Duraklayan poliçe üretimine tamamlayıcı sağlık desteği

 Duraklayan poliçe üretimine tamamlayıcı sağlık desteği

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) açıkladığı, sigorta sektörünün 2021’de ürettiği poliçe sayısındaki artış bir önceki yıla göre %1’in altında kaldı. Önceki yıla göre büyük bir artış yaşamayan poliçe sayısının düşmesini ise tamamlayıcı sağlık sigortası engelledi. Kârlı olarak büyüyen sağlığın ürünlerinden tamamlayıcı sağlık sigortasına talep her yıl daha da artıyor. 2021 yılında önceki yıla göre %61,5’lik artışla toplam 2 milyon 595 bin kişi tamamlayıcı sağlık sigortasına sahip oldu.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB)’nin açıkladığı rakamlara göre 2021’de yazılan poliçe sayısı 65 milyon 950 bin oldu. Poliçelerin 63 milyonu hayat dışı şirketler tarafından, geriye kalan 3 milyon poliçe ise hayat ve emeklilik şirketleri tarafından yazıldı. Toplam 65 milyon 450 bin poliçe kesilen 2020 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında poliçe üretim sayısında %0,76’lık bir artışın yaşandığı görülüyor.

Hayat dışında branş bazında bakıldığında trafikte 2021’de yazılan poliçe sayısı 20 milyon 200 bin oldu. Söz konusu branşta 2020 yılında 19 milyon 765 bin poliçe üretilirken, 2019’da 19 milyon 790 bin poliçe yazılmıştı. 2018 yılında 19 milyon 690 bin poliçe üretilen trafikte, 2017 yılında ise 18 milyon 240 bin poliçe kesilmişti. Zorunlu deprem sigortasında ise 2021’de ürettiği poliçe sayısına baktığımızda 2020’de yaşanan İzmir depremine rağmen bir artış görülmedi. 2021’de 9 milyon 5 bin poliçe yazılan söz konusu branşta 2020’de üretilen poliçe sayısı 9 milyon 20 bindi. 2019 yılında 9 milyon 285 bin olan poliçe sayısı, 2018 yılında ise 9 milyon 145 bin olarak gerçekleşti. 2017’de ise üretilen poliçe sayısı 8 milyon 280 bindi. Hayat dışı tarafına bakıldığında 2020’ye kıyasla büyük değişimler görülmese de poliçe düşüşü yaşayan branşlar da oldu. Yangın branşı 2021’de 5 milyon 730 bin poliçe üreterek %17 seviyesinde düşüş yaşadı. 2020 yılının aynı döneminde 6 milyon 940 bin poliçe kaydedilirken, bu rakam 2019 yılında 7 milyon 230 bin, 2018 yılında ise 7 milyon 690 bindi. 2017 yılında yangın branşında üretilen poliçe sayısı ise 7 milyon 780 bin seviyesindeydi.

Poliçe üretiminde %12,7 artış ile hastalık-sağlıktan sonra poliçe üretiminde en çok artışı yaşayan branş kasko oldu. 2021’de söz konusu branşa 7 milyon 110 bin poliçe yazıldı. 2020 senesinin aynı döneminde 6 milyon 310 bin, 2019’da ise 5 milyon 670 bin poliçe kesilmişti. 2018 senesinde üretilen poliçe sayısı 5 milyon 890 bin seviyesinde olurken, 2017’de bu rakam 5 milyon 880 bin olarak kaydedilmişti.

HASTALIK-SAĞLIK %35 ARTIŞLA LİDER

2021’in poliçe rakamlarına göre pandemiyle birlikte poliçe üretiminde azalma yaşayan hastalık-sağlıkta 2020’nin aynı dönemiyle karşılaştırıldığında %35,5 oranında artışın yaşandığı görülüyor. Toplam 5 milyon 480 bin poliçe üretilen hastalık-sağlık branşında pandemi etkisinin yoğun olarak görüldüğü 2020’nin aynı döneminde %33 azalmayla 4 milyon poliçe üretilmişti. Pandemi etkisinin görülmediği 2019 yılının aynı döneminde ise bu rakam 6 milyondu. Hastalık-sağlık branşında geçtiğimiz yıla oranla artış görülse de, pandemi öncesi verilere göre poliçe sayısının düşük olması dikkat çekiyor. Sağlık branşında ise 2021’de 3 milyon 560 bin poliçe yazılırken, 2020’nin aynı döneminde 2 milyon 780 bin poliçe kesilmişti. 2019 yılında ise üretilen poliçe sayısı 2 milyon 895 bin olurken, 2018 yılında poliçe sayısı 1 milyon 880 bin olarak kayıtlara geçmişti.

