Bağlantılı araç ve sürüş verisine dayalı ürünler yaygınlaşacak

Bağlantılı araç ve sürüş verisine dayalı ürünler yaygınlaşacak

Geleneksel bir yapıya sahip olan sigorta sektörünün yeni sıçramalara açık olduğunu söyleyen Comodif CEO’su Serdar Urçar, bunu yapabilen firmaların aradan sıyrılıp rekabet farkı yaratacağına inandığını söyledi. Urçar, Comodif olarak araç ve sürüş davranışına dayalı dijital veri ile trafik güvenliği, verimlilik ve ekonomi sağladıklarını ifade etti.

Bu ay, hem bilişim teknolojileri alanında hem de startup ekosisteminde önemli deneyime sahip, son derecek aktif ve üretken bir ismi konuk ediyoruz. Kurumsal hayatta üst düzey yöneticilik sonrası, startup ekosistemine mentor, melek yatırımcı, danışma kurulu üyesi gibi farklı farklı şapkalarla önemli katkılar sağlayan Comodif CEO’su Serdar Urçar ile keyifli bir sohbet yaptık. Benim de yakın ilgi gösterdiğim bir alan olan, bağlantılı araç ve mobilite dikeyinde dijital veri ve teknolojiye dayalı çözümler sunan Comodif’in hikayesi ile birlikte, startup ekosistemi, girişimcilere tavsiyeler ve gelecek öngörüleri üzerine keyifli bir söyleşi yaptık.

Serdar merhaba. Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?

Okan selam. Kendimi “bir ayağı kurumsal dünyada, bir ayağı da startup ekosisteminde olan birisiyim” diye tanıtıyorum. Kurumsal tarafta kısa bir mali denetim tecrübesi sonrası, kendimi bilgi teknolojileri dünyasında buldum. Kariyerimin en uzun dönemini, yaklaşık 20 yıl, Hewlett Packard’da geçirdim. HP Türkiye Genel Müdürlüğü dahil yerel ve global birçok rolüm oldu. Öte yandan, son 7 yıldır teknolojinin yeni yüzü startup ekosisteminde aktif rol alıyorum. Melek yatırımla başlayan bu yolculuk, İTÜ Çekirdek’de mentorluk, BIC Angels platformunda melek yatırımcılık, Girişimcilik Vakfı’nda Mütevelli Heyeti üyeliği ile devam etti. Bu süreçte özellikle B2B SaaS alanında birkaç girişimde danışman, yönetim kurulu üyesi gibi çalıştım. Son olarak masanın öbür tarafına geçip, startup CEO koltuğuna oturdum. Fark Holding’e bağlı Farklabs bünyesindeki bağlantılı araç teknolojileri işini Comodif markası ile ayrı bir şirket haline getirdik. Genç ve nitelikli bir ekiple beraber Comodif’i nasıl ölçekleriz, yurt dışında nasıl büyütürüz, harıl harıl bu konuda çalışıyoruz.

Çok etkileyici bir kariyer hikayesi. Peki, ekosistemi yakından tanıyan ve aktif birisi olarak, ülkemizdeki girişimcilik ortamını nasıl değerlendiriyorsun?

Benim ekosistemle ilk tanıştığım döneme göre elbette ki büyük bir ilerleme var. Bu işin başarılı olması için sen de biliyorsun ki, doğru sayı ve nitelikte, birbirini tamamlayan paydaşlar gerekiyor. Kuluçka ve hızlandırma programları, Melek Yatırım ağları, Risk Sermayesi şirketleri, mentor ağları gibi. Bu alanda sayı ve nitelik olarak göz ardı edemeyeceğimiz bir gelişme sağlandı. Öte yandan Türkiye için doğru bir değerlendirme yapabilmemiz için her zaman kendimizi evrensel standartlarla kıyaslamak gerektiğine inanıyorum. Evet, son dönemde unicorn’lar hatta decacorn’lar çıkardık. Ben evrensel bir çıta koyup baktığımda fena durumda olmadığımızı, ama bir yandan da henüz sıra dışı bir performans göstermediğimizi düşünüyorum. Kısaca daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var.

