Sektör sermaye, teknoloji ve vergi alanında dönüşüm yaşıyor

Sektör sermaye, teknoloji ve vergi alanında dönüşüm yaşıyor

Sigorta sektörünün; sermaye yeterliliği, IFRS 17, yapay zekâ ve dijital vergi denetimleri gibi unsurların kesiştiği çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Güven Kurtar, “Bu dönüşümü erken ve bütüncül şekilde yöneten sigorta şirketleri, yalnızca uyum sağlayan değil, sektörü şekillendiren oyuncular haline gelecek” dedi.

Sigorta sektöründe gerçekleşen dönüşümü sermaye, teknoloji ve vergi perspektifi açısından ele alan EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Güven Kurtar, şu açıklamalarda bulundu: “Sigorta sektörü yüksek regülasyona tabi olup finansal istikrarın sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Artan regülasyonlar, dijitalleşme ve küresel rekabet dinamikleri altında çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşüm; sermaye yeterliliği gerekliliklerinden IFRS 17 gibi muhasebe standartlarına, yapay zekâ tabanlı vergi çözümlerinden dijital denetimlere kadar geniş bir alanda etki gösteriyor.

1-) SİGORTACILIKTA SERMAYE YETERLİLİĞİ VE REKABETE ETKİSİ

Sigortacılıkta sermaye yeterliliği, yalnızca finansal dayanıklılık göstergesi değil, aynı zamanda rekabetçi konumlanmanın da temel belirleyicisidir. Düzenleyici ve denetleyici otoriteler tarafından belirlenen sermaye gereklilikleri, şirketlerin üstlenebileceği risk miktarını doğrudan sınırlarken, iş modelini ve sermaye yapısını etkileyerek şekillendirmeye devam ediyor. Sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelerde yapılan değişiklikler ile yüksek sermaye gücüne sahip şirketler, daha agresif fiyatlama ve ürün çeşitliliği ile pazarda avantaj elde edebiliyor. Düşük sermaye yapısına sahip şirketler ise daha sınırlı prim seçeneklerini değerlendiriyor ya da prim vasıtasıyla elde ettiği finansal getiri motivasyonu ile (hasarlar hiç gerçekleşmeyecekmiş gibi) farklı rekabet seçeneklerini değerlendiriyor. Kısacası, sermaye yeterliliğinin sadece regülasyon ile uyumu değil aynı zamanda şirket stratejilerini etkileyen bir enstrüman haline geldiği açıkça görülüyor.

2-) SİGORTACILIKTA YAPAY ZEKÂ İLE VERGİ SÜREÇLERİNİN DÖNÜŞÜMÜ

Yapay zekâ, sigorta sektöründe operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine kadar birçok alanda dönüşüm yaratırken, vergi süreçleri de bu dönüşümden güçlü şekilde etkileniyor. Özellikle son dönemde karşılaştığımız ve yaşadığımız süreçler dikkate alındığında her ne kadar e-Fatura, e-Arşiv ve e-SMM gibi uygulamalar günümüzde yer bulsa da bu bilgi ve belgelerin KDV-2 beyannamesi ile muhtasar ve prim hizmet beyannamesine zamanında aktarılmaması halinde çeşitli potansiyel riskler ortaya çıkıyor. Bu riskler beyan sürecindeki mükelleflerin vergiye uyum sürecindeki eksikliklerinden kaynaklı olup, bunların yapay zekâ destekli çözümler ile büyük hacimli verinin sınıflandırılması ve doğrulanması, beyan sürecindeki hataların minimize edilmesi ve risklerin hızlıca tespit edilerek cezalı tarhiyatlarla karşılaşmadan düzeltilmesi mümkün. Nitekim yapay zekâ çözümleri, vergi uyum süreçlerinde veri kalitesini artırarak hem denetim hem de raporlama süreçlerini güçlendiriyor.

3-) SİGORTACILIĞIN GÜNDEMİNDEKİ IFRS 17 STANDARDI KONUSUNDA HANGİ GELİŞMELER BEKLENİYOR?

