Malatya’da 32 bin başvuru, 121 milyon liralık hasar
Malatya’da çeşitli riskler nedeniyle hasar gören kayısı ürününe ilişkin açıklamalarda bulunan TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, il genelinde 32 bin adet hasar ihbarı olduğunu belirterek ürünleri zarar gören üreticilere 121 milyon lira ödeme yapılacağını söyledi. Fizyolojik dökülme ile ilgili de ihbarları da değerlendiren Satoğlu, “Şimdilik kapsamımızda değil ama önümüzdeki yıllarda teminat kapsamına alabiliriz” dedi. Satoğlu aynı zamanda Türkiye genelinde hasarın 850 milyon lirayı aşacağını savundu.
Malatya Son Söz gazetesinden M. Ali Aydınlar’ın haberine göre, TARSİM Genel Müdürü Satoğlu, Malatya’da çeşitli riskler nedeniyle hasar gören kayısı ürününe ilişkin açıklamalarda bulundu. TARSİM Bölge Müdürlüğünde gerçekleşen toplantıya TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, TARSİM Genel Müdür Yardımcısı Zeki Karakurt, TARSİM Bölge Müdürü Mehmet Ali Doğan katıldı. Genel Müdür Satoğlu, teminat kapsamına alınmayan fizyolojik dökülme, don olayına benzer bir durum değil, bu gece gündüz arasındaki sıcaklık farklılıklarından dolayı meydana gelen bir sorunu oluşturuyor. Fizyolojik döküm ile ilgili bazı tespitlerimiz olmasına rağmen Malatya’da bu yıl yine ödeyeceğimiz hasar miktarı 121 milyon liranın üzerinde ve hemen ödemelere başlayacağız. Fizyolojik dökümden hiç hasar verilmeyen dosya adedi 823 ve bununla birlikte Malatya’da 32 bin adet hasar ihbarı var. Malatya’da TARSİM sistemi kurulmasından itibaren son 10 yılda kayısıya ödediğimiz hasar tutarı 550 milyon lira, üreticimizden sistemimize aktarılan prim tutarı ise 240 milyon civarında. Yani TARSİM Malatya’da 240 milyon lira almış, karşılığında ise 550 milyon lira ödemiş. TARSİM ticari amaçları olan bir kurum değildir. Kâr amacı yok. TARSİM tamamen üreticimizin tarım faaliyetlerini sürdürebilmesi için tarımın sürdürülebilir olması katkı sunmak için kurulmuş olan bir yapı, bir organizasyondur. Mağduriyetleri ve oluşabilecek mağduriyetleri de göz önüne alarak bu çalışmaları daha hızlı bir şekilde yapıp önümüzdeki yıl olabiliyorsa bu risklerin bir kısmını da teminat kapsamına alınması düşünülebilir” dedi.
“Fizyolojik döküm, don olayı değil”
Malatya ile ilgili tarımsal sorunları değerlendirmek üzere açıklamada bulunan TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, “İklim değişikliği sebebiyle yaşanan sıkıntılara baktığımızda hiç olmayacak şeyler Türkiye’de yaşanıyor. Yağmur almayan bölgelerde sel felaketi yaşanıyor, elin eksik olmadığı yerde kuraklık yalanmaya başlıyor, hiç bekleyen yerde kar, dolu yağıyor, beklenmeyen anlarda don meydana geliyor. Her an her yerde doğal afet yaşanabiliyor. Bu yıl da Malatya için geçerli olan konulardan birisi ise Fizyolojik döküm gündeme geldi. Önceki yıllarda da yaşanan bir olaydı ama bu kadar yoğun yaşanmış bir durum değildi. Gece gündüz arasındaki sıcaklık farklarından dolayı espri konusu olan ağaçlardaki stres konusu fizyolojik dökümü işaret ediyor. Bu çok öngörülen bir şey değildi ve teminat kapsamında olmayan bir şeydi. Don hadisesinden farklı bir olaydı. Yani don -5 veya -6 dereceden sonra ağacın veya meyvenin zarar görmesiyle oluşuyor. Fizyolojik böyle değil. Örnek verirsek, gündüz 20 ile 25 derece akşam 5 derece düştüğü zaman aradaki bu sıcaklık farkları ağacı olumsuz etkiliyor, bu da fizyolojik döküme yol açıyor. Ve bu teminat kapsamında olmayan bir konuydu. Böyle olunca da bir takım üreticilerimizin serzenişleri oldu. Yani sonuçta meyvemiz döküldü demeleri gibi” şeklinde konuştu.
