanın tek yolu SAB’ın vizyon, misyon ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi için çok çalışmaktır. Halkla çok daha iç içe olacağız. Sigorta bilincini arttırmak için koro ve çocuklara tiyatro gibi sanatsal etkinliklere devam edecek ve yeni alanlar açacağız. Mesleğin sorunlarının çözümü için çok daha fazla rapor ve veri üreteceğiz. SAB olarak acentelerin sorunlarını sadece sorun başlığı olarak değil sahadan alınan verilerle ve çözüm önerileriyle beraber vermeliyiz.”

SAB AKADEMİ YOLDA

Çalık, SAB’ın Ar-Ge planlarını da şöyle özetledi: “Sektörde nihai tüketici talepleri ve sigortacılar tarafından yapılan arzlar var. Arzın ve talebin örtüşmediği yerde bazı poliçeler çalışamıyor. Bir müddet sonra sistemden düşüyor. Kuracağımız Ar-Ge komisyonlarıyla sektörün toplam üretiminin nasıl artacağına, acentelerin nasıl geliştirileceğine tavsiyelerde bulunacak, raporlar üreteceğiz. Komisyonlarımız raporlarını sektör tüm kurumlarıyla paylaşacak. Sadece veri üretmekle kalmayıp SAB’ın sektör akademisyenlerinden de destek alarak üreteceğimiz verileri değerlendirecek, sonuçlar çıkaracak, tavsiyeler belirleyecek bir kuruma da ihtiyacımız var. Belki de ufukta gördüğümüz SAB Akademi’dir.”