Çakas: Komisyonların yasa ve yönetmeliklerle garanti altına alınması sektörü büyütecek

 Çakas: Komisyonların yasa ve yönetmeliklerle garanti altına alınması sektörü büyütecek

Acentelerin üretiminin büyük oranda sigorta şirketi ve piyasa koşullarının belirlediği komisyonlara bağlı olduğunu vurgulayan Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, “Acentelerin korunması için acilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Bunun yanında özellikle poliçeler üzerinden acentelere emeklilik ya da sağlık sorunları gibi durumlarda üretime göre bir fon oluşturulması hem çok yardımcı hem de çok değerli olacaktır” dedi.

Ülkemizde bir acenteliğin ortalama faaliyet ömrünün uzatılmasının sigorta sektörünün en önemli konu başlıkları arasında geldiğini belirten Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, ülkemizde de köklü ve uzun ömürlü acenteliklerin işlerine devam edebilmesi için belirli desteklerin verilmesi gerektiğini ifade etti. “Kapasite kullanımı dediğimiz, Türkiye’deki acentelerin şehirlerdeki dağılımına baktığımızda bazı yerlerde çok önemli eksik ve dengesizliklerin olduğunu biliyoruz. Ülkemizde 16 bin 400 acentenin faaliyet gösterdiğini varsayarsak, yaklaşık 5 bin 100 kişiye bir acente düşüyor” dedi. Çakas, sözlerine şöyle devam etti: “Acenteliklerin ömürleri uzatılmalıdır. 11-12 yıl ile bu iş olmaz. İlk etapta 15 yıla, devamında ise ortalama ömür 20 yıllara çıkarılmalı. 30 yıllık acenteler gördüğünüz zaman seviniyorsunuz. Bazı kurumlar 90-100 yıllık geçmişleriyle övünürler. Temennimiz, acentelerin de bu şekilde uzun ömürlü olması.”

‘YABANCI YATIRIMCININ ARTMASI FAYDA GETİRİR’

Ülkemizde birkaç yerli sigorta şirketi dışında, şirketlerin son derece hızlı bir şekilde değişebildiğini hatırlatan Çakas, “Satın alma, birleşme, çekilme ya da yeni piyasaya girme sebebiyle burada da ciddi bir hareketlilik olduğunu biliyoruz. SAB olarak, yabancı sermayenin ülkemize girmesinde elbette fayda olduğunu görüyoruz. Sizde ne kadar döviz girdisi olursa ekonomiye olan güven de aynı oranda artacaktır. Biz sigortacılar olarak finans sektöründe yer alıyoruz. Pandemi gibi nedenlerle işten çekilmeler olunca üzülüyoruz. Yabancı yatırımcıların ülkemize gelmesi son derece iyi bir gelişme. Ancak bakıyorsunuz, finans sektöründe yabancıların payı %70 civarındayken, bu pay gittikçe düşüyor. Yabancı girişimcilerin yatırımlarını artırmasının ülkemiz ve sektörümüz için faydalı olacağını düşünüyoruz” dedi.

‘SEKTÖRÜ EN İYİ ACENTE GÖZLEMLER’

Sektörün geçen yılki üretiminin 83 milyar lira civarında gerçekleştiğini hatırlatan Çakas, pandemiye rağmen böyle bir üretimin gerçekleşmiş olmasının bir başarı olduğunu kaydetti. Enflasyonun bir miktar üzerinde büyüme olduğunu ancak bir önceki yıla baktığımızda ise dolar olarak üretimin benzer seviyelerde gerçekleştiğini söyleyen Çakas, “Kişi başı milli gelirin 12 bin dolarlardan 8 bin dolara gerilediği bir ortamda kişi başına düşen sigorta primi de düşük kalmaktadır. Sigortacılık için çok yönlü bakmak gerekir. Sigorta şirketlerine de önemli görevler düşmektedir ancak kamunun sigorta sektörünü desteklemesi gerekiyor. Son dönemde de kamunun daha hassas ve eşlik edici söylemleri olduğunu görmekteyiz. SEDDK’nın kurulmasını SAB olarak yürekten destekliyoruz. Bu sektör için önemli bir meseledir. Elbette ki, sigorta sektörünün sorunlarını en iyi gözlemleyen acentelerdir. Biz sektörün tam olarak içindeyiz. Sektöre ne kadar insan kazandırırsak, ülkemiz için o kadar fayda sağlıyoruz” diye konuştu.

