Ölken: İklim değişikliğinin etkileri iklim ve çevrenin ötesine geçiyor

 Ölken: İklim değişikliğinin etkileri iklim ve çevrenin ötesine geçiyor

Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, “Risklerin bağlantılılığı, risklerin birbirinden beslenen olgular olduğunu ifade ediyor. İklim değişikliğinin tek başına bir risk olmadığı, etkisinin iklimin ve çevrenin ötesine geçtiği anlamına geliyor. İklim değişikliği biyolojik çeşitlilik kaybından jeopolitik istikrarsızlığa, salgın hastalıklardan doğal afetlere kadar pek çok riskle bağlantılı. İşin nihayetinde tüm yollar iklim krizine çıkıyor” dedi.

2020, son 10 yılın doğal afet açısından en aktif yıllarından biri oldu, geçtiğimiz sene doğal afetlerin dünyaya maliyeti finansal olarak fazlasıyla hissedildi. Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, “268 milyar dolarlık ekonomik hasarın yalnızca %36’lık bir kısmı sigortalı olsa dahi doğal afetler dolayısıyla dünyada sigortacılık sektöründe reasürans kapasitesi daraldı. Ancak ben bu rakamlara baktığımda ekonomik hasardan çok daha ötesini görüyorum. Doğal afet sayısının bu denli kalabalıklaşmasının ardında yatan iklim değişikliği gibi bir gerçek var. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre iklim ile alakalı doğal afetlerin sayısı 1960’lardan bu yana tüm dünyada 3 kattan fazla artmış durumda. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Derneği’nin (IFRC) 2020 Dünya Afet Raporu’na göre son 10 yılda yaşanan tüm doğal afetlerin %83’ü sel, fırtına ve aşırı sıcak hava gibi iklimle alakalı şiddetli olaylardan kaynaklanıyor” dedi.

Axa’nın Gelecek Riskleri Raporu ile ilgili konuşan Ölken, “Her yıl dünyanın karşı karşıya olduğu riskleri ele aldığımız ve dünyanın dört bir yanından binlerce uzmanın görüşleriyle hazırlanan Gelecek Riskleri Raporumuzu yayınlıyoruz. Gezegenimizi nelerin beklediğini, nelere karşı önlemler almamız gerektiğini detaylı bir şekilde incelediğimiz bu raporda, geçtiğimiz yıla kadar dört yıldır üst üste en büyük risk iklim değişikliği olarak değerlendiriliyordu.

Bu yıl ise dünyayı sarsan COVID-19’un da etkisiyle geçtiğimiz yıl 8. sırada olan salgın ve bulaşıcı hastalıklar ilk sıraya yükseldi. İklim değişikliği ise ikinci sıraya geriledi. Oysa temelde bu riskleri birbirinden ayrı düşünmek imkânsız. Raporun ilk günden bu yana ortaya koyduğu çok önemli bir kavram var: ‘risklerin bağlantılılığı’. Bu kavram risklerin birbirinden beslenen olgular olduğunu ifade ediyor. İklim değişikliğinin tek başına bir risk olmadığı, etkisinin iklimin ve çevrenin ötesine geçtiği anlamına geliyor. İklim değişikliği biyolojik çeşitlilik kaybından jeopolitik istikrarsızlığa, salgın hastalıklardan doğal afetlere kadar pek çok riskle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı. Bütün bunların arasında bir sebep-sonuç ilişkisi var ve işin nihayetinde tüm yollar iklim krizine çıkıyor” dedi.  

‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İNSANLIĞIN ORTAK SORUNU’

İklim değişikliğinin insanlığın ortak sorunu olmakla birlikte aynı zamanda doğası gereği sigortacılığın da konularından biri olduğuna dikkat çeken Ölken, “Sigortacılığın en önemli bölümü riskleri öngörmek ve buna göre önlemler alınmasını sağlamak. Yani hasarın öncesinde de insanlar için bir çözüm ortağı olabilmek. İklim değişikliği bu noktada bir sorun olarak öne çıkıyor. Çünkü iklim değişikliğinin sebep olduğu hava anomalileri öngörülerimizi zorlaştırıyor. Gezegenimizin 4 derece daha ısınması durumunda ise sigorta kavramından bahsetmek oldukça zor olacak. Dolayısıyla sektör olarak bu konuda tüm dünya ile birlikte hareket etmeli ve üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.

