Akıllı sistem ile 195 bini aşkın eksper ataması yapıldı
TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) Başkanı Ahmet Nedim Erdem, ağustos ayı başında Türkiye genelinde yürürlüğe giren Akıllı Eksper Atama Sistemi üzerinden 9 Ekim itibarıyla trafik ve kasko sigortalarında 195 bin 656 dosyaya eksper atandığını söyledi.
Sigorta sektöründe hasar süreçlerini daha hızlı ve şeffaf bir hale getirmek amacıyla Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından devreye alınan Akıllı Eksper Atama sistemi üzerinden 9 Ekim itibarıyla trafik ve kasko sigortalarında 195 bin 656 dosyaya eksper atandı. SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem, konuyla ilişkin yaptığı değerlendirmede “Sistemin pilot uygulaması, gerçek hasar dosyaları, saha koşulları ve farklı sigorta şirketlerinin operasyonel yapıları içinde sınanması, ülke geneline geçiş öncesinde olası sorunların tespit edilmesi ve uygulama kurallarının sahadan gelen verilerle geliştirilmesi amacıyla yürütülüyor” dedi.
Erdem, “Sistemi tamamlanmış ve artık değişmeyecek bir proje olarak değil, sahadan gelen veriler, eksperlerin uygulama tecrübeleri ve kurumların yaptığı değerlendirmeler doğrultusunda sürekli gelişen bir yapı olarak gördüklerini belirterek temel değişikliğin eksper atamasının belirlenmiş ve izlenebilir kurallara bağlanması olduğunu da sözlerine ekledi.
‘ATAMALARIN %92’Sİ TRAFİK SİGORTASINDAKİ KISMİ HASAR DOSYALARI’
TOBB SEİK Başkanı Erdem, konuyla ilgili değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“SBM tarafından tarafımıza iletilen verilere göre, sistemin Türkiye genelinde devreye alındığı 1 Ağustos ile 9 Ekim arasında Akıllı Eksper Atama Sistemi üzerinden toplam 195 bin 656 atama gerçekleştirilmiştir. Bunun 179 bin 749’u trafik sigortasında kısmi hasar sıralı atama, 8 bin 455’i kaskoda kısmi hasar sıralı atama, 4 bin 12’si kasko ağır hasar sıralı atama, 3 bin 432’si kasko kısmi hasar seçerek atama, 8’i ise trafik ağır hasar sıralı atamadan oluşmaktadır. Dolayısıyla toplam atamaların yaklaşık % 92’sini trafik sigortasındaki kısmi hasar dosyaları oluşturmaktadır. Bu rakamlar öncelikle sistemin ulaştığı operasyonel ölçeği gösteriyor. Ancak 195 binin üzerindeki atama sayısını tek başına sistemin başarısının göstergesi olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Dosya sayısı bize sistemin ne ölçekte çalıştığını gösterirken, hizmet kalitesindeki değişimi, raporlama sürelerini, uyuşmazlıklara etkisini veya hak sahibinin tazminata erişimindeki sonucu tek başına göstermez. Bunların değerlendirilmesi için aynı yöntemle üretilmiş karşılaştırılabilir verilerin yeterli süre boyunca oluşması gerekir. Bizim için nihai ölçüt, kaç eksperin kaç dosya aldığı değil, hak sahibinin gerçek zararının ilk aşamada hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilip edilmediği, maddi hasar ile varsa değer kaybının aynı teknik zeminde değerlendirilebilmesi, raporların gerekçeli ve denetlenebilir olması ve teknik olarak önlenebilecek uyuşmazlıkların daha ortaya çıkmadan azaltılıp azaltılamadığıdır.”
Erdem, değer kaybı konusunda sistemle birlikte yapılmak istenilen temel değişikliği vatandaşı önce zararını öğrenmek, sonra hesaplatmak, ardından ayrıca başvurmak ve sonrasında uyuşmazlığı çözmeye çalışmak zorunda bırakan parçalı yapıyı sadeleştirmek olarak açıkladı.
Aynı aracın aynı nitelikteki hasarı için farklı hesaplama yöntemlerinin, parametrelerin veya veri kabullerinin kullanılmasının birbirinden önemli ölçüde farklı sonuçlara yol açtığını da kaydeden Erdem, hasar tespiti ile değer kaybının aynı teknik incelemede ele alınmasının ve hesaplamanın ortak kriterlere dayanmasının bu tür yöntem farklılıklarından doğan uyuşmazlıkları azaltmayı hedeflediğini de vurguladı.
Erdem, hedeflerinin teknik olarak önlenebilecek uyuşmazlıkların önce ortaya çıkıp daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu’nda çözülmesini beklemek yerine bunların doğmasına yol açan nedenleri mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olduğunun altını çizerek, “Vatandaşın hak ettiği değer kaybı tazminatına hızlı bir şekilde ulaşması neticesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu’nda değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azalması sistemin önemli çıktılarından biri olacaktır. Yalnızca yöntem farklılıklarından veya ayrı başvuru süreçlerinden doğan uyuşmazlıkların ve bunların Sigorta Tahkim Komisyonuna yansımasının da zaman içinde azalmasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
“HİÇBİR SİGORTA EKSPERİ VEKALETNAME TALEP ETMEZ”
Ahmet Nedim Erdem, değer kaybı tazminatına ilişkin süreçlerde vatandaşları mağdur eden illegal yapılara ilişkin de şunları söyledi:
“Şunun bilinmesi gerekir ki hiçbir sigorta eksperi sigortalı ya da hak sahibini arayarak vekaletname talep etmez, hasar takibi yapmaz. Kanunen tarafsız ve bağımsız olmakla yükümlü sigorta eksperinin bu faaliyetleri yapması mümkün değildir. SEİK’e gelen çok sayıda müracaatta bu illegal yapıların sahte vekaletle işlem yaptıklarını, eksper olmayan kişilere hasar ve değer kaybı hesaplaması yaptırdıklarını, gerçekle bağdaşmayan haksız tazminat taleplerinde bulunduklarını ve vatandaşa eksik ödeme yaptıklarını gördük. Bu çerçevede, SEDDK tarafından bu illegal yapılara yönelik alınan tedbirleri önemsiyor, destekliyor ve yerinde buluyoruz.
Bir kez daha vurgulamak isterim ki bir kişi sigorta eksperi olduğunu iddia ederek sizden vekalet istiyorsa, bu bir dolandırıcılık girişimidir. ‘Devletin eksperiyim, değer kaybınızı ben alacağım, mahkemeye gitmeden çözerim’ gibi ifadelerle arayan kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir. Vatandaşlarımızın hak ettikleri tazminata ulaşmak için aracı kişilere başvurmasına gerek yoktur. Sigorta eksperi tarafından yapılan bağımsız ekspertiz ve doğrudan sigorta şirketine başvuru süreci, hak sahiplerinin tazminatlarına erişiminin esasını oluşturmaktadır.”
