“Hedefimiz global bir marka konumuna gelip dünyaya güvence ihracatı yapmak”

 “Hedefimiz global bir marka konumuna gelip dünyaya güvence ihracatı yapmak”

Türk Reasürans’ın ülkemizdeki yerli reasürans kapasitesini artırmak amacı ile kurulduğunu ve bugün 16 ülkede yerleşik 21 yabancı sigorta ve reasürans şirketine destek vererek 60 ülkeye teminat sağladığını aktaran Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren, “Türk Reasürans’ın hedefleri, ülkemizde yurt dışı reasürans kapasitesine olan ihtiyacı azaltarak yerli reasürans kapasitesini artırmak ve zaman içerisinde global bir marka konumuna gelerek, dünyaya güvence ihracatı yapmaktır” dedi.

Sigortacı Gazetesi’nin bu ayki “CEO’lar Konuşuyor” sayfalarının konuğu Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren oldu. Türk Reasürans’ın 2021 yılında başta komşu ülkeler olmak üzere Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk yatırımcıların risklerine kapasite sağlayarak güvence ihracı hedeflerini gerçekleştirdiğini ifade eden Eren, bugün itibarıyla 16 ülkede yerleşik 21 yabancı sigorta ve reasürans şirketine destek vererek 60 ülkeye teminat sağladıklarını belirtti. Türk Reasürans’ın kuruluşundan bu yana Türk sigorta pazarının artan kapasite ihtiyacının karşılanmasında önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Eren, “Global piyasalarda yaşanan katastrofik hasarlar, salgın risklerinin ortaya çıkması ve konjonktürel sebepler ile Türk sigorta piyasasına olan iştahı azalarak piyasadan çekilen yabancı reasürörlerin sebep olduğu kapasite açığı Türk Reasürans tarafından karşılanmış ve karşılanmaya devam edecektir” diye konuştu. Gerçekleştirdiğimiz söyleşide Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren şu değerlendirmelerde bulundu:

Öncelikle Türk Reasürans’ın kuruluşundan bahseder misiniz?

Türk Reasürans Eylül 2019 tarihinde, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek hissedar olarak, “Yeni Ekonomik Program” kapsamında ekonomik dengelenme ve sağlıklı sürdürülebilir büyüme hedeflerine sigortacılık sektörü odağında katkı sağlamak ve Türkiye’deki yerli reasürans kapasitesini artırmak amacı ile kuruldu. Türk Reasürans’ın hedefleri, ülkemizde yurt dışı reasürans kapasitesine olan ihtiyacı azaltarak yerli reasürans kapasitesini artırmak ve zaman içerisinde global bir marka konumuna gelerek, dünyaya güvence ihracatı yapmaktır. 2020 yılı itibarıyla Türk Reasürans, yurt içi ve yurt dışı sigorta ve reasürans şirketlerinin tretelerine reasürans desteği verirken, yangın, mühendislik ve sorumluluk branşları için Türkiye’de yerleşik sigortalılar ile yurt dışında bulunan Türk menfaatleri için ihtiyari reasürans kapasitesi sağlamaktadır.

Türk Reasürans’ın hem Türkiye hem de dünya reasürans piyasasındaki konumu nedir?

Türk Reasürans, 2021 yılında, yurtiçinde 24 sigorta şirketi ve kurumun reasürans anlaşmalarında yer alıyorken, pandeminin devam eden etkileri ve global piyasalarda yaşanan daralma sebebiyle artan reasürans ihtiyacı ile 2022 yılında 28 sigorta şirketi ve kuruma reasürans desteği sağlamıştır. 2021 yılı, başta komşu ülkelerimiz olmak üzere, Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk yatırımcılarımızın risklerine kapasite sağlayarak güvence ihracı hedefimizi gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. Bugün itibarıyla, Türk Reasürans, 16 ülkede yerleşik 21 yabancı sigorta ve reasürans şirketine destek vererek 60 ülkeye teminat sağlamaktadır. Türk Reasürans, kuruluşundan bu yana, Türk sigorta pazarının artan kapasite ihtiyacının karşılanmasında önemli bir rol üstlendi. Zira, global piyasalarda yaşanan katastrofik hasarlar, salgın risklerinin ortaya çıkması ve konjonktürel sebepler ile Türk sigorta piyasasına olan iştahı azalarak piyasadan çekilen yabancı reasürörlerin sebep olduğu kapasite açığı Türk Reasürans tarafından karşılanmış ve karşılanmaya devam edecektir. Ayrıca, 2021 yılının son çeyreğinde Türkiye’de katılım esaslarına göre faaliyet gösteren ilk şirket olan Katılım Reasürans’ı kurduk. 30 Aralık 2021’de hayat dışı branşlarda faaliyet ruhsatımızı alarak 2022 yılı itibariyle katılım sigorta şirketlerinin tretelerine iştirak ettik.

‘MODELLEME SİGORTACILIĞIN EN TEMEL ADIMLARINDAN’

13 Mayıs’ta Katastrofik Modelleme Platformu CAT-MOD’u tanıttınız. Bu platform ne amaçla kuruldu? Sektöre katkısı ne olacak?

Bir buçuk senedir üzerinde çalıştığımız modelleme platformumuzun tanıtım toplantısını, Mayıs ayı içerisinde gerçekleştirdik. Sigortacılığın en temel adımlarından bir tanesi olan modelleme, sigorta şirketlerinin, portföylerini uluslararası birtakım ticari platformlarda modelleyerek, risklerini devir etme noktasında büyük bir önem kazanıyor. Bu platformlarda en önemli husus katastrofik bir deprem anında, sigorta şirketinin portföyünün alacağı maksimum hasar miktarının belirlenmesi. Çıkan sonuçlara göre de, sigorta şirketleri risklerini hangi oranda devir edeceklerine karar veriyorlar. İşte tam da bu noktada devir edilen bu riskler, oluşacak hasar miktarının altında kalması halinde, sigorta şirketlerinin öz kaynaklarına büyük yük getirme ihtimalleri doğuruyor, diğer bir taraftan baktığınızda, altında da kaldığında bu sefer gereğinden fazla bir riski sigorta şirketi reasüröre devir etmiş oluyor. Reasürans şirketleri açısından ise reasürans şirketleri de sigorta şirketlerinden aldıkları riskler için bir koruma alıyorlar. Bunun da bir maliyeti var. Modelleme sonucuna göre bu maliyetler belirleniyor. Bizim amacımız, CATMOD adını verdiğimiz bu platformumuzla, ülkemiz uzmanlarının hazırladığı, ülkemize özel hesaplamalar ve metotlar üzerinden en doğru sonuçları üretmek ve sektörümüzün hizmetine sunabilmek. Özetle, sektörümüzün beklediği katastrofik risklerin yönetim kalitesine ilişkin, Türk Reasürans olarak bir sorumluluk hissettik ve bu konuda uzmanlaşmamız gerektiğini düşündük. En az dünyadaki örnekleri kadar konusuna hâkim bir ekip kurarak, bu yetkinlik merkezini sektörümüze kazandırmayı amaçladık. 2023 yılı yenilemelerimizde platformumuzu aktif olarak kullanmayı ve sektör paydaşlarımıza kullandırmayı hedefliyoruz. Şu anda da, dünyanın çeşitli ülkelerinde, ürünümüzün tanıtımlarına başlamış bulunmaktayız. Yakın zamanda yapacağımız işbirlikleri ile ürünümüzü başka bir seviyeye taşıma hayalimizi gerçekleştiriyor olacağız.

‘DASK TARİHİNİN EN BÜYÜK HASAR ÖDEMESİNİ YAPTIK’

DASK’ın teknik işleticisi konumundasınız. İlk hasar ödemesini de İzmir Depremi’nde yaptınız. DASK’ın hasar ödemesi kapasitesi nedir? Teminat tutarlarını artırmayı planlıyor musunuz? Özellikle hasar tarafında ne gibi projeleriniz var?

