Kefalet sigortasıyla “Kazan kazan”
Artık şirketlerin kamu ihalelerine teminat verirken opsiyonu sadece banka teminat mektubu ile sınırlı değil, kefalet sigortası da yaptırabilecekler. Konuya geçtiğimiz hafta yapılan basın toplantısında Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Can Akın Çağlar da değindi. Buradaki önemli nokta şu: İhaleye girerken kefalet sigortası yaptıran şirketin banka kredi limitlerini azalmayacak. Kefalet sigortasında sigorta şirketi, sigortalı lehine üçüncü kişiye belirli bir teminat sağlıyor. Bu sigorta, bankalar tarafından verilen teminat mektubunun yerine geçiyor. Yani sigorta şirketi sigortalının kefili oluyor. Kamuda ise ihaleyi alan şirketin görevini yerine getirememesi sonucunda doğabilecek maddi yükümlülüğü üstleniyor. Kefalet sigortası özellikle ABD ve Avrupa gibi gelişmiş sigorta pazarlarında banka teminat mektuplarından daha sık kullanılıyor. Hatta ABD’de bu alanın tamamını kefalet sigortaları oluşturuyor.
Rahat kredi imkânı
Teminat mektubu kullanan şirketler, toplam kredi limitleri üzerinde teminat mektubunun daraltıcı etkisiyle karşılaşıyor. Yani kefalet sigortası sayesinde, firmanın asıl ihtiyacı olan işletme kredisi ya da yatırım kredisi gibi finansman türlerine erişimi kolaylaşıyor. Teminat mektupları nedeniyle bankaların limitlerinin azalması ise firmaların nakdi kredilere erişimini zorlaştırıyor ve firmalardan ek teminat ve performans kriterleri talep edilmesine neden oluyor. Banka teminat mektubu yerine kefalet sigortası kullanılması, firmaların bankalar nezdindeki toplam kredi limitleri üzerinde bir baskı oluşturmadan aynı hizmeti sigorta şirketlerinden almasını sağlayacak.
Türkiye Sigorta Şirketleri Birliği bu konunun üzerinde ciddiyetle duruyor. Bankaların verdiği teminat mektubu 480 milyar liralık bir büyüklük oluşturuyor. Bu riski dünyada olduğu gibi ülkemizde de sigorta şirketlerinin üstlenmesi, konunun üç tarafının da kazanmasını beraberinde getirecek. Şirketin kredi limiti düşmeyecek, sigorta şirketi özellikle trafik branşındaki zararını bir nebze de olsa giderebilecek, bankalar ise daha rahat yatırım kredisi verebilecek.
KOBİ sigortası
TSB Başkanı Can Akın Çağlar aynı toplantıda alacak sigortasına da dikkat çekti ve bu sigortanın özellikle KOBİ’lerin finansal koruma altına alınması anlamında büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca iki işletmeden birinde yangın sigortası bile olmadığını vurguladı Çağlar. Yangın sigortası sadece yangına karşı değil, hırsızlık, deprem, su basması gibi birçok riske karşı teminat verir. Bu risklere karşı ülkemizdeki işletmelerin yarısının güvencesinin olmaması düşündürücü…
Demek ki bu işletmelerin sahipleri bu tip risklere maruz kalmayacaklarını düşünüyor ya da cüzi sigorta primlerine bile kaynak ayıramıyor. Ancak başımıza kaza geldikten sonra “keşke sigorta yaptırsaydım” demek maalesef hiçbir işe yaramıyor.
