Gençlerde eğitimin garantisi BES oluyor

 Gençlerde eğitimin garantisi BES oluyor

Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 yaş altının BES’e girişinin önünün açılacağını aktardı. Taslağın yürürlüğe girmesiyle çocuklarda ve gençlerde tasarruf bilincinin gelişeceğini söyleyen sektör yöneticileri, böylece Türkiye’nin tasarruf açığının azalacağını belirtiyor. Çocukların erken yaşlarından itibaren BES’e yatırım yapılması, 18 yaşından sonraki eğitim süreçlerinin daha kolay garantiye alınacağı anlamına geliyor.

Bireysel Emeklilik Sistemi, ülkemizin uzun süredir kamu tarafından geliştirilmeye çalışılan tasarruf tarafı konusunda en güçlü kozlarından biri olmaya devam ediyor. An itibarıyla OKS tarafında 5.7 milyon çalışana ve 12.5 milyar lira fona; gönüllü BES ise 7 milyon katılımcı ve 159 milyar liralık fon büyüklüğüne ulaşmış durumda. Sistemden emekli olan ve uzun süreli bir birikimin faydalarını deneyimleme fırsatı bulan kişi sayısı ise 150 bine yaklaşıyor.

18 yaş altına BES yolunun açılması sektörde uzun süredir konuşulan bir konuydu. Geçtiğimiz ay Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı’nda BES dışındaki vakıf, sandık, dernek vb. kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin 2023 sonuna kadar BES’e aktarımına imkan verilmesinin yanında 18 yaş altına BES’in de dile getirmesiyle beraber taslakta son düzlüğe girilmiş oldu. Vakıf, sandık gibi birikimlerin aktarılmasının toplamda 50 milyar liralık bir potansiyel oluşturacağı söyleniyor. 18 yaş altının BES’e girişinin potansiyeli ise son derece büyük. Bu uygulamayla beraber her yıl ülkemizde gerçekleşen doğum sayısı aynı zamanda potansiyel yeni katılımcı sayısına eşitlenmiş olacak.

0 yaşından 18 yaşına kadar aylık 500 lira ödeme yapan katılımcının getiri tahmini

18 YAŞINA GELDİĞİNDE 145 BİN LİRALIK BİRİKİM

Ülkemizde 18 yaş altında 23 milyon vatandaş bulunuyor. Ancak konuya sadece 23 milyon katılımcıya daha BES yolunun açılması olarak bakmamak gerekiyor. 18 yaş altı katılımlara sadece finansal değil duygusal açıdan da yaklaşmak önemli. Çocuğunun geleceğini güvence altına almak isteyen aileler için BES benzeri olmayan bir birikim olanağı sunacak. Yeni düzenleme ile ailelerin çocuklarının eğitimi için ayırdıkları fonları artık BES üzerinden biriktirmesi mümkün olacak. Eğer doğumundan itibaren BES hesabı açılırsa, bir çocuğun 18 yaşına ulaştığında sadece aylık 200 liralık bir katkıyla 58 bin liralık bir birikimi (son derece mütevazı bir yatırım getirisiyle hesaplandığı halde) toplanıyor. Bu birikimin ise 12 bin liradan fazlası devlet katkısından oluşuyor. Sistemde 10 yıl da dolduğu için, 18 yaşına basan çocuk devlet katkısının %60’ını almaya hak kazanıyor. İyi bir yatırım getirisi ve 500 liralık bir katkı ile düşünürsek, sonuçlarda büyük bir fark oluşuyor. Böyle bir durumda 18 yaşına gelen çocuk, yaklaşık 145 bin liralık bir birikime ulaşmış oluyor. Bu birikimin içindeki devlet katkısı ise 30 bin lirayı geçiyor.

EĞİTİMİN VAZGEÇİLMEZİ OLMAYA ADAY

Buradan da, çocuklarının iyi bir üniversitede iyi bir eğitim görmesini isteyen aileler için benzeri olmayan bir birikim ve aynı zamanda yatırım yöntemi ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde BES ile eğitimin adının bir arada duyulacağını söyleyebiliriz. Reform paketinde bahsedilen; BES ile sağlık, hayat, eğitim sigortası gibi özel güvencelerin cazip olanaklarla bütünleşik bir güvence paketi şeklinde sunulması da gerçekleşirse BES’in adının artık eğitimle beraber duyulacağını söyleyebiliriz.

TASARRUFA HAZIRIZ

Hayatımıza girecek bu yeni uygulamanın zamanlaması son derece ilginç. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye’nin tasarruf iştahı yakın-orta döneme bakıldığında çok yüksek bir seviyede. Tasarruf araştırmaları içindeki “Mevcut Dönemin Tasarruf İçin Uygunluğu” kırılımına baktığımızda 2020 yılının Mart ayındaki 54,6 puanlık durumun, bu yılın şubat ayında 76,1’e çıktığı görülüyor. Belki de tasarrufları etkileyen en önemli veri olan “Tasarruf Etme İhtimali” ise 2020’nin Şubat ayındaki 21,2’lik seviyesinden bu yılın aynı döneminde 37,6’ya yükselmiş. Buradan da açıkça görülüyor ki, Türkiye doğru bir tasarruf modelinin kurgulanması halinde tasarruf tarafında büyük bir atılıma çıkabilir.

TÜİK’ten alınan tasarruf verilerinin 2020-2021 karşılaştırılması
Avatar

Umut Deniz Elçi

İlginizi Çekebilir