Ali Aktuğ’dan sigorta sektörüne ve hayata dair samimi bir anlatı: Sigortalar Attı

Yönetim ve Gelişim Danışmanı Ali Aktuğ, genç nesile bir rehber olması için tecrübelerini tüm samimiyetiyle anlattığı “Sigortalar Attı” kitabıyla ilgili olarak, “Bu kitabı okuyacaklar hem kendilerini bulacakları hem de eğitim alacakları bir eserle karşılaşacak” dedi.

Bu ayki sayfalarımızın konuğu Yönetim ve Gelişim Danışmanı Ali Aktuğ oldu. 36 yıllık deneyimini aktarmak üzere çıkarmış olduğu “Sigortalar Attı” isimli kitabı bir ders kitabı niteliğinde. İçerisinde bankasüranstan bireysel emekliliğe, dijitalleşmeden yaşam koçluğuna kadar birçok konu başlığının yanı sıra sigorta sektöründe uzun yıllar emek vermiş birçok ismin yazılarının da yer aldığı hem öğreten hem de ilham veren bu kitap, Aktuğ’a göre okuyacakların hem kendilerini bulacakları hem de eğitim alacakları bir eser. Aktuğ, hayat yolculuğunu her yönüyle anlattığı kitabı hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

Kitabın ismiyle başlamak istiyorum sorularıma. Kitabınızın ismini neden “Sigortalar Attı” şeklinde seçtiniz?

Kitabın isim seçimi hem benim ironi katmam hem de rahmetli annem sayesinde oldu. İlk iş deneyimim inşaat sektöründeydi. Sigortacı olmaya karar verdikten sonra bunu anneme söyledim. O da bana çok kızdı ve “Sigortacı olunur mu? Rahmetli baban duysa çok üzülürdü” dedi. Tabi annemi dinlemedim ve sigortacı oldum. Daha sonra annem komşularına benim sigortacı olduğumu söyleyince çok sevinmişler. O zamanlar apartmanlarda sürekli atan yuvarlak sigortalar olurdu, işte o sigortalar attıkça gelir tamir eder demişler. Ben de buradan hareketle kitabın adını “Sigortalar Attı” şeklinde seçtim.

YAZININ ARASINDAKİ ZORLU BAĞLAÇLAR

Kitabın çıkış noktası nedir? Bu kitabı neden yazmaya karar verdiniz?

Kızım Bade’nin bana “Baba, hayatını da yaz, ben senin iş hayatınla ilgili hiçbir şey bilmiyorum” demesiyle başladı. Biraz onun teşvikiyle oldu diyebilirim. Benim hayatım o kadar ilginç değil aslında. Ama sonra bakınca ilginç olayların, yeniliklerin olduğunu fark ettim. O yeniliklerle beraber sigorta ve sigortacılıkla ilgili bazı üstatların da yazılarını katarak bir kitap çıkartmaya karar verdim. Kitap çıkartmak kolay gibi gözüküyor ama zor. Özellikle yazının arasındaki bağlaçlar çok zorlu. Biraz da yaşlanıyoruz yavaş yavaş, eğer bir gün Alzheimer gibi bir hastalığa yakalanırsam hayatımı bu kitaptan okumak istedim. İşin şakası bir tarafa, hem genç nesil sigortacılara bir rehber olması hem de sektöre bir örnek olması açısından bu kitabı yazdım.

‘KENDİLERİNİ BULACAKLAR’

Kitapta tecrübelerinizi ve yaşanmışlıklarınızı tüm samimiyetinizle anlatıyorsunuz. Bu kitabı okuyacaklar sayfalarında başka nelerle karşılaşacak?

Aslında biraz derin okurlarsa kendilerini bulacaklar. Çünkü bana göre sigortacılar olarak bizler kutsal bir iş yapıyoruz. İnsanların olası kötü günleri için önlemler alan bir sektörüz. İkinci olarak bunun sadece benim iş hayatım ya da sigortacılıkla ilgili bir kitap olarak düşünmeyip biraz da eğitim kitabı olarak satın alınmalı. Yani bu kitabı okuyacaklar hem kendilerini bulacakları hem de eğitim alacakları bir eserle karşılaşacak.

‘İYİ Kİ SİGORTACI OLDUM’

Peki, bir sigortacı olarak iyi ki ve keşke dediğiniz anlar var mı? Bu anlardan ne dersler çıkardınız?

İyi ki dediğim 2 şey var. Biri, iyi ki sigortacı oldum. Sigortacı olarak 4-5 sene çalıştıktan sonra meslekten kopamıyorsunuz. Bir kere bırakmaya çalıştım olmadı. Tekrar sektöre geri döndüm. Diğeri ise, yenilikleri üstlerimi üzmeden, kırmadan, saygısızlık yapmadan gerçekleştirmiş olmam. Bu konuya da kitabımda yer veriyorum. Kredi kartıyla poliçe satışı, internet yokken hastanelere provizyon sistemi kurma, online satış gibi birçok yeniliği gerçekleştirdim. Daktilo ile poliçe kesmekle başladığım yolculuğumda şimdi online poliçeler, self insurance dediğimiz kendi kendine poliçeler oluşturmanın eğitimlerini veriyorum. Sonuç olarak geniş bir yelpazede iyi ki dediğim şeyler var. Keşkelerime gelecek olursak “Keşke bir 30 yılım daha olsa ve inovasyonlara devam edebilsem” diyorum.

‘HER ŞEY BAŞARI DEĞİL’

Son olarak bu kitabı okuyacaklara bir mesajınız var mı?

Öncelikle kitabı okusunlar ve ders kitabı gibi üstüne notlarını alsınlar. TSEV’de eğitim veriyorum. Oradaki öğrencilerimle ara sıra buluşuyoruz ve kitaplarının içlerinin notlarla dolu olduğunu görüyorum. Sorular yöneltiyorlar. İkinci olarak çıkarımlar yapsınlar. Kitapta yapılan hataları da yazdım. Her şey başarı değil. Burada önemli olan aynı hatayı tekrar tekrar yapmamak. Son olarak genç yaşlarınızda yazmaya başlayın. Çünkü her şey unutuluyor.

Yorum yazın