“Sigortacılık iklim felaketlerinin etkisini hafifletiyor”

 “Sigortacılık iklim felaketlerinin etkisini hafifletiyor”

İklim krizinin risk listelerinde keskin bir yükseliş yaşadığını belirten Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, “Süregelen iklim krizinin de etkileriyle yangın, sel, su baskını, dolu, aşırı yağış vb. olaylar ile daha sık karşılaşmaya başladık. Bu gibi afetleri önceden tahmin etmek zor olsa da alınabilecek önlemlerin başında sigorta geliyor” dedi.

Tüm dünyayı ve geleceğimizi tehdit eden en büyük endişelerden biri iklim değişikliği ve bağlantılı olarak gelişen hava olayları. Son dönemin küresel risk raporlarında ilk 5 risk arasında yer alan ve son yıllarda hızla etkisini artıran iklim krizi, sadece çevre bağlantılı değil; sanayi, ticaret, ekonomi ve sosyal hayatta da yıkıcı etki ve hasarlar yaratarak tehdit oluşturmaya devam ediyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, “İklim krizi risk listelerinde keskin bir yükseliş yaşıyor. Aşırı sıcaklık ve kuraklık sonucu meydana gelen yangınlar ve katastrofik olayların frekans ve şiddetinin artması gibi iklim değişikliği kaynaklı olaylar, ardında bırakacağı hasarın boyutunun da yükselmesine sebep olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda geleceğin riskleri olarak gösterilen iklim krizi ve buna bağlantılı olarak aşırı sıcaklıklar ve aşırı hava olayları, artık acil olarak aksiyon alınması gereken riskler kategorisinde başta geliyor” şeklinde konuştu.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EN BÜYÜK 5 RİSK ARASINDA

Sektörün en çok endişe duyduğu risklerin sıralandığı Banana Skins 2022 raporuna göre iklim değişikliği, listenin en hızlı yükselen riski oldu. Yapılan son araştırmada 4’üncü sıraya yükselerek ilk kez en büyük 5 risk arasına giren iklim değişikliği ve bağlantılı aşırı sıcaklıklar, acil riskler kategorisinde değerlendiriliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından hazırlanan raporda 2025 yılına kadar sıcaklığın 1,5 santigrat derece artma ihtimalinin %40, gelecek 5 yıl içerisinde en sıcak yıl rekorunun kırılma ihtimalinin %90 olduğu dikkat çekiyor. Sıcaklık artışının yarattığı tehlikenin küresel boyutta olduğuna dikkat çeken Nihat Kırmızı, “İklim değişikliği ve beraberindeki küresel sıcaklık artışı ile mücadelede güçlü bir eylem planına ihtiyacımız var. Paris Anlaşması olarak bilinen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin küresel ısınmayı 1,5 santigrat derecenin altında tutma hedefi için küresel iş birliklerine gidilmesi, orta ve uzun vadeli hedeflerin belirlenmesi yönünde atılacak adımlar ile birlikte küresel ölçekte yaşadığımız krizlerin çözümü için aldığımız aksiyonları ve farkındalık bilincini artırmalıyız” dedi.

Munich Re’nin araştırmasına göre; 2021 yılında küresel boyutta doğal felaketlerden kaynaklanan ekonomik hasar 280 milyar dolar olarak kaydedildi. Toplam hasarın sigorta koruması altında olan tutarı ise 120 milyar dolar olduğu raporda belirtiliyor. “Hasar gerçekleşmeden sigortalı olmanın önemi zor zamanlarda anlaşılıyor” diyen Nihat Kırmızı, “Özellikle yaz aylarında aşırı sıcaklık bağlantılı olarak meydana gelen yangın ve kuraklığın yanı sıra; ülkemizin birçok bölgesinde sadece kışın değil yaz aylarında da görülen aşırı yağış, sel ve su baskınlarının tarım arazisi, konut, araç ve iş yerlerine verebileceği hasarlara karşı geç kalınmadan kıymetlerin sigorta korumasına alınması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğine neden olan en temel sebep atmosferde biriken sera gazlarının yeryüzünün sıcaklık seviyesini artırması olarak gösteriliyor. İklim değişikliğinin sebep olacağı diğer olaylar ve bu olayların çözümleri konusunda yorumlarda bulunan Nihat Kırmızı, “Karbon salınımını azaltmazsak mücadele etmek zorunda kalacağımız yeni tehlikeler, yeni salgınlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ülkemizin coğrafyasında mevcut olan Rüzgâr – Güneş – Jeotermal enerjilerine sağlanacak ek teşvikler ile iklim değişikliğinden en az etkilenebilecek ülkeler arasına girebiliriz. Sıfır karbon hedefi ile yenilenebilir enerji noktasında yapılacak yeni yatırımlar sürdürülebilirliğe destek sağlarken, Türkiye ekonomisi ve sigorta sektörümüzün de büyümesine pozitif ivme kazandıracaktır” dedi.

‘HASAR SONRASI ÖDEMELERİ HIZLICA GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’

Meydana gelme olasılığı en yüksek risklerden birinin afetlerden kaynaklanan maddi hasarlar olduğunu söyleyen Nihat Kırmızı, “Süregelen iklim krizinin de etkileriyle yangın, sel, su baskını, dolu, aşırı yağış vb. olaylar ile daha sık karşılaşmaya başladık. Bu gibi afetleri önceden tahmin etmek zor olsa da alınabilecek önlemlerin başında sigorta geliyor. Doğa Sigorta olarak hasar sonrası ödemeleri hızlıca gerçekleştirerek sigortalılarımızın hayatına kaldığı yerden devam etmelerinde destek oluyoruz. Kasko sayesinde araçlardaki hasarın giderilmesiyle birlikte mini onarım, ikame araç, yol yardım gibi hizmetlerimiz sigortalının hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesine yardımcı oluyor. Avantajlı ve ayrıcalıklı hizmetler sunduğumuz Doğa Optimum Kasko ile yüksek hizmet kalitemizden ödün vermeden, Türkiye genelinde özel anlaşmalı Doğa Optimum Servislerde 2 Yıl Garantili Hizmet, Hasarsızlık Koruma, İkame Araç ve Vale Hizmetleri, 7/24 Araç Kabul Kolaylığı ve Ozon + Antibakteriyel Sterilizasyon Paketi hizmetlerini değerli sigortalılarımıza sunuyoruz.

Doğa Konut Paket Sigortası’na sahip olan sigortalılarımızın poliçe teminat kapsamında yer alan hasarını karşılarken bunun yanında sigortalılarımız; boya, badana veya dekorasyon masrafları, konut yardım hizmetleri, hasar nedeniyle yapılacak ikametgâh değişikliği masrafları teminatlarına da sahip oluyorlar. KOBİ Paket Sigorta Poliçesi; yangın, sel veya su baskını, dolu, fırtına, kar ağrılığı, alçıpan tavan çökmesi gibi hasar durumlarında tam güvence sunarak işinizi koruyor” diye konuştu.

İlginizi Çekebilir