Underwriting’de yeni kurallar

 Underwriting’de yeni kurallar

Sigortacılıkta hızlı değişimlerin yaşandığı bu dönemde, hayat ve irat ürünlerinde sigorta şirketleri performanslarını artırmak için yeni yollara başvuruyorlar. En dikkat çeken iyileştirme alanlarından biri ise risk kabul ve fiyatlandırma süreçlerinin değişen teknoloji ile birlikte yenilenmesi olarak görülüyor.
EY Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Gökhan Gümüşlü konu hakkında şu şekilde bilgi veriyor:  “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sigorta şirketlerinin -aslında diğer büyük işletmelerde de olduğu gibi-  teknolojik olgunluk düzeyleri farklılık gösteriyor. Veri ve analiz yetkinliklerindeki gelişmeler karar verme sürecini hızlandırıp, verilen kararların güvenilirliğini artırıyor. Sonuç olarak bu farklılaşma sigorta şirketlerine ciddi rekabet avantajı sağlıyor.”
EY’ye göre, sigorta şirketlerinin risk kabul performansını artırabilmesinde 5 ana trend önem taşıyor. İleri görüşlü sigorta şirketleri birbirinden ayrı bu 5 trendi, kârlılıklarını artırmak ve fiyatlandırma operasyonları üzerinden değer yaratmak için yakından takip ediyor.

GERÇEK ZAMANLILIK KAÇINILMAZ
Gerçek zamanlı risk kabulü ve satış noktasında teklifi sonuçlandırabilmek, yeni iş süreçlerini daha verimli hale getirmek için en önemli basamaklardan biri. Türkiye’de henüz geniş bir kullanım alanı bulamamış olsa da e-imza ile gerçekleştirilen elektronik süreçler de daha iyi bir ön ofis deneyimi için tamamlayıcı rol oynayabiliyor.
Ön ofis uygulamalarında kural bazlı sistemler getirmek, satış noktasında risk ve fiyatlandırma değerlendirmelerini yapabilmeyi sağlıyor. Satış noktalarında gerçek zamanlı teklif ve poliçe üretimi yapabilmek süreçte müşterilerin beklediği toplam zamanın haftalardan hatta aylardan saatlere veya dakikalara inmesini sağlayabilir.
Satış noktasında gerçek zamanlılığın bir diğer avantajı da tabii ki daha tutarlı sonuçlar elde edebilmek oluyor. Kişisel ve objektif olmayan risk kabul kriterlerinin ortadan kalkmasıyla sigorta şirketleri sistematik olarak daha yüksek üretim performansı sunabiliyor.
Satış noktası otomasyonu uygulayan ve süreçlerini elektronik ortamdan yürüten sigorta şirketleri bundan birçok fayda sağlıyor. Bunlardan birkaçını aşağıdaki gibi listeleyebiliriz:
• Acente kabul / sahiplenmesinde olumlu yönde gelişme
• Hem sigorta şirketi hem de acenteler için iş sürecinin görünürlüğünde ve şeffaflığında artış
• Müşterilerin teklif kabul oranlarında artış
• İşlem maliyetlerinde düşüş
• Kısalan poliçe üretim süresi

VERİ ANALİTİĞİ TAHMİNLEMEYE DAYALI
Tahmine dayalı analitik yetkinlikler sigorta şirketlerinin kural bazlı sistemlerine proaktif olarak veri sağlıyor. Bu, hayat ürünleri için süreci yavaşlatan, pahalılaştıran ve kimi zaman müşterileri hayat sigortası almaktan vazgeçiren kan testi ve muayene gibi ihtiyaçları da ortadan kaldırabiliyor.  İrat ürünleri için ise, analitik zeka ile zenginleştirilmiş satış noktası sistemleri sayesinde, tahmine dayalı veriler kullanılarak fiyatlandırma gözden geçiriliyor. Böylelikle sahte başvuruların önüne geçmek, alternatif ürünler sunmak veya kaybedilmek üzere olan satışları doğru şekilde yönlendirebilmek mümkün oluyor.

KURUM İÇİ VE ÜÇÜNCÜ ŞAHIS VERİLERİNDE BESLENMEK
Kurumun içinden ya da üçüncü partilerden gelen ek verilerin aktarımını kurulacak otomasyon mekanizmaları, veri toplama süreçlerindeki gecikmeleri azalttığı için karar verme sürecini daha verimli hale getiriyor. Örneğin, sağlık riskini değerlendirmek üzere üçüncü partilerden edinilecek verilerin sigorta şirketlerinin sistemlerine entegre edilmiş olması müşteri beyanının en hızlı şekilde teyit edilebilmesine imkân sağlıyor.

GİYİLEBİLİR ÜRÜNLER
Kişisel takip cihazları ve giyilebilir takip teknolojisinin kullanımı sigortacılık sektöründe de kendisini göstermeye başladı. Bu cihazlar nicel bilgiler yakalayıp, bunları merkezi bir arşive gönderebiliyor. Bunun risk kabulü üzerinde büyük dönüşümler yaratabilecek bir etkisi var. Örneğin, bu sayede farklı ve tehlikeli meslek grupları (örneğin emniyet ve güvenlik sektörü mensupları gibi) sigortalanırken, bu grupların davranışlarının yakından takip edilmesiyle daha doğru sonuçlar alınabilecek.

KURAL BAZLI SİSTEMLER RİSKİ AZALTIYOR
Kural bazlı sistemlerdeki gelişmeler ihmal ve fraud risklerini azaltıyor ve manuel olarak yapılabilecek hataları minimize ediyor. Operasyonlardaki riskin azalması, sigorta şirketlerine bazı ürünler için risk toleransını arttırma imkanı veriyor. Yani bu sayede maruz kalınan risk aynı kalıyor ancak daha fazla prim yazılması sağlanabiliyor.

DAĞITIM DİJİTALLEŞİYOR
Müşteriye ulaşılan kanallardaki değişimler, sigortalılara daha iyi hizmet verebilmek için direkt ve endirekt dağıtım stratejileriyle farklılaşıyor. Örneğin, kullanılan ileri teknoloji destekli araç ve sistemler artık yeni iş süreçleri ile birlikte müşteriler ile etkileşimi gelişmiş şekillerde destekliyor. Yani örneğin, geleneksel kanallarda kullanılan 40 soruluk uzun ve caydırıcı başvuru süreçlerinin yerine, dağıtım kanalları ve müşterilerin daha basit hizmetler sunan ve daha teknolojik birimlere yönlendirilmesi gerekiyor.

MİLENYUM ÇAĞI MÜŞTERİLERİ İLE HİZMETLERİN KİŞİSELLEŞTİRİLMESİ
Önde gelen sigorta şirketleri, riski azaltmak ve iş verimliliğini desteklemek için kural bazlı sistemleri kullanmanın yanı sıra operasyonlarını yakın gelecekte en büyük segment haline gelecek olan milenyum çağı (milleniallar) kuşağı müşterilerinin satın alma alışkanlıklarına uyarlıyorlar. 1980’ler ile 2000’lerin başları arasında doğan bu müşteri grubu, artık ciddi miktarlarda harcama gücüne sahip ve geçmiş jenerasyonlardaki sigorta müşterilerinden farklı davranışlar sergiliyorlar.
Sigorta şirketleri bu segmente yönelik başarılı olmak istiyorlarsa, mevcut satış kanallarıyla dijital kanalların entegre edildiği, ürün ve hizmetlerin olabildiğince sadeleştirildiği ancak bu müşterilerin ihtiyaçlarına göre de özelleştirildiği bir yapıya geçmelerini sağlayacak yetkinlikleri edinmeliler.

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply