Dünyanın geleceğine inovasyon ve girişimcilik yön verecek

 Dünyanın geleceğine inovasyon ve girişimcilik yön verecek

GOOINN tarafından 330’dan fazla kişiyle bir araya gelerek Türkiye’deki şirketlerin inovasyon faaliyetlerini ve girişimcilik durumunu ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen 2021 yılı inovasyon ve girişimcilik araştırma raporu yayınlandı.

Günümüzde işletmelerin başarılı olmaları ve hayatta kalabilmeleri için inovasyon ve girişimcilik faaliyetlerinin önemli bir yere sahip olduğunun ortaya konduğu raporda, sosyal inovasyon çalışmalarına yönelik Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 Kalkınma Hedefi’ne yönelik çalışmalar da önemli bir yer tuttu.

GOOINN Kurucusu Yavuz Çingitaş hazırlanan raporda; inovasyonun, girişimciliğin, kullanılan metodolojilerin ve kurum içi girişimciliğin ne olduğu, inovasyon türleri, dünyada ve Türkiye’de inovasyona bakış açılarının açıklandığını belirterek “Geniş kapsamlı raporun hazırlanmasında Türkiye’deki şirketlerin ve girişimlerin inovasyon faaliyetleri ile ilgilenen yöneticiler/sorumlu kişiler ile görüşülerek inovasyon faaliyetleri, bu faaliyetler için belirlenen stratejiler ve önemleri, kimler tarafından bu çalışmaların yapıldığı, çalışmalar için yapılan harcama alanları ve miktarları, finansal kaynakları, faaliyetlerde kullanılan teknolojiler ve bu faaliyetleri etkileyen faktörler detaylı ele alınmıştır” dedi.

‘BU ARAŞTIRMA İNOVATİF YAKLAŞIMLARA REHBER OLACAK’

Çingitaş, firmalar ve girişimlerin pandemi öncesi inovasyon faaliyetlerindeki durumu ve pandemi sonrası bu alandaki değişimleri üzerinde de durulduğunu vurgulayarak, “Ayrıca inovasyon ihtiyacını belirleyen faktörler, inovasyon faaliyetlerine katkı sağlayan şirket içindeki departmanlar ve insan kaynakları politikası açısından inovasyon ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Şirketler ve girişimlerde inovasyon kültürü çalışanlar gözünden değerlendirilmiştir. İnovatif yaklaşımlara ve girişimcilik kültürüne rehber olacak bu araştırma raporu şirketler, ülkeler ve hükümetlerin ulusal ve uluslararası pazarda rekabet güçlerini arttırmaları için kaynak olacaktır” diye konuştu.

‘GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON KÜRESELLEŞMEYLE DAHA DA ÖNEMLİ BİR NOKTAYA ULAŞTI’

Girişimciliği, ihtiyaç veya problemlerin giderilmesine yönelik olarak ortaya çıkan fikirlerin ekonomik değere dönüştürülmesi olarak tanımlayan Yavuz Çingitaş şunları söyledi:

“Girişimcilik ve inovasyon, küreselleşmenin etkisi ile daha da önemli bir noktaya ulaşmıştır. Küreselleşme ile rekabette sınırlar kalktığından rekabet avantajı yaratabilmek veya rekabette üstünlük sağlayabilmek için girişimcilik faaliyetleri kilit rol oynamaktadır. Girişimcilik ve inovasyon yeniliğin öncüsü olarak görünmektedir. Araştırmamızın amacı ise bu yeniliğin öncüsü olan faaliyetlerin Türkiye’deki durumunu ortaya çıkarmak ve sisteme değer katarak inovasyon faaliyetlerinde bulunan firma ve girişimlere katkı sağlamaktır.”

GELECEKTE VAR OLABİLMENİN YOLU DÜNYA TRENDLERİNİ ANLAMAK

2021 yılı “İnovasyon ve girişimcilik” raporunda gelecekte güçlü ve var olabilmek için değişen dünya trendlerini anlamak gerektiğinin de altı çizilerek şu görüşlere yer verildi:

“Temelde inovasyon kavramı pazarda oluşan ihtiyaçları karşılayan, rekabet gücünü artıran, farklılık ve değer yaratan ürün ya da hizmetlerin ortaya konulması olarak tanımlanmaktadır. Ürün inovasyonu ve iş süreci inovasyonu olarak iki ana inovasyon türü bulunmaktadır. Ürün inovasyonu ürün veya hizmetler için yapılan inovasyon faaliyetlerinden bahsederken, iş süreci inovasyonu süreçler üzerinde yapılan yenilikçi çalışmaları açıklamaktadır. Ayrıca ürün/hizmet ve iş süreci inovasyonundan farklı olarak deneyimsel inovasyondan yönetimsel inovasyona kadar birçok farklı türleri de bulunmaktadır. Tasarım odaklı düşünme ile insanının merkeze alınması hedeflenmektedir. Bunun yanında kurum içi girişimcilik süreci içerisinde şirket çalışanlarının becerileri, şirketlerin iş ve inovasyon stratejisine ve hedeflerine katkıda bulunacak şekilde kullanılması beklenmektedir.”

TÜRKİYE BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP

Türkiye’de yeni teknolojiler için yeni serbest bölgeler üzerinde çalışıldığının da aktarıldığı raporda devletin vergi muafiyetleri ve mali destekler ile yatırımları teşvik ettiği belirtildi. Özellikle inovasyon ekosistemini ve KOBİ’lerin inovasyon yönetimi kapasitelerini geliştirmek için üniversite-sanayi iş birliklerine önem veren araştırmacıların sayısı OECD ülkelerinin ortalamasına göre düşük görünse de istikrarlı bir şekilde arttığının kaydedildiği raporun sonuç bölümünde şu saptamalar yapıldı:

“Girişim destekli şirketlere yapılan yatırımların çoğu Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmaktadır. Asya Pasifik ülkelerinde ise girişim pazarı istikrarlı bir şekilde büyürken Orta Doğu ve Kuzey Afrika girişimlerinin çoğunluğu Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunmaktadır. Avustralya’da fiziki alt yapı, iç pazar dinamikleri, ticari ve hukuki alt yapı startup ekosistemi açısından olumlu görülmektedir. Türkiye genç ve eğitimli işgücü yapısıyla girişimcilik alanında büyük bir potansiyele sahip bir ülkedir. İstanbul girişim ekosisteminin merkezi olarak kabul edilmekteyken Ankara ikinci sırada yer almaktadır.

Türkiye 2020 endeksi genel sıralamada 51. sırada yer alırken 2021 yılı endeksinde tarihindeki en yüksek sıralamaya erişmiştir ve ilk 50 ülke içerisinde yer alarak 41. sırada bulunmaktadır. Ülke insan sermayesi ve araştırma, altyapı, piyasaların gelişmişliği, iş dünyasının gelişmişliği, bilgi ve teknoloji çıktıları ve yaratıcı çıktılar endekslerinde üst orta gelir grubunun ve bölge ortalamasının üstünde performans sergilemiştir.”

İlginizi Çekebilir