SAB Başkanı Reşit Çakas: Giderlerini paylaşan acentenin pazarlama gücü artar

SAB Başkanı Reşit Çakas: Giderlerini paylaşan acentenin pazarlama gücü artar

“Acentelik sisteminde pazarlama esastır” diyen SAB Başkanı Reşit Çakas, “Bir acente olarak portföyünüz düşükken pazarlama yapmaya vaktiniz kalmıyor. Hem pazarlama hem de operasyonla uğraşmak yerine orta ya da küçük ölçekli acentelerin bir araya gelerek, giderlerini paylaşarak, kaynaklarını pazarlamaya ayırması tüm taraflara kazandıracaktır” şeklinde konuştu.

Ülkemizde faaliyet gösteren acentelerin en büyük sorunlarından biri de acenteler tarafından karşılanması gereken genel giderler ve ancak düşük seviyelerde üretime ulaşabilen acentelerin bu konuda yaşadığı güçlükler. Türkiye’de 16 bin civarında acente olduğunu hatırlatan ve bu sayıların zaman zaman azalıp artabildiğine dikkat çeken Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, sigorta acentelerinin sayısındaki bu esnekliğin aynı zamanda acentelerin ömrünün kısalığına işaret ettiğini dile getirdi. “Acenteler kurulurken hesaplarda yanlış yapılabiliyor” diyen Çakas, “Özellikle meslekte olmayan kişiler bu sisteme girdiği zaman uzun süreli tutunamayabiliyor ve bu da erken kapanmaya neden oluyor” şeklinde konuştu.

‘ACENTELERİN ORTALAMA İŞ ÖMRÜ 12 YIL’

Firmaların istikrarlarını ve güçlerini vurgulamak için sektörde faaliyette oldukları süreyi gösterdiklerini söyleyen Reşit Çakas, “Örnek olarak Avrupa’da bir restauranta gittiğinizde bile, işletmenin tarihinin yazdığını görürsünüz. Uzun süre ayakta duran firmalar, bunu ifade etme gereği duyarlar. Bireyler bile bu şekilde kıdem belirtir. Ancak ülkemizdeki acentelerin ömrüne baktığımızda ortalama 12 sene gibi bir son derece düşük bir rakamla karşılaşıyoruz. Burada bir düzenleme ihtiyacı olduğu son derece açık” ifadelerini kullandı.

‘KAPASİTENİN ÜZERİNDE ACENTE ÇOK DAYANAMIYOR’

Çakas, ortalama acente ömrünün bu derece kısa olmasında, planlamada oluşan eksikliklerin ve acente kapasitesinde doygunluğa ulaşmış bölgelerde acente açılmasının da etkili olduğunu belirtti: “Ülkemizin her tarafında acentelerin olduğunu biliyoruz. 16 bin acente ile Türkiye’de sigorta acentesinin olmadığı, hizmet götürmediği bir nokta yok. Bundan birkaç yıl önce ülkemizin sigortacılık kapasite kullanım istatistiği yayınlanmıştı.

Bazı illerde acente sayılarının yetersiz olduğunu bazı illerde ise acente sayısının şehir kapasitenin üzerinde olduğunu gördük. Tabii, kapasitenin üzerinde doygunluğa ulaşan şehirlerimizde faaliyete başlayan acentelerin uzun süre dayanması rekabet nedeniyle pek de mümkün olmuyor.”

