Deprem gerçeğine karşı en önemli finansal önlem sigorta

Deprem gerçeğine karşı en önemli finansal önlem sigorta

Deprem sonrası ortaya çıkan hasarları karşılamak ve sonraki dönemde hayatın normale dönmesini sağlamak için sigorta önemli bir güvence. Kahramanmaraş Depremi ile birlikte risk gerçekleşmeden önce önlem almanın ve sigorta yaptırmanın önemi de tekrar gündeme geldi. Bu noktada sigortaya olan bilincin ve farkındalığın artması, her an kapımızda olan deprem gerçeğine karşı büyük önem taşıyor.

Ülkemiz, tarih boyunca birçok depremle karşı karşıya geldi. Acısı hala taze olan 6 Şubat tarihinde 11 ilin etkilendiği Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde meydana gelen depremler de bu felaketin ülkemizde ne gibi büyük sonuçlar doğurabileceğini bize gösteriyor. Gerçekleşen bu iki büyük deprem felaketiyle birlikte risk gerçekleşmeden önce önlem almanın ve sigorta yaptırmanın önemi de tekrar gündeme geldi. Bu noktada deprem sonrası ortaya çıkan hasarların en hızlı şekilde telafi edilmesinde önemli bir güvence olan sigortaya olan bilincin ve farkındalığın artması, her an kapımızda olan deprem gerçeğine karşı büyük önem taşıyor. Meydana gelen bu iki büyük felakette hayatın hızla normale dönmesinde ve yaraların sarılmasında etkili bir rol üstlenerek başarılı bir sınav veren sigorta sektörü, Kahramanmaraş Depremi’ndeki çıkarımlarıyla da olası depremlere karşı önemli bir rol üstleniyor.

TSB’DEN KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ’NİN ÇIKARIMLARI

Türkiye Sigorta Birliği (TSB), “Kahramanmaraş Depremi ve Depremin Çıkarımları” başlıklı raporunu yayımladı. Depremlerden sonra sektör tarafından çıkartılan derslerin ele alındığı raporda, deprem sonrası sektör ve devlet tarafından alınan aksiyonlara da yer verildi. Depremden etkilenen bölge nüfusunun 14 milyon kişi olduğu belirtilen raporda, depremin kapsadığı alanın 108 bin 745 km2 olduğu kaydedildi. Depremin etkilediği bölgenin gerek yüzölçümü gerekse nüfus açısından birçok Avrupa ülkesinden daha büyük olduğuna dikkat çekilen raporda, depremlerden sonra 38 bin artçı deprem meydana geldiği ve bunun normal bir afet değil, mega katastrof olduğu ifade edildi. Bu mega depremin sadece yaşam alanlarına değil, etkili olduğu bölgenin ulaşım ve lojistik ağına da ciddi zararlar verdiği belirtildi.

Raporda ayrıca; bölgede yangın branşı için 1.2 trilyon lira teminat verildiği ifade edilirken, yangın branşında ödenen tazminat tutarının ise 53.2 milyar lira olduğu vurgulandı. Bölgede yürürlükteki Zorunlu Deprem Sigortası poliçe sayısının 1 milyon 219 bin olduğu belirtilirken, Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında tazminat ödenen konut sayısının ise 577 bin 828 adet olduğu kaydedildi. Raporda, Kahramanmaraş Depremi’nde sigorta sektörü tarafından alınan aksiyonlar ve çıkartılan dersler ‘İhtiyari Deprem Tarifesinde Değişiklik’, ‘Deprem Modellemeleri’, ‘Etkin Hasar Yönetimi’, ‘Reasürans Kapasitesi’, ‘Türkiye Sigorta Birliği Deprem Odaklı Sigorta Reformu Projesi’ başlıklarında sıralandı.

REASÜRÖRLERİN HASSASİYETİ ARTTI

Uluslararası reasürörlerin hassasiyetlerini artıran Kahramanmaraş Depremi’nden sonra gerek maliyetlerin karşılanması gerekse gelecek afetler için fon birikiminin sağlanabilmesini teminen serbest tarife uygulanması için belirlenen bedelin 400 milyon liradan 2 milyar liraya yükseltildiği vurgulanan raporda, risk grubu bazındaki tarife fiyatlarının %25 oranında artırılmasına yönelik sektör görüşünün de SEDDK ile paylaşıldığı ifade edildi.