Avrupa Çevre Ajansı’nın 2016 yılında yayınladığı ‘Avrupa’da İklim Değişikliği, Etkileri ve Kırılganlık Raporu’ 1980 yılından bu yana meydana gelen aşırı hava olaylarının 400 milyar euroluk bir maliyete sahip olduğunu gösteriyor” açıklamalarında bulundu. Ülke ekonomisinin hacmi büyüdükçe doğal afetlerin vurucu etkisi ve yarattığı riskin de ülke ekonomisiyle doğru orantılı olarak büyüdüğüne dikkat çeken Ölken, “Türkiye gibi dinamik ekonomiye sahip bir ülkede doğal afetler çok şeyi değiştirebiliyor. Özellikle de ekonomik olarak ülkenin kalbinin attığı bölge ve şehirlerde yaşanabilecek büyük çaplı doğal afetler ulusal çapta ekonomik hasarlara neden olabiliyor. Özellikle pandemi sürecinde işletmelerde artan stoklar nedeniyle ekonomik kayıplar artabiliyor, normal süreçte yerine koyulabilecek düzeydeki hasarlar bile artık işletmelerin ticari faaliyetlerine devamı adına riskler yaratabiliyor. Ayrıca piyasadaki belirsizliği artırarak yatırımları da olumsuz yönde etkileyebiliyorlar.

Doğal afetlerin ekonomi üzerindeki etkisi parasal boyutu geçerek ülke ekonomisi ve insan hayatı için stratejik olan sektörlere uzanabiliyor. Örneğin, insanların taze meyve-sebze gibi kritik gıda ihtiyaçlarını karşılayan tarım ekonomisi hortum veya sel tipindeki doğal afetler karşısında kolayca tahrip olabiliyor. Bu noktada sigorta sektörü diğer risklerde olduğu gibi doğal afetlerde de ülke ekonomisinin teminatı olarak KOBİ ve kurumsal risklerde de kurtarıcı olma misyonunu artırarak sürdürüyor. Sigorta sektörü olarak 2020’de afetler nedeniyle ödediğimiz zarar toplam 2,2 milyar lira.

TARSİM bünyesinde bitkisel ve sera sigortaları kapsamında dolu, don, sel, su baskını, kuraklık, fırtına, hortum, kar ağırlığı gibi doğal afet ve doğa olayları için ödenen tazminat toplam 950 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Afetlerin artması, geleceğe dair risk algısının da artışına yol açtığı için sigorta sektörü adına yeni teminatlar ve bu teminatlara ihtiyacı olan müşterilerimizin talepleri ile sigortalılık oranına da olumlu olarak etki ediyor. Sigortalılık oranlarının artması, sigorta havuzunun büyümesi ve risklerin en kapsamlı şekilde teminat altına alınması anlamında hem sektörümüze hem de bütünsel olarak ülke ekonomimize büyük çapta fayda sağlayacaktır diyebiliriz. Ayrıca dolaylı ve direkt katkılarla iş akışının sürdürülebilir şekilde devamına faydası olacaktır” diye konuştu.

‘HİZMETLER ÖNE ÇIKTI’

“Geçtiğimiz sene ülkemizde ne yazık ki yıkıcı doğal afetlerle karşı karşıya kaldık. Bu açıdan önemli tazminat ödemelerinin yapıldığı bir yılı geride bıraktık. Depremlerdeki hızlı hasar ödemeleri gibi sektörün müşterileri ve acentelerine sunduğu hizmetler öne çıktı” diyen Ölken, sigortanın önemini şöyle anlattı: “Doğal afetlerde sigortacılığın ne kadar önemli olduğunu ülkedeki iktisadi hayatın devamlılığı, bireylerin güvende olma isteklerini düşündüğümüzde bir kez daha hatırladık. Axa Sigorta olarak amacımız ‘insanlığın gelişimi adına insanlar için önemli olanı korumak’. Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden biri olarak etkileri ve sonuçlarıyla insanlığın ilerlemesi ve gelişimi açısından fark yaratacak her konuda üzerimize düşen bir sorumluluk var.

