Hindistan sigorta sektöründe büyümenin yeni rotası yapay zekâ

Hindistan sigorta sektöründe büyümenin yeni rotası yapay zekâ

McKinsey’nin Hindistan sigorta sektörünü ele aldığı rapor, ülkede ekonomik büyüme ve dijitalleşmeye rağmen sigorta penetrasyonunun küresel ortalamanın gerisinde kaldığını ortaya koydu. Hindistan’da toplam sigorta penetrasyonu GSYİH’nin yüzde 3,7’si seviyesinde bulunurken küresel ortalama yüzde 7,3 olarak kaydedildi. Raporda, hayat ve genel sigortada verimlilik, dağıtım, risk seçimi, hasar yönetimi ve müşteri deneyiminin geliştirilmesinde yapay zekânın giderek daha fazla öne çıkabileceğine dikkat çekildi.

Hindistan ekonomisinin büyümesini sürdürmesi, finansal hizmetlerdeki dönüşümü de beraberinde getiriyor. McKinsey tarafından yayımlanan “Hindistan’ın yeni sigorta yolu: Maraton, yapay zekâ öncülüğünde bir dekatlon haline geliyor” başlıklı rapora göre, Hindistan’ın nominal gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2030 yılına kadar 7,3 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor.

Ekonomideki büyümeye bankacılık, ödemeler, vergilendirme ve dijital hizmetlerde resmi katılımın genişlemesi eşlik ediyor. Hindistan’ın dijital kamu altyapısı da daha bağlantılı ve erişilebilir bir ekonomik sistemin oluşmasını destekliyor. Rapora göre artan ölçek, ekonomideki resmileşme ve dijital altyapı, sigorta sektörünün bir sonraki büyüme dönemi için temel oluşturuyor.

Buna karşın sigortaya katılım ekonomik büyümeyle aynı hızda ilerlemiyor. Bankacılık ve ödeme sistemlerine erişim ile resmi yatırım ürünlerine katılım hızla artarken, sigorta kullanımındaki gelişimin daha sınırlı kalması ülkenin koruma açığını büyütüyor.

SİGORTA PENETRASYONU KÜRESEL ORTALAMANIN GERİSİNDE

Rapora göre 2017 ve 2025 mali yılları arasında yürürlükteki bireysel hayat sigortası poliçelerinin sayısı yaklaşık 330 milyon seviyesinde neredeyse değişmedi. Sigorta sektörü, bankacılık, varlık yönetimi ve sigortadan oluşan büyük finansal hizmet alanları arasında Hindistan’ın finansal kapsayıcılıktaki gelişiminden aynı ölçüde yararlanamayan sektör olarak öne çıktı.

Hane halkı tasarruflarının dağılımı da bu farklılığı ortaya koyuyor. Pandemi öncesi ve sonrası dönemler karşılaştırıldığında, hane halkı portföylerinde yatırım fonları dahil hisse senedi ve tahvillerin payı yüzde 6,6’dan yüzde 7,6’ya, ihtiyat ve emeklilik fonlarının payı ise yüzde 18,9’dan yüzde 20,4’e yükseldi. Hayat sigortası fonlarının payı ise yaklaşık yüzde 18 seviyesinde kaldı.

Finansal koruma ihtiyacı ise artmaya devam ediyor. Sağlık hizmetleri maliyetlerindeki artış, yaşam beklentisinin uzaması, hane halklarının sahip olduğu varlıkların artması, iklim kaynaklı riskler ve gelir oynaklığındaki yükseliş, Hindistan’daki hane halkları ve işletmelerin karşı karşıya olduğu risklerin kapsamını genişletiyor.

Hindistan’da toplam sigorta penetrasyonu GSYİH’nin yüzde 3,7’si seviyesinde bulunurken küresel ortalama yüzde 7,3 seviyesinde. Rapora göre aradaki farkın büyük bölümü hayat dışı sigortalardan kaynaklanıyor. Sektörün bir sonraki büyüme aşamasında temel erişimden çok ürünlerin ihtiyaca uygunluğu, dağıtım uyumu, uygun fiyat ve güvenin belirleyici olması bekleniyor.

DÜZENLEYİCİ ADIMLAR SİGORTAYA ERİŞİMİ ODAĞA ALIYOR

Hindistan’daki düzenleyici yapı da değişimini sürdürüyor. Hindistan Sigorta Düzenleme ve Geliştirme Kurumu (IRDAI), “2047’e kadar Herkes İçin Sigorta” vizyonu kapsamında farkındalık, erişilebilirlik ve uygun fiyatlılığı artırmaya yönelik adımlar attı.

Kullanım ve dosyalama rejimi, Yönetim Giderleri çerçevesi ile Bima Sugam, Bima Vistaar ve Bima Vahaks’tan oluşan Bima Üçlüsü girişimleri; inovasyonun desteklenmesi, dağıtım ağının genişletilmesi ve müşterilere hizmet verme maliyetlerinin düşürülmesi gibi alanlara odaklanıyor.

Sabka Bima Sabki Raksha (Sigorta Kanunlarında Değişiklik) Yasası 2025 ile sigortacılar ve aracılar için otomatik yol kapsamında yabancı doğrudan yatırım tavanı yüzde 74’ten yüzde 100’e çıkarıldı. Düzenleme Şubat 2026’dan itibaren yürürlüğe girdi.

Mal ve Hizmet Vergisi Konseyi’nin 22 Eylül 2025’ten itibaren geçerli kararıyla bireysel vadeli hayat ve sağlık sigortası primleri üzerindeki mal ve hizmet vergisi de kaldırıldı. Bu değişiklikle perakende poliçe sahiplerinin yıllık prim ödemelerinin yüzde 18’e kadar azaltılması ve ilk kez poliçe satın alanlar açısından erişilebilirliğin artırılması hedeflendi.

IRDAI’nin 2026 Sigorta Aracılık Kuruluşları Değişiklik Yönetmeliği ise büyük ölçekli aracılık kuruluşları için komisyon açıklama ve poliçe etiketleme standartlarının yanı sıra satış personeline yönelik periyodik yetkinlik eğitimleri öngörüyor.

IRDAI ayrıca 2026’da şeffaf müşteri yolculuklarına yönelik iki uygulamayı gündeme aldı. Bunlardan ilki, Merkezi Tüketici Koruma Otoritesi’nin Karanlık Desenlerin Önlenmesi ve Düzenlenmesi Yönergeleri aracılığıyla dijital yanlış satışlara yönelik denetimin artırılması, ikincisi ise karanlık desenlerin ortadan kaldırılmasının doğrudan üst yönetim teşvikleriyle ilişkilendirilmesi oldu.

Haziran 2026 itibarıyla IRDAI, sigorta sektöründe yapay zekânın benimsenmesi, denetimi ve risk yönetimine yönelik sektör genelinde bir yönetişim yaklaşımı geliştirmek amacıyla özel bir yapay zekâ çalışma grubu da kurdu.

HAYAT SİGORTASINDA PRİM ARTIŞINA KARŞIN KÂRLILIK BASKISI

Hindistan’da hayat ve genel sigorta sektörleri; ürün karması, dağıtım ekonomisi ve rekabet yoğunluğundaki farklılıklarla ayrı büyüme eğilimleri gösteriyor.

Hayat sigortasında prim büyümesi poliçe hacmindeki büyümenin üzerine çıkarken, piyasaya bağlı ürünler pazar payı kazandı. Özel sigorta şirketlerinde ise dağıtım verimliliği ve kârlılık üzerindeki baskı devam etti.

En büyük dört özel hayat sigorta şirketi, 2022-2026 mali yılları arasında yeni iş primlerinde yaklaşık yüzde 12 ila yüzde 16 bileşik yıllık büyüme oranına ulaşırken, gömülü değer büyümesi yaklaşık yüzde 14 ila yüzde 20 arasında gerçekleşti. Aynı dönemde, bir şirket hariç yeni iş değeri marjları üç ila dört puan geriledi.

