“Siber riskler dünyada ve ülkemizde en büyük tehdit”

Allianz Sigorta Teknik Underwriting & Riziko Kontrol Grup Başkanı Ceyhun Eren, dünya genelinde ve Avrupa’da en çok öne çıkan riskin, teknolojiye bağımlılığın bu denli arttığı bir ortamda siber riskler olduğunu söyledi. Bununla birlikte gerek doğal afetler gerekse tedarikçi riskleri nedeniyle iş durması riskinin hâlâ önceliğini koruduğunu ifade eden Eren, bu riskleri, makroekonomik riskler ve regülasyon risklerinin takip ettiğini kaydetti. Eren, “Dünyada ve Avrupa’da, teknolojiye bağımlılığın bu denli arttığı bir ortamda en çok siber riskler öne çıkıyor. Tüm dünyada olduğu gibi siber risklerin ilerleyen dönemlerde ülkemiz açısından da büyük bir tehdit yaratacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye için ilk üç riskin sırasıyla makroekonomi, devlet müdahalesi ve regülasyon olarak belirlenmesini de değerlendiren Ceyhun Eren, “Ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyadaki değişim sürecini düşündüğümüzde belirtilen risklerin anket sonucuna göre ilk sıralarda yer almasını normal olarak karşılıyorum. Ancak bu risklerin yanında tüm dünyada olduğu gibi siber risklerin ilerleyen dönemlerde ülkemiz açısından da büyük bir tehdit yaratacağını düşünüyorum. Ülkemizin doğal güzelliklerinin yanında karşı karşıya olduğu deprem riskini de önümüzdeki yıllarda gerek toplumsal gerekse ülke ekonomimiz açısından son derece olumsuz etkiler yaratabilecek büyük bir tehdit olarak görüyorum” dedi.

“Farkında olmadığımız riskler endişelendirici”

Bir sigortacı olarak en çok endişelendiği risklerin, henüz farkında olmadıkları riskler olduğunun altını çizen Ceyhun Eren, sözlerine şöyle devam etti: “Risk yönetimi konusunda uyguladığımız yaklaşımın ilk ve öncelikli adımı, önce risklerin neler olduğunu tespit etmek sonrasında bu riskleri analiz ederek önceliklendirmek ve doğru uygulamalarla riskleri yok etmek veya etkilerini azaltmak şeklindedir. Bu nedenle gerek şirketimiz gerekse müşterilerimizin iş sürekliliğini sağlayabilmek adına endişelenmek yerine doğru yöntemlerle karşı karşıya olduğumuz riskleri yöneterek onlarla beraber nasıl yaşayabileceğimizi öğreniyoruz. Burada her bir riskin olasılık ve etki analizinin yanında diğer risklerle de etkileşimini hesaba katmamız gerekiyor. Örneğin depremden sonra yangın çıkma riski, risklerin etkileşiminden dolayı önemli ölçüde artabiliyor.”

Türkiye’de en büyük endişe makroekonomi

Türkiye’de dünyanın geri kalanından farklı olarak kamusal riskler ön plana çıkıyor. 2015 yılında yapılan çalışmada 2. sırada olan makroekonomi, son çalışmada listenin tepesine yerleşiyor. Teknoloji, rekabet, maliyet düşürme ve Brexit riskleriyse listede ilk kez kendine yer buluyor. Her riskin yanında da, 2015 yılında yapılan çalışmada riskin kaçıncı sırada olduğu görülebiliyor.

1          Makroekonomi (2) ▲

2          Devlet müdahalesi (8) ▲

3          Regülasyon (7) ▲

4          Değişim yönetimi (6) ▲

5          Yönetim kalitesi (4) ▼

6          Teknoloji (-)

7          Risk yönetimi kalitesi (3) ▼

8          İş uygulamaları (11) ▲

9          Sermayenin ulaşılabilirliği (12) ▲

10       Garantili ürünler (18) ▲

11       Kurumsal yönetim (15) ▲

12       Rekabet (-)

13       Yetenek (21) ▲

14       Siber riskler (9)

15       Sosyal değişim (24) ▲

16       Yatırım performansı (16)

17       Maliyet düşürme (-)

18       Faiz oranları (17) ▼

19       Ürün geliştirme (20) ▲

20       İtibar (22) ▲

21       Karmaşık ürünler  (25) ▲

22       Brexit (-)

Yorum yazın