BES’te devlet katkısı oranı %30’dan %20’ye düşürüldü
Bireylerin tasarruflarını çeşitli fonlarda değerlendirerek uzun vadeli kazanç sağlamalarına ve emeklilik döneminde ek gelir eldeetmelerine imkân sağlayan Bireysel Emeklilik Sistemi’nde tüm katılımcıları ve sigorta sektörünü yakından ilgilendiren bir kararalındı. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet desteği oranı %30’dan %20’ye düşürüldü.
2001 yılında yürürlüğe giren 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile hayata geçirilen Bireysel Emeklilik Sistemi, yürürlüğe girdiği günden bu yana her geçen yıl gelişim göstererek fon büyüklüğünü artırmaya ve ekonomik istikrara katkı sağlamaya devam etti. Ocak 2013’te devlet katkısının uygulanmaya başlanmasıyla birlikte her yaştan bireyler için cazip bir tasarruf ve yatırım aracı haline gelen BES, Emeklilik Gözetim Merkezi’nin açıkladığı son verilere göre 10 milyon 180 katılımcıya ve 2 trilyon 209 milyon liralık bir fon büyüklüğüne ulaştı. Mevcut durumda katılımcıların fon tutarı 1 trilyon 968 milyar lirayken sistemdeki devlet katkısı ise 240 milyar 865 milyon olarak kayıtlara geçti. Bu veriler ışığında BES’teki devlet katkısının günümüz itibarıyla önemli bir miktara ulaştığı görülüyor. Bunların yanı sıra 7 milyon 782 bin katılımcıya ve 136 milyar liralık bir fon büyüklüğüne ulaşan Otomatik Katılım Sistemi ve katılımcıların emeklilik yatırım fonu paylarının alım satımını yapmasına imkân tanıyan BEFAS gibi unsurlar da BES’in gücünü daha artırmasını sağladı. Buna ek olarak Mayıs 2021 yılında 18 yaş altınının da sisteme dâhil edilmesi BES’in cazibesini ve kapsayıcılığını artıran önemli bir unsur oldu. Bu açıdan bakıldığında yaşanan ekonomik belirsizlikler ile son yıllarda pandemi gibi tüm dünyayı derinden etkileyen küresel krizlerin yaşandığı bir ortamda bireyler için uzun vadeli bir mali güvence ve cazip bir yatırım aracı haline gelen BES, Türkiye’nin finansal istikrarına da ciddi katkıda bulunan bir sistem olarak ön plana çıktı.
‘KARAR 7 OCAK TARİHLİ RESMİ GEZETEDE YAYIMLANDI’
Öte yandan bu yılın başında BES katılımcılarını, sigorta sektörünü ve sektördeki tüm paydaşları yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde Ocak 2022’de %25’ten %30’a çıkarılan devlet katkısı oranı 7 Ocak tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile %20’ye düşürüldü. Buna göre işveren tarafından ödenenler hariç, katılımcılar adına bireysel emeklilik hesabına yatırılan katkı payları için devlet katkısı hesabında uygulanan oran, Türk lirası cinsinden yapılan ödemeler için %20 olarak tespit edildi. Çalışanın cayma hakkını kullanmaması halinde, gerekli şartları sağlaması kaydıyla sisteme girişte bir defaya mahsus verilen ilave devlet katkısı tutarı ise 500 lira olarak belirlendi. 6 Ocak tarihinde imzalanan kararın 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olduğu belirtildi. Uzmanlar devlet katkısının %30’dan %20’ye düşürülmesinin, ekonomi yönetimi tarafından bütçe dengesini koruma amacıyla alındığını değerlendirdi.
Türkiye Sigorta Birliği
Devlet katkısının %20’ye düşmesi desteğin sürdürülebilirliğini gözeten bir dengeleme
BES’teki devlet katkısı oranının güncellenmesi hakkında görüşlerini aldığımız Türkiye Sigorta Birliği, BES’in stratejik bir rol üstlenmeye devam edeceği mesajını vererek devlet katkısı oranının %20’ye düşürülmesini ‘Kamunun bütçe dengeleri, sistemin ulaştığı ölçek ile desteğin sürdürülebilirliği gözetilerek yapılan bir dengeleme’ olarak nitelendirdi.
