Adli yargının kanayan yarası… Bilirkişilik

ADLİ yargıya yansıyan uyuşmazlıklarda hakkaniyetli ve hukuka uygun karar verilebilmesi için bazen o uyuşmazlığı çözümleyecek teknik bilgiye ve uzmana ihtiyaç duyulur. Bu konuda Hukuk Muhakemeleri Kanunda yapılan düzenlemeler ile hakim/hakeme konusunda uzman bilirkişi atama yetkisi verilmiştir.
HMK Madde 266: Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Her ne kadar burada sürekli “konusunda uzman teknik” kişilerden söz ediliyor ise sigortacılık gibi bir alanda atanan bilirkişilerin salt teknik olarak görüş bildirmeleri mümkün değildir. Çünkü sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda çözüm için hem teknik hem de hukuksal bilgiye ve uzmanlığa gereksinme vardır. Örneğin; bir tazminat davasında parasal ya da teknik uzmanlığın yanında gerçekleşen hasar/zararın poliçe kapsamında olup olmadığı Medeni Kanun, Türk Ticaret Kanunu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Özel ve genel şartları kapsamında görüş bildirmeniz gerekecektir. Nitekim Yargıtay’da 2018/6414 E. Ve 2020/4591 Sayılı Kararında bu yönde görüş belirtmiştir.
Bilirkişiler tarafından sunulan raporların mahkemeler tarafından verilen kararlarda büyük öneme haiz olması nedeniyle bilirkişilik görevi yapanların tarafsız, objektif olması, bilim ve fenin gerektirdiği kurallar çerçevesinde raporunu tanzim edip görevlendirmeyi yapan merciye sunması adalet terazisinin doğru tartması açısından hayati öneme sahiptir.
Ne yazık ki konu bu kadar önemli iken ve yasal düzenlemeler yapılmışken kendi sektörüm adına ifade etmeliyim ki, gerek sigortacılık teknik bilgisi gerek ise hukuk bilgisi olan ve sigortacılığın tüm branşlarında görüş beyan edecek bilirkişi sayısı tüm Türkiye’de toplasanız 5 kişiyi geçmez. İşte bu yüzdendir ki sigortacılık adına bilirkişilik kurumu kanayan bir yaradır. Çünkü bu niteliklerdeki uzmanlar adli yargı sistemine girmek istemiyor. Neden mi? Anlatayım o zaman;
İstanbul Üniversitesi’ndeki görevim nedeni ile 20 yıl İstanbul’un nerede ise tüm Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde taşıma ve konvansiyonlar alanında bilirkişilik yaptım. O kadar ilginç şeyler yaşadım ki bir noktada pes ettim ve her iki görevi birlikte bıraktım… Listeden çıkalı yaklaşık 10 yıl oldu hala mahkeme kalemlerinden arayıp “Hocam görev kabul ediyor musunuz?” diye soranlar var
25 Mayıs 2006 tarihli Atatürk Hava Limanı atrepolarının yangını ile ilgili olarak görev yaptığım İstanbul Üniversitesi’ne ilgili mahkemece yazı yazılarak ve isim verilerek Sigorta Tekniği ve Sigorta Hukuku alanında uzman bilirkişi olarak seçildim.
İnceleme günü bana bir kamyonet dolusu belge verilmişti. Evet yanlış okumadınız tepeleme bir kamyonet dolusu belge. Her inceleme günü ise en az 100 taraf avukatı gelirdi salona…(aynı olayda uzman seçilen Sevgili Levent Gür ve Nuray Dinçment üstatlarımız çok iyi anımsar)
Geçen gün internette bir mahkeme ara kararı /duruşma zaptı paylaşıldı… Bilirkişi 11 AY olmuş hala raporunu vermemiş mahkemeye… Ara kararda davacı vekili “Bir yıl dolduğunda pasta keselim sayın hakimim” demiş ve bu söz aynen duruşma tutanağına geçmiş. Bana verilen dosya gibi ise bir yorum yapamam (daha çok pasta kesilir) ama ben havaalanı yangın dosyaları külliyatına 8 ayda bakıp rapor vermiştim…
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 283’üncü maddesi uyarınca “bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir.” diyor. Peki aylarca uğraştıktan sonra kaç lira ücret almıştım? Tabii ki 400 lira
Mahkeme Başkanı ile konuştum dedim ki 1.000 lira nakliye parası verdim dosyaların ekleri burada kaldı 12 kez adliyeye incelemeye geldim. Yaptığım masrafların makbuzu burada 5.000 lira EK ücret rica ediyorum. Hakim uzun uzun düşündü “Bakarız Hocam” dedi ve 2 ay sonra emekli oldu.
Başkana, taraflara ve adli yargı sistemine hakkımı helal ettim mi? Zinhar hayır. Konusunda gerçekten uzmanlar Adli Yargı Sistemi’ne dahil olur mu? Zinhar hayır.