Güçlü sigortacılık güçlü ülke
Dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında olmakla övünen bir ülkeyiz. Belki de birkaç yıla kalmaz trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip ülke olacağız (2016 yılı GSYH büyüklüğümüz 857 milyar dolar). Bu büyüklük içinde sigortacılığın payı ise yüzde 1.5 seviyelerinde. BES’i de katarsak yüzde 3.5 seviyelerine gelen bir toplam büyüklük. Kısa süre önce Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu ile sohbet ettiğimde sektörün yüzde 1.5 seviyelerindeki payının yüzde 2.5’e, BES’in payının ise yüzde 5 seviyelerine çıkarılabilmesi durumunda gelinebilecek noktayı şöyle bir gözümüzün önünden geçirdik. Yıllık 20 milyar dolar prim üretimi ve 200 milyar liralık fon büyüklüğüne ulaşan bir BES… Bunlar çok güzel beklenti ve öngörüler. Bu konuda ben umutluyum. Çünkü sigortacılığı güçlü olan ülkeler gerçekten güçlüdür. Bakıyoruz bizimle aynı klasmanda olan ülkelere, hemen hemen hepsi sigortacılığa yoğun bir şekilde yatırım yapıyor. Malezya, Singapur, Polonya, Rusya, Körfez Ülkeleri vs. Bu ülkelerdeki sigortacılığa yönelik haberlere sıklıkla rastlar olduk. Bunun en önemli nedeni ise şu: Güçlü ekonomiye sahip olunca, o gücü sigortacılıkla korumak gerekiyor. Günümüzdeki büyük ekonomilere bakarsak, hepsi gelecekte de güçlü olması muhtemel olan ülkeler olarak gösterilebilir. Hatta söz konusu ülkeler her yıl yaşadıkları doğal felaket nedeniyle milyarlarca dolar zarara uğrayabildikleri birçok olumsuzluktan sonra sigorta sistemlerinin güçlü olmasının verdiği destekle yollarına devam edebiliyorlar. Örnek vermek gerekirse, ABD’yi yaz aylarında vuran 3 büyük kasırga ve ülkenin Kaliforniya eyaletindeki orman yangınları sonrasında ülkede büyük bir ekonomik çalkantı olmadı. ABD’de yaşananların çok küçük bir kısmı bizim ülkemizde yaşanmış olsaydı neler olurdu? Bir düşünün… Bu nedenle sigorta, devletlerin öncelikli politikaları arasında olmazsa olmazdır dersek yanılmış olmayız sanırım.
10 YIL SONRA YAPMAK İSTEDİKLERİMİZ
Yazımın son kısmını ise güncel olan güzel bir araştırmaya ayırmak istiyorum. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası şirketi AvivaSA, hafıza tazelemek amacıyla Ağustos ayında başlattığı “Türkiye’nin 10 yılı” isimli dijital iletişim projesini, yaptırdığı bir araştırma ile destekledi. Araştırmanın, “10 yıl sonra mutlaka yapmış olmak istedikleriniz” kısmı çok dikkat çekici sonuçları barındırıyor. Burada önem sıralamasında yüzde 67 ile açık ara, “Çocuklarımın geleceğini garanti altına almalıyım” yanıtı çıktı. Bu oranın, yanıt verenler arasında hiçbir özel sigortası olmayan kesimde yüzde 77’ye, çocuk sahibi olanlarda ise yüzde 79’a çıkması dikkat çekiyor. Bu yanıtı, “Mutlaka emekli olmalıyım (yüzde 36)”, “Dünyayı gezmeliyim (yüzde 32)”, “Daha fazla tatil yapmalıyım (yüzde 27)”, “Çalıştığım alanda gerçekleştirdiğim projelerle ünlü olmalıyım (yüzde 20)”, “Zengin olmalıyım (yüzde 16)”, “Mutlaka BES ve/veya hayat sigortası yaptırmalıyım (yüzde 15)”, “Ekstrem sporlardan birini yapmalıyım (yüzde 14)”, “Genç ve güzel kalmalıyım/olmalıyım (yüzde 12), “Hobimden para kazanmalıyım (yüzde 11)” yanıtları takip etti. 10 yıl sonra mutlaka yapılması hedeflenen bu isteklere ulaşabilmeyi güvence altına almak için sizce ne olmazsa olmazdır?