Rapora göre bu görünüm, şirketlerin daha fazla iş üretmesine rağmen artan iş hacminin kârlılığının azaldığına işaret ediyor. 2022-2025 mali yılları arasında yeni iş primleri yaklaşık yüzde 14 bileşik yıllık büyüme gösterirken, toplam işletme giderleri yaklaşık yüzde 20 arttı. Hindistan’ın en büyük hayat sigorta şirketlerindeki genel verimlilik ise son yıllarda büyük ölçüde yatay seyretti.

Raporda hayat sigortası açısından üç temel konuya dikkat çekildi. Satış ve dağıtım faaliyetleri artan maliyet baskısı ve durağan verimlilikle karşı karşıya kalırken, sigorta poliçesi düzenleme ve fiyatlandırmada manuel süreçler hız ve karar kalitesini sınırlamaya devam ediyor. Müşteri deneyimindeki genel iyileşmeye rağmen hizmet kaynaklı sorunlar da müşteri sadakati ve değerini olumsuz etkiliyor.

Bu kapsamda dağıtım verimliliğinin artırılması, danışman ve müşteri yolculuklarının sadeleştirilmesi, müşteri ilişkilerinde proaktif hizmet ve yenileme bilgilerinden yararlanılması, Hindistan’da penetrasyonu düşük olan koruma ürünlerine daha fazla ağırlık verilmesi ve yapay zekâ ile teknolojinin değer zincirine entegre edilmesi raporda değerlendirilen alanlar arasında yer aldı.

GENEL SİGORTADA POLİÇE HACMİ BÜYÜMEYİ DESTEKLEDİ

Genel sigorta pazarı ise hayat sigortasından farklı bir büyüme eğilimi gösterdi. 2022-2025 mali yılları arasında brüt yazılı primler yaklaşık yüzde 12 bileşik yıllık büyüme kaydetti. Bu artışta, yaklaşık yüzde 14 büyüyen poliçe hacmi belirleyici olurken ortalama poliçe tutarları yaklaşık yüzde 2 geriledi.

Sektörde verimlilik ise düşük seviyelerde kaldı. En büyük beş özel çoklu branşlı genel sigorta şirketinde, çalışan gideri birimi başına prim üzerinden ölçülen verimlilik 2022-2026 mali yılları arasında yıllık yüzde 2,5 azaldı.

Raporda bu gelişmenin olası nedenlerinden biri olarak iş karmasının ticari sigorta branşlarından, özellikle sağlık alanındaki dağıtım ve hizmet yoğun perakende segmentlerine kayması gösterildi. Bağımsız sağlık sigorta şirketleri ise farklı bir görünüm sergiledi ve en büyük üç şirketten ikisi çift haneli verimlilik artışı sağladı.

Genel sigortada ön saflardaki verimlilik önemli yapısal kısıtlardan biri olarak gösterilirken, poliçe düzenleme süreçlerinin büyük ölçüde manuel işlemlere ve parçalı verilere dayandığı belirtildi. Hasar yönetimi kârlılık açısından ayrıştırıcı bir unsur olarak öne çıkarken, müşteri beklentilerinin bankacılık, e-ticaret ve dijital tüketici platformları gibi dijital açıdan gelişmiş sektörlerin etkisiyle yükseldiğine dikkat çekildi.

SAĞLIK, MOTOR VE TİCARİ SİGORTADA FARKLI ALANLAR ÖNE ÇIKIYOR

Rapora göre genel sigortadaki dönüşümün branşlara göre farklılaşması gerekiyor. Sağlık sigortasında akıllı önceliklendirme, dolandırıcılık, israf ve suistimal tespiti, ağ yönlendirme ile daha ayrıntılı risk değerlendirmesi ve fiyatlandırma öne çıkıyor.

Motorlu taşıt sigortasında poliçe düzenleme ve fiyatlandırma disiplininin güçlendirilmesi, hasar otomasyonu, dolandırıcılık tespiti ve onarım ağı optimizasyonu üzerinde duruluyor.

Belge ve uzmanlık yoğun süreçlerin bulunduğu ticari sigortada ise yapay zekânın başvuru işlemlerinin otomatikleştirilmesi, risk değerlendirmesi ve fiyatlandırmanın desteklenmesi ile aracılara verilen yanıtların hızlandırılmasında kullanılabileceği değerlendiriliyor.