Türkiye Sigorta Birliği, BES’teki devlet katkısı oranının %20 şeklinde güncellenmesini son dönemde daha istikrarlı hale gelen faiz ve enflasyon başta olmak üzere, ekonomik konjonktürdeki gelişmelere uyum sağlama ve kamunun bütçe dengeleri, sistemin ulaştığı ölçek ile desteğin sürdürülebilirliği gözetilerek yapılan bir dengeleme olarak nitelendirdi.
Birlik yaptığı açıklamada ayrıca “Değişikliğe ilişkin katılımcıların tepkilerini sektörümüzle birlikte çok yakından takip ettik. İlk tepkilerde katılımcılarda herhangi bir panik havası olmadığını, daha çok değişikliğe ilişkin soruları olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu husus “Devlet katkısı oranı değişiyor” şeklindeki yaklaşımdan öte “sistemin sürdürülebilir büyümesi için devlet katkı vermeye devam etmektedir” şeklinde bir bütüncül çerçevede ele alınmalıdır. Yeni dönemde yüzde 20 ile de güçlü biçimde devam eden bu katkı, hem uluslararası uygulamalarla hem de alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırıldığında oldukça güçlü bir teşvik düzeyine işaret etmektedir. Ayrıca brüt asgari ücretteki artışla birlikte devlet katkısı limitleri yeniden yükselmiştir” sözlerine yer verdi.
‘BES ÖNEMLİ BİR YATIRIM ALTERNATİFİ HALİNE GELDİ’
Devlet katkısının, BES’in önde gelen ve en çok bilinen avantajlarından biri olmasının yanı sıra, BES’in sadece devlet desteğiyle bugünkü konumuna geldiğini söylemenin doğru olmayacağının belirtildiği açıklamada “Devlet katkısı dışında BES’in uzun vadeli bir birikim ve emeklilik aracı olarak en önemli avantajları arasında fon getirisi öne çıkıyor. Her yıl artan fon çeşitliliği, uzman fon yönetimi hizmeti ve uzun vadede enflasyonun üzerinde getiri potansiyeli avantajlarıyla BES, yalnızca bir tasarruf aracı olmanın ötesine geçerek önemli bir yatırım alternatifi haline gelmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Birlik, BES’in yatırımcılara ve tasarruf sahiplerine sağladığı avantajlara da değinerek “BES fonlarının ağırlıklı ortalama getirisini 5 yıllık periyotta incelediğimizde, ortalama %827 ile altın hariç tüm yatırım enstrümanlarının ve enflasyonun üzerinde uzun vadeli getiri yakalamıştır. Ayrıca doğru zamanda risk tercihine göre fon değişikliği yaparak finansal piyasalardaki hareketlerden nemalanan katılımcılar çok daha yüksek getiri elde edebilmektedir. Bu veriler 22 yılı geride bırakmış BES’in artık teşviklere dayalı bir yapı olmadığını; güçlü, derinleşmiş ve kalıcı bir tasarruf ekosistemine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Uzun vadeli yatırım kültürünün toplum geneline yerleşmesi, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve hane halkı tasarruflarının artması açısından BES stratejik bir rol üstlenmeye devam etmektedir” denildi.
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak:
BES istikrarını korumaya devam edecek
“Kişilerin birikimlerini BES kapsamında değerlendirmeleri, BES fon getirileri de dikkate alındığında diğer tüm yatırım araçlarına göre daha avantajlı olmaya ve uzun vadeli bir birikim fırsatı sunmaya devam edecektir. Diğer taraftan, kamu otoritesi BES’in finansal kapsayıcılığının artırılmasına yönelik ilave teşviklerini de sunmayı sürdürüyor.”