‘ACENTELİK SİSTEMİNDE PAZARLAMA ESASTIR’

Ortalama bir acentenin ayakta durabilmesi için rutin giderler de hesaba katılırsa 1-1.5 milyar liranın üzerinde üretime ulaşılması gerektiğini hatırlatan ve yeni başlayan bir acenteliğin bu rakamlara varabilmesi için ortalama 3 yıldan fazla bir çalışmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Çakas, özellikle düşük portföye sahip acentelerin operasyondan pazarlamaya yoğunlaşabilmesi için bir araya gelmesinin doğru bir hamle olacağını vurguladı. “Acentelik sisteminde pazarlama esastır” diyen Reşit Çakas, “Bir acente olarak portföyünüz düşükken bu işi yapmaya uğraştığınızda pazarlamaya vaktiniz kalmayacak. Hem pazarlama hem de operasyonla uğraşmak yerine orta ya da küçük ölçekli acentelerin bir araya gelerek, giderlerini paylaşarak, kaynaklarını pazarlamaya ayırması tüm taraflara kazandıracaktır. Bu uygulamayı başarıyla yürüten acenteler olduğunu da biliyoruz. Farklı üretimlere göre; ortak kullanım alanı, elektrik, su ve kira gibi giderleri azaltmak adına aynı ofis bünyesinde faaliyet gösteren acente meslektaşlarımız bulunuyor ve SAB olarak biz de bu tarz uygulamaları destekliyoruz” açıklamasında bulundu. Çakas, acentelerin kalıcılığının sağlanması için karar vericiler tarafından düzenlemelerle desteklenmesi gereğinin de bir kez daha altını çizdi.

‘SAĞLIK GÜVENCESİ SAĞLANABİLİR’

Sigortacılık ve acentelik mesleğinin 100 yıldan uzun geçmişe sahip köklü bir meslek olduğunu vurgulayan Reşit Çakas, Avrupa’daki sigortacıların yüksek gelirler elde ettiklerini ve diğer mesleklere kıyasla son derece prestijli bir konumda olduklarını söyledi.  Acenteleri korumak adına mevzuatta geliştirmelerin sektör için büyük fayda sağlayacağını belirten Çakas, acentelerin ayakta kalmasını ve bu tarafta sağlanan istihdamın artırılmasını destekleyecek görüş ve fikirlerini paylaştı: “Bir acente yarın öbür gün mağdur olduğunda ya da bir acente ya da 1. dereceden yakını vefat ettiğinde destek verecek bir sistemin olması büyük bir fayda sağlayacaktır. Bunun yanında acenteler kendilerinin ya da ailelerinin sağlık güvenceleri sağlamak için büyük bir çaba gösteriyorlar. Eğer mevzuat tarafında bu konuda bir destek verilirse, acentelerin ailelerini sağlık güvencesine alacak bir sistem konumlandırılabilir. Diğer taraftan, sakatlık ya da ölüm durumunda acentelerin yakınlarının ya da çocuklarının eğitimlerinin devam etmesini sağlayacak bir fonun kurulması da büyük bir destek sağlayacaktır.”

‘ACENTENİN SESİNİ AYNI KARARLILIKLA DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

SAB olarak hem pandemi hem de öncesindeki dönemde acentelerin her ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmak için yüksek çaba gösterdiklerini belirten SAB Başkanı Reşit Çakas, SAB olarak tüm acenteleri ziyaret etme ilkelerinin olduğunu ancak pandemi nedeniyle bu ziyaretleri askıya almak zorunda kaldıklarını ifade etti. Pandemi döneminde yaşadıkları en büyük sıkıntının acenteler ve paydaşlar ile daha sık bir araya gelememek olduğunu kaydeden Çakas, şöyle konuştu: “Göreve başladığım zaman acente arkadaşlarımızı birebir ziyaret etmeyi hedefledim. Bu hedefimizi gerçekleştirmeye kararlıyız. Pandemi döneminde ise 2018’den bu yana SAB Yönetim Kurulu olarak periyodik olarak gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimize ara vermek zorunda kaldık. Şu ana kadar 100’ün üzerinde acente kardeşimizi, sigorta şirketlerimizi hatta hastaneleri ve oto servisleri ziyarette bulunarak fikir alışverişinde bulunduk. Pandemi döneminden sonra da acentelerimizin yanında olmaya olmaya ve dertlerini dinleyerek, onların sesini duyurmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz.”