YAPAY ZEKÂ SİGORTA DEĞER ZİNCİRİNİ DÖNÜŞTÜREBİLİR

Raporda, sigorta sektörünün geçmişte parçalı iş akışları, manuel karar alma, birbirinden ayrı veriler ve sınırlı operasyonel ölçeklenebilirlik nedeniyle çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Yapay zekâdaki gelişmelerin ise sigorta şirketlerinin çalışma biçimlerini değiştirme potansiyeli taşıdığı ifade edildi.

Yapay zekânın yalnızca bireysel görevlerin optimize edilmesinde değil, sigorta değer zinciri boyunca uçtan uca iş akışlarının dönüştürülmesinde kullanılabileceği; karar alma süreçlerini destekleyebileceği, rutin faaliyetleri otomatikleştirebileceği ve giderek daha karmaşık süreçleri yönetebileceği belirtildi.

Rapora göre yapay zekâ ile değer yaratmanın önündeki temel kısıt artık teknolojinin kullanılabilirliği değil, başarılı kullanım örneklerinin işletme modeline büyük ölçekte entegre edilebilmesi. Bu nedenle izole başarıların şirket genelindeki dönüşüme taşınması önem taşıyor.

Bu dönüşümün yalnızca yapay zekâ araçlarının kullanıma alınmasını değil, işletme modellerinin, karar alma mekanizmalarının ve iş akışlarının yeniden tasarlanmasını da gerektirebileceğine dikkat çekildi.

Raporda sigorta sektörü yöneticilerinin iki temel soruya odaklanabileceği belirtildi: Değer yaratma ve etki potansiyelini artırmak için hangi iş akışlarına öncelik verileceği ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla hangi yönetişim mekanizmaları ile sorumlu yapay zekâ yaklaşımlarının uygulanacağı.

YAPAY ZEKÂ SATIŞTAN HASAR YÖNETİMİNE KADAR KULLANILABİLİR

Raporda satış ve dağıtım, poliçe düzenleme ve fiyatlandırma, hasar yönetimi ve müşteri hizmetlerinde çeşitli yapay zekâ uygulamaları ele alındı. Bunlar arasında konuşmaya dayalı satış desteği, temsilci odaklı doğrudan tüketici yolculukları, yapay zekâ destekli poliçe düzenleme, akıllı hasar sınıflandırması, dolandırıcılık tespiti, ağ optimizasyonu ve kişiselleştirilmiş hizmet bulunuyor.

Bu uygulamaların potansiyel değeri ve öncelik sırası sigorta alanlarına göre değişiyor. Hayat sigortasında dağıtım verimliliği, poliçe düzenleme ve poliçe devamlılığı; sağlık ve perakende genel sigortada poliçe düzenleme, hasar işlemleri ve ağ ekonomisi; ticari sigortada ise poliçe düzenleme dönüşümü öne çıkıyor.

Raporda yüksek kaliteli veri ürünleri, ortak veri tanımları, güçlü yönetişim ve şirket genelinde erişilebilirliğin yapay zekânın büyük ölçekte uygulanmasının temelini oluşturabileceği belirtildi. Verilerin yalnızca işlevsel bir varlık olarak değil, farklı iş fonksiyonları arasında tüketilebilen, paylaşılabilen ve yeniden kullanılabilen kurumsal bir kaynak olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekildi.

Değişim yönetimi, paydaş katılımı, yönetişim, risk yönetimi ve değer takibi de yapay zekâ girişimlerinin ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürülmesinde ele alınan alanlar arasında yer aldı.

YAPAY ZEKÂNIN ÖLÇEKLENDİRİLMESİNDE ALTI YETENEK ÖNE ÇIKIYOR

Rapora göre Hindistan’daki sigorta şirketleri açısından temel konu, yapay zekânın değer yaratıp yaratamayacağından çok başarılı pilot çalışmaların şirket genelinde iş performansını destekleyen yeteneklere nasıl dönüştürülebileceği.

