Salgının ardından primlerdeki toparlanma 2021 yılını bulacak

 Salgının ardından primlerdeki toparlanma 2021 yılını bulacak

COVID-19 salgınının küresel sigorta pazarında yarattığı negatif etkilerin en erken 2021 yılında toparlanması bekleniyor. Salgın, iş kollarında birçok değişikliğe zemin hazırlarken yeni havuzların kurulma ihtimalini de yeniden gündeme taşıdı.

COVID-19 salgını 1930’lardan bu yana yaşanmış en derin ekonomik durgunluğu tetiklerken küresel GSYİH’in 2020 yılında yaklaşık %4 oranında daralacağı tahmin ediliyor. Salgının sonuçları sadece ekonomik boyutlu değil sigorta talebinde de etkili olacak. Swiss Re, düzenli olarak yayınladığı ve sigorta sektörü üzerinde detaylı incelemeler içeren 2020/4 Sigma ‘Dünya sigortası: 2020 salgın fırtınasını atlatmak’ başlıklı raporda COVID-19 salgınının küresel sigorta sektörüne yaptığı etkilerin nasıl atlatılacağı anlatılıyor. Raporda, hayat sigortaları tarafında %6 oranında bir düşüş beklenirken, ekonominin toparlanmaya başlamasıyla primlerin tekrar yükselişe geçeceği tahmin ediliyor. Kısa süreli ekonomik durgunluğun ardından en yüksek prim artışının hayat dışı tarafta yaşanması bekleniyor. Bölge bazında bakıldığında ise başta Çin olmak üzere gelişmekte olan pazarlar en yüksek prim üretimini elde edecek.

COVID-19 krizinin ardından yazılan hayat ve hayat dışı doğrudan primlerin 2021 boyunca pandemi öncesi seviyelere çıkacağı tahmin ediliyor. Salgının yaşandığı dönem göz önüne alındığında 2021 beklentisi güçlü bir sonuç olarak görülüyor. 2020 yılında hayat ve hayat dışı prim büyümesindeki yavaşlamaların, bu yılki GSYİH daralmasının çok şiddetli olmasına rağmen, 2008-2009’daki küresel mali kriz sırasında görülenle aynı büyüklükte olması bekleniyor. 2019 yılında küresel sigorta primlerinde artış reel olarak %3’ün biraz altında seyretti. Hayat dışı tarafta ise bu oran %3.5 ile son 10 yıllık ortalamanın biraz üzerindeydi.

Sigorta sektörünün pandemi öncesinde kaydettiği yüksek prim artışı COVID-19’un yaratacağı zararları karşılayacak gibi görünüyor. Hayat dışındaki prim üretimine bakıldığında ise durum belirsizliğini koruyor. Farklı kaynakların tahminlerinin orta noktası toplam zararın 55 milyar dolar olacağı yönünde. Bu rakam son pik rakamların görüldüğü yıldaki doğal afet zararlarının toplamının oldukça altında. Örneğin, 2005 yılında gerçekleşen Katrina Kasırgası, sektörde 90 milyar dolarlık bir zarara mal olmuştu.

YENİ HAVUZLAR OLUŞABİLİR

Swiss Re’nin salgının yarattığı etkiler ile ilgili düşüncesi 2020’de yaşanan sağlık ve ekonomik krizlerinin oluşturduğu deneyimlerin, risk bilincini yükselttiği, bunun etkisinin pandemik çözümler de dahil olmak üzere birçok iş koluna taleplerin artacağı yönünde. COVID-19’un yarattığı ortam, gelecekte meydana gelebilecek iş durmalarının risklerini azaltmak için küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması gibi değişimleri de hızlandıracak. Böylelikle yangın, mühendislik ve kefalet sigortalarında yeni havuzların oluşmasına yol açacak. Ayrıca, hem kişisel hayatta hem de iş hayatında dijitalleşme eğilimlerinin pekiştiği ve yeni sigorta ürün ve hizmetlerinin gelişimine zemin hazırlandığını görüyoruz.