2021’de sektörün parlayan yıldızlarından biri sağlık branşı oldu. Kârlı olarak büyüyen sağlığın ürünlerinden tamamlayıcı sağlık sigortasına ise talep her yıl daha da artıyor. Hızlı gelişmesiyle dikkat çeken tamamlayıcı sağlık sigortasında ciddi bir büyüme trendi var.

TSS SİGORTALI SAYISI %61 ARTTI

2021 yılında toplam 7 milyon 560 bin kişi sağlık sigortası yaptırırken 2020’deki verilere göre %61,5’lik artışla 2 milyon 595 bin kişi tamamlayıcı sağlık sigortasına sahip oldu. 2020 yılında ise 5 milyon 800 bin kişi sağlık sigortalı olurken 1 milyon 600 bin kişi tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdı.

2019 yılında sağlık sigortasında sigortalı sayısı 5 milyon 690 bin olarak kayıtlara geçerken 1 milyon 354 bin kişi tamamlayıcı sağlık sigortasını tercih etmişti. 2018 yılında ise sağlık sigortalı sayısı 4 milyon 790 bin olurken, 920 bin kişi tamamlayıcı sağlık sigortasına sahip oldu. 2017 yılında tamamlayıcı sağlık sigortası yaptıran kişi sayısı 676 bindi.

BES VE TSS PAKET HALİNDE SUNULABİLECEK

Bireysel emeklilik planlarının sigorta ürünleriyle beraber bir paket olarak sunulabilmesini sağlayan mevzuatla birlikte Bütünleşik BES’te hem bireysel emeklilik hem de tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü paket halinde sunulabilecek. Bu durum, tamamlayıcı sağık sigortası ürününün bireysel bir emeklilik planı ile beraber aynı şirketten, aynı anda yaptırılmasına imkân tanıyor. Bunun yanı sıra Bütünleşik BES’in sistemdeki ürün çeşitliliğini de artıracağı tahmin ediliyor.

AXA SİGORTA CEO’SU YAVUZ ÖLKEN:

Tamamlayıcı sağlık prim hacmini artırıyor

“TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASINDA ÜLKEMİZDE UYGULANAN MODELİN BİRÇOK AÇIDAN YURTDIŞI ÖRNEKLERİNDEN AYRIŞMAKLA KALMAYIP, ONLARIN OLDUKÇA GELİŞMİŞ BİR VERSİYONU OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ. BUNUNLA BİRLİKTE, ÜRÜN KAPSAMINA DA HER GEÇEN GÜN YENİLİKLER EKLEYEREK GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYORUZ.”

Tamamlayıcı sağlık sigortasında yaşanan hızlı gelişmeyi değerlendiren Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, “Pandemiyle birlikte artan ‘sağlık farkındalığı’ ve kamu hastanelerinde yaşanan yoğunluk sonucunda tamamlayıcı sağlık branşı en çok ilgi gören branşlardan biri haline geldi. Tamamlayıcı sağlık sigortaları (TSS), devlet destekli ve SGK anlaşmalı hastanelerde kullanılan bir ürün olması nedeniyle daha uygun fiyatlarla satın alınabiliyor. Söz konusu avantajları nedeniyle de her geçen gün büyümeye devam ediyor” dedi.

‘ÖZEL SAĞLIK SİGORTASINI GERİDE BIRAKTI’

2021 yılsonu verilerine göre, tamamlayıcı sağlık alanında sigortalı sayısının 2,6 milyon kişiye ulaşarak, şu an da 2,5 milyon olan özel sağlık sigortalı sayısını geride bıraktığını belirten Ölken, ilerleyen dönemlerde bu büyümenin devam edeceğini öngördüğünü vurguladı. Axa Sigorta olarak, tamamlayıcı sağlık sigortasına ilk giren şirketlerden biri olduklarını kaydeden Ölken, “Bu üründeki büyüme potansiyelini gördük ve 2018 yılında oluşturduğumuz sağlık stratejimizle sağlık sigortasındaki odağımızı ‘Tamamlayıcı sağlık sigortaları (TSS)’ olarak belirledik. Şu an da, TSS alanında sektöre yön veren şirket konumundayız ve bireysel TSS sigortalı adedinde %20’lik pazar payına sahibiz. Tamamlayıcı sağlık sigortalarında sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti temelli büyümemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

