Baden-Baden’da 2027 yenilemeleri için fiyat, kapasite ve risk yönetimi gündemde 

Baden-Baden’da 2027 yenilemeleri için fiyat, kapasite ve risk yönetimi gündemde 

18-21 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen Baden-Baden Reasürans Görüşmeleri’nde, 2027 yenileme dönemi öncesinde fiyatlama, reasürans kapasitesi ve değişen riskler ele alındı. Munich Re, Swiss Re, Gallagher Re ve Howden Re’nin değerlendirmelerinde, artan riskler karşısında teknik kârlılığın korunması, risk azaltma çalışmalarının güçlendirilmesi ve reasürans programlarının uzun vadeli stratejiler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi öne çıktı.

18-21 Ekim 2026 tarihleri arasında Almanya’da gerçekleştirilen Baden-Baden Reasürans Görüşmeleri, küresel sigorta ve reasürans sektörünün temsilcilerini bir araya getirdi. Sektör paydaşlarının 2027 yılı yenileme dönemi öncesinde bir araya gelerek risk portföylerini değerlendirdiği ve piyasa beklentilerini ele aldığı görüşmeler, reasürans piyasasının gelecek dönemdeki seyrine ilişkin değerlendirmeler açısından önem taşıdı.

2026 yılı, doğal afet kaynaklı sigortalı hasarların yılın ilk yarısında görece düşük kalmasına karşın iklim değişikliği, siber tehditler, enflasyon ve birbirine bağlı risklerin sektör üzerindeki etkisini koruduğu bir dönem oldu. Reasürans sermayesindeki artış ve piyasa rekabetinin güçlenmesi, 2027 yenilemelerinde fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken reasürörler teknik kârlılığı ve sözleşme koşullarını korumaya odaklandı. Baden-Baden’da yapılan değerlendirmeler, yenileme döneminin yalnızca fiyatlar üzerinden değil; kapasiteye erişim, risklerin doğru fiyatlandırılması, hasar yönetimi ve uzun vadeli iş ortaklıkları çerçevesinde de şekillendiğini ortaya koydu.

MUNICH RE: Reasürans artan riskler karşısında önemini koruyor

Munich Re, Baden-Baden 2026 kapsamında yayımladığı açıklamada, doğal afet hasarlarının bazı dönemlerde düşük seyretmesinin uzun vadeli risk eğilimindeki artışı değiştirmediğini belirtti. Avrupa’da iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin hâle geldiğini ifade eden açıklamada; sıcak hava dalgaları, dolu olayları, siber tehditler ve maliyet baskısının sigorta sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca riskler arasında yer aldığı vurgulandı.

Munich Re Yönetim Kurulu Üyesi Clarisse Kopff, Avrupa’daki sigortalı doğal afet hasarlarının 1980’den bu yana yıllık ortalama %5 arttığını ve artışın son 10 yılda hızlandığını ifade etti. Kopff, sigorta şirketlerinin büyük hasarların bilançoları üzerinde baskı oluşturduğu dönemlerde de güvenebilecekleri uzun vadeli iş ortaklarına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Munich Re’nin açıklamasına göre, geleneksel reasürans sermayesinin alternatif sermayeye oranı 2017’de 3,5 kat düzeyindeyken 2026’da yaklaşık 4 kata yükseldi. Munich Re, bu gelişmenin geleneksel reasüransın piyasa kapasitesindeki temel rolünü sürdürdüğünü gösterdiğini bildirdi.

İKLİM RİSKLERİNDE ÖNLEME VE UYUMUN ÖNEMİ

Munich Re, Avrupa’da son 20 yılda sigortalı doğal afet hasarlarının yaklaşık %70’inin büyük afetler dışında kalan olaylardan kaynaklandığını belirtti. Munich Re, artan sıcaklıkların yalnızca sıcak hava dalgaları ve kuraklık risklerini değil; orman yangınlarını, tarımı, enerji üretimini ve ulaşım altyapısını da etkilediğini kaydetti.

Munich Re Baş İklim Bilimcisi Tobias Grimm, iklim kaynaklı risklerin anlaşılması ve modellenmesinin önemine dikkat çekerek önleme ve uyum yatırımlarının hasarları ve daha geniş kapsamlı etkileri önemli ölçüde azaltabileceğini ifade etti.

Açıklamada, artan ve birbiriyle bağlantılı iklim risklerinin uygun fiyatlandırılmış sigorta çözümlerinin yanı sıra farkındalık ve etkili önleme çalışmalarıyla ele alınması gerektiği vurgulandı.

Swiss Re: Artan risklerin sigortalanabilir kalması için önleme çalışmaları güçlendirilmeli

Swiss Re Kuzey, Orta ve Doğu Avrupa Elementer Reasürans Başkanı Leopoldo Camara, artan risk yoğunlaşması ve birbirine bağlı tedarik zincirlerinin hasarların büyümesini ve yayılmasını hızlandırdığını belirterek, reasürans kapasitesindeki artışın risklerin sigortalanabilirliğini korumak için tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Camara, sigorta ve reasürans sektörünün risk transferinin yanı sıra hasarları önlemeye ve riskleri azaltmaya yönelik çalışmaların da içinde yer aldığı kapsamlı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Intelligent Insurer’a Baden-Baden Reasürans Görüşmeleri sırasında verdiği röportajda Camara, bireysel risklerin büyüdüğünü, sigortalı varlıkların belirli coğrafyalarda yoğunlaştığını ve fiziksel altyapılar ile dijital ağlar arasındaki bağlantıların arttığını belirtti. Bu gelişmelerin, hasarların oluşabileceği alanları genişlettiğini ve kayıpların daha hızlı yayılmasına yol açtığını kaydetti.