TARSİM ile ilgili eleştirilere yanıt
TARSİM sigorta sistemi ile ilgili eksikliklerin ve eleştirilerin zamanla yapılacak çalışmalarla aşılacağını ön gören TARSİM Genel Müdürü Satoğlu şunları dile getirdi, “TARSİM bir sigorta sistemidir ve ortada bir poliçe var, kontrat var, bir anlaşma var. TARSİM bu sözleşmede yazılan her şeye bağlı ve orada verilen teminatlar ne ise onları vermekle yükümlü. Olmayanları ise daha önümüzdeki dönem için alma kapsamına alınabiliyorsa önümüzdeki süreçte çalışmalar yaparak teminat kapsamlarını genişletmekle yükümlüdür. Daha 10 yıllık bir sistem, hızlı gelişiyor ama teminat kapsamında dünya standartlarında tarım sigortacılığı konusunda en geniş kapsama sahip sistemlerden bir tanesidir. Ama buna rağmen bir takım eksiklikler ya da teminat eksiklikleri çıktıkça bunlar tamamlanıyor. Örneğin bu sene buğdayda kuraklıkta buğday teminatı vermeye başladık, verim sigortası vermeye başladık. Bunu önümüzdeki yıllarda genişleteceğiz. Daha geniş kapsamda verim sigortasından verim sigortasına dönüşmüş olacak. Eğer ilerde bu verim sigortasına geçiş yaptığımızda bu konuştuğumuz veya tartışma konusu olan şeylerin hemen hemen tamamının çözülmüş olacak. Tarım sigortalarında sistemleri birden değiştirmek veya kurgulamak mümkün olmuyor, belli Dataların belli verilerin oluşması gerekiyor. Bu tür çalışmaların neticesinde teminatlar genişletilmiş oluyor. İlk adımı buğday ile attık ama ileriki yıllarda bu genişleyerek devam edecek. Buna geçiş yaptığımızda buna yönelik tartışmalar son bulacaktır.”
“121 milyon lira hasar var”
Malatya’da yaşanan fizyolojik döküm ve tespit edilen hasarlarla ilgili olarak rakamsal verilere yer veren Genel Müdür Satoğlu, “Malatya’daki bu tür sıkıntıları görüyoruz ama buna rağmen bu sene biz fizyolojik döküm ile ilgili bazı tespitlerimiz olmasına rağmen Malatya’da bu yıl yine ödeyeceğimiz hasar miktarı 121 milyon liranın üzerinde ve hemen ödemelere başlayacağız. Yine de üreticilerimiz mağdur olmaz. Fizyolojik dökümden hiç hasar verilmeyen dosya adedi 823 ve bununla birlikte Malatya’da binlerce hasar ihbarı vardı. Bizim sadece fizyolojik dökümden dolayı yapılan hasar tespitleri dışında diğer alanlar belirlendi. Malatya’da TARSİM sistemi kurulmasından itibaren son 10 yılda kayısıya ödediğimiz hasar tutarı 550 milyon lira, üreticimizden sistemimize aktarılan prim tutarı ise 240 milyon civarında. Yani TARSİM Malatya’da 240 milyon lira almış, karşılığında ise 550 milyon lira ödemiş. Yani TARSİM’in ödemeden kaçınması gibi zaman zaman böyle algılar da oluşuyor, bu da bizi üzüyor. Yani genel olarak üreticiyi destekleme, üreticinin yanında olmak gibi bir Misyonumuz var ama bunu tabi sistem içerisinde yapıyoruz. Malatya’da TARSİM olarak iyi bir hizmet yaptığımızı, iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Elbette hasar eksiklikleri ile ilgili bireysel hatalar yapılmış olabilir ama geneline baktığımızda ama genel olarak ½ oranında Malatya’nın sonuçları var” diye konuştu.
32 bin adet hasar ihbarı yapılmış
Malatya’da tarımsal hasarlar ile ilgili 32 bin adet hasar ihbarı olduğunu belirten Satoğlu şöyle konuştu, “TARSİM ticari amaçları olan bir kurum değildir. Kar amacı yok. TARSİM tamamen üreticimizin tarım faaliyetlerini sürdürebilmesi için tarımın sürdürülebilir olması katkı sunmak için kurulmuş olan bir yapı, bir organizasyondur. TARSİM’in tespit edilen ve poliçe üzerindeki hasar tutarları ile ilgili bir İnisiyatifi olamaz, yani aman hasar az ödeyelim, fazla ödemeyelim, eksik ödeyelim gibi bu tür şeylerin olması mümkün değildir. Tamamen sistem neyi gerektiriyorsa adil ve hakkaniyetli bir şekilde TARSİM olarak bu hizmeti yerine getirmeye gayret ediyoruz. Temel hedefimiz bu. Eksperler ile ilgili zaman zaman gündeme ilişkin konular geliyor, yani Malatya dışından gelen Eksperlerin bilgisi ve tecrübeleriyle ilgili de. Bu yıl 32 bin tane hasar dosya işleminden bahsediyoruz. Bunun sadece Malatya Eksperlerimizle altından kalkmamız mümkün değil, çünkü ihbar gelir gelmez birkaç gün içinde Eksperin müdahale etmesi ve hasarı tespit etmesi gerekiyor. Şimdi 32 bin adet hasar ihbarı geldiği zaman bunu sadece Malatya içerisindeki Eksperle bir iki gün içinde tamamlaya bilmek mümkün değil. Bunun için diğer bölgelerden de Eksperler gelerek destek oluyorlar. Tespitlerin hızlı bir şekilde yapılmasına katkı sunuyorlar. Aynı zamanda bu Eksperler Ziraat Mühendisi, yani bu işi öngörmesi, bilmesi gereken kişilerdir. Aynı zamanda Eksperler tarafsız ve bağımsız kimselerdir. TARSİM’in maaşlı elemanları değildir.”