Raporda verilen bir diğer bilgi ise sigorta primleri ile ilgili oldu. Küresel sigorta pazarındaki prim artışının 2021 yılında pandemi öncesi seviyelere çıkacağı belirtildi. Gelişmiş pazarlardaki hayat branşı primlerinin ise keskin bir şekilde daralması bekleniyor. Hayat dışı tarafta artan oranlar toplam prim üretimi artışını desteklerken, hayat dışı branşı COVID-19 krizinden daha az etkilenecek. Gelişmekte olan sigorta pazarlardaki durum ise her iki branşın da iyi performans göstereceği yönünde.

BÜYÜME HIZI YÜZDE %3 YAVAŞLAYACAK

Swiss Re’nin COVID-19 ile ilgili bir diğer tahmini ise salgının sigorta pazarının büyüme oranını %3’e yakın bir oranla yavaşlatacağı yönünde. COVID-19 salgını nedeniyle 2020 yılında toplam sigorta primlerinin artışının %3 oranında yavaşlaması, 2008 Ekonomik Krizi ile benzerlik göstereceği yönünde tahminler oluşturuyor. Ancak, bir önceki yıla göre sektörün yaşadığı gerileme diğerlerine göre farklılık gösterecek. Hayat branşında ise pandeminin etkisi 2008 Ekonomik Krizi kadar etkili olmayacak. Durum böyle olsa da işsizlikte artış görülürken, bazı şirketlerin iflas etmesi de bekleniyor. Ekonomik faaliyetlerin durma noktasına gelmesiyle sigorta taleplerinin de düşeceği ve sigorta şirketlerinin uzun yıllar düşük getirili bir ortama hazır olması yönünde uyarılar mevcut.

İKİ KATINA ÇIKACAK

Raporda, 2020 yılı içerisinde dünyanın en büyük 30 ekonomisinin büyük çoğunluğunun ekonomik durgunluk içerisine gireceği tahmin edilirken, virüsün kontrol altına alınması için getirilen sokağa çıkma yasakları ve iş durmaları nedeniyle, 2020’nin ilk yarısında ABD’de ve Euro bölgesinde GSYİH’deki düşüşün iki katına çıkacağı düşünülüyor. Bu düşüşün 2008 ekonomik krizinin iki katı olarak yaşanacağı tahminler arasında. Yılın ilk yarısında yaşanan keskin gerilemelerden sonra, 2020’nin ikinci yarısından 2021 yılına doğru uzun bir toparlanma süreci bekleniyor.

Swiss Re, COVID-19 krizinin yaratacağı ekonomik etkileri ülke bazında da değerlendirdi. ABD ekonomisinin salgın kaynaklı ekonomik şoku daha kolay atlatacağı öne sürülürken, Euro bölgesinin ekonomik toparlanmayı 2021 yılında yaşayacağı aktarıldı. Gelişmiş ekonomiye sahip ülkelerin çoğunun 2020 yılında %6.5-7.5 oranında, İtalya ve İspanya’nın ise %10 oranına yakın bir daralma yaşayacağı tahmin ediliyor.

ÇİN’DE HAYAT NORMALLEŞİYOR

Asya’nın yükselen yıldızı Çin’e bakıldığında faaliyetlerin yavaş yavaş normalleştiği görülüyor. Ancak Çin ekonomisinin küresel taleplerin düşüşünden zarar göreceği öngörülüyor. Swiss Re, 2020 yılsonunda Çin’in 2019’a göre %2.7 büyüyeceğini tahmin ederken, 2021 yılında ise mali destekler ile birlikte büyüme oranının %7’ye çıkacağını aktarıyor. 

Sosyal hayata bakıldığında ise hükümetler, sokağa çıkma yasaklarını hafifletmek ve salgında yaşanabilecek ikinci dalgaları sınırlandırmak arasında denge kurmaya çalışıyor. Bu ince denge, COVID-19 virüsü için bir aşı veya başka bir tedavi yöntemi bulunana kadar ekonomilerin faaliyet gösterdiği ‘yeni normal’i temsil edecek. Yeni normalde kapasite kullanımının dünyanın en büyük 20 ekonomisinde %95’in altında olacağı tahmin ediliyor, bu durum da geri kazanımların uzun süre devam edeceği anlamına geliyor.

10 BÜYÜK EKONOMİDE DARALMALAR BEKLENİYOR

Gelişmekte olan piyasalara baktığımızda ise COVID-19 salgınının yarattığı etkiler ve önceden var olan yapısal sorunlar ile beraber sert etkinin yaşanacağını görüyoruz. Gelişmekte olan en büyük 10 ekonominin neredeyse tamamının GSYİH’sinde daralma bekleniyor. Başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki düşüşler, ithalatçılara fayda sağlayacak ancak ihracatçı ülkeler üzerinde baskı oluşturacak.

