Deprem, Ekonomik Kayıplar ve DASK! ….
ÜLKEMİZDE Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen depremler, en yıkıcı doğal afetlerden birisi olarak adlandırılmakta ve ciddi ekonomik, sosyal ve çevresel etkilere de neden olacağı öngörülmektedir. Benzer şekilde, 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depremi, Türkiye ekonomisini de önemli ölçüde etkilemiştir. O tarihlerde Türkiye nüfusunun %23’ünü oluşturan ve İstanbul, Düzce, Bolu, Bursa, Yalova, Kocaeli ve Sakarya gibi yedi ilde etkisini gösteren Marmara depreminin ekonomiye maliyeti ise 200 milyar lira olarak raporlanmıştır. Toplamda 30 binden fazla işletmenin zarar gördüğü ve raporda belirtilen değerde kaybın oluştuğu bu veriler, 16 Ağustos 2019-İstanbul/Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Connected Business initiative (CBi) Türkiye Platformu tarafından hazırlanan “KOBİ’lerde Dayanıklılık: Yeni Riskler, Yeni Öncelikler” raporunda açıklanmıştır [1]. Bunun yanı sıra, Marmara Depremi’nin Türkiye’ye maliyeti TÜSİAD’a göre 17 milyar dolar, dönemin Devlet Planlama Teşkilatı’na göre 15 ila 19 milyar dolar, Dünya Bankası’na göre ise 12 ila 17 milyar dolar olarak açıklanmıştı. TÜRKONFED “2023 Kahramanmaraş Depremi Afet Durum Raporu” başlıklı raporunda ise 1999 yılında yaşanan Marmara depreminin verilerine dayandırılarak can kaybı, fiziki ve mali hasara yönelik veriler gösterilmiş ve can kaybı 18 bin 373 kişi, mali hasar 1999 dolar kuruyla 17,1 milyar dolar hesap edilmiştir. Marmara depremi verilerinin kullanıldığı yöntem ile Kahramanmaraş depremlerine ilişkin hazırlanan öngörülerde ise 72 bin 663 can kaybı ve 84,1 milyar dolar mali hasarın olabileceği varsayılmıştır. Bu hasar ve kayıpların detayına bakıldığında, 70,75 milyar dolarının konut zararı, 10,4 milyar dolarının milli gelir kaybı ve 2,91 milyar dolarının ise işgücü kaybı olacağı belirtilmiştir [2]. Deprem kayıplarının sigortalanabilirliği bir dizi zorlukla karşı karşıya olsa da sigorta, deprem riskinin mali etkilerinin yönetilmesine önemli bir katkı sağlayabilir. Deprem gibi afet riskini azaltmanın entegre bir parçası olarak yıkıcı depremlerin mali sonuçlarını hafifletmede sigortanın rolü daha da öne çıkmaktadır. Özellikle de bir olaydan kaynaklanan kayıpların “koruma açığı” olarak adlandırılan sigortasız kısmı, yani toplam ekonomik ve sigortalı kayıplar arasındaki farkın mutlaka sigortalanabilir olması gerekir. Bunun yanı sıra, potansiyel olarak önemli düzeyde deprem riskiyle karşı karşıya olan birçok ülkede deprem teminatının ana sağlayıcıları olan özel sigorta şirketleri, yangın ve tsunami gibi depremlerden kaynaklanan bazı ana ikincil tehlikeler için de kapsama kaynağını genişletmektedir. Bu açıklamalar bağlamında, kendimize çok basit bir soruyu “Neden deprem sigortası almalıyız?” sormamız ve bunun cevabını hem sigortalı hem de sigorta şirketi düşünce penceresiyle cevaplamalıyız. Öncelikle, yaşanılan son deprem ile gündeme gelen mevcut konut sayısı ve DASK ile ilgili verileri değerlendirdiğimizde ortaya çıkan sonuç çok da iç açıcı olmamaktadır. Türkiye genelindeki 19 milyon 965 bin konuttan %56,1’i yani 11 milyon 200 bin konut için deprem sigortası yaptırıldı [2]. Henüz 9 milyona varan sayıda konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunmamaktadır. Bununla beraber, depremin olduğu 10 ilimizde bulunan 2 milyon 173 bin konutun 963 bini DASK yani deprem sigortalı. 1 milyon 212 bin konutun sigortası ise maalesef yok. Yani %44’unun DASK’ı mevcut. Bu bağlamda, soruyu terse çevirdiğimizde, “insanların deprem sigortası konusunda neden daha az istekli olduğunun” cevabını vermeliyiz. Çoğunun deprem sigortası satın almaktan kaçınmasının yaygın bir nedeni olarak, büyük bir felaketten sonra ülke yönetiminin mali yardımla imdadına yetişeceğini düşünmeleridir. Ancak yönetimin etkilenenlere yardım teklif etse bile bunun yeterli olmayacağının ve her şeyi karşılayacağının garantisi olmadığını kabullenmek istemeyebilirler. Kanımca bunun nedeni, doğru ve güvenilir verilerin ve afet modellemesinin olmaması ve deprem riskini fazlasıyla ciddiye almamalarından kaynaklanabilir.
[1]. https://www.undp.org/sites/g/files/zskgke326/files/ migration/tr/UNDP-TR-CBI-REPORT-2019-TR.pdf
[2]. https://turkonfed.org/Files/ContentFile/turkonfed2023 kahramanmarasdepremiafetdurumraporu021023-4718.pdf
[3]. https://dask.gov.tr/tr/police-uretim
