BES’in ilk risk envanteri hazırlandı
EGM’nin önerisi ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ilk Risk Envanteri oluşturuldu. Proje kapsamında, paydaş kurumlardan 74 katılımcı ile, EGM’nin önerdiği risk tanımları değerlendirildi ve mutabık kalınan 55 adet risk, risk envanterinde yer buldu.
Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) önerisi ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Sigorta, Özel Emeklilik ve Reasürans Şirketleri Birliği, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, emeklilik şirketleri ve portföy yönetim şirketlerinin paydaşlığında, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ilk Risk Envanteri oluşturuldu. Proje kapsamında, paydaş kurumlardan 74 katılımcı ile, EGM’nin önerdiği risk tanımları değerlendirilerek mutabık kalınan 55 adet risk, risk envanterinde yer buldu. Bu riskler ise; “Stratejik Riskler”, “Portföy Yönetimi Riskleri”, “Bilgi Teknolojileri Riskleri”, “Dış Çevre Riskleri” ve “Operasyonel Riskler” olmak üzere
5 ana grup altında toplanarak, EGM’nin hazırladığı bir elektronik anket vasıtasıyla paydaş kurumların uzman ve yöneticilerinden oluşan 277 kişi ile değerleme yapıldı.
KATILIMCI ALGISI ÖNCELİKLİ
İletilen değerlemelerin analizi sonucunda, “Stratejik Riskler” ana başlığı altındaki, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin güvenilirliği ve bu güvenilirliğe karşı katılımcı algısı ve katılımcıların finansal okuryazarlık eksikliği gibi konuların, diğer konulara nazaran daha öncelikli olduğu belirlendi. Risk envanterinde, etki ve olasılık derecelerine göre ilk sırada yer alan riskin, sisteme sağlanan devlet teşviklerinde yapılması muhtemel iyileştirme ve değişiklikler olduğu görüldü. 2013 yılında uygulamaya koyulan %25’lik devlet katkısının, sistemin büyüme trendinde ve performans göstergelerinde ciddi bir olumlu etki yarattığı belirtildi. Benzer bir iyileştirme veya değişikliğin, sistem üzerinde yine çok benzer bir olumlu etki yaratacağı belirlendi. Etkin bir sosyal medya yönetimi ile sistemle ilgili farkındalığın artırılmasına ve algıların iyileştirilmesine yönelmenin, ileri finansal okuryazarlık bilgisi gerektirmeyecek şekilde etkin seçimlerin yapılabilmesine olanak sağlayacak dijital ürün ve süreçlere adapte olmanın ve olası siber tehditlerin yönetilmesine ilişkin çabaların yoğunlaşması ile söz edilen ve puanlanan risklerden mümkün olduğunca kaçınılabileceği yorumlandı.
