2025’in ilk yarısında yangınlar ve depremler 80 milyar doları aşan sigortalı kayba neden oldu

2025’in ilk yarısında yangınlar ve depremler 80 milyar doları aşan sigortalı kayba neden oldu

2025’in ilk yarısında küresel doğal afetler 131 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açarken, en büyük yıkım Los Angeles’ta kış ortasında meydana gelen orman yangınlarıyla yaşandı. 53 milyar dolarlık zararla tarihin en maliyetli yangını olarak kayıtlara geçen Los Angeles yangınının sigortalı kaybı 40 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Myanmar’da yaşanan 7.7 büyüklüğündeki deprem ise yaklaşık 4 bin 500 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Sigortalı kayıplar, 1980’den bu yana yılın ilk yarısı için en yüksek ikinci seviyeye çıktı.

2025 yılının ilk yarısı, iklim değişikliğinin de etkisiyle doğal afetlerin hem sıklığı hem de şiddeti açısından kritik bir dönem olarak kayıtlara geçti. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan depremler, orman yangınları ve aşırı hava olayları, milyonlarca insanı etkilerken küresel ekonomiye de ağır darbe vurdu. Artık doğal afetler yalnızca insani krizlere yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ediyor. Bu noktada sigorta, bireyler ve kurumlar için riskleri yönetmenin, kayıpları telafi etmenin ve yeniden toparlanmanın en güçlü araçlarından biri olarak öne çıkıyor.

İLK YARIDA 131 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK KAYIP

Münih Re’nin 2025’in ilk yarısındaki doğal afetleri inceleyen raporuna göre, 2025 yılının ilk yarısında dünya genelinde meydana gelen doğal afetlerin, yaklaşık 131 milyar dolar tutarında toplam ekonomik kayba neden olduğu ifade ediliyor. (2024 yılı enflasyona göre düzeltilmiş: 155 milyar dolar). Bu kaybın 80 milyar doları sigorta kapsamında karşılandı (2024: 64 milyar dolar). Hem toplam kayıplar hem de sigortalı kayıplar, son 10 ve 30 yılın enflasyona göre düzeltilmiş ortalamalarının belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti (toplam kayıplar: 101/79 milyar dolar; sigortalı kayıplar: 41/26 milyar dolar). 2025’in ilk yarısındaki sigortalı kayıplar, 1980’den bu yana yılın ilk yarısı için kaydedilen en yüksek 2’nci seviyeyi oluşturdu. Sadece 2011’in ilk yarısında Japonya’daki yıkıcı deprem ve tsunami nedeniyle daha yüksek sigortalı kayıplar yaşanmıştı.

Hava kaynaklı felaketler, toplam kayıpların %88’ini ve sigortalı kayıpların %98’ini oluşturdu. Depremlerin payı ise sırasıyla %12 ve %2 oldu.

KALİFORNİYA ORMAN YANGINLARI EN MALİYETLİ AFET

Rapora göre, Los Angeles bölgesinde çıkan orman yangınları, 2025’in ilk 6 ayında meydana gelen en maliyetli doğal afet oldu. Üstelik bu yangınlar genellikle yağışlı geçen kış aylarında meydana geldi. Toplam kayıp 53 milyar dolar olarak tahmin edilirken, bunun 40 milyar doları sigorta kapsamında karşılandı. Daha önce hiçbir orman yangını bu denli büyük bir zarara yol açmamıştı. Bu tek olaydan kaynaklanan toplam ve sigortalı kayıplar, 2018’deki en yüksek yangın yılı olan küresel yangın kayıplarının neredeyse 2 katı seviyesine ulaştı. Yangınlarda 29 kişi hayatını kaybetti.

Birçok çalışma, iklim değişikliğinin yangınları tetikleyen koşulların sıklığını artırarak yangın riskini yükselttiğini ortaya koyuyor. Münih Re’nin raporunda Los Angeles’taki yangınlar, karmaşık bir nedenler dizisinin sonucu olarak şu şekilde değerlendiriliyor:

  • Güney Kaliforniya’daki yağışlı sezon genellikle Ekim ayında başlar; ancak 2024 yılında neredeyse hiç yağmur yağmadı.
  • Önceki yıllarda bol yağış, bitki örtüsünün yoğunlaşmasına neden olmuştu. 2024 sonları ve 2025 başındaki uzun kuraklık döneminde, bu yoğun bitki örtüsü kuruyarak oldukça yanıcı bir hale geldi.
  • Kaliforniya’nın meşhur kış rüzgârları olan Santa Ana rüzgârları bu süreci daha da kötüleştirdi. 7 Ocak’ta yangınlar başladıktan sonra, rüzgârlar kıvılcımları adeta alev makinesi gibi yayarak ardı ardına binaların tutuşmasına neden oldu.

Kurumsal iklim bilimcisi Tobias Grimm, “Güçlü Santa Ana rüzgârları kışın Kaliforniya’da yaygındır. Aynı zamanda, bölgede yangın mevsimi geçmişe kıyasla daha uzun sürüyor çünkü serin aylarda yağışlar daha az oluyor. Bu da kuraklık ve şiddetli rüzgâr gibi iki hızlandırıcı etkenin daha sık bir araya gelmesi anlamına geliyor. Böyle durumlarda, yanlış yerde çıkan bir tek kıvılcım felaketi başlatmaya yetiyor” diye belirtti.

İklim değişikliğinin hava olayları üzerindeki etkisi, çok sayıda araştırma tarafından defalarca gösterildi. Bilim camiasında, iklim değişikliğinin birçok hava kaynaklı felaketi daha sık ve şiddetli hale getirdiği konusunda güçlü bir fikir birliği var. 2024’ün rekor yıl olmasının ardından, 2025 yılı da sistematik ölçümlerin başladığı dönemden bu yana en sıcak yıllardan biri olma yolunda ilerliyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerine göre ise, 2025’in ilk yarısında küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönem ortalamasının (1850–1900) 1.4°C üzerindeydi. Bu da kayıtlardaki en sıcak 2’nci ilk yarıyı oluşturuyor.

MYANMAR DEPREMİ: YÜZLERCE CAN KAYBI

Raporda, 28 Mart’ta Myanmar’da meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, öncelikle ciddi bir insani felaket olarak değerlendirildi. Yaklaşık 4 bin 500 kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Depremin merkez üssü, toplamda 1 milyondan fazla kişinin yaşadığı Sagaing ve Mandalay kentleri yakınındaydı. Depremin yol açtığı ekonomik kayıpların toplamı yaklaşık 12 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Bu da Myanmar depremini, 2025’in ilk yarısındaki en maliyetli 2’nci doğal afet haline getirdi. Ancak kayıpların yalnızca küçük bir kısmı sigorta kapsamında karşılandı. Bölge, oldukça yüksek sismik risk taşıyor. Deprem, Myanmar’ı kuzeyden güneye kat eden Sagaing Fay Hattı boyunca meydana geldi. Sarsıntı, merkez üssüne yaklaşık bin km uzaklıktaki Tayland’ın başkenti Bangkok’ta dahi hasara yol açtı. Bu hasarlar, büyük ölçüde Bangkok’un altında bulunan derin ve yumuşak alüvyonlu toprakların yer hareketlerini güçlendirmesi ve uzatmasından kaynaklandı.

Yorum yazın