Avustralya sigorta açığını kapatmaya çalışıyor

Avustralya sigorta açığını kapatmaya çalışıyor

Felaketlerle dolu bir dünyada Avustralyalılar, hızla artan sigorta primleriyle küresel bir sorunla karşı karşıya. Çözümler var, ancak bunlar oldukça karmaşık. Avustralya, ev ve işyeri sahiplerini giderek daha savunmasız hale getiren büyük bir sigorta açığıyla mücadele ediyor. Bu açık, insanların ya afetlere karşı yeterince sigortalı olmadan başa çıkmasına ya da felaket bölgelerinden binlerce kilometre uzakta yaşamalarına rağmen yüksek primler ödemesine neden oluyor.

Sigorta kapsamının yetersiz olması, özellikle ipotek almak ve ev sahibi olmak isteyenler için ciddi sonuçlar doğuruyor. Üstelik iklim kaynaklı felaketlerin arttığı bir dünyada, bu risk daha da büyüyor.

Sorunun çözümü ise hükümetin müdahalesini gerektiren karmaşık adımlar gerektiriyor.

SİGORTA AÇIĞI KÜRESEL BİR SORUN

Avustralya bu durumu yakından tanıyor. 2022 yılında Queensland ve Yeni Güney Galler eyaletlerini vuran büyük sel felaketlerinde, sadece sigortalı kayıpların maliyeti 6 milyar doları aştı. Ancak Avustralya’daki toplam kayıpların yaklaşık %48’i sigorta kapsamında değildi.

Her geçen gün daha fazla Avustralyalı, yükselen sigorta primleriyle mücadele ediyor. 2022 yılında sigorta stresine girenlerin oranı %10 iken, bu oran geçen yıl %15’e çıktı.

Bu da riskli bölgelerde yaşayan birçok insanı eksik sigorta yaptırmaya ya da hiç sigortalanmamaya itiyor. Sigorta yaptırabilenler ise çok daha yüksek primler ödüyor.

FELAKETLERİN ETKİSİ

Küresel ölçekte, son 50 yılda her gün bir iklim veya aşırı hava olayı yaşandı. Bu felaketler, ortalama olarak 115 insanın hayatını kaybetmesine ve 202 milyon ABD doları tutarında kayıplara neden oldu.

Bu durum, afetlerden sonra yeniden yapılanmanın finansmanı konusunda endişeleri artırırken, gelecekteki kayıpları önlemek için daha dayanıklı yapılar inşa edilmesi gerektiğini de gündeme getiriyor.

SİGORTA KORUMA AÇIĞI NEDEN VAR?

Avustralya, sigorta koruma açığı yaşayan tek ülke değil. Küresel ölçekte sigorta kapsamında olmayan felaket kayıpları, yaklaşık 1,8 trilyon ABD doları olarak hesaplanıyor.

Bu açığın bir kısmı, altyapı ve hükümete ait yollar gibi genellikle sigortalanmayan varlıklardan kaynaklanıyor. Diğer bir kısmı ise sigorta piyasasının yeterince gelişmediği düşük gelirli ülkelerden geliyor.

SİGORTA AÇIĞININ NEDENLERİ

Sigorta açığının oluşmasının üç temel nedeni bulunuyor:

  • Risk odaklı fiyatlandırma: Sigorta şirketleri, geçmişte yaşanan kayıplar ve bölgenin risk seviyesine göre prim belirliyor. Yüksek riskli bölgelerde yaşayanlar, daha fazla tazminat ödenme ihtimali nedeniyle daha yüksek primler ödüyor.
  • Sigortanın havuz sistemi: Sigorta, “azınlığın zararlarını çoğunluğun primleriyle karşılayan” bir sistemdir. Ancak felaketler arttıkça, zarar görenlerin sayısı da yükseliyor. Bu da sigorta şirketlerinin daha fazla sermayeye ihtiyaç duymasına neden oluyor. Sigorta şirketleri, küresel pazarda yeniden sigorta satın alıyor. Felaketler arttıkça, yeniden sigorta maliyetleri de artıyor ve bu da primlere yansıyor.
  • İklim belirsizliği: “Hava durumu dalgalanması” olarak da adlandırılan iklim belirsizliği, beklenmedik kayıplara neden olarak sigorta piyasasında dalgalanmalara yol açıyor. Sigorta şirketleri, bu belirsizlik nedeniyle daha fazla sermaye ayırmak zorunda kalıyor ve bu da primlerin yükselmesine neden oluyor.

NEDEN ÖNEMLİ?

Sigorta açığı, küresel sermayenin yerel ekonomilere akmasını engelleyerek, felaket sonrası evlerin yeniden inşa edilmesini zorlaştırıyor.

Sigorta kapsamı yetersiz olduğunda, afet sonrası toparlanma yükü sigortasız veya eksik sigortalı bireylerin omuzlarına biniyor. Bu da en kırılgan kesimlerin ekonomik olarak daha da zorlanmasına yol açıyor.

ÇÖZÜM YOLLARI

Sigorta açığını kapatmak için hem finansal hem de fiziksel olarak iki yönlü bir yaklaşım gerekiyor.

Yüksek risk grubundakilerin sigorta sisteminde kalmasını sağlamak için devlet tarafından düzenlenen sigorta mekanizmalarına, yani “koruma açığı kuruluşlarına” ihtiyaç var.

AVUSTRALYA’DAKİ ALTERNATİFLER

Diğer ülkelerin deneyimleri, bu sorunun çözümünün karmaşık olacağını gösteriyor. Çözüm; tüm hükümet kademelerinin iş birliği yapmasını, hedef odaklı risk müdahalelerini ve sigortanın afetlere karşı dayanıklılığı artıran ekosistemle entegre edilmesini gerektiriyor.

Avustralya da bu konuda bazı adımlar atıyor. Sigorta sektörü, sel önlemleri için 30 milyar dolarlık yatırım çağrısında bulunuyor. Federal hükümet ve bazı eyalet yönetimleri ise farklı ölçeklerde dayanıklı konut programlarına yatırım yapmaya başladı.

Yorum yazın