Küresel ısınma ve kuraklık Japonya’da orman yangınlarının şiddetini artırıyor

Küresel ısınma ve kuraklık Japonya’da orman yangınlarının şiddetini artırıyor

Japonya’nın kuzeydoğusunda, Iwate eyaletine bağlı Ofunato kentinde başlayan büyük orman yangını, ülkenin son yıllarda karşılaştığı en büyük çevresel felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Son dönemde yaşanan kuraklıkla kontrol altına alınması zorlaşan yangın, kısa sürede geniş bir alana yayılarak yaklaşık 2 bin 100 hektarlık ormanlık alanı küle çevirdi.

Japonya’nın kuzeydoğusunda, Iwate eyaletine bağlı Ofunato kentinde 26 Şubat’ta başlayan büyük orman yangını, ülkenin son yıllarda karşılaştığı en büyük çevresel felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Yangın kısa sürede geniş bir alana yayılarak yaklaşık 2 bin 100 hektarlık ormanlık alanı küle çevirdi. Olayın ardından bölgede büyük bir tahliye çalışması başlatıldı ve bin 200’den fazla kişi güvenli bölgelere sevk edildi. Japonya Yangın ve Afet Yönetim Ajansı’na göre gerçekleşen bu orman yangını, 1980’lerin sonundan bu yana Japonya’daki en büyük yangın.

Yetkililer, yangının olası çıkış nedenlerini araştırırken, kuru hava koşulları ve kuvvetli rüzgârların alevlerin hızla yayılmasına neden olduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre, yangının insan kaynaklı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Elektrik hatlarından kaynaklı kıvılcımlar veya dikkatsizce atılan sigara izmaritleri gibi faktörlerin yangının çıkışına sebep olabileceği düşünülüyor. Ayrıca, Japonya’da son dönemde yaşanan kuraklık, yangının kontrol altına alınmasını daha da zorlaştırdı.

RÜZGÂR KONTROL ALTINA ALINMASINI ZORLAŞTIRDI

Yangın, yalnızca orman ekosistemine zarar vermekle kalmadı, aynı zamanda bölgedeki yerleşim yerlerini de tehdit etti. 80’den fazla bina hasar gördü ve bazı evler tamamen kül oldu. Yangını söndürmek için 2 binden fazla itfaiyeci ve askeri personel görevlendirilirken, havadan müdahale için helikopterler de kullanıldı. Ancak rüzgârın etkisiyle yangının tamamen kontrol altına alınması zaman aldı.

Çevresel açıdan bakıldığında, yangın ekosistem üzerinde uzun vadeli olumsuz etkilere yol açtı. Ormanda yaşayan pek çok hayvan türü habitatlarını kaybederken, bölgedeki hava kalitesi de ciddi şekilde bozuldu. Ayrıca, Japonya’nın karbon salınımı üzerindeki etkileri de değerlendirilmesi gereken bir konu haline geldi.

Japonya, genellikle deprem ve tayfun gibi doğal afetlerle gündeme gelse de, zaman zaman büyük orman yangınlarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. 2016 yılında Kyushu bölgesinde meydana gelen büyük yangın, bin hektardan fazla alanı yok etmişti. 2021’de ise Hokkaido’da meydana gelen bir yangın, yüzlerce hektarlık ormanlık alanın zarar görmesine neden olmuştu.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE DAHA SIK VE ŞİDDETLİ YAŞANIYOR

Ülkede orman yangınları genellikle yaz aylarında ve kurak dönemlerde daha sık görülüyor. Ancak küresel iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte bu tür felaketlerin daha sık ve şiddetli yaşandığı belirtiliyor. Ofunato’nun da aralarında bulunduğu Japonya’nın kuzeydoğusundaki bölgeler, Japonya Meteoroloji Ajansı’nın 1946’da kayıt tutmaya başlamasından bu yana en kurak kışını yaşadı. Meteoroloji ajansına göre, Ofunato Şubat ayı boyunca sadece 2,5 mm yağış aldı. Bu rakam, önceki yıllarda aynı ay için ortalama 41 mm olan yağış miktarıyla karşılaştırıldığında oldukça düşük. Kyoto Üniversitesi’nde Su Kaynakları Araştırmaları Profesörü olan Yoshiya Touge, Japan Times’a verdiği röportajda, “Hava koşulları kuru, rüzgârlar kuvvetli ve arazi dik. Çoğu iğne yapraklı olan ağaçlar da son derece yanıcı. Bu faktörler yangının daha hızlı yayılmasına neden oluyor” dedi.

