Gelecekteki tartışma: Şirketler için Örgütsel Davranış

GÜNÜMÜZDE şirketler hangi sektörde faaliyet gösterirse göstersin, yenilikçi olmaya ve takım çalışmasına özen gösteren, yeteneklerini üst seviyede geliştirmiş yüksek motivasyonlu çalışanlardan kurulu bir düzenin oluşmasına çaba göstermekteler. Sezgileri güçlü, vizyoner liderlik özelliklerine sahip, güven veren yenilikçi liderlerin hedefi de, tüm paydaşların çıkarlarına hizmet eden bir yönetim olmaktadır. Tabii ki bütün bunları gerçekleştirmenin en önemli faktörü, çalışanlarınızın yani örgütünüzü oluşturan insan gruplarının karşılıklı bağımlılık içinde nasıl çalıştırılacağıdır.
Şirket performansların etkileyen anahtar alan olarak tanımlayabileceğimiz örgütsel davranış disiplini, odağına çalışan insanı almış ve onun örgüt içinde ve çevresinde düşündüklerini, gösterdiği tutum ve davranışlarını incelemeyi hedeflemiştir. 1940’ların başlarında ortaya çıkan örgütsel davranış, liderliğin davranışlarına bağımlı olarak sürekli araştırmalara ve incelemelere ihtiyaç duyulan, sürekli kendini güncelleyen bir alan olmuştur. Doğal olarak aklımızda şöyle bir soru belirebilir. Organizasyonların en önemli kaynağı olan çalışan grupların örgüt içi davranış ve tutumları neden bu kadar önemli hale gelmiştir?
Şirketlerin başarısı; çalışanların kararlarına, algılarına, duygusal tepkilerine, yeteneklerine, kendi aralarındaki ilişki ve davranışlarına bağlı olarak değişmektedir. Kollektif yapı olmaları nedeniyle, birbirleriyle etkileşim içinde çalışan örgütler, oluşturulan ortak amaç ve hedefler için asgari düzeyde iletişim, koordine olma ve işbirliği göstermek durumundadırlar. Çalışanların daha etkili hale gelmesi ve sonucunda örgütsel performansın ve başarısının devamlılığına yardımcı olacak davranış modellemeleri konumuzun odağında yer almaktadır. Çalışanların örgüte bağlılığı, çalışan tutumu, iş/yaşam dengesi, işten ayrılmalar, liderlik yapıları, eğitim ve geliştirme modellemeleri örgütlerin daha başarılı çalıştırılmasında yardımcı olacak incelemelere ve model geliştirmelere açık davranış konuları haline gelmektedir. Örgütsel davranış alanında en son hedef hali olan örgütsel etkililik, çoğu şirketin satış ve finans alanındaki hedeflerini aşmalarında hissedilen en önemli kavram haline gelmiştir.
Örgütler, yapıları gereği kapalı sistem değil açık sistem yaklaşımının düşünce tarzının yerleştiği, dış çevre ve örgüt ilişkisinin karşılıklı etkileşimde yoğunlaştığı organizmalardır. Çünkü finansal kaynak, insan kaynağı, bilgi ve donanım gibi hayati konularda dış çevreye bağımlı hale gelen örgütler, uyum içerisinde sürdürdükleri etkileşimle kendi etkililiklerini artırmakta ve bulundukları sektör içerisinde sürdürülebilir bir yapıda hayatını devam ettirmektedirler.
Ayrıca, örgütsel çalışma kalıplarının çokça tartışıldığı ve verimliliği esas alan şirketlerin çıktılarına etki eden örgütsel davranış bilgisinin şirket yöneticileri için de önemi, yürüttükleri işlerde performans artışına etki etmesidir. Çalışan bireylerin karşılıklı etkileşimindeki uyumun başarı etkisindeki durumu söz konusu olduğunda, örgütsel davranış bilgisinin yöneticiler için vazgeçilmez bir donanım olduğu kabul edilmektedir.
Performansı yüksek bir takımın yöneticisi olmak için onları nasıl motive edeceğinizi, çıkan uyuşmazlıklarda nasıl çözümler üreteceğinizi, duyguların ön plana çıktığı anda bunları nasıl kontrol altında tutacağınızı bilmeniz, en azından davranış olarak bunları değerlendirebileceğiniz bilgisine sahip olmanız gerekmektedir. Yönetici olarak, örgütsel davranış dinamiklerinin işinizi başarmadaki etkisini doğru kullanmak, bu alanın gerektiği donanıma sahip olmanızdan geçmektedir. Bütün bunların yanı sıra, mobil cihazlar, sosyal medya ve bağlantı teknolojilerinin birbirine bağlı biçimde yükselişine bakıldığında, teknoloji uygulamalar hızını kesmeden devam etmekte ve görünen o ki 2020 ve sonrasında da daha da hızlanacak. Teknolojik yenilenme dünyanın kurulu düzenini alt üst edecek şekilde mevcut sistemi de yenileyecek şekilde gücünü hisettirecektir. Uygulamaların fazlasıyla yer aldığı örgüt yapılarında teknoloji ve insan uyumu çok daha fazla önemsenecek konu haline gelecektir. Bu durumda, bizleri düşündüren bir soruyu gündeme getirerek yazımızı bitirelim. “İnsan kaynağının olduğu her işletmede örgütsel davranış bir bilim dalı olarak varlığını sürdürüyor ise, teknoloji ağırlıklı verimliliğin ön plana çıktığı/çıkacağı şirketlerde, örgütsel davranış alanının önemi ne olacaktır?”