“Trafikte umudumuz serbest piyasa”

Allianz Türkiye, sigorta sektöründe hem hayat dışı hem hayat hem bireysel emeklilik branşında faaliyet gösteren önemli şirketlerinden biri.

Bu kapsamda Dünya gazetesinden Serhat Aligil’e açıklamalar yapan ve “Hayat dışı branşlarda lideriz. Hayat branşında ikinci, BES’te üçüncüyüz. Tabi gönül hepsinde lider olmak ister” diyen Aylin Somersan-Coqui, sektör açısından Türkiye’de potansiyelin hâlâ yüksek olduğunu, penetrasyonun özellikle gönüllü sigortalarda çok düşük kaldığını hatırlatarak “Bu açıdan bakınca Türkiye iyi piyasa” dedi. Bu nedenle yatırımlara devam ettiklerini belirten Somersan-Coqui, buna örnek olarak İzmir’de 35 milyon euro yatırımla kurdukları operasyon merkezini gösterdi. Burada 350 kişinin çalıştığını, bu sayının 1100’e çıkacağını açıklayan Somersan-Coqui, bu yatırımın sürdürülebilirlik için önemli olacağını vurguladı. Bu noktada, sigortacılığın geleceği açısından şirket ve sektör olarak yaşadıkları sorunlara dikkati çeken Somersan-Coqui, şu noktalara vurgu yaptı:

  • Güvene dayalı bir sektörüz. Ama örneğin ‘trafikle ilgili tartışmalar itibarı negatif etkiledi.
  • Sektördeki sermaye getirisi son 10 yılda yüzde 10’un altında yüzde 7-8 olarak gerçekleşti.
  • Öngörülebilirlik sorunu yaşanıyor. Örneğin tavan fiyat geleceğini hiç düşünmemiştik.

YEDEK PARÇADA ENFLASYON

  • Maliyetler hep yükseliyor. Yine örneğin otomotivde yedek parça enflasyonu bugüne kadar yüzde 14’e ulaştı. Yılsonu için bu oranın yüzde 18 olmasını bekliyoruz.
  • Regülasyonlar da sermayeyi güçlendirecek şekilde olmalı. Ama örneğin yeni bir yasal düzenlemeyle rezervlere iskonto zorunluluğu getirildi. Sektöre ‘bir kısmını bırakın’ deniyor. Bu göreceli olarak bir kâr artışı getirecek ama fînansallarımızı zayıflatacak.
  • Bütün bunları sermayedara anlatmak zorlaşıyor. Ama şirket olarak Türkiye’ye yatırım yapmaya devam ediyoruz. Endişe var mı, biraz var.

Zorunla trafik sigortasında bu yıl uygulamaya konan “tavan prim” ve “havuz sisteminin mevcut durumu ve geleceğiyle ilgili değerlendirme yapanüst Yönetici Aylin Somersan- Coqui, bu yılın sonunda trafik sigortasında çok büyük negatif rakamlar görülmeyeceğini, çünkü ilk 3 ayda “doğru risklerin doğru fiyatlandığım” ama sonrasında zarar oluşmaya başladığını hatırlattı ve şöyle devam etti:

  • Havuz kısa vadede sigortaya erişimde bazı sıkıntıları ortadan kaldırsa da, özellikle sigorta şirketlerinin risk ve hasar yönetimi konusunda hiçbir motivasyonunun kalmaması sebebiyle, uzun vadede hem kârlılık hem hasar yönetimi açısından ciddi negatif etkileri olacak.
  • Ayrıca havuz sistemi ile zararın paylaşımı eşit olmuyor. Dolayısıyla havuz sisteminin bir etkisi olarak, özellikle pazar payı düşük şirketlerin zararlarını artmasını bekliyoruz.
  • Bu zarar nedeniyle de sektördeki diğer ürünlerin fiyatları artış gözlemlenebilir. Bir branşın yükü diğerine transfer etmek zorunda kalınabilir.
  • Umudumuz 2018 yılında serbest piyasa yolunda çözüm üretilmesi yönünde. Ancak bu ihtimal oldukça zor görünüyor.
  • İyi sürücü-kötü sürücü ayrımının iyi yapılmasının, aktüeryal süreçlerin doğru bir şekilde işlemesinin, iyi sürücünün maliyetinin daha da düşürülmesi ile riskli sürücülerin ve araç tiplerinin risklerini azaltmaya odaklanmaları açısından gerekli olduğuna inanıyoruz.

Somersan-Coqui, bu kapsamda ayrıca yeni yasal düzenlemeler sonrası mahkeme kararlarıyla ilgili içtihatların oluşmasını beklediklerini söyledi.

YANGIN VE SAĞLIĞA DİKKAT

Sektörle ilgili 2018 yılı tahinilerini de açıklayan Somersan- Coqui, hayat dışı branşlarda prim üretiminin yüzde 15 artışla 44,5 milyar lira olmasını beklediğini ifade etti. Hayat branşında ise yüzde 15,7 artışla 7,5 milyar liralık prim üretimi tahmininde bulundu.

Yine gelecek yıl özellikle yangın, sağlık branşlarının büyüyeceği öngörüsünde bulunan Somersan-Coqui, bu konuda kendilerinin yaptıklarını çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: “Örneğin modüler sağlık sigortası paketi teminatı seçme imkânı sunuyor. Kurumsal tüketicilere yönelik yangın, sağlık vb. kapsayan sigorta paketlerimiz ihtiyaca uygun olarak ve istenen teminatlarla sunuyoruz.”

“ALTIN BOZDURUR GİBİ BES BOZDURUYORUZ”

Bireysel emeklilik sisteminin (BES) önemli oyuncularından olduklarını hatırlatan Allianz Türkiye Üst Yöneticisi Aylin Somersan-Coqui, bu alanda son dönemde belli sorunlar yaşandığını hatırlattı ve şu noktalara dikkat çekti: “Gönüllü BES’tegiren-çıkan makası daralmaya başladı. Birçok kişi ihtiyaçtan çıkıyor. Türkiye’de gönüllü BES’te kalma süresi ortalama 35-40 ay. Bu süre örneğin Almanya’da 30-35 yıl. Üstelik devlet katkısına rağmen böyle. Ayrıca katılımcıların birikimlerinin yönlendirildiği fonları getirisi de iyi. Son 10 yılda enflasyon yüzde 120 iken, BES fonlarının getirisi yüzde 149. Bilincin yeterli olmadığını düşünüyoruz. Sistem yeterince tanınmıyor ve takip edilmiyor. Altın bozdurur gibi BES bozdurma alışkanlığımız var. Otomatik BES’te girenler hemen çıkıyor. İşveren katkısının olmaması önemli bir etken.”

Yorum yazın