‘DEPREM RİSKİ UNUTULMAMALI’

Çakas, sözlerine zorunlu deprem sigortası örneğiyle devam etti: “Örnek olarak, Malatya ve İzmir gibi illerde yaşanan depremler sonrası DASK’ın hızlı olmak için ne kadar çaba gösterdiğini görüyoruz. Destek masaları anında kuruldu ve hasarların ödenmesi için gerçek bir gayret sarf edildi. Eğer ki DASK gibi ürünler olmasaydı, devlet mali olarak bu yükün altına girmiş olacaktı. Sigortacılık ile riskleri reasüre ettiğiniz için o risk yurt dışına devredilmiş oluyor. Kaldı ki, önümüzdeki dönemlerde büyük bir İstanbul depreminin konuşulduğu Türkiye gibi riski yüksek olan bir ülkenin sigorta konusuna daha sıcak bakması kadar doğal ve önemli bir şey yok.”

‘ACENTE BÜYÜMENİN ANAHTARI’

Sektör üretiminde acentelerin payının hızlı bir şekilde azaldığını vurgulayan Çakas, sektörün reel olarak büyümesi için acenteye yatırım yapması gerektiğini ifade etti. “Acentenin asıl işi sigortacılık olduğu için bu konuda çok iyi eğitim almakta, eksik ya da aşkın sigorta yapılmaması sağlamakta ve risk anında müşterilerinin sıcak temas ile sorunlarını takip etmektedir” diyen Çakas, “Bakıyoruz ki, bir finans kuruluşu olan bankalar kasko ve konut gibi sigortaların da kendisinden yapılmasını istiyor. Bu yönde zorlamalar olduğunu görüyoruz. Bu da sektöre zarar veriyor. Sigortacı 7/24 hazırdır, bankadaki personel ise aynı hizmeti veremez. Her ne kadar sigortacılık yapan bir personel olsa bile asıl işi bankacılıktır, acenteler kadar verimli olamaz. SEDDK’nın bu konularda bazı düzenlemelere gitmesini temenni ediyoruz. Sektörün büyümesinin anahtarının acenteler olduğunu unutulmamalı” şeklinde konuştu.

‘KOMİSYONLAR KANUNLA DÜZENLENEBİLİR’

Çakas, acentenin gücünün artması ve paralelinde Türk sigorta sektöründeki toplam prim üretimin artması için önerilerini şöyle sıraladı: “Acenteye; esnaflara olduğu gibi düşük faizli, cezbedici krediler verilebilir. Daha önce böyle bir uygulama görmedik. Bunun yanında acente mevzuatla da korunmalıdır. Böylelikle acente geçimini sağlayabilir, kirasını ve vergisini ödeyebilir. Düşünün, bir acentenin kurulması en azından 5 yıl alıyor. Acenteliklerin ortalama ömrü ise 11 yıl. Bu işte kâr marjınızı kendiniz belirleyemiyorsunuz. Belirlenmiş komisyonlarla gelirinizi sağlıyorsunuz. BES’te ise %4 gibi komisyonlar var. Yani alanınızı siz değil, sigorta şirketleri ve piyasa koşulları belirliyor. Bu nedenle de acentelerin korunması için acilen 5684 sayılı acente kanununda değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Özellikle poliçeler üzerinden acentelere emeklilik ya da sağlık sorunları gibi durumlarda yardım edilmesi için bir fon oluşturulması hem çok yardımcı hem de çok değerli olacaktır.”

‘KOMİSYON ARTARSA BES’E KATILIM ARTAR’

Reşit Çakas, açıklamalarını sonlandırırken 18 yaş altının da katılımı açılan ve 25 milyon kişilik bir potansiyele daha kavuşan büyük bir potansiyel olduğu konuşulan BES’ten de bahsetti. “Yakın zamanda BES tarafında ciddi fonların biriktiğini görüyoruz” ifadelerini kullanan Çakas, acentenin sistemde çok daha aktif bir şekilde yer alması gerektiğini dile getirdi: “Bireysel Emeklilik Sistemi’nin daha da büyümesi atılacak adımlarla sağlanabilirdi. Aynı şeyi 18 yaş altındakilerin katılımı konusunda da yaşamamak istiyoruz. 18 yaş altı BES’te planların eylül ayından itibaren devreye gireceği söyleniyor. 24 milyon kişilik bir potansiyelden bahsediyoruz. Bu konu topluma çok iyi ve detaylıca anlatılmalıdır. Acentelerin bireysel emeklilik satışlarındaki komisyonlarının yukarı çekilmesi ise buradaki başarıyı daha da artıracaktır.”

Avatar

Esra Nur Mocu

İlginizi Çekebilir