Eğitim sigortası havuzu olabilir mi?

Bir sigorta poliçesi almak, genelde ihtiyaç sahibinin tercihine bağlıdır. Belli risklerden endişe duyan kişi ya da kurumlar güvence alma ihtiyacı duyabilirler ve sigorta şirketlerinden istedikleri poliçeleri alabilirler. Ancak bazı sigorta çeşitlerinin ise kamu güvenliği açısından tehlikeli görülen faaliyetleri ilgilendirmesi nedeniyle yaptırılması zorunlu tutulmuştur. “Bunlar nedir?” dersek; zorunlu sigortalar “Karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası”, “Karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası”, “Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası)”, “Uluslararası motorlu taşıt sigorta sertifikası (Yeşil Kart Sistemi)”,”DASK”, “Tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortası”, “Tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigortası”, “Denizyolu yolcu taşımacılığı zorunlu mali sorumluluk sigortası”, “Kıyı tesisleri deniz kirliliği zorunlu sorumluluk sigortası”, “Özel güvenlik zorunlu mali sorumluluk sigortası” ve “Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası”ndan oluşuyor.  Görüldüğü gibi, zorunluluk kavramı tamamen kamu güvenliği ile ilgili olması nedeniyle oluşabiliyor. Bunları araştırırken aklıma bir soru geldi. Bir ülkeyi geleceğe taşıyan en önemli varlığımız nedir? Bu soruya herhalde herkes “çocuklarımız” diyecektir. Evet çocuklarımız.  18 milyondan fazla çocuğumuz için 2017-2018 eğitim öğretim yılı bu pazartesi başladı. 18 milyon önemli ve büyük bir rakam. Batı’daki komşularımız Yunanistan’ın toplam nüfusunun 10.7 milyon, Bulgaristan’ın 7.1 milyon olduğu düşünüldüğünde bunu çok daha net anlayabiliriz diye düşünüyorum. Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamanın tabii ki başta aile, ardından da iki yıl ana okulu, 12 yıl ilkokul-lise, dört yıl üniversite ve hatta iki yıl da yüksek lisans olmak üzere yaklaşık 20 yıllık eğitimden geçtiğini biliyoruz.

EĞİTİM KAMUNUN GÜVENCESİNDE AMA…

Tabii ki; öğrenim hakkı devlet güvencesinde olan bir hak. Fakat yazımın başında kısa bir tanımını yaptığı zorunlu sigorta şartı olan “kamu güvenliği açısından tehlikeli” kavramı, neden eğitim gibi en önemli değerimiz içinde uygulanamaz? İyi bir eğitimin önündeki her türlü engelin muasır (çağdaş, modern) bir medeniyete ulaşmamızı zorlaştıracağı düşünüldüğünde, ana okulundan başlayarak 20 yıl gibi zamanı kapsayan yıllık çok küçük primlerle özel ya da devlet okulu ayrımı olmadan neden bir zorunlu eğitim sigortamız olmasın.  Bugün hayat sigortaları içinde yer alan ve isteğe bağlı olan eğitim sigortaları, öğrenim süresi içinde aile fertlerinin yaşayabileceği ölüm ya da çalışamama durumu gibi olumsuz durumlarda devreye girerek çocuklarımızın eğitim hayatlarını sürdürmesini sağlıyor. Aile fertlerinin başına olumsuz bir durum gelmesi durumunda tabii ki en büyük güvence devlet. Fakat bir düşünün; zorunlu bir eğitim sigortası havuzumuz var. Bu havuza her öğrenci için, alınan eğitimin özel, devlet, yaşanan bölge gibi özelliklere göre değişen rakamlarda yıllık prim yatırıyorsunuz.  Sonuçta sigortalılık arttıkça devletin üstündeki yükün azaldığını düşünürsek,  bu havuz büyüdükçe yaratacağı finansal gücün faydası nasıl olurdu?

Yorum yazın