İpek Yolu

LİSEDE “İpek Yolu“ konusunda ders anlatılırken bu yolla ilgili olarak, nedense, çok düzenli, yumuşak zeminli , bol ağaçlı, bol yeşillikli bir uzun yol hayal ederdim, yerlerde ipekler serili olan. Oysa bu hayalimdeki ipeksi yolun yerini demir ağlar aldı..
Derslerde okuduğum kadarı ile bu yol, o dönemlerde sadece tüccarların değil, doğudan batıya ve batıdan doğuya bilgelerin, orduların, fikirlerin, dinlerin ve kültürlerin de transfer edildiği bir yol olmuş. Mısırlılar, daha sonra da Romalılar, Çinlilerden ipek satın alırlarmış ve ulaşım daha sonra İpek Yolu adı verilen güzergâhı izleyen kervanlarla sağlanırmış.
İpek Yolu; ülkemizde Antakya’dan başlar, Gaziantep üzerinden İran ve Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Pamir Ovası’na kadar ulaşır. Gaziantep yöresinde giderken Malatya’yı da geçer; ardından Anadolu ve Trakya‘da; İzmir, Sinop, Trabzon, Antalya, Alanya gibi liman kentleri aracılığıyla Avrupa’ya kadar uzanır. Uzakdoğu’da ise Türkistan bölgesinde Takla Makan Çölü’nün kuzeyinden ve güneyinden iki farklı yol olarak ilerler, çöl bitiminden sonra iki yol birleşir ve Luoyang bölgesinde sona erer.
Bu yol sadece ticaret açısından değil, felsefi akımlar ve kültür alışverişleri konusunda da birleştirici bir rol üstlenmiştir. İpek Yolu ile Çin’deki Budizm dini ve sanatsal faaliyetler de yayılma imkânı bulmuştur. Zamanın şartlarında birbirinden habersiz olan toplumları birleştirici bir rol oynamıştır.
Günümüze geldiğimizde ise, dünyanın en büyük ulaşım projesi olarak görülen Çin’in ‘Tek Kuşak-Tek Yol’, diğer bir adıyla “Modern İpek Yolu Projesi“ Pekin’de 14-15 Mayıs tarihlerinde yapılacak zirveyle hayata geçiriliyor.
Türkiye’nin şu ana kadar gerçekleştirdiği Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Bakü- Tiflis-Kars ve Edirne- Kars demiryolu projeleri, modern İpek Yolu’nun orta koridorunu oluşturacakmış.
Koridorun, bütün halinde çalışır hale gelmesi durumunda Çin ile Türkiye arasındaki sevkiyat süresi 30 günden 10 güne düşecekmiş. Yine Pekin’den deniz yolu ile 2 ayda teslim edilen ürünler, 2 haftadan kısa sürede İstanbul’da olacakmış. Karayolu mesafesinde de 3 bin kilometrelik azalma sağlanacakmış.
‘Kuşak ve Yol’ projesini etap etap hayata geçirmek isteyen Çin, Rusya üzerinden, ‘Kuzey Koridoru’na, İran üzerinden de, ‘Güney Hattı’na işlerlik kazandırmayı amaçlarken, Türkiye ve Avrupa’yı da Orta Asya Cumhuriyetleri, Afganistan, Pakistan ve Çin’e bağlayacak, ‘Orta Koridor’ için projeler yürütüyormuş. Proje, Asya, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’yı; yollar, limanlar, demiryolları, havaalanları, elektrik şebekeleri ve hatta fiber optik ağlar vasıtasıyla lojistik ve ulaşım açısından birleştirmeyi amaçlıyormuş. Oxford Economics verilerine göre proje, küresel GSYH’nin üçte birini oluşturan 65 ülkeyi ve dünya nüfusunun 4,5 milyarını kapsıyormuş. Proje kapsamında şimdiye kadar 304 milyar dolarlık harcama yapıldığı belirtiliyor.
“Bir Kuşak, Bir Yol“ adlı “Modern İpek Yolu “ projesi, Çin’in kara ve denizden Batı’ya ekonomik atılım hamlesi olarak ortaya çıkmış ve Çin, bu proje için 2014 yılında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Fonu kurmuş ve bu fona yüklü miktarda dolar kaynak ayırmış.
Onuncu Yıl Marşı’nda, Cumhuriyetin demiryolu programlarının başarısının teyidini buluruz:
“Çıktık açık alınla on yılda her savaştan/ On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan/ Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan/ Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan/ Türk’e durmak yaraşmaz/ Türk önde Türk ileri!”
1923 yılında demiryolu hattının uzunluğunun “4.136” kilometre iken 1933 yılına gelindiğinde, bu rakamın “6.015” kilometreye ulaştığı bilinirse, Onuncu Yıl Marşı’ndaki coşkunun kaynağı ve haklılığı daha iyi anlaşılacaktır. Tüm insanlığa hayırlı olmasını temenni ederim.

Yorum yazın