‘TSS SİGORTA FARKINDALIĞINI ARTIRIYOR’

Müşterilerin tamamlayıcı sağlık sigortasını tercih etmesinin prim hacmini daraltmayacağını bildiren Ölken, “Tamamlayıcı sağlık sigortası farklı bir pazar oluşturuyor ve yeni müşterilerin çok büyük bir kısmı ilk defa sağlık poliçesi alıyor. Bu durum Türkiye pazarında sağlık sigortası sahipliğini artırdığı gibi; prim hacmini de artıran bir işleve sahip. Tamamlayıcı sağlık ürünlerinin sigorta farkındalığını artırma, sigorta güvencesi altında yaşamanın kolaylığını ve rahatlığını deneyimleme ve nihayetinde ülkemizde çok düşük seviyelerde olan sigorta penetrasyonunun artması noktasında değer yarattığına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Tamamlayıcı sağlık sigortalarının yurtdışı örneklerine değinen Ölken, “Yurtdışında çeşitli tamamlayıcı sigorta uygulamaları mevcut. Ancak ülkemizde uygulanan modelin birçok açıdan yurtdışı örneklerinden ayrışmakla kalmayıp, onların oldukça gelişmiş bir versiyonu olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, ürün kapsamına da her geçen gün yenilikler ekleyerek geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. BES’e yapılan yeni mevzuatla ilgili konuşan Ölken, “Mevcut düzenleme ile BES ve sağlık ürünlerini birlikte almanın ayrı ayrı almaya göre bir avantajı bulunmuyor. Ancak ikincil düzenlemeler ile sağlık ürünü BES paketinin içinde alındığında sağlık priminin belli bir yüzdesi kadar devlet katkısının BES hesabına aktarılması söz konu olacak. Eğer söz konusu düzenleme gerçekleşirse bu önemli bir avantaj olur” diye konuştu.

SOMPO SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ATAMAN KALKAN:

Tamamlayıcı sağlık sigortası trafik sigortalarının yerini alacak bir hacme ulaşacak

“TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASININ GELECEKTE DE SEKTÖRÜN ÜZERİNDE BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEĞİNİ VE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA TRAFİK SİGORTALARININ YERİNİ ALACAK BİR HACME ULAŞACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ.”

Sağlık harcamalarının, pandeminin başladığı 2020 ile birlikte ciddi artış gösterdiğini ifade eden Sompo Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Ataman Kalkan, “Bu yükseliş salgınla birlikte geleceğe ilişkin ihtiyaç ve önceliklerin değiştiğini, tamamlayıcı sağlık sigortasının bir tercihten ziyade zorunluluğa dönüştüğünü gösteriyor. Sağlık harcamaları arttıkça, özel sağlık sigortasının gelişimine devam edeceğine ve bu büyümenin ana unsurunun tamamlayıcı sağlık sigortası olacağını öngörüyoruz” dedi.

‘TSS NÜFUSUN GENELİNE HİTAP EDİYOR’

Tamamlayıcı sağlık sigortasının gelecekte de sektörün üzerinde büyümesini sürdüreceğini ve önümüzdeki yıllarda trafik sigortalarının yerini alacak bir hacme ulaşacağını belirten Kalkan sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu anlamda sağlık alanındaki en önemli büyüme potansiyelinin TSS’de olduğunu düşünüyoruz. Rakamlar da bunu doğruluyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre; son 5 yılda Türkiye’de klasik sağlık sigortalı kişi sayısı 2,1 milyondan 2,5 milyona çıkarken TSS sigortalı adedi 134 binden yaklaşık 2,6 milyon seviyelerine yükseldi. COVID-19 salgınının etkili olmaya başlamasının ardından Türkiye’de sağlık sigortası yaptıran kişi sayısı gözle görülür düzeyde arttı. Bu da pazardaki potansiyelin en önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. 2013’te 84 milyar lira olan sağlık harcamaları miktarı, 2020 verilerine göre 250 milyar liraya ulaştı. Vatandaşın cebinden harcayacağı tutar ise 12,6 milyar liradan 41 milyar lira düzeyine geldi. Buna karşılık özel sağlık sigortacılığı pazarı 2021 verileriyle henüz 13 milyar lira seviyelerinde. Bu verileri, aslında sağlık sigortacılığının tüm gelişimine rağmen penetrasyonun hala oldukça düşük, büyüme potansiyelinin ise son derece yüksek olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Özel hastanelerdeki hizmetlerden faydalanmak için artık yüksek primli özel sağlık sigortalarına bağımlı kalınmıyor. Hem fiyat hem de sağladığı kapsam açısından tamamlayıcı sağlık sigortası nüfusun geneline hitap ediyor. TSS ile ÖSS’yi birbirinin yerine geçme olasılığı üzerinden değerlendirmek çok uygun bir yaklaşım değil. Burada önemli olan hususun Türkiye’de sigorta şirketlerinin gerek özel, gerek tamamlayıcı sağlık olarak pazara geniş bir ürün yelpazesi sunabilmesi ve müşterilerimizin kendi ihtiyaç ve ekonomik koşulları doğrultusunda bu geniş ürün gamından kendisine en uygun olanı seçebilmesi olduğunu düşünüyoruz.”