Salgının yarattığı ekonomik ortamın yeniden iyileştirilebilmesi için destekleyici mali politikalara rağmen COVID-19 krizi, iflaslarda ve işsizlik rakamlarında büyük bir artışa neden olacak ve pandemik şok azaldığında bile şirketleri ve tüketicileri ekonomik olarak daha zayıf bir konumda bırakacak. İşsizlik rakamlarının zirveye çıkması ve ardından kademeli olarak toparlanması bekleniyor. Bu süreçte her ülke, artan işsizlik oranları ile mücadelede farklı stratejiler uyguluyor. Örneğin, salgının en büyük etkilerinin görüldüğü ABD’de 13 hafta içerisinde 45 milyondan fazla kişi işsizlik başvuruları için kayıt yaptırdı. Bu rakam 2008 Ekonomik Krizi’ndeki toplam işsizlik başvurularından 6 milyon daha fazla. Mart ayı sonundaki ilk etkinin ardından, şirketler yeni normal sürecinde işlerini yeniden düzenleyip inşa etmeye başladı. Türkiye’de de olduğu gibi birçok Avrupa ülkesi kısa çalışma programlarını uygulamaya koyduğu, bu süreç boyunca işçilerin şirketlerin tamamen veya kısmen kapatıldığı süre boyunca devletten belirli bir ücret aldığı görülüyor. Bu tür kısa çalışma planları daha önce yaşanan ekonomik krizlerde iyi bir etki gösterirken sonrasında güçlü bir yükselişe de ön ayak oluyor.

BÜYÜME TRENDİ 2 YILDA YENİDEN YAKALANACAK

Sigorta pazarları, COVID-19 salgını öncesinde dikey yönlü bir büyüme yörüngesindeydi; toplam küresel direkt primler 2019’da %3’e yakın bir artış kaydetmişti. Bu büyümeye en büyük katkı gelişmiş pazarlardaki hayat dışı sigortalar ve Çin sigorta pazarından geldi. Pandemik şokun yarattığı durgunluğun ardından küresel sigorta sektörünün önümüzdeki 2 yıl içerisinde büyüme trendini yeniden yakalayacağı tahmin ediliyor. Genel prim hacimlerinin önümüzdeki yıl 2019 seviyelerine geri dönmesi bekleniyor ancak hayat ve hayat dışı branşlarda salgının ortam hazırladığı yeni trendlerin oluşması da kaçınılmaz hale geliyor. 2 yıl içerisinde küresel hayat branşı primlerinde çoğunlukla gelişmiş pazarlardan kaynaklanan %1.5 oranında daralma öngörülüyor. Hayat dışı tarafta yapılan tahminler ise 2020’de yaşanan sabit prim artışının ardından, 2021 yılında faiz artışlarının ve uzun süren ekonomik toparlanmanın da vereceği destek ile büyümenin gözleneceği yönünde. 

Sonuç olarak, birçok piyasada sigortacılar poliçe sahiplerine prim iadeleri sağladı. Oto sigortalarındaki primlerde gelişmiş piyasalarda %5’e yakın, gelişmekte olan piyasalarda ise sadece marjinal boyutlarda bir azalış bekleniyor. 

Ticari sigortalar şirketlerin cirosunda meydana gelebilecek değişikliklere daha duyarlı olduğundan bu branştaki sigorta primlerinde daha büyük bir düşüş bekleniyor. Sorumluluk tarafında ise işsizliğin artmasıyla beraber toplam prim üretimlerinin de buna bağlı olarak azalması bekleniyor. 

İşsizlik oranlarının yükselişinden zarar görecek diğer branşların ise kaza ve sağlık olacağı tahminler arasında.

Salgının sigorta sektöründe yarattığı ortamdan en çok etkilenen branşlar büyük bir ihtimalle ulaşım, seyahat ve ticaret olacak. Hava trafiğinin getirilen yasaklar ile neredeyse durma noktasına geldiği bu dönemde uluslararası ticaret ve yurtiçi taşımacılık işlemleri, yılın ilk yarısında neredeyse tamamının iptal edildiği spor ve kültürel etkinlikler gibi getirilen kısıtlamalar ile engellendi. Bu sebeple; taşımacılık, havacılık, ticaret kredisi ve etkinlik iptallerinde en fazla prim kaybının yaşanacağı branşlar olarak sıralanıyor.

2008 EKONOMİK KRİZİ VE COVID-19 BENZERLİKLERİ

2020’de hayat ve hayat dışı tarafta büyüme oranlarının gerilemesi 2008 Ekonomik Krizi sırasında yaşananlar ile benzerlik gösterecek ancak bu sefer toparlanma daha hızlı bir şekilde yaşanacak. 2008 Ekonomik Krizi zamanındaki pazar daralmasına kıyasla 2020 yılında beklenen prim artışı hayat sigortasında daha az hayat dışı alanda da benzer büyüklükte olacak. COVID-19 kaynaklı ekonomik daralmada prim tarafındaki toparlanma hem hayat hem de hayat dışı tarafta 2008’e göre daha olumlu bir tablo çiziyor.

ABD-ÇİN GERGİNLİĞİ KÜRESEL BÜYÜMEYİ ETKİLEYECEK

Raporda belirtilen bir diğer öngörü ise ABD-Çin arasındaki gerilimin artacağı yönünde. İki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığında yakın zamanlı bir çözüm beklenmiyor. Yakın vadede ABD’nin ekonomik toparlanmaya odaklanması beklenirken, beklenmeyen pandemi şoku dünyanın diğer bölgelerinde de daha fazla korumacı önlemlerin ortaya çıkmasıyla birlikte uzun vadede ABD ve Çin arasındaki gerilimi artırabilir. Olası bu durumların genel etkisi küresel büyümeyi etkileyebilir.

SİGORTA ŞİRKETLERİNİ ETKİLEYECEK 3 ANA GELİŞME

COVID-19 krizinin orta vadeli sonuçlarının ötesinde, sigorta sektörünü etkileyen daha uzun süreli paradigma değişiklikleri öngörülüyor. Sigorta şirketlerinin ekonomik sürdürülebilirlik ve sağlam bir underwriting için odaklanması gereken olası 3 ana gelişme öngörülüyor:

1) YÜKSEK RİSK BİLİNCİ
Pandemiler en yüksek risk olarak bilinmesine rağmen oluşan kriz ortamı, küresel olarak iş kollarında ve müşteri gruplarında sigortanın değeri konusunda farkındalık yaratıyor. Pandemiler tamamen sigortalanabilir hale gelmeyecek fakat COVID-19 krizi ile ilişkili finansal riskler konusunda farkındalığı artıracak ve yeni içerikli teminatların oluşumunu tetikleyecek.

2) HIZLANDIRILMIŞ DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Sokağa çıkma yasakları ve sosyal mesafe kurallarına uyulması, sigorta değer zincirinin tüm adımlarında dijitalleşmenin önemini ve değerini yeniden gündeme getirdi. Raporda sigorta poliçesi satışlarının devam edebilmesi için dağıtım modellerinin dijitalleşmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Kullanım bazlı sigorta ürünleri, yeni trendlere ve cirodaki değişikliklere hızla uyum sağladıkça daha çekici hale gelecek.

3) KÜRESELLEŞMENİN ZİRVESİ VE PARALEL TEDARİK ZİNCİRLERİ
Pandemi, çeşitlendirilmemiş olan tedarik zincirlerinin risk boyutunu ortaya çıkardı. Tedarik zinciri fazlalığı daha maliyetli hale gelirken, konut, mühendislik ve kefalet iş kolları da dahil olmak üzere yeni üretimlerin bulunduğu pazarlarda sigorta ürünleri için büyüme ortamı yaratacak. 2020 yılında farklı iş kollarındaki büyüme hızlarında yavaşlama görülecek ancak bu yavaşlamaların boyutu da değişiklik gösterecek. Bireysel sigortalar, yangın ve sağlık sigortalarına olan sigorta talepleri artış gösterme eğilimindeyken, bu branşlardaki primler de 2020’de artmaya devam edecek. Geniş çaplı sokağa çıkma yasakları ile birlikte trafikte araç sayısının azalması, kaza sıklığının da çok daha düşük oranlarda seyretmesine yol açtı.

İlginizi Çekebilir