Yapay zekâ finansal okuryazarlığın yerini tutmuyor

Yapay zekâ finansal okuryazarlığın yerini tutmuyor

Allianz Research’ün 8 ülkede 8 binden fazla kişiyle gerçekleştirdiği Finansal Okuryazarlık Raporu’na göre katılımcıların yalnızca %17’si yüksek finansal okuryazarlık seviyesinde. Yapay zekâyı ana finansal danışmanlık kaynağı olarak görenlerin oranı Z kuşağında %26’ya çıkarken, yapay zekâ kullananların %43’ü finansal bilgisine güveniyor. Ancak araştırma, yapay zekâ kullananların finansal okuryazarlık seviyesinin kullanmayanlardan daha yüksek olmadığını ortaya koyuyor.

Servet oluşturma ve emekliliği finanse etme sorumluluğunun giderek kurumlardan bireylere kayması, temel finansal kavramların önemini artırıyor. Allianz Research tarafından yayımlanan Finansal Okuryazarlık Raporu ise finansal yetkinliğin bu değişime aynı hızda eşlik etmediğini gösteriyor.

Her üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmanın dördüncü çalışmasına Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve ABD’den 8 binden fazla kişi katıldı. Sonuçlara göre katılımcıların yalnızca %17’si yüksek finansal okuryazarlık seviyesinde bulunurken, dörtte birinden fazlası düşük seviyede kaldı.

Yüksek finansal okuryazarlık oranında %23 ile İngiltere ilk sırada yer aldı. İngiltere’yi %22 ile Avusturya ve Almanya izledi. Fransa %11, ABD ise %13 ile araştırmadaki en düşük oranların görüldüğü ülkeler oldu. Bulguların 2023 yılından bu yana büyük ölçüde değişmediği belirtildi.

DAHA FAZLA TASARRUFTAN ÇOK DAHA AKILLI YATIRIM GEREKİYOR

Raporda, hane halklarının finansal varlıklarını artırabilmesi için yalnızca daha fazla tasarruf etmesinin değil, mevcut tasarrufların nasıl değerlendirildiğinin de önemli olduğu vurgulandı.

Yapılan simülasyona göre ortalama bir hane halkı portföyündeki banka mevduatlarının yarısının son 20 yılda eşit oranlarda ulusal tahvillere ve hisse senetlerine yönlendirilmesi, araştırmaya dahil edilen bütün ülkelerde yıllık getirileri artıracaktı.

Tasarruf miktarında herhangi bir artış olmadan gerçekleştirilecek bu yeniden dağılımın, mevduat payının en yüksek olduğu ülkelerde kişi başına düşen finansal zenginliği reel olarak %14 ila %21 artırabileceği hesaplandı. Almanya için 20 yıllık dönemde enflasyon sonrası tahmini kişi başına finansal fazlalığın 11 bin 700 Euro olacağı belirtildi.

GENÇLER VE KADINLARDA FİNANSAL OKURYAZARLIK DAHA DÜŞÜK

Araştırma, finansal geleceklerini finanse etme konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi beklenen grupların finansal okuryazarlık açısından daha düşük sonuçlar aldığını da ortaya koydu.

Kadınlarda yüksek finansal okuryazarlık seviyesine ulaşanların oranı %11 olurken erkeklerde bu oran %24 olarak ölçüldü.

Kuşaklar arasındaki fark da sonuçlara yansıdı. Z kuşağının yalnızca %12’si yüksek finansal okuryazarlık seviyesinde değerlendirilirken Baby Boomer kuşağında bu oran %22’ye çıktı. Z kuşağı kadınlarında yüksek finansal okuryazarlık oranı %10’da kalırken Baby Boomer erkeklerinde %29’a ulaştı.

Eğitim seviyesi de finansal okuryazarlığın önemli belirleyicilerinden biri oldu. İlköğretim eğitimi alan katılımcıların %5’i yüksek finansal okuryazarlık seviyesine ulaşırken yükseköğretim alanlarda bu oran %24 olarak gerçekleşti.

Z KUŞAĞININ %26’SI YAPAY ZEKÂYI FİNANSAL DANIŞMAN OLARAK GÖRÜYOR

Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekânın finansal konulardaki kullanımı oldu. Katılımcıların %14’ü yapay zekâyı ana finansal danışmanlık kaynağı olarak tanımlarken Z kuşağında bu oran %26’ya yükseldi. Katılımcıların yaklaşık yarısı ise yapay zekâyı haftada en az bir kez kullandığını belirtti.

Rapora göre yapay zekâ finansal bilgiye ulaşmanın önündeki maliyet ve erişim engellerini azaltırken, finansal okuryazarlığın yerini almıyor.

Yapay zekâ kullanan katılımcıların %43’ü finansal bilgilerine güvendiğini belirtirken araştırmanın genelinde bu oran %33 oldu. Buna karşılık yapay zekâ kullananların yüksek finansal okuryazarlık seviyesine ulaşma ihtimalinin yapay zekâ kullanmayanlardan daha yüksek olmadığı görüldü.

Raporda, finansal okuryazarlığı yüksek haneler açısından yapay zekânın profesyonel tavsiyeyi tamamlayabileceği, finansal bilgisi daha düşük kişiler açısından ise yanlış kararların pekişmesi riskinin bulunduğu değerlendirildi. Finansal bilgiye daha kolay erişimin tek başına daha iyi finansal kararlar alınmasını sağlamadığına dikkat çekildi.

FİNANSAL OKURYAZARLIK İÇİN ORTAK HAREKET ÇAĞRISI

Raporda finansal okuryazarlık açığının kapatılması için hükümetler, işverenler ve finans kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiği belirtildi.

Hükümetlerin finansal eğitimi güçlendirmesi ve emeklilik planlamasını daha somut hale getirmesi, işverenlerin iş yerindeki finansal rehberliği artırması, finans kuruluşlarının ise hane halklarının tasarruftan yatırıma geçişini destekleyecek daha basit ürünler, güvenilir tavsiyeler ve dijital araçlar sunması gerektiği ifade edildi.

Finansal güvenliğin yalnızca bireysel tercihlerle değil, kişilerin içinde bulunduğu finansal ve sosyal sistemlerle de şekillendiğine dikkat çekilen raporda, bireylerden finansal gelecekleri konusunda daha fazla sorumluluk almaları beklenirken bu sorumluluğun finansal bilgi ve yetkinlikle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Yorum yazın