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde sunulan devlet katkısı teşvikinin devam ettiğini, dünya uygulamalarıyla kıyaslandığında dahi %20’nin çok güçlü bir seviye olarak görülmesi gerektiğini belirten Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, söz konusu düzenlemenin son dönemde daha istikrarlı hale gelen ekonomik ortamdaki bütçe dengesini koruma ve BES’in ulaştığı büyüklüğe istinaden teşvikin sürdürülebilirliğini sağlama anlamında değerlendirmenin faydalı olacağını kaydetti. BES’in yalnızca devlet katkısı avantajı ile öne çıkan bir tasarruf aracı olmanın ötesinde birçok farklı ekonomik ortamda başarılı performans sergileyen ve emeklilik fonlarının getiri seviyeleri ile de bu başarısını perçinleyen güvenilir bir yatırım aracı olduğunu kaydeden Kaygalak, “Rasyonet verilerine göre emeklilik yatırım fonları son 5 yıllık dönemde %827 oranında getiri sağlarken aynı dönemde enflasyon %596 oranında gerçekleşti. Diğer bir ifadeyle, emeklilik fonları enflasyonun çok üzerinde (231 puan) getiri sağlamış oldu. Son 1 yıllık dönemi değerlendirdiğimizde ise %30,9 oranında enflasyonun olduğu dönemde emeklilik yatırım fonlarının getirisi %61 seviyesinde gerçekleşmiş ve yine enflasyonun çok üzerinde (30,2 puan) getiri performansı sağlanmıştır” dedi.
BES’in risk ve getiri beklentisi farklı olan bireylere, çok sayıda yatırım enstrümanına yatırım yapan bir emeklilik fonuna ulaşma fırsatı sağladığının da altını çizen Serkan Uğraş Kaygalak, emeklilik fonlarının hisse senedi dışındaki diğer yatırım fonlarına göre stopaj açısından da avantaj sunduğunu söyledi. Serkan Uğraş Kaygalak, BES’in geleceğine dönük görüşünü de “Yüksek reel getirisi, şeffaf ve güvenilir alt yapısı ile sistemin ülkemizde en çok tercih edilen uzun vadeli tasarruf ve yatırım güvencesi olarak büyümesini sürdüreceğini, hem yeni katılımcıların girişi hem de mevcut katılımcıların devamlılığı açısından istikrarını koruyacağını öngörüyoruz” sözleriyle paylaştı.
‘%20 DEVLET KATKISI HALA ÇOK GÜÇLÜ BİR DESTEK’
BES’in pek çok farklı ekonomik konjonktürde güçlü bir performans sergileyerek rüştünü ispatladığını ve bu sayede katılımcılara sunduğu benzersiz avantajları ile en güvenilir yatırım araçlarından biri olarak kabul edildiğini ifade eden Serkan Uğraş Kaygalak güncellenen devlet katkısı oranı ile ilgili şu ifadeleri kullandı: Dünya uygulamalarını da dikkate aldığımıza ülkemizde uygulanan %20 devlet katkısı hala çok güçlü bir destek, önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Yeni brüt asgari ücret ile 2026 yılı için hak kazanılabilecek maksimum devlet katkısı tutarı 79 bin 272 TL seviyesinde. Kişilerin birikimlerini BES kapsamında değerlendirmeleri, BES fon getirileri de dikkate alındığında diğer tüm yatırım araçlarına göre daha avantajlı olmaya ve uzun vadeli bir birikim fırsatı sunmaya devam edecektir. Diğer taraftan, kamu otoritesi BES’in finansal kapsayıcılığının artırılmasına yönelik ilave teşviklerini de sunmayı sürdürüyor. 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da yükseköğretim kurumlarına kayıtlı 25 yaş altı öğrencilerin BES’e katılımlarını ve sistemde kalmalarını teşvik edici uygulamalar gibi yeni planlamalar da bulunuyor.

Adendum Aktüerya Yönetici Ortağı Mert Demir
Yeni sözleşme ve katkı girişleri artık daha zor olabilir
“Bu düzenlemenin kısa vadede yarattığı olumsuz algı dağıldığında %20 oranının hala yüksek bir teşvik olduğu, ayrıca BES’te en yüksek stopaj oranı olan %15’in bile diğer yatırım araçlarına göre avantajlı olduğu görülecektir. Bununla birlikte hem alım gücündeki düşüş hem de bu tür belirsizlikler üst üste geldiğinde yeni sözleşme ve katkı girişlerinin artık daha zor olacağını söylemek kehanet olmaz.”
