Kaza sigortasında analitik olgunluk seviyesi yükseliyor
Moody’s, kaza sigortasının analitik gelişim açısından mülk felaket sigortasına göre daha erken bir aşamada bulunduğunu belirtti. Kaza sigortasının analitik olgunlukta mülk sigortasının izinden ilerlediğine dikkat çeken Moody’s, gelişmiş yaklaşımların mevcut olduğunu ancak piyasa genelinde benimsenme ve risk maruziyeti standartlarının henüz yeterince gelişmediğini açıkladı.
Küresel kredi derecelendirme, araştırma ve risk analizi sağlayıcısı Moody’s, kaza sigortasının analitik gelişimini ve mülk felaket sigortasıyla arasındaki farkları değerlendirdi.
Yıllık yaklaşık 300 milyar dolarlık prim hacmine sahip ABD ticari kaza sigortası piyasası, ticari sigortanın en büyük segmentlerinden biri konumunda. Ancak kaza birikimini ölçmek için kullanılan veri standartları, modelleme çerçeveleri ve piyasa genelindeki uygulamalar, mülk felaket sigortasında kullanılanlar kadar yerleşmiş değil.
Moody’s, kaza sigortası piyasasının bugün bulunduğu noktayı genel olarak 1990’ların ortalarındaki mülk felaket sigortası piyasasıyla karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma bireysel sigorta şirketlerinden ziyade piyasanın genel durumuna ilişkin bir değerlendirme niteliği taşıyor. Gelişmiş yaklaşımlar halihazırda mevcut olsa da bunların piyasa genelinde benimsenme düzeyi aynı değil.
KAZA VE MÜLK SİGORTASINDA RİSKLER FARKLI GELİŞİYOR
Moody’s’e göre mülk sigortasının geçirdiği analitik dönüşüm, kaza sigortasının gelişimi açısından yol gösterici olabilir. Felaket modellemesi; bilimsel araştırmalar, ticari benimseme, düzenlemeler, gelişmiş veriler ve büyük kayıp olaylarının etkisiyle gelişti. Kaza sigortası ise bu süreçte edinilen deneyimlerin yanı sıra mülk sigortasının erken döneminde bulunmayan teknolojilerden de yararlanabilir.
İki alanın analitik yapısı ise önemli ölçüde farklılaşıyor. Mülk felaketi riski çoğunlukla konum, tehlike ve kırılganlık gibi fiziksel özelliklerle ilişkilendirilebilirken, hasar riski kurumsal faaliyetler, insan davranışı, bilimsel bulgular, düzenlemeler ve davalarla birlikte gelişiyor. Bu nedenle ortaya çıkan bir yükümlülük, mali sonuçları hasar verilerine yansımadan yıllar önce birikmeye başlayabiliyor.
Moody’s, kaza sigortasında görünürlüğün artırılmasını analitik gelişimin temel konularından biri olarak değerlendiriyor. Burada belirsizliğin tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade riskler geçmiş hasar deneyimine tam olarak yansımadan önce maruziyetin belirlenmesi, birikimin ölçülmesi ve olası sonuçların değerlendirilmesi hedefleniyor.
BÜYÜK AFETLER MODELLEMENİN GELİŞİMİNİ HIZLANDIRDI
Ticari felaket modelleri 1980’lerin sonlarında ortaya çıkarken, 1992’deki Andrew Kasırgası ve 1994’teki Northridge depremi sonrasında kullanımları hız kazandı. Bu olaylar, birikime yönelik geleneksel yaklaşımların sınırlılıklarını ortaya koydu. Düzenleyici kurumlar ve derecelendirme kuruluşlarının gereksinimleri de model kullanımının yaygınlaşmasında etkili oldu. Sonraki felaketler ise olasılıksal modelleme ve portföy düzeyinde risk yönetiminin kullanımını pekiştirdi.
Zaman içerisinde afet analizi; mülk sigortacılığı, portföy yönetimi, sermaye planlaması ve risk transferinde kullanılmaya başladı. Risk maruziyetleri daha yapılandırılmış hale gelirken, afet riskinin değerlendirilmesinde daha tutarlı bir çerçeve oluştu.
Moody’s, hasar riskinin benzer gelişim sürecinin daha erken bir noktasında bulunduğunu belirtiyor. Ticari ileriye dönük hasar analizleri halihazırda kullanılıyor. Düzenleyici kurumların ve derecelendirme kuruluşlarının konuya ilgisi artarken, yapılan araştırmalar da ortaya çıkan yükümlülüklere ilişkin daha erken sinyaller sağlıyor. Buna karşın piyasa genelinde kullanım ve tutarlı risk maruziyeti standartları henüz yeterince gelişmiş değil.
ASBEST KAYIPLARI 100 MİLYAR DOLARA ULAŞIYOR
Moody’s, kaza sigortasında sınırlı görünürlüğün sonuçlarını asbest örneği üzerinden ortaya koyuyor. Doğal afetlerden farklı olarak asbest riski, mali etkisi tazminat talepleri ve davalar üzerinden ortaya çıkmadan önce onlarca yıl boyunca birikti.
Moody’s’in aktardığı AM Best tahminlerine göre nihai net asbest kayıpları yaklaşık 100 milyar dolar, çevresel kayıplar ise 46 milyar dolar seviyesinde. Moody’s’in ABD Schedule P verilerine ilişkin analizi de sekiz yıllık dönemde genel sorumlulukta 35 milyar doların üzerinde olumsuz gelişme yaşandığını gösteriyor. Ticari araçlar dahil edildiğinde ise rakam 100 milyar dolara yaklaşıyor.
Moody’s bu nedenle geçmiş hasar deneyiminin yanında ileriye dönük hasar analizlerinin de kullanılmasına odaklanıyor. Şirketin CoMeta platformu 300’den fazla yeni ortaya çıkan sorumluluk riskini takip ediyor. Moody’s’e göre platform; PFOS, opioidler, glifosat ve bağımlılık yapıcı yazılım tasarımı gibi riskleri yaygın davalar başlamadan önce tespit etti. Elde edilen bilgiler sigorta poliçesi düzenleme, portföy yönetimi ve sermaye kararlarında kullanılabiliyor.
PARÇALI VERİLER BİRİKİMİN ÖLÇÜLMESİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Kaza sigortasında analitik gelişimin önündeki başlıca sorunlardan biri risk verilerindeki parçalı yapı. Mülk felaket sigortasında risk standartları ve modelleme uygulamaları daha tutarlı hale gelirken, kaza sigortasında veriler aynı düzeyde standartlaşmış değil. Bu durum sigortalılar, sektörler ve iş kolları genelindeki birikimin ölçülmesini zorlaştırıyor.
Moody’s; risk yönetimi, ileriye dönük analizler ve dava istihbaratını analitik gelişimin başlıca alanları arasında gösteriyor. Dava takip sistemleri ABD mahkeme dosyalarından yararlanarak ortaya çıkan davalara ilişkin yapılandırılmış bilgiler sunarken, CoMeta ortaya çıkan sorumluluk risklerinin ileriye dönük olarak takip edilmesini sağlıyor.
Moody’s’e göre mülk sigortasıyla yapılan karşılaştırma, kaza sigortasının aynı ölçüde tahmin edilebilir hale geleceği anlamına gelmiyor. Ancak sigortacıların sorumluluk riskini belirleme, nicelendirme ve yönetme konusunda daha tutarlı bir çerçeve geliştirebileceği belirtiliyor. Praedicat, CoMeta ve ilgili kaza sigortası yeteneklerine yapılan yatırımlar da piyasanın mülk felaket sigortasında ulaşılan analitik olgunluk seviyesine doğru ilerlemesine yönelik çalışmaları kapsıyor.