‘ÜLKELERE GÖRE DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR’

Dünyada uygulanan sağlık sigortaları hakkında konuşan Kalkan, “Tüm dünyada özel sağlık sigortacılığı, ülkelerin genel sağlık ve sosyal güvenlik politikaları ile sağlık hizmetini nasıl sundukları ve nasıl finansman modeli uyguladıklarına göre değişkenlik gösteriyor. O yüzden de yurtdışındaki herhangi bir uygulamanın ülkemize uyarlanması çoğu zaman mümkün ve anlamlı olmayabiliyor. Bununla birlikte Türkiye pazarının ve Sompo’nun sağlık alanındaki gelişiminin, diğer ülkelerdeki şirketlerimizin ilgisini çektiğini ve bizim uygulamalarımızla ilgili her geçen gün daha çok bilgi alışverişinde bulunma istekleri ile karşılaştığımızı da memnuniyetle belirtmek isteriz” ifadelerine yer verdi. Sektörün gelişimini sağlayacak yeni mevzuat ve revizyonları çok olumlu olarak değerlendirdiklerini açıklayan Kalkan, “Bununla birlikte hayat dışı şirketler son 20 yılda sağlık branşına ciddi yatırım yaparak sektörü bugünlere taşıdılar. BES şirketlerinin ise bugüne kadar konsantrasyonları, yatırımları ve uzmanlıkları tamamen BES alanında oldu. Bu noktada bu açılımın sektöre sağlayacağı katkıları zaman içerisinde hep birlikte gözlemleyeceğiz” dedi.

CIGNA SAĞLIK HAYAT VE EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ PINAR KURİŞ:

Tamamlayıcı sağlık sigortalı sayısı her yıl artacak

“TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI, ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE BİREYLERİN İHTİYAÇLARINA PARALEL OLARAK HEM SATIŞ HEM SERVİS ANLAMINDA ONLARIN HAYATLARINI KOLAYLAŞTIRAN YENİ UYGULAMALARLA GELİŞİMİNE DEVAM EDECEK.”

Pandeminin başta sağlık sigortaları olmak üzere hayatta karşılaşabileceğimiz risklere karşı finansal güvence sağlayan tüm sigorta ürünlerine olan farkındalık ve ilgi artışında etkili bir rol oynadığına dikkat çeken CIGNA Sağlık Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Pınar Kuriş, “Sağlık branşında 2021 yılsonu verilerine baktığımızda; özel sağlık sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortaları ile sağlık giderlerini güvence altına alan sigortalı sayısının 5 milyonu aştığını söyleyebiliriz. 2020 yılsonu verileri ile kıyasladığımızda ise bu ilgi artışının pozitif etkisiyle birlikte sigortalı sayısında özel sağlık sigortaları için %20, tamamlayıcı sağlık sigortaları içinse %73 gibi önemli bir büyüme yaşandığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

