Trafikte iki yeni uygulama: Havuz ve hız limiti
Sigorta sektörü, 2016’da hayat dışı branşlarda toplam 35 milyar lira prim üretti. 35 milyar liranın 13 milyar lirası trafik sigortasından geldi. 2015 yılında ise hayat dışı branşların toplam üretimi 27 milyar lirayken, trafik sigortası üretimi 7.5 milyar liraydı. Bir yıldaki 8 milyar liralık üretim farkının 5.5 milyar lirası trafik sigortasından geldi. Bu farkı doğuran etken poliçe sayısının artması değildi. Kamuoyunun da yakından bildiği fiyat artışı, trafik sigortası üretimini de artırdı. Peki fiyatlar niye arttı?
Cevap basit: Trafik sigortasında 2015 yılında 2.5 milyar liraya yakın zarar eden sigorta şirketleri fiyatları yükseltti. Hatta bu zararın öncesi de vardı. Sektörün son 10 yıldaki zararı 7 milyar lirayı bulmuştu. İki yıldır trafik sigortası fiyatlarının artmasının altında yatan sebep de bu zarardı. Elbette bu zarar sigortalıyı ilgilendirmez. Yani ben tüketici olarak, geçen yıl 300 lira ödediğim herhangi bir mal ya da hizmete bu yıl 600 lira ödüyorsam, “Adamlar haklı, çok zarar ediyorlarmış” demem. Kimse demez. Dolayısıyla başta ticari araç sahipleri olmak üzere sigortalılar bu duruma isyan etti. Sonunda Hazine müdahale etti ve 2015’in ekim ayının sonunda önce ticari araçlara tavan geldi. Bu sefer özel araç sahiplerinin primleri yükseldi. Sonra birtakım yasal düzenlemeler yapıldı. Fiyatlar biraz düştü, ancak yeterli bulunmadı. Bu kez geçtiğimiz nisan ayında özel araçların trafik sigortası primlerine de Hazine müdahalesiyle tavan geldi ve serbest tarifeden çıkılmış oldu. Yani sonuçta, 2017 yılında bir sigorta sözleşmesini serbest piyasa koşulları içinde kuramamış olduk. 2-3 sene yapmaya çalışmıştık ama olmadı.
Durumdan taraflar memnun değil. Böyle olunca şimdi de hasarlı araç havuzu için düğmeye basıldı. Geçtiğimiz hafta Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek bununla ilgili açıklama yaptı. Bazı şirketlerin riskli araçlara sigorta yapmaktan kaçındıklarını belirten Şimşek, bu sorunun çözümü için riskli sigortalılar havuzu kurulacağını söyledi. Havuzda 1. ve 2. basamakta yer alan yüksek hasarlı araçlarla; sürekli trafikte bulunan taksi, minibüs, otobüs gibi ticari araçlar olacak. Bu araçların ödediği primler bir havuzda toplanacak, hasar ödemeleri de bu havuzdan karşılanacak.
Trafikle ilgili bir diğer gelişme de hız limitiyle ilgili. Yeni düzenlemeye göre, İstanbul’daki tünellerde olduğu gibi, şehirlerarası otoyollarda da hızı ölçerken giriş ve çıkış arasında geçen süreye de bakılacak. Örneğin, İstanbul-Ankara arasını 4 saat 15 dakikadan kısa bir sürede kat eden araca ceza gelecek. Sabırsız sürücülerimizi üzecek bu uygulamanın, kazaların azalmasını sağlayacağı için çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Sürekli şerit değiştirenler için de havadan görüntülemeyle tespit ve ceza uygulaması getirilirse, trafik kaza frekansı hızla düşecektir. Bu sayede oto sigortalarının primleri de mutlaka ucuzlayacaktır.
Birant Yıldız’ın 4 Temmuz 2017 tarihli Milliyet gazetesindeki yazısıdır.