Japonya hükümeti, yangın önleme stratejilerini güçlendirmek adına yeni adımlar atmayı planlıyor. Uzmanlar, yangın risklerini en aza indirmek için daha etkili erken uyarı sistemleri ve yangına dayanıklı orman yönetim stratejileri geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

ÖNLEYİCİ TEDBİRLER ALINMALI

Orman yangınları, yalnızca yanmış ağaçlarla sınırlı bir felaket değil. Yangınlar, hava kirliliğini artırarak solunum yolu hastalıklarını tetikleyebiliyor, su kaynaklarını olumsuz etkiliyor ve tarım arazilerine zarar verebiliyor. Ayrıca, karbon salınımını artırarak iklim değişikliğini hızlandırıyor. Japonya gibi ormanlık alanları geniş olan ülkeler için bu tür felaketler, ekolojik dengenin bozulmasına neden olabiliyor.

Günümüzde küresel iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle orman yangınlarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Doğal yaşamı ve insan hayatını tehdit eden ciddi bir felaket olan orman yangınlarına karşı önleyici tedbirler almak, yangınlarla mücadelede en etkili yöntemlerden biri.

Doğal yaşamı ve ekosistemleri derinden etkileyen, büyük yıkımlara yol açan orman yangınları, hem doğal nedenlerle hem de insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabiliyor. Yıldırım düşmesi, yanardağ patlamaları veya aşırı sıcaklar gibi doğal sebepler yangınlara yol açabilirken, insanların dikkatsizliği, ihmal veya kasıtlı eylemleri de yangınların en yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle piknik ateşlerinin söndürülmemesi, sigara izmaritlerinin gelişigüzel atılması veya anız yakma gibi faaliyetler, orman yangınlarını tetikleyebiliyor.

İklim değişikliği de orman yangınlarını tetikleyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Küresel ısınma nedeniyle yaşanan kuraklık, ormanlık alanların daha savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Uzun süren kurak dönemler, bitki örtüsünün kurumasına ve yangınlara karşı daha hassas hale gelmesine yol açıyor. Bu durum, yangınların daha hızlı yayılmasına ve kontrol altına alınmasını zorlaştırmasına neden oluyor.

ERKEN MÜDAHALE BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Orman yangınları, sadece ağaçların yok olmasına değil, aynı zamanda binlerce canlının yaşam alanlarının yitirilmesine de neden oluyor. Ormanlar, dünya üzerindeki biyolojik çeşitliliğin en önemli kaynaklarından biri. Yangınlar, bu çeşitliliği tehdit ederek, pek çok bitki ve hayvan türünün yok olmasına yol açabiliyor.

Orman yangınlarıyla mücadelede erken müdahale büyük önem taşıyor. Yangın ihbar sistemleri, itfaiye ekipleri ve havadan müdahale araçları, yangınların hızla kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Ancak, yangınları önlemek, söndürmekten çok daha etkili bir yöntem. Bu nedenle, orman yangınlarına karşı toplumsal bilincin artırılması, insanların doğaya karşı daha duyarlı olması ve yangın riskini azaltacak önlemlerin alınması büyük önem taşıyor.

Earth System Science Data dergisinde yayınlanan “Orman Yangınlarının Durumu” raporunda, 2023-24 sezonundaki büyük çaplı yangın olaylarıyla ilgili analizler bulunuyor. Rapor, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava koşullarının yangın olasılığını Kanada’da en az 3 kat, Amazon’un bazı bölgelerinde 20 kat ve Yunanistan’da 2 kat artırdığını belirtiyor.

Rapor, Mart 2023’ten Şubat 2024’e kadar olan dönemde orman yangını kaynaklı küresel karbon emisyonlarının ortalamanın %16 üzerinde olduğunu ve 8,6 milyar metrik ton karbondioksit salımına ulaştığını ortaya koyuyor. Sustain&Play’in yayınladığı 2024 Dünya Z Raporu’na göre ise, 2024 yılı itibarıyla, gezegendeki çevresel değişiklikler alarm verici bir noktaya ulaştı. Küresel sıcaklık artışı 1.56°C seviyelerine ulaşarak, son 150 yılın en sıcak 10 yılından biri yaşandı. Dünya genelinde tatlı su rezervlerinin %55’i kritik seviyelere düştü. Ayrıca, orman yangınları 6.7 milyon hektarlık alanı yok ederek küresel ekosisteme ciddi zarar verdi. 2024, çevresel tehditlere karşı harekete geçmenin önemini bir kez daha gözler önüne seren bir yıl oldu.

ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE VE ÖNLEMLER

Orman yangınlarıyla mücadelede erken müdahale büyük önem taşır. Yangın ihbar sistemleri, itfaiye ekipleri, havadan müdahale araçları ve gönüllü ekipler, yangınların hızla kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Ancak yangınları önlemek, söndürmekten çok daha etkili bir yöntem. Bu nedenle, orman yangınlarına karşı toplumsal bilincin artırılması büyük önem taşıyor.

Orman yangınlarını önlemek için alınabilecek bazı önlemler şunlardır:

  1. Eğitim ve Bilinçlendirme: İnsanların orman yangınları konusunda bilinçlendirilmesi, yangın riskini azaltacak en önemli adımlardan biri. Özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin atılmaması gibi temel kuralların topluma öğretilmesi gerekiyor.
  2. Yasal Düzenlemeler: Orman yangınlarına neden olan faaliyetlerin cezai yaptırımlarla engellenmesi önemli. Anız yakma gibi uygulamaların yasaklanması ve denetimlerin artırılması, yangın riskini azaltabilir.
  3. Teknolojik Çözümler: Yangın erken uyarı sistemleri, drone teknolojisi ve uydu görüntüleri, yangınların erken tespit edilmesini ve hızlı müdahale edilmesini sağlayabilir.
  4. Ağaçlandırma ve Restorasyon: Yanan ormanlık alanların hızla ağaçlandırılması, ekosistemin yeniden canlanmasına yardımcı olur. Ayrıca, yangına dayanıklı ağaç türlerinin dikilmesi, gelecekteki yangın riskini azaltabilir.

DÜNYA GENELİNDE MEYDANA GELEN BÜYÜK ORMAN YANGINLARI

Dünya genelinde çeşitli bölgelerde büyük orman yangınları meydana geliyor. Bu yangınlar hem çevresel hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlara yol açıyor. Meydana gelen bu yangınlardan bazı örnekler ise şöyle:

Avustralya Orman Yangınları (Kara Yaz) –  2019 ve 2020

Avustralya’nın en büyük doğal felaketlerinden biri olan “Kara Yaz” (Black Summer) orman yangınları, 2019’un sonlarında başlayıp 2020’nin başlarına kadar sürdü.

  • Yaklaşık 18 milyon hektar alan yandı.
  • 3 binden fazla ev ve bina yok oldu.
  • 33 kişi hayatını kaybetti.
  •  1 milyardan fazla hayvanın öldüğü tahmin ediliyor.
  • Atmosfere yayılan dumanlar, Yeni Zelanda’ya kadar ulaştı ve hava kalitesini ciddi şekilde düşürdü.

Yangınların büyük bölümü doğal nedenlerle başladı (kuraklık, sıcak hava dalgaları ve yıldırımlar) ancak bazı bölgelerde insan faktörünün de etkili olduğu tespit edildi.

Amazon Orman Yangınları – 2019 ve 2020

Amazon, dünyanın en büyük yağmur ormanı ve oksijen kaynağı olarak bilinir. Ancak 2019 ve 2020 yıllarında büyük yangınlarla karşı karşıya kaldı.

  • 2019’da Amazon’da 906 bin hektardan fazla alan yandı.
  • Brezilya’da 72 bin 843 yangın kaydedildi ve bu, bir önceki yıla göre %84 artış anlamına geliyordu.
  • Yangınlar, büyük oranda yasa dışı tarım alanı açma faaliyetlerinden kaynaklandı.

Bu yangınlar, sadece Brezilya’da değil, Bolivya, Peru ve Kolombiya gibi diğer Amazon ülkelerinde de büyük kayıplara yol açtı. Uzmanlar, bu yangınların küresel ısınmayı hızlandıran büyük bir ekolojik felaket olduğunu belirtti.

Sibirya Orman Yangınları – 2021

Rusya’nın Sibirya bölgesi, aşırı soğuklarıyla bilinir. Ancak küresel ısınma nedeniyle son yıllarda burada büyük yangınlar görülmeye başlandı.

  • 2021 yılında Rusya’daki orman yangınları, yaklaşık 18,8 milyon hektar alanı yok etti.
  • Bu yangınlar, modern tarihte kaydedilen en büyük orman yangınları arasında yer aldı.
  • Aşırı sıcaklar, düşük nem oranı ve yıldırımların yangınların yayılmasına neden olduğu belirtildi.
  • Yangınlardan çıkan dumanlar ABD’ye kadar ulaştı ve havada büyük miktarda karbon salınımına neden oldu.

Bu yangınlar, kutuplara yakın bölgelerde bile yangınların ne kadar tehlikeli hale geldiğini gösterdi.

Yunanistan Orman Yangınları – 2021

Akdeniz bölgesi, özellikle yaz aylarında orman yangınlarına sıkça maruz kalıyor. 2021 yılında Yunanistan’da çıkan yangınlar, ülke tarihinin en büyük yangınlarından biri oldu.

  • Yunanistan’ın Evia Adası’nda 300 bin dönümden fazla orman kül oldu.
  • Binlerce kişi tahliye edilmek zorunda kaldı.
  • Yangınlar, haftalarca söndürülemedi ve Yunan hükümeti uluslararası yardım çağrısında bulundu.
  • Türkiye ve İtalya’daki büyük yangınlarla eş zamanlı olarak yaşandı.

Bu yangınlar, Akdeniz bölgesinde iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne serdi.

Türkiye Orman Yangınları – 2021

Türkiye’de 2021 yazında çıkan orman yangınları, ülkenin gördüğü en büyük felaketlerden biri oldu.

  • Manavgat, Marmaris ve Bodrum başta olmak üzere 49 ilde 300’den fazla yangın çıktı.
  • 170 bin hektardan fazla ormanlık alan yok oldu.
  • 9 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi tahliye edildi.
  • Orman yangınlarının büyük kısmı, sıcak hava dalgaları ve rüzgâr nedeniyle hızla yayıldı.

Bu yangınlar, Akdeniz bölgesindeki yangınlara karşı daha iyi önlemler alınması gerektiğini gösterdi.

Kaliforniya Orman Yangınları – 2020 ve 2023

ABD’nin batı kıyısı, özellikle Kaliforniya, orman yangınlarıyla sık sık mücadele eden bölgelerden biri. 2020 ve 2023 yıllarında bölgeyi vuran yangınlar, büyük çaplı yıkımlara yol açtı.

  • 2020 yılında Kaliforniya’da toplam 4,3 milyon dönüm ormanlık alan kül oldu.
  • Yangınlarda 33 kişi hayatını kaybetti.
  • 2023 yılında ise 24 kişi öldü ve 10 binden fazla kişi tahliye edildi.
  • Yangınların nedenleri arasında aşırı sıcaklar, rüzgârlar ve insan kaynaklı hatalar vardı.

Bu yangınlar, Kaliforniya’nın orman yangınlarına karşı daha dayanıklı altyapılar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.

Geçtiğimiz aylarda, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde, özellikle Los Angeles bölgesinde de şiddetli orman yangınları meydana geldi. Bu yangınlar sonucunda 24 kişi hayatını kaybetti ve 10 binden fazla kişi tahliye edildi. Yangınların neden olduğu ekonomik kaybın 57 milyar doları bulabileceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin bu yangınların sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor.

Kanada Orman Yangınları – 2023

Kanada, geniş ormanlık alanlara sahip bir ülke ve sık sık büyük yangınlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. 2023 yılı, Kanada tarihinin en büyük orman yangınlarının yaşandığı yıl oldu.

  • Yıl boyunca toplam 17,8 milyon hektar ormanlık alan yandı.
  • 700’den fazla farklı bölgede yangın çıktı.
  • ABD’ye ve Avrupa’ya kadar ulaşan yoğun duman, küresel hava kalitesini etkiledi.
  • Yangınların büyük çoğunluğu, aşırı sıcaklık dalgaları ve yıldırımlardan kaynaklandı.

Bu yangınlar, Kanada’nın tarihindeki en geniş alana yayılan yangınlar olarak kaydedildi.

Yorum yazın