TSS YENİ UYGULAMALARLA GELİŞİMİNE DEVAM EDECEK

Ülkemizdeki sağlık sisteminin oldukça gelişmiş durumda olduğunu belirten Kuriş, sözlerine şöyle devam etti: “Dünya genelinde gelişmiş birçok ülkeye baktığımızda da Türkiye Sağlık Sistemi’nin pandemi gibi zorlu bir sınavı başarıyla atlattığını söyleyebiliriz. Sigorta şirketleri tarafından sunulan sağlık sigortaları ise devlet hastaneleri dışında özel hastanelerde de SGK katılım payı hariç ek ücret ödemeden sağlık hizmeti almak isteyen bireyler için alternatif bir çözüm. Tamamlayıcı sağlık sigortası ise özel sağlık sigortalarına göre daha uygun prim tutarı sebebiyle özellikle SGK’lılar için cazip bir alternatif. Bu özellikleri ile tamamlayıcı sağlık sigortalı sayısının her yıl artacağını ve tabana yayılan bir ürün olacağını düşünüyoruz. Tamamlayıcı sağlık sigortası, önümüzdeki dönemde bireylerin ihtiyaçlarına paralel olarak hem satış hem servis anlamında onların hayatlarını kolaylaştıran yeni uygulamalarla gelişimine devam edecek. Sigortaya ulaşmayı ve hizmet almayı pratikleştirerek hayatı kolaylaştıran dijital uygulamaların ve hizmetlerin artmasıyla bireylerin ilgisinin ve sigortalı sayılarındaki büyümenin de devam edeceğini düşünüyoruz.”

Kuriş, “Ülkemizde son 4 yılda tamamlayıcı sağlık sigortası sahiplik rakamlarında yüzde 29,6 yıllık bileşik büyüme görülürken özel sağlık sigortasında bu oran yüzde 3,4. Büyüme oranlarının birbirinden farklı görünmesinin başlıca sebebi tamamlayıcı sağlık sigortası ve özel sağlık sigortasının farklı kesimlere hitap etmesinden kaynaklı ancak her ikisi de farklı avantajlar sunan iki önemli ürün. Dolayısıyla her iki ürünün de hedeflediği kitleye sunduğu hizmetler ile sürdürülebilir büyümesine devam edeceğini ön görüyoruz” dedi.

BES’E OLAN TALEP ARTACAK

Yeni mevzuatla birlikte bütünleşik BES içerisinde bu tür sağlık sigortaların dahil edilmesi hakkında konuşan Kuriş, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Bütünleşik BES’te modüler yapı sayesinde şirketler hem bireysel emeklilik hem de tamamlayıcı sağlık sigortası ürününü bir paket olarak sunabilecekler. Bu gelişmenin BES’e olan talebi artıracağını düşünüyoruz ve tasarruf farkındalığını artıran en önemli araçlardan olan BES’e dikkat çekecek her uygulamayı olumlu karşılıyoruz. Yeni mevzuatın getirdiği imkânlarla bireyler en çok ihtiyaç duyacakları sağlık sigortası, ferdi kaza sigortası ve hayat sigortası gibi ürünlerle aynı anda hem kendilerini hem de sevdiklerini güvence altına alabilecek. Çok daha kapsayıcı, kişiselleştirilebilir, yeni fırsatlar sunabilen yeni ürün paketlerinin ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Sistemdeki mevcut katılımcılar isterlerse emeklilik planını değiştirip bütünleşik emeklilik planlarına geçiş yapabilirler. Tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü yıllık ve bireysel emeklilik planları uzun süreli olduğundan, sağlık ürünün sonlanması halinde katılımcılar bütünleşik plandan çıkarak bireysel plana da geçebiliyorlar.”

ALLIANZ TÜRKİYE GENEL MÜDÜR YARDIMCISI OKAN ÖZDEMİR:

Kişiler sigorta hayatına ilk kez TSS ile giriyor

Sağlık sigortalarının pandemi döneminde en çok gündeme gelen sigorta ürünlerinden biri olduğunun altını çizen Allianz Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Okan Özdemir, “Değişen ihtiyaç ve beklentilere hızlı yanıt verilmesi, ürünün fiyatında yüksek artış olmaması ve özellikle salgın hastalıkların bu süreçte teminat altına alınması sağlık sigortalarının pozitif ayrışmasına ve ürüne olan güvenin artmasına neden oldu. Tamamlayıcı sağlık sigortasının, 2021 yılında yıldızı parlarken, bu branş %73 nominal, %27 oranında reel büyüme elde etti” dedi.

ADETSEL BÜYÜMENİN %80’İ TSS’DEN

“TAMAMLAYICI SAĞLIĞIN HIZLA BÜYÜMESİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR ETKENİN DE DAHA ÖNCE HİÇ SAĞLIK SİGORTASI İLE TANIŞMAMIŞ OLAN KİŞİLERİN SİGORTA HAYATINA İLK KEZ BU ÜRÜN İLE GİRİYOR OLMASI DİYE DÜŞÜNÜYORUM.”