Sigorta sektöründe son 10 yılın en büyük dönüşüm projelerinden biri olarak kabul edilen IFRS 17 standardı, sigorta sözleşmelerinin ölçüm ve raporlamasında köklü değişiklikler getiriyor. Süre olarak uygulama ertelenmekle birlikte sektörde bu geçişe hazır olan firmalar bulunurken, diğer yandan vergi yönünden ise hala bekleyen başlıklar bulunuyor. IFRS 17’nin getirdiği temel değişiklikler neticesinde özetle gelir ve kâr tanımını değiştirmesi, ertelenmiş vergi ve cari vergi sonucu üzerinde doğrudan etki oluşturuyor. Türkiye vergi sistemi içerisinde ise henüz IFRS 17’ye yönelik bir güncelleme yapılmamış olup, IFRS 17’ye geçildikten sonra verilecek ilk çeyrek vergi beyannamelerinde olası bir kaotik ortamın yaşanmaması için İdarenin bu konuda gerekli mevzuat düzenlemelerini yayınlaması sektörde bekleniyor

4-) SİGORTA ŞİRKETLERİ IFM İSTİSNALARINDAN YETERİNCE YARARLANABİLİYOR MU?

İstanbul Finans Merkezi (IFM) kapsamında sunulan vergi teşvikleri, Türkiye’nin finansal hizmet ihracatını artırmayı ve uluslararası rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyor. Öne çıkan teşvikler arasında finansal hizmet ihracından elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi yönünden bir avantaj bulunsa da sigorta şirketleri açısından uygulamada bu teşviklerin büyük ölçüde yurt dışına verilen hizmetlere bağlı olması yararlanmayı sınırlıyor. Aynı zamanda sigorta şirketleri açısından IFM teşviklerinden potansiyelinin altında faydalanmasına sebep olabiliyor. Önümüzdeki dönemde reasürans, uluslararası sigorta brokerliği veya bölgesel hizmet merkezleri ile dijital sigorta platformları gibi yapıların geliştirilmesi, İstanbul Finans Merkezi avantajlarının daha etkin kullanımını sağlayabilir

5-) DİJİTAL VERGİ DENETİMLERİ SİGORTA

Günümüzde vergi denetimleri de dijitalleşmeden etkilenmiş ve dijitalleşme ile birlikte klasik incelemelerden sürekli denetim modeline hatta sürekli monitör edilme sürecine doğru evriliyor. e-Fatura, e-Arşiv ve e-Defter gibi uygulamalar sayesinde vergi otoriteleri gerçek zamanlı veri erişimine sahip oluyor. Bu dönüşümün sigorta şirketlerine etkileri; artan şeffaflık ve izlenebilirlik, denetim sıklığı ve kapsamının ve uyum maliyetlerinin artması ancak hata maliyetlerinin azalması olarak karşımıza çıkıyor. Vergi otoritesi tarafından işlem akışlarının dijital ortamda kayıt altına alınarak karşılıklı beyan uyumluluğu kontrolleri gerçekleştirmesi ve veri analitiği kullanılması hem denetimlerin kapsamını genişletiyor hem anlık takip yapılmasına imkan tanıyor. Örnek olarak bugün yurt dışına bir ödeme yapıldığında henüz beyan dönemi gelmeden idare tarafından vergisel yükümlülüklere ilişkin bilgi isteme yazısı mükellefe ulaşabiliyor. Artan işlem hacmi ve beyan süreçleri ise sigortacılık uygulamaları ile birebir örtüşmekte zorlayıcı olabiliyor. Özellikle hasar süreçlerindeki tazminat ödemelerindeki belge düzeni, KDV tevkifatı uygulaması, serbest meslek stopajı gibi konular sigorta şirketlerinin muhasebe ve finans ekiplerinin odağını mevcut işlerinden uzaklaşmasına neden oluyor.

DÖNÜŞÜM ERKEN VE BÜTÜNCÜL YÖNETİLMELİ

Sigorta sektörü; sermaye yeterliliği, IFRS 17, yapay zekâ ve dijital vergi denetimleri gibi unsurların kesiştiği çok katmanlı bir dönüşüm yaşıyor. Bu süreçte şirketlerin yalnızca regülasyonlara uyum sağlaması yeterli olmayıp aksine, rekabet avantajı sağlamak için; sermaye yapılarını yönetmek, yapay zekâ ve veri analitiğine dayalı vergi süreçleri kurmak, İstanbul Finans Merkezi teşviklerinden yararlanmak için iş modellerini gözden geçirmek, vergi süreçlerinde proaktif risk yönetimi bazlı bir yaklaşım geliştirmek gibi başlıklara odaklanması gerekiyor. Bu dönüşümü erken ve bütüncül şekilde yöneten sigorta şirketleri, yalnızca uyum sağlayan değil, sektörü şekillendiren oyuncular haline gelecek. Sektörde rekabet avantajı sağlayacak olan şirketlerin sadece regülasyonlara uyum sağlayan değil, bu dönüşümü stratejik bir fırsata çeviren şirketler olacağı aşikar.”

Yorum yazın