Biraz da, Comodif bünyesindeki faaliyetleri, sunduğunuz ürün ve hizmetleri dinlemek isterim senden.

Fiziksel dünyada, günlük hayatta hepimiz otomobil başta olmak üzere birçok araç kullanıyor, hareket ediyor, yakıt tüketiyor, arızalarla uğraşıyor. Bütün bu aksiyonlar veri üretiyor ama bu veri analog ortamda kalıyor. İşte Comodif bu noktada devreye giriyor. Bağlantılı araç teknolojimiz ile her türlü hareketli araç verisini dijitalleştiriyor ve bu dijital veri ile hayatımızın hem kolaylaşmasını, hem de daha güvenli ve verimli olmasını sağlıyoruz. Araçlardan alınan gerçek zamanlı veri ile hem sürücü davranışlarının iyileşmesine, hem daha optimize yakıt tüketimi ile karbon ayak izinin azalmasına, hem de arızaları önceden fark edip, daha güvenli bir trafik oluşmasına katkıda bulunuyoruz.

Sigorta sektörü Comodif için öncelikli dikeylerin başında geliyor. Sektörün inovatif ürünler sunma, yeni iş modelerini uygulama açısından gözlemlerin neler?

Sigortacılık büyük ve geleneksel bir sektör. Daha önceki global teknoloji şirketi deneyimimden de sektörle ilgili bilgi sahibiyim. Genel itibari ile dijitalleşmede, yeni nesil teknoloji kullanımında bankacılığın biraz gerisinde kalmış durumda. Dolayısı ile yeni iş modelleri, yenilikçi uygulamalar diye baktığımda sektörün yeni sıçramalara açık olduğunu, bunu yapabilen firmaların da aradan sıyrılıp, ciddi rekabet farkı yaratacağına inanıyorum. Mesela ABD’de Root şirketi bu yeni iş modeline iyi bir örnek. Sadece sürücü davranışı bazlı fiyatlama yapan ve bu verimliliği kullanıcılarına yansıtan Root, Amerika’nın en hızlı büyüyen şirketleri arasında yer alıyor.

Mobility çözümleri, kişiselleştirilmiş ürünler son dönemlerde çok popüler. Geleceğin sigortacılığına yön verecek trendlerden birisi olacak gibi görünüyor. Sen nasıl görüyorsun geleceği?

Comodif olarak Türkiye’de birçok sigorta firması ile görüşüyoruz. Hem kullanıma ve sürücü davranışına dayalı sigorta ürünlerinin, hem de kullandığın kadar prim öde benzeri iş modellerinin ülkemizde de eninde sonunda yaygınlaşacağına inanıyoruz. Mevcut tabloda, araç sigortalarındaki düşük kârlılık ve sektörün yeni iş modellerine adaptasyon hızı öne çıkan engeller olarak gözüküyor. Şu anda konuştuğumuz ve ciddi yol kat ettiğimiz bazı sigorta şirketleri var. İnanıyorum ki bunlardan biri bu öncü adımı atarsa hem ciddi bir liderlik göstermiş olacak, hem de rekabette yeni bir sayfa açacak.

Ülkemizdeki insurtech ekosistemi yeni oluşmak üzere, dolayısıyla, çoğunlukla erken dönem girişimleri görüyoruz. Bu girişimler için tavsiyelerin neler olur?

Öncelikle benim okuduklarım ve gördüklerim startup başarısında bir numaralı faktörün zamanlama olduğunu gösteriyor. Insurtech alanına odaklanan girişimlere, zamanlamanın çok doğru olduğunu söylemek isterim. Ekip kalitesi ve birbirini nasıl tamamladıkları diğer önemli faktör. “Yalnız kurt” sendromuna yenik düşmeden, doğru kurucu ortaklar ve çekirdek ekiple yola başlamanın çok kritik olduğunu düşünüyorum. Erken aşamada dış akıl ve deneyimden yararlanma da önemli. Doğru kuluçka programlarına katılmayı ve mentorlardan destek almayı hararetle tavsiye ederim. Bu programlarda olmak, erken aşamada Melek Yatırımcı fonlamasına erişimi de kolaylaştırıyor.