Eksik sigorta sorununa da değinilen raporda, depremlerde poliçe düzenlenmesi aşamasındaki eksik sigorta sebebiyle mağduriyetlerin ve hasar süreçlerinde sorunların olduğuna yer verildi. Sigorta şirketlerinin kamu nezdinde tutulan veri tabanına entegre olması ve konutlara ait m2 bilgilerinin söz konusu sistem üzerinden alınması yönünde çalışmaların sürdüğü kaydedilirken, sivil rizikolar için de asgari birim m2 bedelinin belirlendiği ve ÜFE kadar enflasyon korumasının zorunlu hale getirildiği belirtildi. Depremde gündeme gelen konu başlıklarından bir tanesinin de kullanılan modellemelerin farklı sonuçlar ortaya koyulması olduğu belirtilen raporda, Türk sigorta sektörünün afet modellemelerinin global piyasaların referans aldığı modellemeler olduğu vurgulandı ve bundan sonra yaşanabilecek afetlerde daha doğru sonuçlara ulaşabilmek için deprem modellemelerinde alternatif senaryo analizlerinin de kullanılması ihtiyacı doğduğu kaydedildi.

HASAR ÖDEMELERİ HIZLA GERÇEKLEŞTİ

Raporda, diğer ülkelerdeki hasar ödeme sürelerine bakıldığında Türk sigorta sektörünün hasar ödemelerini çok hızlı gerçekleştirdiği ifade edilirken, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de meydana gelen felaketlerin oluşturduğu zararların giderilmesinde reasürans şirketlerinin desteğinin son derece önemli olduğunun altı çizildi. Kahramanmaraş Depremi sonucunda oluşan 103 milyar dolar tutarındaki zararın %95’i yani 98 milyar dolarlık kısmının Türkiye Devleti tarafından karşılandığı ifade edilen raporda, devlet tarafından evlerini kaybeden afetzedeler için depreme dayanıklı yeni yerleşim alanlarının hızla inşa edildiğine dikkat çekildi.

12. KALKINMA PLANI’NDA DA YER ALDI

Kahramanmaraş Depremi’nden sonra tüm Türkiye’nin gündemine oturan deprem gerçeği, TBMM’ye sunulan 2024-2028 dönemine ilişkin 12. Kalkınma Planı’nda da yer aldı. Planda, yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere karşı dirençliliğinin artırılması, afet risk ve zararlarının azaltılarak can ve mal kayıplarının asgari düzeye indirilmesi, afet yönetiminin tüm süreçlerinin etkin yürütülmesi, toplumun ve tüm kuruluşların afet farkındalığının artırılması amaçlanıyor.

ERKEN UYARI SİSTEMİ KURULACAK

Plan kapsamında yer alan maddelerin bazıları ise şunlar:

– Ülke genelinde, bölgelerin sosyoekonomik ve fiziksel özellikleri dikkate alınarak tüm afet tehlike türlerine göre önceliklendirme yapılacak, afet risk ve zararlarını azaltıcı çalışmalar yürütülecek.

– Tüm yerleşim yerlerine ve afet tehlikelerine yönelik risk analizi yapılarak afet risk haritalarının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacak.

-‘Türkiye Afet Yönetimi Stratejisi Belgesi’ hazırlanacak.

– ‘İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP)’ izlenerek güncelleme çalışmaları yürütülecek.

– Afet yönetimi alanında uluslararası iş birlikleri artırılacak.

– Afet yönetiminden sorumlu merkezi ve yerel birimlerin teknik ve idari kapasitelerinin güçlendirilmesi çalışmaları yapılarak teknik personele deprem yönetmelikleri ve afet yönetimi konusunda düzenli eğitimler verilecek.

– Afet tehlike türlerine göre ülke ve bölge ölçeğinde bütünleşik erken uyarı ve tahmin sistemleri kurulacak, erken uyarı amaçlı veri analizini, afetlerin izlenmesini, komuta ve sevkiyatı sağlamak üzere yeni teknolojik imkânlardan faydalanılacak.

-Afet anında tüm kaynakları etkin yönetebilen ve coğrafi bilgi sistemi temelli karar destek mekanizması geliştirilecek ve güncelliği sağlanacak. – Uzaktan algılama ve görüntüleme sistemlerinin afet tehlike ve risk azaltma çalışmalarında etkin kullanımı sağlanacak.