Camara, reasürans talebinin artan risklerle birlikte yükseldiğini, piyasadaki kapasite artışının da bu açıdan olumlu olduğunu ifade etti. Bununla birlikte, risk transferinin çözümün yalnızca bir parçası olduğunu belirterek yıl boyunca risk yönetimi ve önleme konularının da sistematik biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Camara’ya göre, risklerin sigortalanabilirliğini korumak için yalnızca daha fazla sigorta ve reasürans kapasitesi sağlanmasına odaklanılmamalı. Hasarların belirli aralıklarla tekrarlanmasını kabul etmek yerine, bu olayların sıklığını ve etkisini azaltacak önlemlerin geliştirilmesi gerekiyor.

Camara, risk azaltma çalışmalarının bazı olayların gerçekleşme sıklığını düşürerek daha önce sigortalanması güç olan risklerin sigortalanabilir hâle gelmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

SÜRDÜRÜLEBİLİR REASÜRANS KORUMASI ÖNE ÇIKIYOR

Camara, risk azaltma çalışmalarının reasürans ihtiyacını ortadan kaldırmayacağını, aksine artan riskler karşısında sürdürülebilir risk transferi mekanizmalarının önemini koruyacağını belirtti. Risklerin azalmadığı, aksine büyüdüğü bir ortamda daha fazla reasürans korumasına ve bunu destekleyecek sermayeye ihtiyaç duyulacağını ifade etti.

Sigorta şirketlerinin yalnızca bir yenileme döneminde geçerli olan çözümler yerine, değişen piyasa koşullarında da sürdürülebilecek reasürans yapıları aradığını kaydeden Camara, uzun vadeli korumanın önemini vurguladı.

Gallagher Re: Yumuşayan piyasa reasürans stratejilerini gözden geçirmek için fırsat sunuyor

Gallagher Re Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölge Başkanı Ditte Deschars, yumuşayan piyasa koşullarının sigorta şirketlerine maliyet avantajı sağladığını ancak bu dönemin yalnızca fiyat indirimlerinden yararlanmak için kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Sigorta şirketlerinin mevcut koşulları reasürans satın alma stratejilerini yeniden değerlendirmek için bir fırsat olarak görmesi gerektiğini belirten Deschars, uygun saklama paylarının, teminat kapsamının ve sözleşme koşullarının uzun vadeli hedeflerle uyumlu hâle getirilmesini önerdi.

Deschars, mevcut piyasa döngüsünün sigorta şirketlerine reasürans programlarını yeniden yapılandırma ve uzun vadeli değer yaratma imkânı sunduğunu ifade etti. Gelecek yıl piyasa koşullarının nasıl değişeceğinin öngörülemeyeceğine dikkat çeken Deschars, şirketlerin bu fırsat döneminden yararlanarak programlarını uzun vadeli stratejilerine uygun biçimde şekillendirmeleri gerektiğini belirtti.

Deschars, mevcut yumuşama döneminin önceki piyasa döngülerinden farklı olarak reasürans şirketlerinin güçlü bilanço yapıları ve yüksek kârlılıklarıyla şekillendiğini söyledi. Reasürans şirketlerinin sermaye getirilerinin sermaye maliyetinin üzerinde seyrettiğini belirten Deschars, temettü ödemelerindeki artışa ve rezerv güçlendirmelerine rağmen dağıtılmamış kârların sermaye birikimini desteklemeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Gallagher Re’nin beklentilerine göre, reasürans sektöründeki güçlü getirilerin 2027 yılında da devam etmesi bekleniyor. Deschars, bu durumun sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri arasında sürdürülebilir iş ortaklıkları kurulması için istikrarlı bir temel oluşturduğunu belirtti.

Howden Re: Reasürans, sermaye yönetiminin bir parçası olarak ele alınmalı

Howden Re, reasürans fiyatlarının yumuşadığı ve kapasitenin arttığı mevcut piyasa koşullarının, sigorta şirketlerine reasürans programlarını sermaye ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirme fırsatı sunduğunu belirtti.

Howden Re’ye göre sigorta şirketleri, reasüransı yalnızca hasarlara karşı koruma sağlayan bir araç olarak değil, sermaye yönetiminin de bir parçası olarak değerlendirmeli. Şirketlerin fiyatlama ve veri açısından avantajlı oldukları riskleri portföylerinde tutmaları, yeterli getiri sağlamayan ve sermaye tüketen oynaklıkları ise reasürans yoluyla devretmeleri önerildi.

Howden Re Alternatif Çözümler Uluslararası Başkanı Alex Roth, risk kabulü, yatırımlar ve sermaye kararlarının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Roth, bu unsurların birlikte ele alınmasının, şirketlerin piyasa döngüsünün yeni aşamasına daha iyi hazırlanmasına yardımcı olacağını belirtti.

Yorum yazın