Çakas: BES’te acenteye sorumluluk verilmesi fon büyüklüğünü artırır

Çakas: BES’te acenteye sorumluluk verilmesi fon büyüklüğünü artırır

Acentelerin toplam üretim içindeki payında alarm verici bir düşüş olduğuna dikkat çeken SAB Başkanı Reşit Çakas, özellikle 18 yaş altına BES yolunun açılmasıyla beraber acentelerin rolünün doğru bir şekilde kurgulanmasının fon büyüklüğünü katlanarak artıracağını söyledi.

18 yaş altında gençlerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dahil edilmesini mümkün kılan kanun 25 Mayıs 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu kararın, BES tarafında büyük bir potansiyeli açığa çıkardığını ifade eden Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, BES’in toplumsal tasarruf üzerindeki etkileri ve bu sistemde acentenin yeri hakkında açıklamalarda bulundu. “Bu sistem ile 18 yaş altındaki kişilerin belli bir süreyle sistemde kalması durumunda ileride çok büyük katkılar sağlayacağını, bunun yanında kamu nezdinde çok önemli bir fon birikime sebep olacağını söyleyebiliriz” diyen Çakas, sözlerine şöyle devam etti: “Gelişmiş ülkeler düzeyinde bazı ülkelerde emeklilik fonlarının büyüklüğü nasıl gıpta edilecek rakamlara ulaşılabiliyorsa, umarız yeni düzenlemeyle bizde de bu seviyelere gelmek mümkün olur. Ülkemizde nüfus her ne kadar yaşlanıyor olsa da, toplumumuz hala çok genç. Bizim için büyük bir avantaj. Nüfusun yaşlı olması demek giderlerin de çok olması anlamına gelir. Başta sağlık olmak üzere; evde bakım hizmeti, çalışamayanlara verilen ücretler gibi masraflar sosyal güvenlik sistemine büyük bir yük bindirmektedir.”

‘FONLAR BÜYÜDÜKÇE MANEVRA ALANI ARTAR’

Geçtiğimiz ay yayınlanan yönetmeliğin getirdiği avantajları değerlendiren Çakas, sözlerine şöyle devam etti: “18 yaş altındaki potansiyelin kamu araştırmalarından çıkan ilk rakamlara göre 50 milyar lira civarında olduğu hesaplanmaktadır. Tabii, buna sandık ve vakıflar dahil değil. Burada da büyük rakamların olduğunu ifade edebiliriz. Şu an BES’te 178 milyar liranın toplandığını düşünürsek, 18 yaş altı katılımcıların gelmesiyle rakamın gittikçe ne kadar cazip bir noktaya geleceğini şimdiden öngörmek mümkün. Sonuçta temel mantık, toplanan paranın yine kamu dahil tüm taraflara kazandırması. Tasarrufu teşvik etmek amacıyla çok önemli bir konu olduğunu daha önce de belirttik. Ayrıca ciddi büyüklükteki fonların her zaman karşılığı olduğu için çok daha iyi yatırım olanaklarını açtığını ve manevra alanını genişlettiğini de söyleyebiliriz. Fonlar büyüdükçe günün koşullarına göre bunların üzerinde oynamalar ve değişik şekilde değerlendirme seçenekleri ortaya çıkabiliyor. Yeni gelişmelerden biri de robot fon yönetimi konusu. Bu tarafta henüz pek yeterli olunmasa da gelecek vadediyor.” Çakas, yeni kanun ile aynı zamanda BES katılımcıların kendi şirketlerinin fonları dışında, yüksek performans gösterdiklerini düşündükleri başka emeklilik şirketlerinin fonlarını da tercih edileceklerini, bunun da katılımcı memnuniyeti ve tasarruf performansı konusunda büyük bir avantaj olduğunu söyledi. Çakas, aynı zamanda BES fon değişikliği seçeneklerinin de daha önceki duyuruyla artırılmasının finansal okuryazarlığı artıracağına da dikkat çekti: “Başka güzel gelişmeler de var. Eskiden yılda fon tercihlerinizi 6 defa değiştirebiliyordunuz. Yeni karara göre yılda 12 defaya kadar değişim yapma olanağınız bulunuyor. Bazı ekonomik nedenler ya da çalkantılı dönemlerde daha fazla değişim yapmanız gerekebiliyor. Burada, 18 yaş altının BES’e katılmasıyla ilgili de bir avantaj olabilir. Finansal okuryazarlığın geliştirilmesinde gençlerin sisteme katılması büyük katkılar verecektir. Sisteme dahil olan çocuk mutlaka fonlarının sonuçlarını merak etmeye başlayacaktır. Bunun olumlu bir etki yapacağını düşünüyorum. Çocukların fon performanslarıyla ilgilenmesi, finansal okuryazarlığın da artmasına neden olacaktır. Önümüzdeki dönemde finansa ilgi duyan gençlerin sayısını artırabilir. Bu nedenle 18 yaş altının BES’e katılmasının heyecan verici bir gelişme olduğunu söyleyebilirim.”

