Munich Re: Reasüransın değeri bugün her zamankinden daha belirgin

Munich Re: Reasüransın değeri bugün her zamankinden daha belirgin

Munich Re, iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler, siber riskler ve yapay zekânın risk ortamını daha karmaşık ve değişken hale getirdiğine dikkat çekti. Şirket, 2025 yılında zirve dışı risklerden kaynaklanan sigortalı kayıpların ilk kez 100 milyar doları aştığını belirtirken, reasüransın ekonomik dayanıklılığın ve risklerin sigortalanabilirliğinin korunmasında giderek daha kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.

Munich Re, 6 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesinde küresel risk ortamının giderek daha karmaşık, daha bağlantılı ve daha değişken hale geldiğine dikkat çekti. İklim değişikliğinin etkileri, jeopolitik gerilimler ve hızlı teknolojik gelişmelerin aynı anda ortaya çıktığını ve birbirini güçlendirdiğini belirten şirket, bu ortamda reasüransın sunduğu kapasite, uzmanlık ve istikrarın öneminin arttığını ifade etti.

Munich Re Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Blunck, reasürans sektörünün giderek daha karmaşık ve küresel olarak birbirine bağlı riskleri absorbe edebilme kapasitesine sahip olduğunu belirterek, “Reasüransın değeri bugün her zamankinden daha belirgin. Dayanıklı bir reasürans sektörü, giderek daha karmaşık ve küresel olarak birbirine bağlı riskleri absorbe edebilme kapasitesine sahiptir. Olağanüstü finansal gücümüz, üstün uzmanlığımız ve yenilikçi çözümlerimizle desteklenen güvenilir kapasite sunarak istikrar yaratıyor, yatırımı kolaylaştırıyor ve büyük kayıp olaylarının ardından toparlanmayı destekliyoruz. Bu kriterler, uzun vadeli ekonomik dayanıklılık ve risklerin sigortalanabilirliği için çok önemlidir” dedi.

REASÜRANS TOPLUMUN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ OLARAK KONUMLANIYOR

Munich Re, mevcut piyasa ortamında iklim değişikliğinin sonuçları, jeopolitik gerilimler ve hızlı teknolojik gelişmelerin aynı anda etkili olduğuna dikkat çekti. Şirket, bu koşullarda müşterileri için güvenilir bir ortak, toplum için ise bir “bağışıklık sistemi” işlevi gördüğünü belirtti.

Sigortanın insanları koruduğu, mali kayıpları azalttığı ve ilerlemeyi mümkün kıldığına dikkat çekilen değerlendirmede, sigortanın insanları ve işletmeleri varlıklarını tehdit edebilecek kayıplara karşı koruduğu ifade edildi.

ZİRVE DIŞI RİSKLERDEN KAYNAKLANAN KAYIPLAR 100 MİLYAR DOLARI AŞTI

Doğal tehlikeler ve özellikle doğal afetler önemli risk faktörleri olmaya devam ederken, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha görünür hale geldiği belirtildi.

Munich Re’ye göre küresel sigortalı kayıplar 2025 yılında üst üste altıncı kez 100 milyar doların üzerine çıktı. Şirket, dolu fırtınaları gibi zirve dışı risklerden kaynaklanan sigortalı kayıpların 2025’te 104 milyar dolara ulaşarak ilk kez yıllık 100 milyar dolar sınırını aştığını belirtti.

Uzun yıllar görece düşük kayıplara yol açan olaylar olarak değerlendirilen bu tür afetlerin artık daha önce büyük afetlerle ilişkilendirilen kayıp seviyelerine ulaştığına dikkat çekildi. Munich Re, bu eğilimin giderek yeni normal haline geldiğini ifade etti.

SICAK HAVA DALGALARI DA HASAR BASKISINI ARTIRIYOR

Orta ölçekli hasar olaylarının yanı sıra sıcaklık artışı da hasar taleplerini artıran bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Son aylarda sıcak hava dalgalarının sonuçlarının daha fazla can kaybına yol açtığı belirtilirken, olağanüstü yüksek sıcaklıklar, seller ve diğer zirve dışı tehlikelerin altyapı ve tedarik zincirlerini de önemli ölçüde etkilediği kaydedildi.

Bu olayların tarım, sağlık sistemleri, binalar ve teknik tesislerde de ciddi hasara yol açtığına dikkat çekilirken, doğal afetlerin ekolojik risk olmanın ötesine geçerek giderek daha fazla ekonomik risk haline geldiği ifade edildi. Bununla birlikte, sıcaklığa bağlı hasarlarda doğrudan nedensellik kurmanın her zaman kolay olmadığı vurgulandı.

KALİFORNİYA’DAKİ YANGINLARIN EKONOMİK KAYBI 54 MİLYAR DOLAR

Geçen yıl Kaliforniya’da meydana gelen orman yangınları bu kategoride kaydedilen en yüksek ekonomik kayba yol açtı. Yangınların toplam ekonomik kaybı 54 milyar dolar olarak açıklandı.

Avrupa’da da orman yangınlarının önemli etkiler yarattığı belirtilirken, son dönemde Bordeaux, Marsilya ve Madrid gibi büyük kentlerin yanı sıra Sicilya’da da yangınlar görüldüğü kaydedildi. Buna karşın Avrupa’daki büyük şehir merkezlerinin şimdiye kadar bu yangınlardan doğrudan etkilenmediği ifade edildi.

Munich Re, bu ortamda reasürörlerin değişen risklerin daha iyi anlaşılması ve değerlendirilmesinde kilit rol oynadığını belirtti. Reasürörlerin önleme ve dayanıklılık çalışmalarına da katkı sunduğu, aynı zamanda tazminat yükünün hafifletilmesine yardımcı olduğu kaydedildi. Bu yönüyle reasüransın ekonomik istikrara ve hem yeni hem de mevcut risklerin sigortalanabilirliğine katkı sağladığı vurgulandı.

SİBER RİSKLER VE YAPAY ZEKÂ YENİ ÇÖZÜMLER GEREKTİRİYOR

Munich Re, yapay zekânın giderek yaygınlaşması ve siber risklerin oluşturduğu tehditlerin risk ortamını temelden değiştirdiğine dikkat çekti.

Siber riskler en büyük iş risklerinden biri haline gelmesine rağmen siber sigortaya olan talebin düşük kalmaya devam ettiği belirtildi. Saldırganların artan profesyonelliği, yapay zekâ, jeopolitik gerilimler ve sistemik karşılıklı bağımlılıkların siber suçların maliyetini daha da artırdığı ifade edildi.

Munich Re tarafından yapılan araştırmalara göre şirketlerin %89’u bu risklere karşı yeterince korunmuyor.

Şirket, risklerin karmaşıklığının bağımsız ve yenilikçi modelleme yöntemlerinin yanı sıra uzman yapay zekâ bilgisi gerektirdiğini belirtti. Munich Re’nin bu uzmanlığı müşterilerine sunabildiği ifade edildi.

YAPAY ZEKÂ RİSKLERİNDE STANDARTLAR HENÜZ OLUŞMADI

Munich Re, siber risklerde belirli standartların oluştuğunu ve bu standartların riskleri kapsamlı biçimde ele alarak uygun teminat sağlamayı amaçladığını belirtti.

Yapay zekâ kaynaklı risklerde ise benzer bir gelişmenin henüz gerçekleşmediğine dikkat çekildi. Bu alanda talebin arttığı, ancak risklerin karmaşık yapısı nedeniyle derinlemesine uzmanlık, güçlü risk anlayışı ve sözleşmelerde açık ifadelerin gerekli olduğu kaydedildi.

Munich Re, sigorta şirketleri ve müşterilerinin yenilikçi ürünlerden faydalandığını belirterek yapay zekâ risklerine yönelik teminat pazarının gelişimine aktif katkı sunduğunu ifade etti.

ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ PORTFÖY VE DÖNGÜ YÖNETİMİ ÖNE ÇIKIYOR

Munich Re’ye göre mevcut piyasa koşullarında risklerin bütünsel şekilde anlaşılması ve portföy çeşitlendirmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Şirket, geniş ölçüde çeşitlendirilmiş küresel portföyünün müşterilerine, sektörel ve bölgesel piyasa döngülerinin ötesinde istikrar sağladığını belirtti. Güçlü bilanço, çalışanların derin risk bilgisi ve müşterilerle kurulan uzun vadeli ilişkilerin Munich Re’nin piyasa oynaklığının arttığı dönemlerde de kapasite sunmasını mümkün kıldığı ifade edildi.

Bu durumun özellikle COVID-19 ve Ian Kasırgası gibi büyük kayıp olaylarının ardından bazı rakiplerin piyasadan çekildiği dönemlerde daha belirgin hale geldiği kaydedildi. Munich Re, bu tür dönemlerde müşterilerinin kendi kapasitesine ve istikrarına daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Buna karşılık mevcut sermayenin talebi önemli ölçüde aştığı piyasa dönemlerinde şirketin, brüt primlerde yalnızca büyümeye odaklanmak yerine portföy kalitesi ve kârlılığa öncelik verdiği ifade edildi.

Munich Re Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Golling, “Piyasa dalgalanmaları geçici bir olgu değildir. Misyonumuz, müşterilerimizin dirençli kalmalarına, değişime başarılı bir şekilde uyum sağlamalarına ve yeni risk ortamında güvenle yol almalarına yardımcı olmak için uzmanlığımızı, kapasitemizi ve yenilikçi gücümüzü bir araya getirmektir. Ve piyasa döngülerinden bağımsız olarak, bu her zaman geçerlidir: Müşterilerimizin yanındayız – özellikle de bize en çok ihtiyaç duydukları zamanlarda” dedi.

REASÜRANS SERMAYESİ SON 8 YILDA YILLIK %5,8 BÜYÜDÜ

Munich Re, reasürans sermayesinin son 8 yılda yıllık %5,8 oranında büyüdüğünü ve sektörün sigorta müşterileri açısından güvenilir bir sermaye kaynağı olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Şirket, Ambition 2030 kurumsal stratejisi doğrultusunda uzun vadeli ortaklıklara ve müşteri ihtiyaçlarına odaklanarak piyasayı sürdürülebilir biçimde şekillendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Munich Re’nin müşteri geri bildirimlerinde de bu yaklaşımın karşılık bulduğu belirtildi. Şirketin Net Promoter Score (NPS) puanının 70 olduğu ve ankete katılan müşterilerin Munich Re’nin uzmanlığı, güvenilirliği ve ilgili iş alanlarına ilişkin derinlemesine bilgisine olumlu değerlendirmeler sunduğu kaydedildi.

Yorum yazın