Hayat ve sağlıkta çözüm Yeni Bakım Modelleri

Hayat ve sağlıkta çözüm Yeni Bakım Modelleri

Sağlık alanında maliyet enflasyonu sektörlerin üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor. Bununla birlikte yaşam süresinin artması toplumda bir kesimin bakım ve sağlık hizmetlerine ulaşmasını zorlaştırıyor. En son yayımlanan rapora göre, sigorta sektörü için çözüm ‘stratejik ödeme’ ve Yeni Bakım Modelleri.

Ortalama yaşam süresinin yıllar içinde uzaması, hastalık örüntülerinin değişmesi ve bakım maliyetlerinin artması, geleneksel sağlık ve sigorta sistemlerinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor. Bu ekonomik baskı sonucunda git gide daha fazla insan, yaşlılığını zor şartlar altında geçirme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Konu bir süredir küresel sigorta sektörünün de gündeminde. Çözüm için ortaya atılan Yeni Bakım Modelleri umut vaat ediyor.

Küresel sigorta sektörüne dair raporlarıyla önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan Cenevre Derneği (The Geneva Association), özellikle yaşlı kesimin yaşadığı sağlık ve bakım sorunlarına dair sigorta çözümlerini konu alan bir rapor yayımladı. “Yeni Bakım Modelleri” ismini taşıyan rapor, “Sigortacılar daha hasta ve yaşlı toplumların yaşadığı zorluklarının üstesinden nasıl gelebilir?” sorusunu gündemine alıyor. Hastane ve bakımevi gibi hizmet sağlayıcılarını, toplumun bakıma muhtaç yaşlı insanlarını ve ikisi arasında köprü görevi görecek sigortacıları ilgilendiren Yeni Bakım Modelleri’nin işlevi, raporda genel hatlarıyla şu şekilde anlatılıyor:

1. Hastalıkların başlamasına katkıda bulunan faktörleri hafifletilmesi için önlemler almak.

2. Rutin sağlığı yaygınlaştırarak erken teşhise ulaşmak.

3. Sağlık durumundan bireyin yaşına kadar tüm bakım ihtiyaçlarını bir bütün olarak ele almak.

4. Bakım süreçlerini yüksek fiyatlı hastane ve tesislerden çıkarıp dijitalleşmenin de yardımıyla ev ve toplum temelli ortamlara taşıyarak “kurumsuzlaşma”yı sağlamak.

NEDEN YENİ BAKIM MODELLERİNE İHTİYAÇ VAR?

Rapor ilk olarak sorunun temeline iniyor. Nüfus yapısı ve hastalık örüntülerinin yıllar içinde hızla değiştiğini ortaya koyan rapor bu değişimi nedenleri ile birlikte açıklıyor:

1. Yaş faktörü: Küresel boyutta yaşam beklentisi son yirmi yılda 66’dan 73’e çıktı. Ancak sağlıklı yaşam süresi aynı seviyede kalmaya devam ediyor. Bir başka deyişle tedavi ve bakım süreleri uzadı. Yaşlanan nüfus ile birlikte kronik hastalıklara sahip olan insan sayısı ise hızla artmakta. 65 yaş üstü birçok insanın en az bir hastalığı ve birçoğunun da bu hastalıktan kaynaklı ek hastalıkları oluyor.

2. Uzun süreli bakım: Demografideki değişim sadece kronik hastalıklarda bir artışa sebep olmadı. Aynı zamanda “uzun süreli bakım” ihtiyacı da doğurdu. Örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde uzun süreli bakım harcamaları, yaşanan tüm mali krizlere rağmen 2004 ile 2016 yılları arasında düzenli olarak artan tek sağlık hizmeti olarak kayda geçti. 2050 yılına gelindiğinde Avrupa’daki uzun süreli bakım ve maliyetlerindeki artışın 2000 yılının başına göre %300’e varması bekleniyor.

3. Akıl sağlığı maliyetleri: Uzun süreli fiziksel sağlık sorunları, yaşam kalitesini düşürecek bazı zihinsel sağlık sorunlarına yol açıyor. Bu durumun da kronik hastalığa sahip bir kişi için sağlık maliyetlerini %45 oranında artırması bekleniyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde akıl sağlığı kaynaklı sorunların küresel ekonomiye maliyetinin 6 trilyon dolar olması hesaplanıyor. Sonuç olarak küresel sağlık hizmetlerinin %18’ine kadarını zihinsel sorunların oluşturacağı belirtiliyor. Özellikle toplumun yoksul ve dezavantajlı üyelerinin daha şiddetli bir şekilde etkileneceği vurgulanıyor.

4. Derinleşen eşitsizlik: Gelir ve eğitim alanlarındaki eşitsizlikleri, işsizlik, çalışma koşulları, gıda veya su güvencesizliği, erken çocukluk gelişimi, sosyal çatışma gibi faktörler sağlık ve bakım hizmetlerine erişim konusunda da eşitsizlik yaratıyor. Bu hizmetlerdeki yenilikler de yaşlılara, kırsalda yaşayanlara ve farklı etnik azınlıkların hayatına girmesi de gitgide güçleşiyor.

TÜRKİYE’DE SAĞLIK HARCAMALARI

Türkiye’de sağlık harcamaları 2010 yılından itibaren ciddi bir artış gösteriyor. TÜİK’in 2019 yılı istatistiklerine göre sağlık harcamaları bir önceki yıla göre %21.7 artarak 165 milyon liradan 201 milyon liraya yükseldi. Kamuda sağlık harcamaları 157 milyon lira olurken özel sektörün sağlık harcaması 44 milyon lira olarak hesaplandı. Özel sektörün toplam sağlık harcamasının çok küçük bir kısmı sigorta şirketlerine ait. 2019 yılında sigorta sektörünün sağlık harcamaları 2.9 milyon lira oldu.