‘BES’TE KATILIM PAYI YÜKSEK OLURSA ÇIKIŞ AZ OLUR’

Toplam üretimde acentenin payının yaklaşık 15 puan düşmesinin alarm verici bir durum olduğuna dikkat çeken Çakas, BES’te acentenin çok daha yüksek üretimlere ulaşmasının mümkün olduğunu söyledi: “Acente payındaki 15 puanlık düşük acı bir durum. BES’te şu an 178 milyar liralık bir birikim, acenteye sorumluluk yetki ya da teşvik verilmiş olsaydı çok rahat bir şekilde iki katına kadar çıkmış olabilirdi. Acenteler olarak, bizim sattığımız ürünlerde 200-300 lira değil de, bunun 5-10 katı yüksek fiyatla satışlarımız oluyor. Sisteme ciddi bir para veriyorsanız bu sisteme sahip de çıkarsınız. Sisteme 300 lira ile girerseniz bundan vazgeçebilirsiniz. Sisteme 1500-3000 lira ile girerseniz sistemden çıkmanız bu kadar kolay olmaz. Kısacası, BES’te acenteye ağırlık verildiği takdirde, bugün fon birikimi çok daha yüksek olacaktı. Temennimiz, bundan sonrası için özellikle 18 yaş altı potansiyelin gerçekleştirilmesinde acentenin rolünün anlaşılması ve artırılması.”

Dernek, vakıf ve sandık gibi kurumlardaki emeklilik taahhütlerinin BES’e aktarılabileceğini hatırlatan ve buradaki 3 yıllık sistemden çıkmama yasağını örnek gösteren Çakas, “Böylesi birikim sistemlerinin bir nebze daha katı olmasında fayda vardır. Çıkışların kısıtlanması fayda getirecektir. Birikim yapmak bir nebze can yakıcı ve katı olmalıdır çünkü bu birikimler sizin geleceğinizle ilgilidir. 8 milyar nüfusun olduğu, bilim ve teknolojinin bu kadar geliştiği dünyada COVID-19’un kapımızı çalıp, hayatın her alanını ve her bölümünü esir alacağını kimse düşünemiyordu. Demek ki, hiç tahmin etmediğimiz olaylar gerçekleşebiliyor. Hayatın hangi aşamasında olursak olalım, mutlaka tasarruf sahibi olmak gerekiyor. Bunu da erken düşünmek ve tedbirlerini almak gerekiyor. Nasıl ki bir işletmenin ayakta durabilmesi için bir güvencesinin olması gerekiyorsa, bireylerin ve ailelerin de bir tasarrufu olması gerekiyor. Her ailenin yedek akçesi olmalı. Tasarruf sistemlerini de artık modern dünyada önemli bir yere koymak gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

ACENTELERİN PAYI DÜŞÜYOR

“Sigorta sisteminde bazı konuların yeniden kurgulanması gerekiyor” diyen Reşit Çakas, acentelerin üretimdeki güncel paylarıyla ilgili olarak, “Her geçen gün acentenin piyasadaki üretim oranı düşmektedir. Bazı şirketlerde bu rakamlar değişse de büyük resme baktığımız zaman acentelerin üretimdeki toplam payı %52 civarında. Bunun yerine üretimi robotlar yapıyor, internet üzerinden satılıyor, direkt satış kadroları tarafından ya da bankalar üzerinden gerçekleştiriliyor. Burada mağdur olan sadece geleceğini ve hayatını bu işe adayan acentelerle ilgili bir takım düzenlemeler yapılıyor. Ancak yapılan düzenlemeler kesinlikle yeterli değil. Eğer acenteyi korumak için yapılan düzenlemeler yeterli olsaydı, acentelerin payı %67’lerden %52’ye düşmezdi. Bu da gelecekte acente sayılarının azalması anlamına gelebilir” dedi. Çakas, “Burada pandeminin etkisine de dikkat çekmek gerekiyor. Sokağa çıkma yasağı var deniyor. Her acentenin her ürünü uzaktan satması normal zamanlarda bile bu mümkün değil. Kaldı ki uzaktan satmak, teknoloji ile satmak apayrı bir sistem gerektiren pahalı bir iştir. Eğitimli personel gerekmektedir. Acentelere destek verilerek bu süreç birlikte organize edilebilirdi. Pandemi döneminde bazı ürün satışlarından vade uzatımı da yapıldı. Vade uzatımı demek acentenin 3 ay önceden yapacağı işi 3 ay gecikmeyle yapması anlamına gelmektedir. Yani pandemi dönemi her ne kadar sigorta şirketleri için bilanço anlamında avantajlı olsa da, acenteler için çok yıpratıcı bir dönem oluyor” yorumlarında bulundu.