McKinsey’nin “Rewired 2.0” yapay zekâ dönüşüm yaklaşımında yapay zekâyı ölçeklendiren kuruluşlarla ilişkilendirilen altı yetenek; iş odaklı yol haritaları, gelişmiş yetenek modelleri, yeniden tasarlanmış çalışma yöntemleri, esnek teknoloji altyapıları, kurumsal düzeyde veri varlıkları ile disiplinli benimseme ve ölçeklendirme olarak sıralandı.

Raporda bu yeteneklerin ayrı ayrı değer yaratabileceği ancak entegre bir dönüşüm gündemi içinde birlikte geliştirilmesinin daha geniş bir etki sağlayabileceği ifade edildi.

Yapay zekânın bir teknoloji girişiminden ziyade yeni işletme modelleri, disiplinli uygulama ve sürekli kurumsal öğrenme gerektiren bir iş dönüşümü olarak ele alınabileceği belirtildi.

HİNDİSTAN PAZARI İÇİN BEŞ FAKTÖR

Raporda Hindistan sigorta sektörünün dijital kamu altyapısı, düzenleyici reformlar, düşük maliyetli işletme modelleri, farklı dağıtım kanalları ve teknoloji ekosistemi nedeniyle birçok küresel pazardan farklı bir noktadan yapay zekâ dönüşümüne girdiğine dikkat çekildi.

Yapay zekânın pilot çalışmaların ötesine taşınarak ölçülebilir iş değerine dönüştürülmesi açısından beş faktör sıralandı.

Bunlardan ilki, Hindistan’ın dijital kamu altyapısından yararlanılması ve bu altyapının yapay zekâ destekli karar alma, poliçe düzenleme ve müşteri etkileşimini büyük ölçekte nasıl destekleyebileceğinin değerlendirilmesi oldu.

İkinci olarak, birbirinden kopuk yapay zekâ kullanım örnekleri yerine iş akışlarının uçtan uca dönüştürülmesine dikkat çekildi. Verimlilik, kayıp oranları, gider oranları veya poliçe devamlılığında ölçülebilir iyileştirmelerin ortaya konulmasının sonraki yapay zekâ yatırımlarının ölçeklendirilmesini destekleyebileceği belirtildi.

Üçüncü faktör, Hindistan’ın yapay zekâ ekosistemine seçici ve planlı yaklaşılması olarak belirlendi. Tek tek model veya platformlara uzun vadeli bağlılık yerine, yapay zekâ modellerinin ve hizmetlerinin gelişimine uyum sağlayabilecek modüler mimarilerin değerlendirilebileceği ifade edildi.

Dördüncü olarak yapay zekânın temel sigorta iş akışlarına entegre edilmesi öne çıktı. Poliçe düzenleme, hasar, dağıtım, ürün ve hizmet yöneticilerinin iş sonuçlarından sorumlu olmaya devam etmesi; teknoloji, veri ve risk ekiplerinin ise destekleyici yetenekler sağlaması değerlendirildi.

Beşinci faktör ise hızlı deneme kültürü oldu. Raporda çözümlerin şirket genelinde uygulanmadan önce hızlı biçimde test edilmesi, değerlendirilmesi ve sürekli geliştirilmesi üzerinde duruldu.

SİGORTADA REKABET ÇOK SAYIDA ALANDA DÖNÜŞÜYOR

Raporda Hindistan’daki sigorta şirketlerinin önündeki sürecin uzun olduğu ancak yalnızca dayanıklılığın başarı için yeterli olmadığı değerlendirmesine yer verildi. Sektördeki rekabetin tek bir alanda uzun süreli performans gerektiren bir “maraton”dan, birden fazla alanda eş zamanlı performans gerektiren bir “dekatlon” yapısına dönüştüğü ifade edildi.

Yeni dönemde çok kanallı hizmet, dağıtım, poliçe düzenleme, hasar yönetimi, aktüerya, temel teknoloji ve yetenek alanlarında koordineli ilerlemenin önem kazanacağı, yapay zekânın ise bu yeteneklerin birlikte çalışma biçimini yeniden şekillendireceği belirtildi.

Yorum yazın