Erken Kış

Erken Kış

Özcan Alper’in yönetmen koltuğunda oturduğu Erken Kış, taşıyıcı annelik üzerinden annelik, aidiyet, vicdan ve sınıfsal farklılıkları ele alan çarpıcı bir yol hikâyesi anlatıyor. Başrollerini Timuçin Esen ve Leyla Tanlar’ın paylaştığı film, İstanbul’dan Gürcistan sınırına uzanan üç günlük bir yolculuk boyunca iki insanın hem birbirleriyle hem de kendi seçimleriyle hesaplaşmasını merkezine alıyor.

Hikâyenin merkezinde, çocuk sahibi olmak isteyen Ferhat ve Handan çifti ile onların taşıyıcı annesi olan Lia bulunuyor. Doğumun ardından yapılan anlaşma gereği Lia’nın ülkesine dönmesi gerekirken, bebeği Ada’dan ayrılmak onun için beklediğinden çok daha ağır bir sürece dönüşüyor. Ferhat ise Lia’yı Gürcistan’a götürmek üzere yola çıkıyor. Başlangıçta yalnızca tamamlanması gereken bir yolculuk gibi görünen bu süreç, kilometreler ilerledikçe iki karakter için de geçmişleriyle, verdikleri kararlarla ve geride bıraktıkları insanlarla yüzleşmeye dönüşüyor.

Timuçin Esen’in Ferhat’a hayat verdiği filmde Leyla Tanlar, Lia karakteriyle hikâyenin duygusal merkezinde yer alıyor. Nastya Bogdanova, Murat Kılıç ve İdil Yener’in de oyuncu kadrosunda bulunduğu Erken Kış, karakterlerin yaşadığı ahlaki ve duygusal çatışmaları büyük dramatik çıkışlardan çok sessizlikler, karşılaşmalar ve yol boyunca değişen ilişkiler üzerinden aktarıyor.

Özcan Alper’in toplumsal meseleleri kişisel hikâyeler üzerinden ele alan sinema anlayışını sürdüren film; taşıyıcı anneliğin yanı sıra göçmenlik, kadın bedeni, ekonomik eşitsizlik ve ebeveynlik gibi konulara da dokunuyor. Sakin temposu, atmosferi ve oyunculuklarıyla öne çıkan Erken Kış, karakter odaklı ve düşündürücü dramları sevenlerin listesine ekleyebileceği yerli yapımlardan.

Yorum yazın