– Afetlere hazırlık ve afet sonrası müdahalede kritik öneme haiz yapı türleri izlenerek gerekli önlemlerin alınması sağlanacak, yapı sağlığı izleme sistemlerinin kurulumu ülke genelinde yaygınlaştırılacak.

-Belirlenen çoklu afet senaryolarına göre, olası afetlerden etkilenenlerin ve afet bölgesindeki ekonomik ve sosyal hayatın iyileştirilmesi için yapılacak çalışmalara yönelik “Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı” tamamlanacak.

– Afet tehlike ve riski yüksek yerler için yerel düzeyde yürütülecek faaliyetleri planlamaya, izlemeye ve değerlendirmeye yönelik “Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı-Uygulama Planı” hazırlanacak.

-Tüm afet tehlikelerini kapsayacak zorunlu afet sigorta mekanizması geliştirilerek yaygınlaştırılacak, afet sigortası beyanı ve ödemesinin etkin takibi sağlanacak. Afet yönetimiyle bağlantılı sermaye piyasası ürünlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek.

– Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin etkilerinin giderilmesi için iyileştirme çalışmaları sürdürülecek.

– Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında deprem bölgesindeki altyapıların afetlere karşı dayanıklılığı artırılacak, bölgenin sağlıklı ve dirençli dokusunun oluşmasına katkı sağlanırken, aynı zamanda yeniden imar çalışmaları çerçevesinde yeşil dönüşümü teşvik edecek ve enerji verimliliğini artıracak yatırımlar desteklenecek.

-Deprem bölgesindeki altyapıların afetlere karşı dayanıklılığı artırılarak iyileştirilmesi için ayrılan finansman kaynakları çeşitlendirilecek.

– Deprem hasarlarının telafisi amacıyla yürütülecek projelere öncelik verilecek.

– Olası bir deprem sonrasında can ve mal kaybının en az seviyede tutulabilmesi için Marmara Bölgesi’nde gerekli risk azaltma çalışmalarına devam edilecek.

– Marmara Bölgesi’ndeki kritik altyapı tesislerinin afetlere karşı dayanıklılığı artırılacak.

– Marmara Bölgesi’nde afet ve acil durumlarda kullanılması planlanan geçici barınma alanlarının kapasitelerinin artırılması ve gerekli sosyal donatılarının tamamlanması sağlanacak.

ZDS’DE HEDEF 15,2 MİLYON KONUT VE İŞ YERİ

Öte yandan, olası Marmara depremine karşı riskli yapı stokunun yenilenmesi için gerekli çalışmaların hızlı ve etkin yürütüleceği belirtilen planda, İstanbul başta olmak üzere riskli yapı stokunun dönüşümünün hızlandırılması amacıyla mevzuat düzenlemesinin gerçekleşeceği vurgulanıyor.

Plan kapsamındaki afet yönetimi hedeflerine göre, 2022 sonunda 10,9 milyon konut ve iş yeri Zorunlu Deprem Sigortası’na sahipti. 2023 yılının son verilerine göre ise 11,7 milyon konut ve iş yeri Zorunlu Deprem Sigortası’na sahip. Bu rakamın 2028’de 15,2 milyona ulaşması bekleniyor.

Olası bir Marmara depreminin hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıplara yol açabileceği tahmin edilirken ortaya çıkan yaraların sarılmasında sigorta sektörü önemli bir rolde. Uzmanlar, Kuzey Anadolu Fay Hattı, Marmara Fayı gibi çeşitli aktif fay hatlarına yakın bir konumda bulunan ve büyük bir deprem riski taşıyan Marmara Bölgesi’nde çoklu afetin söz konusu olabileceğini söylüyor. Bu noktada olası bir Marmara depremine karşı hazırlıklı olmak Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) yaptırmak büyük önem taşıyor. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)’ın son verilerine göre, toplam 20 milyon 32 bin konutun bulunduğu Türkiye genelinde sigortalılık oranı %58,40. Toplam 6 milyon 840 bin konutun bulunduğu Marmara Bölgesi’nde ise sigortalılık oranı %66,50. ZDS’de %100 sigortalılık oranını yakalamak için deprem sigortasına olan bilinç ve farkındalık artmalı.