Değerlendirmesinde ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikasına dikkat çeken Adendum Aktüerya Yönetici Ortağı Mert Demir, tüm güncel BES birikimlerinin yaklaşık 962 milyar lirasının devlet tahvili/bonosu, kamu dış borçlanma araçları ve kamu kira sertifikaları olarak kullanıldığını belirterek; devletin uzun vadede 1 trilyon lira borçlanabilmek adına BES fonuna 38 milyar liralık bir katkı yaptığını, bunun da oransal olarak %3,8’lik bir rakama tekabül ettiğini söyledi. Mert Demir, TL borçlanma faizinin %40 olduğu bir ortamda bu oranın çok düşük olduğunun da altını çizdi.
Adendum Aktüerya Yönetici Ortağı Mert Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öte yandan daha önce %30 olan devlet katkısının halihazırda çok cömert olduğu ve dünyada örneği olmadığı görüşünü savunanlar da var. Ancak ülkemizin durumu dünyadan farklı. Düşük enflasyonist ortamda %30’luk bir oran cömert sayılabilir. Ancak ülkemiz henüz kronik enflasyon ortamından çıkabilmiş değil. Dolayısıyla bu tür hamleler enflasyonun inişinden sonra yapılsaydı, daha doğru bir strateji çizilmiş olurdu.”
‘%20 ORANI HALA YÜKSEK BİR TEŞVİK’
BES ile ilgili iletişim sürecinin son dönemde kişilerin tereddütlerini gidermek adına sağlıklı ve etkin bir şekilde yürütülemediğini ifade den Mert Demir, “BES’in gelişme yıllarında yapılan iletişim çalışmalarının son yıllarda çok etkin yapılmadığını gözlemliyoruz. Bu düzenlemeler öncesinde de kamuoyuna bir açıklama ya da algı hazırlığı yapılmadığından, kararlar Resmi Gazete’den öğrenilip, sosyal medyada tartışıldı. Haliyle her türlü spekülasyona açık bir ortam oluştu. Doğal olarak insanlarda ileriye dönük endişeler oluştu. Haliyle ani tepkiler olacaktır. Kenarda birikimi olan bir grup, 2026 yılının devlet katkısını tamamen alabilmek adına toplu katkı yatırabilir. Sürece en başından beri şüpheci yaklaşanlar ise fevri kararlarla BES’ten çıkacak ya da katkı ödemeyi durduracaktır. Ancak bu tür ani kararlar saman alevi gibi geçici olur. Bu düzenlemenin kısa vadede yarattığı olumsuz algı dağıldığında %20 oranının hala yüksek bir teşvik olduğu, ayrıca BES’te en yüksek stopaj oranı olan %15’in bile diğer yatırım araçlarına göre avantajlı olduğu görülecektir. Bununla birlikte hem alım gücündeki düşüş hem de bu tür belirsizlikler üst üste geldiğinde yeni sözleşme ve katkı girişlerinin artık daha zor olacağını söylemek kehanet olmaz. Ayrıca sistemde kalmanın marjinal getirisi azalacak, dolaysıyla erken ayrılmalarda kaybedilen, hak edilmeyen devlet katkısı oranı daha az olacak. Bu durum birikimlerin erken çekilmesi kararının daha kolay alınmasına neden olabilir. Tüm bu gelişmeler görece küçük şirketlerimizi daha çok etkileyecektir ”dedi.
Olumlu açından bakıldığında ise yapılan bu düzenlemenin bireysel emeklilik şirketlerinin devlet katkısına ek olarak sunacakları hizmetlerde çeşitlilik sunarak bir farklılaşma yaratacağını, bunun sonucunda da yatırımcılar için bir çekim merkezi haline gelebileceklerini belirten Mert Demir, sistemin hem mevcut hem de yeni katılacak kişilere emeklilik için önemli bir alternatif sunmaya devam edeceğini düşündüğünü sözlerine ekledi.