Son yıllarda sağlık branşında önemli bir büyümenin yaşandığına dikkat çeken Özdemir, “Bu büyümede tamamlayıcı sağlık sigortalarının önemli bir etkisi olsa da özel sağlık sigortası da tercih edilen bir ürün olmaya devam ediyor. Tamamlayıcı ve özel sağlık sigortasına sahip toplam 5 milyonun üzerinde sigortalı bulunuyor. Sigortalı sayısında adetsel büyümenin %80’ini tamamlayıcı sağlık tarafı oluşturuyor. Ancak bakıldığında sağlık sigortalı bireylerin yarısının özel sağlık sigortası sahibi olduğu görülüyor. Salgınla mücadele döneminde toplumda sağlık bilinci ve sağlık sigortası ile ilgili farkındalığın artması yakalanan ivmeyi hızlandırdı. Bu trendin uzun süre devam edeceğini düşünüyoruz. Yüksek medikal enflasyon, döviz kurlarındaki artış gibi negatif etkilere rağmen branşa olan talepte bir düşüş gözlenmedi” ifadelerine yer verdi.

Özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortasının müşterilerin farklı ihtiyaçlarına yanıt verdiğini söyleyen Özdemir, “Tamamlayıcı sağlık sigortasında artış trendi olmasına rağmen, bazı imkânları sebebiyle özellikle özel sağlık sigortasını tercih eden bir müşteri kitlesi de bulunuyor. Müşterilerimiz kendi ihtiyaçlarını belirleyip ona en uygun ürün çeşidini seçiyorlar. Tamamlayıcı sağlık sigortasının bu denli hızla büyümesinde çok önemli bir etkenin de daha önce hiç sağlık sigortası ile tanışmamış olan kişilerin sigorta hayatına ilk kez bu ürün ile giriyor olması diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Tamamlayıcı sağlık sigortasının yurt dışı örneklerinden bahseden Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Yurtdışında da tamamlayıcı sağlık sigortası mevcut. Özellikle AB ve farklı Avrupa ülkelerinde buna benzer uygulamaları farklı formatlarda da olsa görüyoruz. SGK benzeri yapıların daha az kapsayıcı olduğu ülkelerde, tamamlayıcı sağlık sigortasına talep daha da artıyor. Türkiye’de SGK kapsamının geniş olmasına rağmen ülke genelinde TSS’ye maliyet/değer önerisinden dolayı ciddi bir talep oluşmuş durumda. Farklı ülkelerdeki diğer teminatlara baktığımızda Türkiye’de asistans hizmetler olarak müşterilere sunulan diş muayenesi, göz muayenesi ve belirli ilaçların da teminat kapsamında olduğu örnekler bulunuyor. Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Portekiz ve İspanya’da ayakta tedavi maliyetleri için kişiler tamamlayıcı sağlık sigortası satın alabiliyorlar. Tamamlayıcı sağlık sigortası Belçika ve Danimarka’da özellikle ilaçlar ve diş tedavisi için, Fransa’da poliklinik hizmetleri için, Hollanda’da diş tedavisi için, İsveç’te ise ilaç ve diş tedavileri için geri ödeme yöntemi ile kullanılıyor. Allianz Türkiye olarak biz de tamamlayıcı sağlık sigortası ürünümüzü müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına göre düzenli olarak geliştiriyoruz. Özellikle ürün ana teminatları dışında sunulan ek faydalar ve poliçe sahiplerinin erişebildiği sağlık hizmetleri ile dijital sağlık uygulamaları sürekli olarak geliştirmeye odaklandığımız en önemli alanlar.”

Uzayan yaşam süreleri nedeniyle sigortacılık hizmetlerinin öneminin anlaşıldığı bir süreçten geçtiğimizi kaydeden Özdemir, “Bu süreçte bireysel emeklilik katılımcılarının, tasarruflarına daha fazla sarıldığını gördük. Pandeminin etkilerine rağmen sistemden çıkışlar azaldı, sisteme yeni girişler ise artış gösterdi. Bu nedenle Bireysel Emeklilik Sistemi’nin sağlık, hayat ve eğitim sigortası gibi yan ürünlerle entegre edilmesini çok değerli buluyoruz. Bireysel emeklilik, yalnızca kişilerin emeklilik dönemlerindeki ihtiyaçlarını karşılamak anlamına gelmiyor. Hayat döngüsü içinde birbirinden farklı ihtiyaçlarımız mevcut. Yakında bu anlamda sektörde birbirine entegre edilmiş yeni ürün alternatifleri görebileceğiz. Sistemin, bugünkü sosyal güvenlik sistemimizin tamamlayıcısı olan bir yapıya doğru evrildiğini söyleyebiliriz” dedi.

FİBAEMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ EROL ÖZTÜRKOĞLU:

Sağlığın en etkin oyuncusu emeklilik şirketleri olacak

“GELECEKTE SAĞLIK BRANŞININ EN ETKİN OYUNCUSU EMEKLİLİK ŞİRKETLERİ OLACAK. BU PAZARDA ETKİN ŞEKİLDE VAR OLABİLMEK İÇİN, BELLİ BİR ÖLÇEK GEREKİYOR. BU ÖLÇEĞİN YAKALANDIĞI NOKTADA EMEKLİLİK ŞİRKETLERİNİN ROLÜ BÜYÜK ORANDA DEĞİŞECEK.”

Tamamlayıcı sağlık sigortalarının SGK anlaşmalı özel sağlık kurumlardan muayene, tetkik ve tedavi giderlerini fark ödemeden yaptırabilme imkânı sunduğunun altını çizen Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, “Tamamlayıcı sağlık sigortasının yaşamımızda ne kadar önemli bir yer tuttuğunun özellikle pandemi sürecinde çok iyi anlaşıldığını düşünüyoruz. Bu alanda, yatarak veya ayakta tedaviden doğuma kadar, pek çok tedavi ihtiyacına yönelik teminat sunan bu ürüne olan ilginin de giderek arttığını görüyoruz. Diğer yandan, şu anda sektörümüzde sağlık ürünleri satan şirket sayısı sınırlı. Bazı emeklilik şirketleri, hayat dışı branşta faaliyet gösteren grup şirketleri söz konusu ürünleri sattığı için ya da stratejik olarak henüz bu alana yatırım yapmadıkları için sağlık ürünlerini satmıyor. Ancak, SEDDK’nın yeni düzenlemesiyle birlikte müşteri talepleri doğrultusunda bütünleşik planları sunabilmek ve özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası satabilmek için sağlık branşında ruhsat başvurusu yapan şirket sayısında artış bekleniyor. Bunların yanı sıra, Bütünleşik BES’in sistemde henüz sunulmayan bakım sigortaları vb. ürünlerin de sunulmasını teşvik edeceği ve sistemde ürün çeşitliliğinin artmasına katkıda bulunacağı tahmin ediliyor” açıklamasında bulundu.

‘BES HIZLI BİR DÖNÜŞÜME UĞRAYACAK’

Gelecekte sağlık branşının en etkin oyuncusunun emeklilik şirketlerinin olacağını ifade eden Öztürkoğlu, “Bu pazarda etkin şekilde var olabilmek için, belli bir ölçek gerekiyor. Bu ölçeğin yakalandığı noktada emeklilik şirketlerinin rolü büyük oranda değişecek, bununla birlikte bireysel emeklilik sektörü de hızlı bir dönüşüme uğrayacaktır. Fibaemeklilik olarak geliştirdiğimiz FibaTamSağlık, SGK’nın anlaşmalı olduğu özel sağlık kurumlarında Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına alınan her sağlık hizmeti için, katılımcıların ödemesi gereken fark ücretlerinin onların yerine bu poliçe tarafından karşılanmasını sağlıyor. Bu ürünümüz müşterilerimize, Özel Sağlık Sigortası primlerine oranla çok daha düşük primlerle SGK kapsamındaki sağlık hizmetlerinden ayrıcalıklı bir şekilde yararlanma imkânı sağlıyor. FibaTamSağlık sigortasından faydalanabilmek için, sigortalının SGK statüsünde GSS hak sahipliğinin olması yeterli oluyor. Poliçelerinin kesintisiz olarak 3 yıl boyunca devam etmesi halinde de yıl sonunda yaşları ve sağlık durumları esas alınarak Ömür Boyu Yenileme Garantisi hakkına sahip olabiliyor” ifadelerini kullandı.

ANADOLU SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI KEREM ERBERK:

Tamamlayıcı sağlık sektördeki pastayı büyütüyor

“TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI, SEKTÖRDE PASTAYI BÜYÜTEN BİR KONUMA SAHİP. BÜTÇEYE VE İHTİYACA UYGUN ÇÖZÜM SUNAN TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASINA GERÇEKLEŞTİRİLECEK YATIRIMIN HEM MÜŞTERİ KAZANIMINDA HEM DE SİGORTACILIKTA FARKINDALIĞIN ARTMASINDA GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL TAŞIDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.”