Bu yüzden de özellikle birçok insanın hayatında yıkıcı sonuçlar doğurabilen doğal afetler söz konusu olduğunda rolümüz sadece hasar tazmin etmekten ibaret değil. Örneğin, geçtiğimiz sene yaşanan İzmir depreminde yaraların daha hızlı sarılmasına katkı sağlamak amacıyla yerel yönetimlerle koordine olarak acil ihtiyaç malzeme yardımlarımızı bölgeye ulaştırdık. Doğal afetler ve doğurdukları riskler karşısında alınabilecek en iyi önlemlerden biri sigorta sektörünün güçlendirilmesi ve bu sayede risk transferinin yapılmasıdır. Önümüzdeki dönemde yangın, dolu ve sel gibi iklim değişikliğine bağlı olan doğal afetlerin etkisini ülkemizde daha fazla hissedebiliriz. Bunlar gibi doğal afetlerle birlikte ülkemizin deprem kuşağında olduğunun bilinciyle başta kendi canımız ve sevdiklerimizin hayatı olmak üzere canlı ve cansız varlıkların depreme karşı sigorta güvencesi altına alınmasını mutlaka öneriyoruz.”

Ölken, “Axa Sigorta olarak farklı doğal afetler karşısında ortaya çıkabilecek farklı riskleri yönetmek için birçok ürünümüz var” dedi ve ürünleri şöyle anlattı: “Gerçekleştiği bölgede ciddi maddi kayba neden olabilen depremlere karşı alınabilecek en etkili maddi tedbirlerden biri DASK adıyla da bilinen zorunlu deprem sigortasını yaptırmak. DASK depremin ve depreme bağlı olarak oluşabilecek yıkılma, yangın, patlama, zemin kayması gibi pek çok durumun yol açtığı maddi zararını karşılayarak depremzedelerin maddi açıdan korunmasına olanak tanıyor. Deprem haricindeki doğal afetlerde alınabilecek bir diğer tedbir ise konut sigortası ürünlerimizden faydalanmak olabilir. İnsanların pencere camı kırılmasından su baskınına, yangından heyelana, binalarına uçak çarpmasından ev içinde geçirdikleri küçük kazalara dek pek çok tehlike karşısında evlerini ve ailelerini korumasını sağlayan konut sigortaları evinde güven içinde yaşamak isteyen herkesin mutlaka yaptırması gereken sigorta türleri arasında bulunuyor.

Konut sahiplerinin yanı sıra araç sahipleri de doğal afetler karşısında ciddi maddi hasarlarla karşı karşıya kalabiliyor. İklim değişikliğinin ülkemizdeki en açık yansımalarından biri olan dolu tehlikesinden korunmak için otomobillerini halı ve battaniyelerle sarmalayan insanlar bunun güncel bir örneği mesela. Park halindeki araçlar deprem, sel, yangın gibi doğal afetlere hazırlıksız yakalanabiliyor. Son olarak doğal afetlere karşı alınan tedbirlerin konut ve aracın yanı sıra vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz iş yerlerine de uzanması gerekiyor. Axa Sigorta olarak tüm bu branşlarda, farklı segmentlerin ihtiyaçlarına göre teminatı ve fiyatlandırması farklılaşan ürünler sunarak çözüm ortağı misyonumuzu yerine getiriyoruz.”

‘FARKINDALIK ARTMALI’

Ölken, sözlerini şöyle noktaladı: “Ülkemizde özellikle doğal afetlere karşı sigorta önleminin alınmasını sağlamak için ulusal olarak sigorta farkındalığını artırmamız gerekiyor. Maalesef ülkemizde sigorta bilinci çok düşük. Örneğin 2011’den beri zorunlu olmasına rağmen DASK’lılık oranı yalnızca %56 civarında seyrediyor. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde DASK farkındalığı halen gelişmiş değil. Sigortadan faydalanmak çoğu zaman maalesef iş işten geçtiğinde aklımıza geliyor. Oysa kıymetini kaybetmeden bilmek gerekiyor. İzmir depreminden sonraki ilk hafta Ege bölgesindeki günlük poliçe üretimi yüzde 118 artış gösterdi. Bu noktada sigorta şirketleri olarak üzerimize DASK kurumu ile müşterek çalışmalar yapmak, iş işten geçmeden sigortalılık oranının artırılmasına ve kamu üzerindeki yükün hafifletilmesine ve bu alanda gelişmeye destek olmak gibi bir görev düşüyor.”

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir