Küresel sigorta pazarı yıl sonunda 7 trilyon doları geçecek

 Küresel sigorta pazarı yıl sonunda 7 trilyon doları geçecek

Swiss Re’nin yayınladığı ve küresel sigorta pazarının hız kazanan toparlanma sürecinin ele alındığı Sigma raporuna göre; pandeminin kriz etkisi yarattığı 2020’de %3,7’lik bir daralmanın ardından 2021 yılında küresel reel GSYİH’de %5,8’lik büyüme öngörülüyor. Küresel sigorta pazarının yıl sonunda 7 trilyon doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

Dünya ekonomisi COVID-19 krizinden sonra güçlü bir şekilde toparlanıyor. Aşıların hızla yayılması, devletlerin çalışan ve işletmelere sağladığı mali teşvik ve destekler ile 2021 yılında öngörülenden daha güçlü bir ekonomik toparlanma bekleniyor. Swiss Re’nin yayınladığı, küresel sigorta pazarının hız kazanan toparlanma sürecini ele aldığı Sigma raporuna göre; pandeminin kriz etkisi yarattığı 2020’de %3,7’lik bir daralmanın ardından 2021 yılında küresel reel GSYİH’de %5,8’lik büyüme öngörülüyor. Ekonomik anlamda olumlu öngörüler olsa da bulaşma oranı artan COVID-19 varyantlarının ortaya çıkması ve aşıların pandemiyi kontrol altında tutma ihtimali konusundaki belirsizlik, ekonomik iyileşme sürecinin daha düzensiz ve uzun sürebileceğini de ortaya çıkarıyor.

RİSK FARKINDALIĞI SİGORTA TALEBİNİ ARTIRIYOR

Pandemi risk farkındalığını artırırken, böylelikle sigortaya olan talebin yükselmesine de zemin hazırlamış oldu. Küresel sigorta talebinin, 2008-2009 küresel mali krizinden çok daha hızlı bir toparlanma yaşayarak, 2021’de %3,3 ve 2022’de %3,9’luk bir trendin üzerinde büyüyeceği ve küresel sigorta pazarının yıl sonunda 7 trilyon doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Sadece bireysel olarak değil şirketlerin risk farkındalığında da artış yaşanan bu dönemde özellikle tedarik zinciri ve siber tarafında gerçekleşebilecek olumsuz senaryolar şirketleri harekete geçirdi. Yaşanma sıklığı ve yarattığı hasarın maliyetinin her geçen gün arttığı siber saldırılar sadece bireyleri değil, kurumları ve kurumların gizli verilerini tehdit ederek riskin boyutunu artırıyor. Küresel ticaretin ve tedarik zincirinde yaşanabilecek risklerin en büyüklerinden birine 2021 Mart ayında şahit olduk. Mart 2021’de Çin’den Hollanda’nın Rotterdam kentine seyahat ederken gemi Süveyş Kanalı’nda karaya oturdu ve kanalı geçilmez hale geldi. Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğini tıkayan ve küresel tedarik zincirini büyük oranda etkileyen Ever Given gemisinin sorumluluk sigortacısı ile Süveyş Kanalı otoritesi arasındaki tazminat görüşmelerinde toplam 900 milyon dolarlık ödeme konuşuluyor.

AŞILAMA EKONOMİK TOPARLANMAYI ETKİLİYOR

Hayat sigortaları tarafına bakıldığında ise COVID-19’un yarattığı risk farkındalığının talep artışındaki etkisi görülüyor. Sigma raporuna göre, küresel hayat sigortası primlerinde 2021 yılında %3,8 ve 2022’de %4 üzerinde güçlü bir toparlanma bekleniyor. Çoğunluğu gelişmiş pazarlarda olmak üzere hayat branşında yazılan toplam primin 3 trilyon doları geçmesi bekleniyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan dünya ülkelerinde aşılanma oranlarının farklı seviyelerde olması ekonomik toparlanma ve normalleşme sürecinde de farklı seviyelerde olduklarını gözler önüne seriyor. Örneğin, 1 Temmuz 2021 itibarıyla sırasıyla %46,6 ve %49 aşılama oranlarına sahip ABD ve Birleşik Krallık, ekonomik hareketliliğinde ivme kazandı. Mevcut aşılama hızında Çin’in ise Eylül 2022’ye kadar nüfusunun %70’ini aşılaması bekleniyor. Ancak, tam ekonomik faaliyete dönüşlerini geciktirmesi beklenen diğer pazarlarda aşılama çok daha yavaş. ABD gibi yüksek oranda aşılanmış ülkeler normalleşmeye devam ederken, diğer ülkeler hem hastalığın yeni varyantları ile hem de ekonomik anlamda mücadele vermeye devam ediyor. Normal hayata dönüşte küresel bir senkronizasyon eksikliği görülüyor.

