Kristin Fırtınası ve katastrof modelleri olmadan Avrupa’daki rüzgâr riskini ölçmenin zorluğu
Portekiz’de 50 yılda bir görülebilecek seviyede rüzgâr hamleleri yaratan Kristin Fırtınası, Kuzey Atlantik kaynaklı rüzgâr fırtınalarının, katastrof modellerinin kapsamadığı bölgelerde bile son derece yıkıcı olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Her kış Avrupa’daki ulusal meteoroloji kurumları — Birleşik Krallık’ta Met Office, Fransa’da Météo-France, İspanya’da AEMET ve Portekiz’de IPMA gibi — yaşamı ve mülkleri tehdit eden Atlantik kaynaklı fırtınaları izleyerek isimlendiriyor ve uyarılar yayımlıyor. Fırtınalara verilen bu isimler, etkilerin en yoğun beklendiği bölgeleri belirlemeye ve kamu ile sivil savunma kurumlarının müdahalesini kolaylaştırmaya yardımcı oluyor.
Bu erken uyarı sistemlerinin yanında katastrof modelleri, sigorta ve reasürans şirketlerinin Avrupa genelinde rüzgâr fırtınası riskini fiyatlandırması, portföylerini yönetmesi ve birikimli riskleri ölçmesi açısından temel araçlardan biri hâline gelmiş durumda.
Ancak Atlantik fırtınalarının sıkça etkilediği İspanya ve Portekiz, büyük model sağlayıcılarının rüzgâr katastrof modellerinde büyük ölçüde yer almıyor. Bunun nedeni Iberia’nın bu tür olaylara bağışık olması değil; tarihsel olarak model geliştirme çalışmalarının daha çok Kuzey Avrupa’ya odaklanmış olması ve veri ile modelleme önceliklerinin bu doğrultuda şekillenmesi.
Sonuç olarak Avrupa risk haritasında önemli bir “kör nokta” oluşuyor:
Hasar yaratabilecek güçlü fırtınaların görülebildiği ancak (re)sigortacıların bu riskin nadirliğini, portföy üzerindeki etkisini veya birikimli risk boyutunu ölçmek için kullandığı standart araçların bulunmadığı bir bölge.
MODELLEME BOŞLUĞU
Avrupa’nın büyük bölümünün aksine Iberia’da rüzgâr fırtınalarına ilişkin sektör genelinde kabul gören ortak bir model altyapısı bulunmuyor. Bu durum, bölgede meydana gelen olayların portföyler arası karşılaştırmasını veya geçmiş olaylarla kıyaslanmasını zorlaştırıyor.
Örneğin Lizbon, Porto veya Portekiz’in iç kesimleri için maksimum rüzgâr hamlelerinin dönüş periyodunu kolayca hesaplamak mümkün değil. Ortak bir model kataloğunun bulunmaması, Kristin gibi bir fırtınanın ne kadar “aşırı” olduğunu değerlendirmeyi de zorlaştırıyor.
Bu nedenle Iberia’da büyük bir fırtına meydana geldiğinde piyasa çoğu zaman olayın nadirliğini sınırlı tarihsel gözlem kayıtları ve uzman değerlendirmeleri üzerinden tahmin etmek zorunda kalıyor. Oysa standart katastrof modelleri genellikle çok daha geniş bir simülasyon veri seti kullanarak aşırı uç senaryoları da analiz edebiliyor.
KATASTROF MODELLERİNİN OLMADIĞI YERDE ARAŞTIRMA İŞ BİRLİKLERİ DEVREYE GİRİYOR
WTW ile Exeter Üniversitesi arasında yürütülen Willis Research Network iş birliği, atmosfer biliminin risk yönetimine uygulanmasına yönelik uzun soluklu bir araştırma programı yürütüyor.
Bu iş birliğinin ilk önemli çıktılarından biri olan 2009 tarihli “Serial clustering of intense European storms” çalışması, Avrupa’da güçlü rüzgâr fırtınalarının zaman içinde kümelenme eğilimi gösterdiğini ortaya koymuştu. Bu bulgu, sektörün birikimli rüzgâr fırtınası riskini değerlendirme biçimini önemli ölçüde değiştirdi ve daha sonra birçok katastrof modeline entegre edildi.
Son yıllarda araştırma, Avrupa genelini kapsayan geniş ölçekli rüzgâr fırtınası veri setleri ve gelişmiş siklon izleme yöntemlerinin geliştirilmesine odaklanıyor.
Bu veri setleri, İspanya ve Portekiz’i de kapsayacak şekilde 2 bin 500 yılı aşan sanal bir fırtına kaydı oluşturuyor. Böylece her bir fırtına için rüzgâr etkisini gösteren “wind footprint” haritaları üretilebiliyor.
Model altyapısının güçlü olduğu bölgelerde bu veri setleri mevcut araçları tamamlayıcı nitelik taşıyor. Model bulunmayan Iberia gibi bölgelerde ise, fırtına tehlikesini ve dönüş periyotlarını tahmin etmek için bilim temelli bir alternatif sunuyor.
KRİSTİN FIRTINASINI DEĞERLENDİRMEK
1. Gözlemsel kayıtlara göre Kristin ne kadar güçlüydü?
Araştırmada Storm Kristin’in şiddeti, yeniden analiz verileri kullanılarak tarihsel kayıtlarla karşılaştırıldı. Fırtına şiddeti için deniz seviyesine indirgenmiş minimum basınç (MSLP) göstergesi kullanıldı.
1960’tan bu yana Portekiz üzerinden geçen veya yakınından geçen Atlantik siklonları arasında Kristin, en derin basınca sahip 11. fırtına olarak kaydedildi. Bu da onu tarihsel kayıtlardaki fırtınaların en güçlü yüzde 2’lik dilimi içine yerleştiriyor.
Gözlemlenen etkiler de bu değerlendirmeyle uyumlu oldu. Birçok meteoroloji istasyonunda 40 m/s’nin üzerinde rüzgâr hamleleri ölçülürken, Lizbon’un yaklaşık 150 km kuzeyindeki Monte Real hava üssünde 48.9 m/s (yaklaşık 176 km/s)değerine ulaşıldı.
Ayrıca Ocak başı ile Şubat başı arasındaki dönemde Portekiz ve İspanya’nın bazı bölgelerinde yağış miktarı, 1980-2021 ortalamasının dört ila beş katına ulaştı. Yağışın büyük bölümü kısa bir zaman diliminde gerçekleşti; Ocak 2026 toplam yağışının yaklaşık %80’i Ingrid, Joseph ve Kristin fırtınaları sırasında düştü. Bu durum toprak doygunluğunu artırarak sel riskini de büyüttü.
2. Olasılık hesaplarına göre Kristin’in dönüş periyodu
Kristin’in rüzgâr etkileri, Exeter Üniversitesi’nin geniş ölçekli fırtına veri seti ile karşılaştırılarak daha geniş bir olasılık çerçevesinde değerlendirildi.
Sonuçlar, fırtınanın rüzgâr hızlarının Portekiz’in büyük bölümünde 30-40 yıllık dönüş periyoduna karşılık geldiğini gösteriyor. Bazı bölgelerde bu değer 80-90 yıl seviyesine kadar çıkıyor.
Lizbon için hesaplanan değer ise yaklaşık 50 yılda bir görülen bir rüzgâr olayına karşılık geliyor. Mevcut gözlem ve yeniden analiz veri setleri dikkate alındığında bu, şehir için kaydedilmiş en güçlü rüzgâr olayı olarak değerlendiriliyor.
3. Fırtına dizisinin dönüş periyodu
Exeter veri seti ayrıca Ingrid-Joseph-Kristin fırtına dizisinin nadirliğini de hesaplama imkânı sağladı.
Portekiz üzerinde 20 m/s’nin üzerinde rüzgâr hamleleri üreten üç veya daha fazla fırtınanın art arda meydana geldiği bir dizinin dönüş periyodu yaklaşık 12 yıl olarak hesaplanıyor.
Bu nedenle söz konusu fırtına dizisi önemli hasarlara yol açmış olsa da, tarihsel kayıtlarda tamamen sıra dışı bir durum olarak değerlendirilmiyor. Buna karşılık, Portekiz’i üç gün içinde etkileyen üç şiddetli fırtına senaryosunun dönüş periyodu yaklaşık 150 yıl olarak hesaplanıyor ve bu tür bir dizinin tarihsel kayıtlarda henüz gözlemlenmediği belirtiliyor.
MODELLE KAPSANMAYAN RİSKLERİ ANLAMAK
Analiz sonuçları, Kristin Fırtınası’nın;
- tarihsel kayıtlarda alışılmadık derecede güçlü bir fırtına olduğunu,
- geniş ölçekli olasılık analizine göre de aşırı bir olay olarak değerlendirildiğini,
- özellikle Lizbon gibi nüfus ve varlık yoğunluğu yüksek merkezlerde olağanüstü etkiler yarattığını gösteriyor.
Ayrıca fırtına dizisinin yarattığı kümelenme etkisi, yalnızca geniş ölçekli veri setleri kullanılarak ölçülebilecek bir risk boyutuna işaret ediyor.
Ekonomik kayıpların büyüklüğü de dikkate alındığında — Kristin’in Portekiz’de şimdiye kadarki en maliyetli rüzgâr fırtınası olaylarından biri olması muhtemel — bu analiz, Iberia’daki rüzgâr riskinin önemini ve katastrof modellerinin bulunmadığı bölgelerde alternatif risk ölçüm yöntemlerinin değerini ortaya koyuyor.
