“Riski azaltmada birinci hedef kayıpların önlenmesi olmalı”
Türk Re Yönetim Kurulu Danışmanı ve Dask Danışmanı Prof. Emeritus Mustafa Erdik, “Deprem riskinin azaltılmasında birinci hedefimiz, deprem sonrasında yerine koyamayacağımız can ve kültürel/tarihi eser kayıplarının önlenmesi ve tüm hasarlı binaların, deprem sigortalarından alınacak tazminatlarla, deprem öncesi durumlarına getirilebilmesi olmalıdır” dedi.
DASK’ın Dünya Bankası MEER Projesi ile oluşturulduğunun altını çizen Prof. Emeritus Mustafa Erdik, “İlk Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi 27 Eylül 2000 tarihinde üretildi. 2003 yılında sadece 2 milyon olan sigorta poliçesi sayısı 2022 yılında 11 milyona yaklaşmış ve DASK’ın kamuoyunda marka bilinirliği %95’in üzerine çıkmıştır. Bu kapsamda, birçok tanıtım ve teşvik kampanyasının yanı sıra, bilinçlendirme proje uygulamaları yürütülmektedir” dedi.
RİSKİN AZALTILMASINDA ÖNEMLİ TEDBİRLER ALINDI
1999 Kocaeli – Düzce depremlerinden sonra deprem risklerinin azaltılması ve mali risklerin yurt dışına transferi konusunda önemli tedbirlerin alındığını vurgulayan Prof. Dr. Erdik, bu tedbirleri şu şekilde sıraladı: “Deprem yönetmeliklerinin güncellenmesi, Yapı Denetim Sistemi’nin kurulması, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın kurulması, yaygın deprem bilinçlendirme eğitimleri; Mevcut ulaştırma altyapısının güçledirilmesi, İstanbul sismik riskin azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) ile 1500 kamu binasının güçlendirilmesi/ yeniden inşası, Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Uygulamaları ve Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) kuruluşu ve Uygulamaları.” Bu sürede insanların Zorunlu Deprem Sigortası’na olan ilgilerinin arttığını kaydeden Prof. Emeritus Erdik, “2022 yılında tüm ülkemizdeki hanelerin %53’ü, İstanbul ilindeki hanelerin ise %62’si sigortalıdır. İstanbul ile benzer deprem tehlikesi olan San Francisco ve Tokyo kentlerinde deprem sigortası oranının sırası ile %10 ve %30 olduğu göz önüne alınınca DASK’ın başarısı anlaşılabilir” dedi. DASK’ın toplam hasar ödeme gücünün, kurum fonları ve reasürans kapasitesinden oluştuğunu belirten Prof. Emeritus Erdik, “DASK’ın toplam hasar ödeme gücü 2022 yılı itibarıyla yaklaşık 46 milyar lira civarındadır. Türk-Re ve DASK tarafından yapılan “Marmara Depremi” hasar modellemeleri, bu tutarın DASK poliçesi kapsamındaki hasarların ödenmesi için yeterli olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul’da fiziksel altyapı büyük ölçüde güçlendirilmiş veya yeniden inşa edilmiş bulunmaktadır. İstanbul depremi sonrasında, %50 olasılıkla yaklaşık 25 bin binanın ağır ve daha üstünde hasar alacağı tahmin edilmektedir. Deprem riskinin azaltılmasında birinci hedefimiz, deprem sonrasında yerine koyamayacağımız can ve kültürel/tarihi eser kayıplarının önlenmesi ve tüm hasarlı binaların, alınacak tazminatlarla, deprem öncesi durumlarına getirilebilmesi olmalıdır.”