Ekonomik toparlanmanın bir diğer önemli tarafı da mali teşvik. Maddi gücü yeterli olan ve krizde hızlı ve geniş ölçekte teşvik uygulayan ülkelerin en güçlü şekilde toparlanması bekleniyor. Yüksek gelirli ülkeler, 2020’de mali teşvik için GSYİH’nın ortalama %8,4’ünü harcarken, düşük gelirli ülkelerde GSYİH’nın %3,3’ünü harcadığından, bu faktör aynı zamanda gelişmiş piyasaları da destekliyor. ABD ekonomisi büyük ölçekli mali teşviklerden ve hızlı aşı dağıtımından yararlanırken, en yüksek reel GSYİH büyümesi 2021’de %6,4 ile Kuzey Amerika’da bekleniyor. Gelişmiş EMEA ve Asya Pasifik bölgelerinde ise daha yavaş bir normalleşme nedeniyle sırasıyla daha mütevazı %4,4 ve %2,4 oranında büyüme görülecek. Bazı hükümetlerin mali destekler ile krizi daha hafif atlatabilmesi, ekonomik olarak yaşanabilecek risklere karşı güçlü bir yapı oluşturmanın önemini de vurguluyor. Risklere karşı esnek olabilen ülkeler, uzun vadeli büyüme oranlarına da daha hızlı geri dönebiliyor.

ÇİN LİDERLİĞİNİ KORUYOR

Gelişmekte olan pazarlarda 2010-2019’daki ortalama büyüme %4,8 olarak kaydedilmişti. Pandemi döneminde kaydedilen verilere göre bu yıl ortalamanın üzerinde %6,6’lık bir GSYİH büyümesi bekleniyor. Asya kıtası küresel anlamda liderliği yakalarken, bölgenin yükselen pazarı Çin, %8,3’lük büyüme ile yerini koruyor. Diğer bölgeleri incelediğimizde ise pandemiye verilen tepkilerin küresel yarışta belirleyici olduğunu görüyoruz. Pandemiden daha fazla etkilenen, aşılama oranları ve mali teşviklerde diğer ülkelere kıyasla geride kalan pazarlarda toparlanmanın da daha yavaş olacağı, ekonomik büyümenin birkaç yıl süreyle erteleneceği tahmin ediliyor.

Enflasyon, sigorta sektörü de dahil olmak üzere küresel olarak artan bir endişe alanı olmaya devam ediyor. Tüm büyük piyasalarda enflasyonun bu yıl geçen yıldan daha yüksek olacağı, normalleşme süreciyle birlikte tüketici harcamalarının hızlanmasıyla ABD’de hem bu yıl hem de 2022’de %2’lik oranı aşacağı tahmin ediliyor. Enflasyondaki bu baskı ABD Merkez Bankası’nın 2023 yılının başlarında teşviklerini azaltmaya başlamasına ve bu durumda finansal piyasalardaki dalgalanmalara neden olabilir. Küresel sigorta sektörü ise, COVID-19 krizini dirençli bir şekilde atlattı.

Primlerdeki düşüş, ABD mortage krizinin yaşandığı 2008-2009 yıllarındakine göre daha hafif düzeyde olurken, hem hayat hem de hayat dışı sigortalar için toparlanmanın daha hızlı olması bekleniyor.

SALGIN YAPISAL DEĞİŞİMLERE HIZ KAZANDIRDI

Salgının son 12 ayı, hem hayat hem de hayat dışı sigortaları dönüştüren yapısal değişimleri hızlandırdı ve güçlendirdi. İlk olarak 2020’nin başlarındaki ilk kriz döneminde görülen bu eğilimler, sigorta piyasasının büyümesinin itici güçleri haline geldi.

Risk farkındalığı: Pandemi, tüketiciler arasında sağlık, ölüm oranı ve finansal kayıplar konusunda artan farkındalık için önemli bir katalizör görevini üstlendi. Pandeminin yarattığı şok ve giderek büyüyen kriz ortamı risk bilincini ve aynı zamanda sigorta algısını artırdı. COVID-19’un patlak vermesiyle beraber daha fazla insan poliçe satın almaya ve dağıtım kanallarıyla görüşmeye başladı. Pandemi hayat dışı sigortalarda da risk bilincini etkiledi. Kurumsal müşteriler, küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar ve hibrit çalışma modellerinin getirdiği siber riskler de dahil olmak üzere yeni riskler konusunda harekete geçti. Şirketler COVID-19 sonrası yeni çalışma düzenine uyum sağladıkça parametrik sigorta ürünleri ile daha kapsamlı ve esnek koruma sağlayan sigorta ürünlerinin arayışına girdiler.

Dijitalleşme: Hayat dışı sigorta ürünlerinin satışında kolaylık sağlaması amacıyla sigorta pazarında kullanılmaya başlanırken, dijitalleşme artık hem satışı hem de hizmetleri dönüştürmeye başladı. Sigortalılar çevrimiçi kanallara hızla adapte olurken, teknolojinin sağladığı hız ile memnuniyet seviyesinin de arttığı görülüyor. Küresel olarak incelendiğinde, en iyi dijital altyapıya sahip ve sorunsuz şekilde çevrimiçi sigorta poliçesi satın alınmasına olanak sağlayan bölgeler, hayat sigortası primlerinde en büyük kazançları elde edecek gibi görünüyor.

Esra Nur Mocu

İlginizi Çekebilir