Türk Reasürans 2020 yılı Ağustos ayından itibaren DASK’ın teknik işleticisidir. 30 Ekim 2020 İzmir depremini, Türk Reasürans olarak DASK’ın teknik işleticiliğini devraldıktan kısa bir süre sonra yaşadık. Deprem sonrası çok kısa bir süre sonra ekiplerimizle sahaya gittik ve ilk kez bir depremin ardından sigortalılarımızın soru ve taleplerine en hızlı şekilde dönüş yapabilme hedefiyle DASK İletişim Merkezi kurduk. Bugün itibarıyla İzmir ve çevre illerden aldığımız toplam 30 bin hasar dosyasına 435 milyon lira hasar ödemesi ile DASK tarihinde tek seferde yapılan en büyük hasar ödemesini gerçekleştirdik. Sigortalılarımızın yaralarını sarabilmelerine destek olmak için başarıyla yürüttüğümüz bu süreçte pek çok kazanım elde ettik. DASK, AFAD ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hasar tespit sonuçları farklılıklarını bertaraf etmeye yönelik çalışmalar neticesinde, üç kurum arasında tek bir hasar tespit metodolojisinde mutabakat sağlandı. Tekilleştirilmiş hasar tespit metodolojisi sayesinde depremzede vatandaşlarımızın kafa karışıklığına sebep olan bu sorun çözümlenmiş oldu. Hasar yönetimindeki çalışmalarımızın yanında; Ankara’da konumlandırdığımız, DASK Olağanüstü Durum ve İş Sürekliliği Merkezimizin, Eylül ayında faaliyete başlayacak olması, olası bir İstanbul depremi için operasyonel faaliyetlerimize büyük güç sağlayacaktır. Operasyonel gücümüzü artıracak çalışmalarımız ile birlikte, muhtemel depremlere karşı hasar ödeme kapasitemizi de artırmaya devam ediyoruz. Devlet kaynaklarından tamamen bağımsız olarak oluşturulan 46 milyar liralık hasar ödeme kapasitesi, büyük depremlerde kamu bütçesine gelebilecek yükü hafifletebilmek adına oldukça önemli. Sigortalılardan gelen talepleri dikkate alarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın her sene metrekare başına belirlediği değeri düşük bulan vatandaşlarımızın, seçenekli olarak teminat alabilmelerini sağlayacak düzenleme üzerinde SEDDK ile birlikte yapmış olduğumuz çalışmalarımızın sonuna geldik.

‘AMACIMIZ DASK’I GEREKLİ GÖRÜLEN BİR ÜRÜN YAPMAK’

DASK bu sene, önerimiz üzerine SEDDK tarafından Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’nde yapılacak değişiklik ile bu rakamı ihtiyaca binaen yıl ortasında revize ederek, metrekare başına sağladığı teminat rakamını 1.508 liradan, 2 katına, 3 bin 16 liraya çıkartıyor. Bununla; ortalama yüz metrekarelik bir ev için vereceğimiz teminat yaklaşık 300 bin lira olacak. Yapılacak değişiklik ile 212 m2 bir ev için 640 bin liraya yakın bir teminat sağlıyor olacağız. Aynı zamanda daha üst bir teminat isteyen sigortalılar, hâlihazırda olduğu gibi sigorta şirketlerinden DASK’ın sağlamış olduğu teminatın üzerine daha yüksek teminat almaya devam edebilecekler. Bunların yanı sıra ülkemizde ki tüm konutların sigortalanması ve %100 sigortalılık hedefimiz doğrultusunda yaptığımız daha birçok çalışma var. Bunlardan bir tanesinin de zorunlu sigortalarda uygulanan sürprim sistemine geçiş yapılması, bu yeni özellik ile yenileme süresi içinde yenilenmeyen poliçelere sürprim uygulanacak. Özellikle abonelik işlemleri için yaptırılmış ve havuza yeni girmiş poliçelerin yenilemelerinin kesintisiz olması ve sisteme henüz girmemiş yeni konutların da vakit kaybetmeden poliçelerinin yaptırılması sağlanacak. Amacımız, DASK poliçesini sadece elektrik, su faturası açtırmak için kullanılan bir ürün olmaktan çıkartıp belli bir bilinçle temin edilen ve bir gereklilik olarak görülen bir ürün haline getirmek. İlave olarak, DASK bünyesine dâhil edilebilecek diğer doğal afet türlerinin neler olabileceği ve DASK’ın depreme karşı finansal güvence olarak sunduğu Zorunlu Deprem Sigortası’nın “Afet Sigortası”na dönüştürülmesi konusu en önemli önceliklerimizdendir. Bu doğrultuda kamu yararı gözetilerek, başta sel olmak üzere diğer doğal afet türlerinin zorunlu deprem sigortasına entegre edilmesi ile ilgili DASK olarak çalışmalarımıza başladık. Proje kapsamında, değerli akademisyenlerin bir araya geldiği çok tecrübeli bir ekip oluşturduk ve bu ekip ile hem sigorta şirketleri hem de vatandaşların taleplerini karşılayacak bir ürün oluşturma çalışmalarımızı sürüyor. Çalışmalarımızı 2023 yılı başında tamamlamayı hedefliyoruz.

İlginizi Çekebilir