Bilinçsiz dijitalleşme siber saldırılara zemin hazırlıyor

 Bilinçsiz dijitalleşme siber saldırılara zemin hazırlıyor

Özellikle küçük ve orta boyutlu işletmeler, işlerini dijitale taşırken pratik, kolay ve uygun bütçeli bir yönteme ihtiyaç duyuyor. Bu çözümü bulamadığı için bilinçsizce bir dijitalleşme yoluna gidenler ise büyük bir risk altına giriyor. Siber riskler alanına odaklanan startup girişimi Bugbounter, bu alanda işletmelere pratik bir çözüm sunmayı hedefliyor.  

Mobil teknolojiler, sosyal medya, e-ticaret ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, yaşamımızı etkileyen riskler değişime uğruyor, yeni risk kategorileri oluşuyor. Özellikle pandemi sürecinde daha da öne çıkan siber riskler kavramı, hem bireyler hem de kurumlar için çok kritik ve önemli hale geldi.

Bu ayki konuğumuz, siber riskler alanına odaklanan bir startup girişim olan Bugbounter ekibi. Bugbounter kurucu ortakları Arif Gürdenli, Murat Lostar ve Ozan Vakar ile keyifli bir röportaj yaptık.  

Bugbounter’ın kuruluş hikayesini ve ekibi kısaca tanıtır mısın?

Arif Gürdenli: Biz 3 ortak çocukluk arkadaşıyız. İlk yazılım şirketimizi henüz üniversitede okurken kurduk. 30 yıllık kurumsal tecrübelerin ardından “artık global bir girişim öyküsü yazma vakti geldi” diyerek yeniden bir araya geldik. Ben CEO olarak, satış ve pazarlama faaliyetleri ile paydaş ilişkilerini yürütüyorum. Murat Lostar CSO ve müşteriler ve platform için siber güvenlik uzmanlık alanlarını yürütüyor. Ozan Vakar ise, CTO ve yazılım ekibi ile teknoloji alanlarında inovasyonu yönetiyor.

Bugbounter hangi probleme odaklanıyor ve nasıl bir çözüm sunuyor? 

Murat Lostar: Bariz şekilde gözüküyor ki, her şirketin henüz keşfedilmemiş güvenlik açıklarından ötürü siber saldırılar karşısında zafiyeti var. Kötü niyetli hackerlar olası açıklardan faydalanma gayretiyle her an durmaksızın saldırıyor. Ancak güvenlik ekipleri sayı ve beceri açısından yetersiz kalıyor.

Biz, kurumların güvenlik açıklarının tespit, doğrulama ve raporlama hizmetini binlerce bağımsız araştırmacı ve uzman tarafından platform üzerinden sunuyoruz. Böylece ölçeklenebilir, son derece hızlı, etkili ve fayda/maliyet oranı yüksek güvenlik katmanı olarak, henüz hackerlar bulmadan önce o açığın kapatılmasına aracı oluyoruz.

Big Bang 2020’de hem güzel ödüller kazandınız hem de aldığınız ilk yatırımı açıkladınız. Nasıl bir yol haritası var önünde BugBounter’ın?

Arif Gürdenli: Aldığımız yatırımın tümünü büyüme amaçlı olarak kullanacağız. Dijital alanlarda gerçekleştireceğimiz tanıtım, erişim ve müşteri kazanımı stratejilerimizi işbirliği yaptığımız NBT ve Marjinal Porter Novelli ile birlikte kurguladık. Bu ay Avrupa ve Asya pazarlarında hedeflediğimiz öncelikli ülkelere giriş yapacağız. Burada alacağımız sonuçlara göre de kademe kademe diğer Avrupa, Orta Doğu ve Asya ülkelerinde büyüyeceğiz.

Innogate programı ile de, Amerika pazarını keşfetme ve burada da fark yaratarak büyüme fırsatını değerlendirmek istiyoruz.

Sigorta sektöründeki mevcut çalışmalarınız ve deneyimleriniz neler?

Ozan Vakar: Yazılım şirketimizi kurduğumuzda ilk projemiz sigorta paketi yazmaktı. Sonrasında da bu alanda derinleşmiştik. O yüzden sigorta uygulamalarını ve ihtiyaçlarını oldukça iyi biliyoruz. Pandemi etkisiyle birlikte katlanan siber saldırılardan maalesef sigortacılık sektörü de ciddi oranda zarar gördü. Bir yandan talep artarken, aynı zamanda riskler de oldukça büyüdü. 

Bugbounter olarak hizmet alanımıza giren kurumlar ile sigorta ve broker şirketlerini platformda buluşturmayı hedefliyoruz. Kuracağımız sigorta iş birlikleri ile 

– Güvenlik zafiyetleri keşfettiğimiz kurumların hızlıca sigortalanmasında aktif rol alabiliriz.

– Sigorta edilecek kurumların risk değerlemesinde doğrulayıcı olarak değer sağlayabiliriz.

– Müşteri sadakatine yönelik sunulan hizmetlerin içerisinde yer alarak uzun vadeli ilişkilerin sürdürülmesine destek olabiliriz.

– Acente kanalının siber güveliğine destek olarak, olası veri kayıplarından sigorta şirketinin zarar görmesini engelleyebiliriz.

Siber riskler ve sigorta alanında daha aktif olmak adına, sektör paydaşlarından beklentileriniz var mı?

Murat Lostar: Öncelikle siber riskler konusunda şirketlerin daha fazla bilinçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki KOBİ gerçeğini dikkate alacak olursak, on binlerce şirket son derece bilgisiz ve bilinçsizce işlerini dijitale taşıyor. Siber saldırganlar için bu resmen davetiye anlamına geliyor. Burada hem sigortacılar hem de şirketler için büyük bir fırsat olduğunu söylemeliyim. Şirketlerin pratik, kolay, fayda/maliyet oranı yüksek ama toplam bütçesi uygun çözümlere ihtiyacı var. Siber güvenlik alanında klasikleşmiş yöntemlerin yanında bizimki gibi birçok yenilikçi çözüm gelişiyor. Artan tehditlere karşı bunların hiçbirisi tek başına başarılı olma gücüne sahip değil. Sadece güç birlikleri, iş birlikleri ve amaç birlikleri yapılırsa bu dev hacker gücüne karşı bir şansımız olabilir.

Geleceğe ilişkin planlarınız, özellikle sigortaya yönelik hedefler neler?  

Arif Gürdenli: İTÜ Çekirdek içerisinde yer aldığımız Insurtech kapsamında çalışmalarımıza devam edeceğiz. Buranın bir paydaşı olmaktan çok mutluyuz. Hem mentorlarımızla hem de destekçi kurumlarımızla güzel sinerjiler oluşturuyoruz. İlişkileri başlattığımız kurumlar ile çalışmalarımızda derinleşmek, bazı ürün ve çözümleri belirli müşteri segmentlerinde test etmek amacındayız.

Ürünümüzü sürekli geliştirirken, risk analizi, ölçümlemesi ve kıyaslaması, notlandırma gibi fonksiyonlar katarak, sigortacılara değer sağlama planımız var. Elbette birlikte çalışacağımız sigorta şirketlerinin yönlendirmeleri, geri bildirimleri çok değerli olacaktır.

Avatar

Okan Utkueri

okanutkueri@gmail.com

İlginizi Çekebilir