Bölgesel fiyat farklılıklarına yanıt
Bölgelere göre farklı fiyatların verilmesiyle ilgili gelen eleştirileri yanıtlayan Genel Müdür Satoğlu, “Biz bir bölgede poliçe yapılım, diğer bölgede poliçe yapmayalım diye bir şey olmaz. Sonuç itibari ile bu devlet destekli bir sistem dolayısıyla devletin bir prim desteği var. Böyle olunca, farklı bölgelere şunu yapalım, bunu yapalım diye bir İnisiyatifimiz yok. Bazı bölgeler fiyatlar yüksek ama bu da doğal bir şey. Yani her yıl risk alan bir bölge ile daha az riskli olmasıyla ilgili fiyatlarının aynı olması düşünülemez. 5 yıl art arda hasar alan bir bölge ile 5 yılda hiç hasar almamış bir bölgenin primi adalet açısından aynı olamaz. 5 yıl üst üste hasar almış olan üreticinin ödeyeceği prim daha yüksektir ve sistem bunu öngörüyor zaten. Fiyatlandırmada içeriye tanımlanan fiyatlarda aktüel çalışmalar yapılıyor. Buna paralel olarak da içerde bölgesel alanlara göre don riskine göre fiyatlandırmalar var. Fiyatlarla ilgili eleştirilerde çok yüksek, üreticilerin bu konuda şikâyetlerinin olduğu söyleniyor. Sigorta sisteminde sürdürülebilir olması için aldığı ile verdiği oranında bir dengeyi oluşturmak gerekiyor. Yani her daim 1 lira alsın, 5 lira ödesin böyle bir sistem sürdürülebilir olmaz. Bizim sistemimiz ise dünyadaki en başarılı modellerden bir tanesi ve bu nedenle biz bu dengeyi iyi sağladığımız için başarılı bir model” ifadesini kullandı.
Türkiye geneli 850 milyon lira hasar öngörülüyor
Malatya ve Türkiye geneli hasar tespitlerinde öngörülen rakamın toplamda 850 milyonu aşacağını vurgulayan Satoğlu şu hususlara dikkat çekti, “Hasat zamanı biter bitmez ödemelere başlıyoruz. Yani bölgenin bu anlamda hassasiyetini de biliyoruz. Üreticinin genel bir mağduriyeti de söz konusu. Bu nedenle ödemeleri çok hızlı bir şekilde yapmaya gayret göstereceğiz. Hasat bitiminde en geç 15 veya 1 ay içinde hasar ödemelerini tamamlamayı planlıyoruz. Sadece Malatya’dan 32 bin adet hasar ihbarı var, bazen bir poliçeden 4-5 tane ihbar yapılmış. Yani üreticimiz don için, dolu için, fırtına için ihbar etmiş, dolayısıyla her yolu denemiş ve bir poliçeden birçok hasar ihbarı çıkmış. Malatya’da ise toplamda 22 bin civarında poliçe adedi var. 22 bin poliçe üzerinden hasar işlemi yapılacak, bu da 121 milyon civarında hasar miktarı ödemesi var. Fizyolojik döküm gibi don hadiselerinin yaşandığı yerler de var, bunlar da değerlendiriliyor. TARSİM teminat verirken, çok geniş bilimsel çalışmalar yapıyor. Bu yıl asma yaprağını teminat kapsamına aldık. Bunun için de 2 yıllık çalışma yapıldı. Biz TARSİM olarak yapılan çalışmalar üzerinde çok titiz duruyoruz. Ama mağduriyetleri ve oluşabilecek mağduriyetleri de göz önüne alarak bu çalışmaları daha hızlı bir şekilde yapıp önümüzdeki yıl olabiliyorsa bu risklerin bir kısmını da teminat kapsamına alınması düşünülebilir. Buğday için İlçe bazlı kuraklık verim sigortasını da bu yıl başlattık. Yani Buğdayda donu, sıcak havayı, nemi teminat kapsamına almış olduk. Bu poliçe ile ilgili 70 poliçe buğdaydan alındı. Malatya ise hem don hem dolu hasar tespitlerimiz bulunmakta. Türkiye genelinde şuana kadar 250 milyon, daha sonra ön görülen rakam 550 milyon ve toplamda ise 850 milyona yakın bir hasar ödemesi yapılması bekleniyor.”