Sağlığın birincil öncelik olduğu bilincinin gelişmesiyle birlikte, sağlık sistemi içerisinde özel hastanelerden nitelikli hizmet almak, yüksek tedavi masrafları karşısında kendine ve ailesine güvence sağlamak isteyenlerin sağlık sigortalarına yöneldiğini kaydeden Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erberk, pandemi döneminin başlangıcı itibarıyla sağlık sigortalarına gösterilen yoğun ilginin 2022 yılında da artarak devam ettiğini belirtti.

‘ARTAN TALEP ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SÜRECEK’

Sağlık sigortalarının büyümesini değerlendiren Erberk, “2021 yılında sağlık sektörünün prim üretimi, bir önceki yıla göre yaklaşık %30 büyüyerek toplamda 11 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Bu artışla beraber, geçtiğimiz sene sigortalı sayısı açısından da olumlu bir tablo ile karşılaştık. Sağlık sigorta sektöründe sigortalı sayısı 2021’de bir önceki yıla göre %40 artışla yaklaşık 9 milyona ulaştı. Şirketimizin 2021 yılındaki pazar payı %9,4 oranında gerçekleşti. Bu rakamların 2022 yılında da benzer bir ivme ile artacağını düşünüyoruz. 2022 yılının ilk iki ayına baktığımızda da talep artışını çarpıcı bir şekilde görebiliyoruz. 2021 yılının ilk iki ayında sağlık branşında sigorta sektörü %17 büyürken, 2022 yılının aynı döneminde %69 oranında büyüdü. Şirketimiz sektördeki penetrasyonu daha da artırmak için her bütçeye uygun ürünler sunarak sağlık sigortası sistemine ilk kez dahil olacak birey sayısını artırmaya çalışıyor. Tamamlayıcı sağlık sigortası, sektörde pastayı büyüten bir konuma sahip. Bütçeye ve ihtiyaca uygun çözüm sunan tamamlayıcı sağlık sigortasına gerçekleştirilecek yatırımın hem müşteri kazanımında hem de sigortacılıkta farkındalığın artmasında güçlü bir potansiyel taşıdığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bu üründe artan talep önümüzdeki dönemde de sürecek” dedi.

Sağlık sigortalarının yurtdışı uygulamaları hakkında açıklamada bulunan Erberk, “Avrupa’da kamu tarafından finanse edilen sağlık hizmetlerinin genişletilmesi, desteklenmesi ve sağlık hizmetlerine çok daha hızlı erişim sağlanabilmesi amacıyla özel sağlık sigortası seçenekleri mevcut. Özel sigorta şirketleri, kamu sağlık hizmetlerine ek, yedek veya tamamlayıcı olabilecek şekilde planlar oluşturuyor. Özel sigorta şirketleri, tamamlayıcı sağlık sigortası kapsamında öncelikle kamu sağlık hizmetlerinin dışında kalan diş, optik bakım, fizyoterapi vb. teminatlardan oluşan ürünler sunabiliyor. Son yıllarda özellikle sigorta bilinci yüksek gruplar için, yaşam kalitesini artıracak, önleyici ve koruyucu uygulama ve hizmetlerin de sağlık ürünlerine dahil edildiğini görmekteyiz. Genel olarak, sigortalıların yaşam kalitelerini artırmaya, oluşabilecek hastalıkların erken teşhis edilmesine ve önlemlerinin alınmasına yönelik ve sürdürülebilir sağlıklı yaşamı hedefleyen hizmetleri de ürünlerimizle sunmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra dijital dünyadaki gelişmeleri de yakından takip ederek hız kesmeden inovasyon çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü de belirtmemiz gerekir” diye konuştu.

‘SAĞLIĞIMIZA YAPTIĞIMIZ YATIRIM ÇOK ÖNEMLİ’

“Emeklilik döneminde belli bir yaşam standardını devam ettirebilmek için geleceğe yapılan yatırımlar içinde, sağlığımıza yapılacak olan yatırım en önemlisidir” diyen Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erberk, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Gelecekte sağlığımızı etkileyebilecek her türlü duruma karşı hazırlıklı olmak, getirebileceği maliyetlere karşı güvende hissedebilmek en büyük huzuru verecektir. Bu kapsamda emeklilik ve sağlık ürünleri birbirilerini tamamlayabilir diyebiliriz. Emeklilik ve sağlık güvencesini bir arada sunan ürünler önümüzdeki dönem sektörün gündeminde yer alacaktır.”

İlginizi Çekebilir