“Pandemi süreci dijital yetkinliklerin önemini ön plana çıkarttı”

 “Pandemi süreci dijital yetkinliklerin önemini ön plana çıkarttı”

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, röportaj serisine MAPFRE Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Somer Özelgin ile devam ediyor. Özelgin, içinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin, dijital yetkinliklerin önemini ön plana çıkardığını söyledi.

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, tecrübeli isimler ile yaptığı röportaj serisine MAPFRE Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Somer Özelgin ile devam ediyor. Özelgin, “İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönem, dijital yetkinliklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bize anımsattı. Dijitalleşme ve bununla paralel müşteri beklentilerindeki değişim, tüm sektörlerde iş modellerini gözden geçirmeyi gerektirdi; içinde bulunduğumuz pandemi dönemi de bu gereksinimi hızlandırdı.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1963 İstanbul doğumluyum. Orta ve lise eğitimimi İstanbul Amerikan Robert Koleji’nde, üniversite eğitimimi de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladım. Aile şirketimizde kısa süreli bir denemeden sonra, profesyonel iş yaşamıma 1988 yılında Arthur Andersen Türkiye ofisinde başladım ve sorumlu ortak seviyesine kadar yükseldim. 2000 yılında, Arthur Andersen’da finans sektöründen sorumlu ortak olarak çalışırken, Yapı Kredi Bankası’ndan gelen teklifi değerlendirerek bankacılık sektörüne adım attım. 17 yıl boyunca Yapı Kredi Bankası’nda bireysel bankacılık, kredi kartları, ödeme sistemleri ve perakende bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak çalıştım. Bu görevlerimle eş zamanlı olarak Yapı Kredi iştiraklerinde ve finans sektöründe yurt içi ve yurt dışında çeşitli kuruluşlarda, yönetim kurulu üyeliği görevi üstlendim. Hali hazırda MAPFRE Sigorta Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevime devam ediyorum. Şu an aynı zamanda Unicredit Bank Romanya, Unicredit Bank Hırvatistan (Zagrebacka Banka) ve dünyanın en büyük dördüncü ödeme sistemleri şirketi olan Worldline S.A. Fransa’da Yönetim Kurulu Üyesiyim. Ayrıca bazı Orta ve Doğu Avrupa bankalarına perakende bankacılık, ödeme sistemleri ve dijital dönüşüm alanlarında danışmanlık veriyorum. Sosyal sorumluluk tarafında da İstanbul Golf Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, Darüşşafaka Cemiyeti Danışma Kurulu Üyeliği ve Boğaziçi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyeliği görevlerini üstleniyorum.

İş hayatında başarılı olmanızı mümkün kılmış olan 5 kişilik ve 5 liderlik özelliğinizi paylaşır mısınız?

İş hayatında başarılı olmak çok uzun ve meşakkatli bir yolculuk… Bu yolculukta size eşlik edecek bir dizi liderlik özelliğinizin olması gerekir. Çünkü madalyonun her iki tarafını da iyi okuyabilmeniz şart. Dolayısıyla kişisel ve liderlik özelliklerinizi aynı potada eritmeniz büyük önem taşıyor. Bu anlamda; hedef odaklı, enerjik, doğru sözlü, dürüst, saygılı, kararlı ve net olmanın aynı zamanda tüm bunları tevazu ile birleştirmenin liderleri başarıya götüren kişilik özellikleri olduğunu düşünüyorum. Ben de kariyerim süresince bu kişilik özelliklerimi geliştirmeye odaklandım. Her zaman insanın kendisine bir vizyon belirlemesi ve o vizyon etrafında çalışmalarını sürdürmesinin çok büyük önem taşıdığını düşünürüm. Bu açıdan iş hayatım boyunca cesaret, güven ve inanç aşılayan, ekibini her zaman yetkilendiren, gelişimleri için önlerini açan bir iş insanı olmaya gayret ettim. Attığım her adımda kararlı ve tutarlı olmanın gücüne inandım ve bunu uyguladım. Aynı zamanda, profesyonellik anlamında örnek olmayı çok önemsedim. Sanırım tüm bunları liderlik özelliklerim arasında düşünebiliriz.

İş hayatında bir kadın olarak var olabilmek için baş etmek zorunda kaldığınız engelleriniz neler oldu ve nasıl aştınız?

Çalıştığım şirketlerin cinsiyet eşitliğine önem veren kurumlar olması nedeniyle büyük bir engelle karşılaştığımı söylememem. Bu konuda epey şanslıydım. Buna rağmen bir iş kadını olarak birçoğumuzun karşı karşıya kaldığı önyargılarla baş etmek zorunda kaldım. Hiyerarşiyi yok saymaya çalışan ya da daha önemlisi bilgi ve tecrübeden faydalanmak yerine savaş açmayı tercih eden kişileri sabırla kazanmaya çalıştım. Bu yol zorluydu ancak çoğunlukla olumlu sonuçlandı.

