Yapay zekâ ve robotlar dost mu düşman mı?
Özellikle “Endüstri 4.0” devrimi ile birlikte, yapay zekâya sahip öğrenen makineler ve robot teknolojileri son dönemlerde çok popüler oldu.
Bu alanda yayınlanan çok sayıda haber, makale, kitap ve röportaj var.
Bu gelişme çok önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Yapay zekaya sahip robotlar ya da son dönemde daha yaygın kullanılan tabirle, “bot”lar, bizim için dost mu yoksa düşman mı?
Yapay zekâ teknolojisi ve robotların hayatımızı kolaylaştıran, verimliliği artıran, maliyetleri düşüren, daha hızlı, daha pratik çalışmamızı sağlayan ve yaşam kalitemizi yükselten olumlu yönleri yadsınamaz.
Öte yandan, bu makinelerin yaygınlaşması ve günlük hayatımıza girmesiyle birlikte, işlerimizi elimizden almaya başlayacağını, yaşamımıza yön vererek, bir ölçüde hayatımızın kontrolünü eline alacağını ve insanlığın geleceği için önemli bir tehdit oluşturduğunu savunanların sayısı hiç de az değil.
Nobel Ödüllü ekonomi profesörü Joseph Stiglitz, şubat ayında Dubai’de katıldığı bir konferansta, bu teknolojilerin insanlık üzerinde çok olumsuz etkilerinin olacağının altını çizdi. Stiglitz, yapay zekânın kitlesel işsizliğin önünü açacağı uyarısında bulundu.
Dünyanın önde gelen bilim insanlarından Stephen Hawking de, yapay zekânın faydalı olduğunu, ancak insan zekâsını geçebilecek bir düzeye gelmesinden endişe duyduğunu söyledi. Hawking, “Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz” dedi ve yapay zekânın insanlığın sonunu getirebileceği uyarısında bulundu.
Son dönemin başarılı girişimcisi Elon Musk da, “yapay zekâ karşımızdaki en büyük varoluşsal tehlike olabilir” vurgusunu yaptı.
Yapay zekâya sahip, öğrenen cihazlar ve robotlar, bizim için yararlı, fayda sağlayan dost teknolojiler mi, yoksa tam tersine, iş dünyası ve insanlık için tehlike oluşturan, dikkatli yönetilmesi gereken bir tehdit unsuru mu?
Sigorta sektöründen iki farklı örnek
İnovasyon konusunda çok ön sıralarda yer almayan sigorta sektöründe, dikkat çekici bir şekilde yukarıdaki tartışmalarda örnek olarak kullanılan ve yapay zeka kullanımı konusunda ön plana çıkan uygulamaları görmek mümkün.
Burada özellikle iki örnekten bahsedeceğim. Biri, bu teknolojilerin faydalı ve dost yanını, diğeri ise karşı karşıya olunan tehdidi ve tehlikeyi ortaya koyan iki örnek.
İlki Lemonade
Ekim yazımda bahsettiğim “Lemonade”, sigorta sektöründe son dönemin en ilgiyle takip edilen “start-up” şirketlerinin başında geliyor.
İlk aşamada, konut sigortasına yönelik ürünleri sunmaya başlayan Lemonade, yapay zekâ ve bot kullanımı konusuna çok ağırlık veriyor.
Sadece 3 saniye içerisinde hasar ödemesini gerçekleştiren Lemonade, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için başvuruda bulundu.
Olaya konu hasar başvurusu, 23 Aralık 2016 tarihinde saat 17.47.07’de gerçekleşti. İnternet üzerinden, iletilen 979 ABD Doları tutarındaki hasar talebi, Lemonade’nin “A.I. Jim” adındaki hasar robotu tarafından incelendi. Hasarı toplam 3 saniye içerisinde, poliçe koşulları ve 18 farklı suiistimal algoritmasıyla kontrol eden A.I.Jim, 17.47.10 itibarıyla ödeme talimatını bankaya geçip, müşteriyi de bilgilendirdi.
Guinness, kendisine yapılan bu en hızlı hasar ödemesi dünya rekoru talebini, bu alanda oluşmuş uluslararası standartlar olmadığı gerekçesiyle onaylayamayacağını iletti.
Buna rağmen, sigorta sektöründe çığır açan yenilikler yaparak, sigorta deneyimini dürüst, hızlı ve keyifli hale getirmek iddiasıyla ortaya çıkan Lemonade için bu çok değerli bir örnek oldu.
Hasarın 3 saniye içerisinde ödenebilmesini mümkün kılan ise, Lemonade’nin büyük önem verdiği yapay zekâya sahip, öğrenen bilgisayarlar ve bot teknolojisine yaptığı yatırım. Elbette Lemonade her hasarı bu şekilde ödemiyor. Eğer A.I. Jim yaptığı incelemede dikkat çeken bir nokta bulursa, hasar talebini hasar birimine aktarıyor.
İkinci çarpıcı örnek ise Japonya’dan
Japon sigorta şirketi Fukoku Mutual Life, ocak ayı içerisinde 34 çalışanını işten çıkararak, yerlerine yapay zekâya sahip cihazları kullanacağını açıkladı.
Bu haber, birçok sektörde olduğu gibi, sigortacılık alanında da, çalışanların işlerini robotlara kaptırma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu somut olarak ortaya koyar nitelikte.
Fukoku Mutual, bir süredir IBM’in yapay zeka sistem tabanlı “Watson Explorer” cihazlarına yatırım yapıyor. Şirket yetkilileri, bu yatırımın maliyetinin, sağlanan verimlilik artışı ve maliyet düşüşüyle iki yıl içerisinde kendini amorti etmesini öngördüklerini açıkladı.
İnsan gibi düşünen ve öğrenen bu akıllı cihazlar, ilk aşamada müşterilere yapılan tazminat ödemelerinin hesaplanması konusunda kullanılıyor.
Bu uygulama başarılı olursa, robot makinelerin başka alanlarda da çalışanların yerini alması kaçınılmaz olacak.
Price Waterhouse Coopers tarafından 2016 yılında yayınlanan raporda, etrafındaki bilgilerden ve insanlarla olan iletişimden öğrenen, yapay zekâya sahip cihazların, insanlardan daha verimli, hızlı ve performanslı çalışacağı ileri sürülüyor.
Ben tüm bu gelişmelerin kendi içerisinde dengesini bulacağına inanıyorum.
Her zaman sigortacılık mesleğinde insan unsurunun önemini savunan birisi olarak, açıkçası makinelerin ve robotların işgücü olarak geniş ölçekte insanların yerini alacağına inanmıyorum.
Tehdit ve tehlike unsuru dikkate alınmaya değer olmakla birlikte, fırsat ve fayda boyutunun çok daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Zaten artık bu dönüşümün önüne geçmek ve engellemek mümkün olmadığına göre, yapılması gereken insanlık olarak “doğal” zekâmızı kullanarak “yapay” zekâlı makineleri kendimize hizmet edecek şekilde kullanmayı başarmak.