SAĞLIK SİGORTALARINDA DEĞİŞİM ZAMANI

Rapor, sağlık maliyetlerinin bugüne kadar bakım ve doktor hizmetlerindeki enflasyon sebebiyle gerçekleştiğini, beklenen yaşam süresi arttıkça yeni maliyetlerin genel sağlık giderlerine ekleneceğini vurguluyor. Sonuç olarak da sigorta sektörünün hasar talep süreçlerini tekrar düzenleyebileceği bir takım önerilerde bulunuyor.

Rapor özellikle sözleşme ve ödeme modellerinin tekrar gözden geçirilmesini öneriyor. Özetle, sağlık sonuçlarını iyileştirecek, tüketici talebini artıracak, akılcı kullanımı teşvik eden, maliyetleri düşüren sigorta yaklaşımları ortaya koymaya çalışıyor. Fiyatı yüksek hastaneler ve özel kliniklerin yanında toplum destekli bakım ve sağlık hizmetlerinden de yararlanabileceğini ifade ediyor. Ayrıca sigorta şirketleri için hayat ve sağlık branşlarında ‘stratejik ödeme’ modellerine geçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Raporun sigorta şirketlerine sunduğu yaklaşımlar şöyle:

1. Geleneksel sağlık sigortasında, sigortacılar birden fazla sağlık ve bakım hizmeti sağlayıcısı ile farklı sözleşmeler yaparak bir ağ oluşturabilir. Doğru bir hesaplama ile maliyetleri düşürebilir.

2. Sigorta şirketleri, multidisipliner sağlık hizmeti sağlayıcıları ile üstlendikleri risk ve sorumluluğu paylaşabilir. Rapor bunun için hedef kitlenin iyi tanımlanmış olması ve uygun sözleşme modellerinin üretilmesi gerektiğini belirtiyor.

3. Sigorta ve sağlık sektörleri, tam bir yönetim yapısı altında ve tek bir bütçede çözümler arayabilir.

4. Sağlık hizmeti sağlayıcıları, abonelik sistemi kurarak doğrudan ihtiyaç sahiplerine hizmet paketleri sunabilir. Rapor, özel hastanelerin abonelerine sunacağı hizmet paketlerinin içinde sigorta ürünlerinin yer alabileceğini ve bu sayede hasar maliyetlerinin azaltılabileceğini ifade ediyor.

5. Sigorta şirketleri her bütçeye göre uygun sağlık ve bakım hizmetinin yer alacağı, kişiselleştirilmiş ürünler sunabilir. Sigortalıların özelliklerine göre doğru haritalanması ve ürünlerin kişiselleştirilmesi ile birlikte maliyetlerin azalabileceği vurgulanıyor.

6 TEMADA YENİ BAKIM

Yeni Bakım Modelleri’nin toplumda yaygınlaşması için ilk olarak müşteri deneyiminin iyileştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Rapora göre, müşteri deneyimi iyileştirilirken maliyet enflasyonu ile mücadele için yeni iş modelleri de geliştirilmeli. Rapor, hayat ve emeklilik tarafındaki sigorta çözümlerini örnek gösteriyor: Dünyada hayat tarafındaki ölüm oranını düşürebilmek için sağlık çözümlerine doğru bir güçlü bir eğilim var. Emeklilik tarafında ise uzun vadeli tasarrufun yüksek maliyetli tedaviler sebebiyle kesilmesinin önüne yine farklı sağlık teminatlarıyla geçilmeye çalışılıyor. Raporda, Yeni Bakım Modellerinin hizmette inovasyona yatkın olmasının altı çiziliyor. Sunulan bakım hizmetlerden en verimli şekilde faydalanabilmek için yeni yönetişim ve sözleşme modelleri, “değer bazlı ödeme” ile ilişkilendiriliyor. Bir çeşit stratejik ödeme modeli olan değer bazlı ödeme, bakım ve sağlık hizmetinin başarılı olması, olumlu sonuç alınması halinde ödemenin gerçekleşmesi olarak tanımlanıyor. Yeni Bakım Modellerinde tüketici ve sağlayıcılarını katılımını artırmak için bakım hizmetleri arasındaki rekabeti dengelemek ve gelişimini sağlamak gerekiyor. Rapora göre bu konuda sigorta sektörüne de görevler düşüyor; sigorta sektörü hizmet ve anlayışı geliştirmeye çalışması, sağlık sisteminin “orkestra şefi” gibi yönetmesi gerekiyor.

Yeni Bakım Modelleri, aynı zamanda farklı açılardan yeni pazar fırsatları ortaya çıkaracak. Verilerin kullanımı, farklı hizmet yetkinliklerinin sunulması, yeni müşteri segmentlerinin açılması, daha önce hedeflenmeyen gruplara dair risk analizleri, risk tabanlı ürünlerden hizmet tabanlı ürünlere geçiş gibi birçok yeni pazar fırsatı ortaya çıkacak. Yeni Bakım Modellerini performansından feragat etmeden kapasitesini artırmanın da bazı özel koşulları bulunuyor. Rapora göre, ilk olarak verilerin gerçek zamanlı olarak toplanması, depolanması ve analiz edilmesi gerekiyor. Bunun için veri koruma kurallarında ve sağlık sektöründe reform ihtiyacı duyuluyor. Ayrıca şirketlerin bakım modellerine yatırımlarını destekleyecek ve olgunlaşmasını sağlayacak şekilde iş kültürünün gelişmesi için de zamana ihtiyaç duyuluyor. Son olarak sağlayıcı yönetimi ve farklı ödeme seçenekleri gibi arz yönlü hususlara eş zamanlı odaklanılması gerekiyor.