İş ve özel hayat dengenizi korumak için nelere dikkat edersiniz?

Kariyer yolculuğumun ilk yıllarında iş ve özel hayat dengemi çok da koruyabildiğimi söyleyemem. Bunun özeleştirisini bugün yapabiliyorum. Gerek profesyonel olarak gerekse kişisel olarak olgunlaştığım dönemde, bunun önemini çok daha iyi anladım ve bu dengenin profesyonel gelişimime de önemli ölçüde katkı sağladığını deneyimledim. Ailem ve çocuklarım artık önceliklerim. Bunun yanı sıra hobilerime de zaman ayırmaya çalışıyorum. İş ve özel hayat önceliklerini dengelemenin en iyi yolunun planlı yaşamak, konsantrasyonunuzu yaptığınız işe odaklamak ve değişen şartlara göre planlarınızı güncellemek olduğunu düşünüyorum. 

İş hayatında olmak sizin hangi duygularınıza hitap ediyor ve size nasıl bir yaşam motivasyonu kazandırıyor?

İş hayatında olmak beni duygusal olarak besliyor. Bulunduğum hayat ve kariyer evresinde, kurumlara ve bireylere bugüne kadar biriktirdiğim bilgi ve tecrübelerle katkı sağlamaya gayret ediyorum. Öte yandan öğrenmek ve kendini geliştirmek sonsuz bir yolculuk… İş hayatının içinde olmak, bunu daha iyi anlamamı ve bu konuda dinamik kalmamı sağlıyor. Yeni öğrendiklerinizi geçmiş bilgi ve tecrübelerle birleştirip sentezlemek çok keyifli bir deneyim…

Kendinizi nasıl bir lider olarak değerlendiriyorsunuz?

Kendimi nasıl bir lider olarak değerlendirdiğimden çok, birlikte çalıştığım ekiplerin beni bu konuda değerlendirmesinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu noktada ancak, “iş yaşamım boyunca nasıl bir lider olmaya çalıştığımdan” bahsedebilirim. Yaklaşımları ile örnek olmaya çalışan; cesaret, inanç ve güven veren, ekibini dinleyen ve kariyer gelişimleri için çaba sarf eden bir lider olmaya gayret ettim ve ediyorum.

İş hayatınızda dönüm noktası olan bir deneyiminiz varsa paylaşabilir misiniz?

Arthur Andersen’dan Yapı Kredi Bankası’na geçişimi kariyerimdeki dönüm noktası olarak görüyorum. Çünkü bu cesaret gerektiren bir değişimdi. Bu adımı atmam benim yeni tecrübeler kazanmamı sağlayacak kapıları da araladı. Kolay olmadı ama iyi ki bu değişimi gerçekleştirdim diyorum. Öte yandan Arthur Andersen ekolünde iş hayatına başlamış olmam bana çok değer katmıştır.

2020 yılı ve sonrası yönetici adayı kadınlarımıza nasıl bir iş dünyası öngörüp, başarılı olabilmeleri için ne tavsiye ediyorsunuz?

Hepimiz için zor bir yıl olan 2020’yi geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Umarım tüm dünya olarak sağlıkla bu yılı geride bırakırız. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönem, dijital yetkinliklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bize anımsattı. Dijitalleşme ve bununla paralel müşteri beklentilerindeki değişim, tüm sektörlerde iş modellerini gözden geçirmeyi gerektirdi; içinde bulunduğumuz pandemi dönemi de bu gereksinimi hızlandırdı. Dolayısıyla yönetici adaylarına birinci tavsiyem; değişime açık ve hazır olmaları, ek olarak kendilerini güncel tutup çalıştıkları kurumların değişim ve dönüşümüne öncülük etmeleridir. İkinci tavsiyem ise kadınların iş yaşamında kariyer basamaklarında yükselmeleri için aktif çaba göstermeleri, birbirlerine destek olmalarıdır. He for She (Kadın için Erkek) güzel bir kavram, içini doldurmak için ve erkeklerin iş dünyasında kadınları desteklemelerini teşvik etmek için hem erkeklerin hem de kadınların çaba göstermesi şart. Bu çabaları “She for She” (Kadın için Kadın) kavramıyla da desteklemek gerekiyor. Kadınlar olarak hepimizin iş yaşamında bu kavramı daha da güçlendirmemiz gerekiyor.

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir