Zorlu piyasa koşulları 2024’te devam edebilir

 Zorlu piyasa koşulları 2024’te devam edebilir

Begüm Demir – begum@sigortacigazetesi.com.tr

Swiss Re Enstitüsü, yayınladığı son Sigma raporunda küresel sigorta piyasası açısından jeopolitik ve makroekonomik istikrarsızlık ortamının büyüme görünümünü olumsuz etkilediğini belirtiyor. Hem hayatta hem de hayat dışında kârlılık artıyor ancak hayat dışı hem zorlu hasar dinamikleriyle hem de kalıcı bir kârlılık açığıyla karşı karşıya. Swiss Re Enstitüsü, zorlu piyasa koşullarının 2024’te devam etmesinin muhtemel olacağını da belirtiyor.

Swiss Re Enstitüsü, son Sigma raporunu yayınladı. “Rüzgârlar güçlendikçe riskler artıyor: 2024-25 küresel ekonomi ve sigorta piyasası görünümü” isimli raporda, para politikası sıkılaştırmasının olumsuz etkilerinin yoğunlaşması ve 2023’teki büyüme trendinin aşağı yönlü seyretmesi nedeniyle 2024 yılında dünya ekonomisinin yavaşlaması bekleniyor. Rapor ayrıca, Ortadoğu’da patlak veren savaşın küresel ekonomiye ve sigorta görünümüne ilişkin riskleri artırdığına dikkat çekiyor. Raporda, makroekonomik görünümle ilgili öne çıkanları ve tahminleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Büyük ekonomiler birbirinden ayrışıyor: ABD büyümeye devam ederken, Avrupa’da bazı ülkeler resesyonda olmasa bile durgunlaşıyor. Çin ise yapısal yurt içi büyüme zorluklarıyla boğuşuyor.
  • Düşük enflasyon ve merkez bankası faiz oranlarının desteğiyle 2024’te %2,2 küresel reel GSYİH büyümesinin 2025’te %2,7’ye yükseleceği tahmin ediliyor.
  • Gelişmiş piyasalarda hem enflasyon hem de faiz oranları son on yılda tahmin edilenden daha yüksek seyredecek. Riskler de yukarı yönlü seyrediyor.
  • Küresel TÜFE enflasyonunun 2024’te %5,1’e, 2025’te ise %3,4’e gerilemesi bekleniyor. Ek olarak fiyat baskılarının değişken olması muhtemel.
  • Yavaşlayan dezenflasyon süreci, ekonomik çıktının maliyetini ve uzun süreli durgunluk riskini artırıyor.
  • Yapısal olarak daha yüksek reel faiz oranları, kamu ve özel borç dengelerindeki kırılganlıkları açığa çıkarabilir.

SİGORTA PİYASASINDA DURUM NE?

Artan jeopolitik ve makroekonomik istikrarsızlık, büyüme görünümünü olumsuz etkilese de sektörün risk aktarımındaki rolünü güçlendiriyor. Rapor, önümüzdeki iki yıl için toplam küresel reel prim büyümesinin yıllık ortalama %2,2 olacağını tahmin ediyor. Bu oran, pandemi öncesi trendin (2018-2019: %2,8) altında ve son 5 yılın ortalamasından yüksek (2018-2022: %1,6). Raporda, yüksek faiz ortamında yatırım getirilerinin arttıkça kârlılığın toparlandığı ve underwriting boşluklarının kapandığı belirtiliyor. Ancak sektörün 2024 ya da 2025 yıllarında çoğu pazarda sermaye maliyetini karşılamayacağına da dikkat çekiliyor.

HAYAT DIŞINDA HASAR ENDİŞESİ

Hayat dışında hasarların sıklığının ve şiddetinin artması en büyük endişe kaynağı. Hasarlar, 2023 yılında büyük pazarlarda artışa geçti. Örneğin, ABD’de oto sigorta bileşik oranı, 1975’ten bu yana en yüksek seviyesine gelerek %112’ye ulaştı. Konut sigortalarında ise yüksek yenileme maliyetleri nedeniyle hasarlarda güçlü bir yükseliş trendi söz konusu. İnşaat maliyetlerinden kaynaklanan maliyet baskısı azalmış olsa da sıkılaşan para politikasının sebep olduğu yüksek finansman maliyetleri, inşaat maliyetlerini yükseltiyor. Rapor, küresel hayat dışı prim büyümesinde gelişmiş ekonomilerin, 2023’te %1 ve 2024-25’te ortalama %1,7 büyümesini beklerken; Çin’de 2023’te hayat dışı reel prim büyümesinin yaklaşık %5,6, 2024 ve 2025’te de yine bu orana yakın olacağını öngörüyor. Ek olarak rapor, Çin’in primlerinin diğer gelişmekte olan piyasalardan daha hızlı büyüyeceğini tahmin ediyor.

Raporda yer alan tabloyu incelediğimizde hayat dışında 2023 yılında %1,4 reel büyüme olduğunu görüyoruz. 2024-2025 yılları öngörülen bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ise %2,1. Branş bazında bakarsak, 2023 yılında reel olarak P&C primlerinin (sağlık hariç) %3,4, konutun %6,3 ve oto sigortaların %3,9 artacağı tahmin ediliyor. Hem sorumluluk hem de sağlık primlerindeki %0,6’lık bir düşüşe rağmen 2024-25’te %1,5’lik bir büyüme öngörülmekte.

HAYATTA KÂRLILIĞIN ARTMASI BEKLENİYOR

Hayat tarafında ise yüksek faiz oranları, tasarruf ürünlerinin satışına yönelik fiyatlandırma ortamını iyileştirmeye devam ediyor. Rapor, daha yüksek yatırım getirileri göz önüne alındığında 2024 ve 2025’te hayat tarafında kârlılığın artmasının beklendiğini aktarıyor. Prim büyümesinin sağlam bir toparlanma içinde olduğunu aktaran rapor, 2022’deki %1,7’lik daralmanın ardından 2023’te (reel olarak) primlerde toplam küresel büyümenin %1,5 olacağını tahmin ediyor. Raporda yer alan bir diğer grafiği incelediğimizde gelişmiş pazarlar, 2023’teki hafif daralmanın (-%0,6) ardından 2024’te büyüme trendine geri dönecek.

Gelişmekte olan piyasalarda, hayat primlerinin ağırlıklı olarak banka kanalıyla satılan tasarruf ürünlerinin satışlarıyla desteklendiği Çin’deki güçlü büyümenin (%10,2) etkisiyle %7,6 oranında prim büyümesi olacak. Diğer gelişmekte olan piyasalarda (Çin hariç) primler, 2022’deki hafif daralmanın ardından 2023’te yeniden büyümeye geçiş yapıyor.

2023’ÜN İLK 9 AYINDA 80 MİLYAR DOLAR SİGORTALI HASAR

Raporda, doğal afet kaynaklısigortalı hasarların 2023 yılında üst üste dördüncü kez 100 milyar dolara ulaşacağı bekleniyor. Bu çapta zarar yazılmasının sebepleri ise özellikle yüksek riskli alanlarda devam eden inşaatlar ve büyük ölçüde enflasyona bağlı olarak artan yenileme maliyetleri nedeniyle risk değerlerindeki artış. Raporda yer alan ön tahminlere göre, 2023 yılının ilk dokuz ayında 80 milyar dolar sigortalı hasar meydana geldi. Bu hasarların çoğu ABD’deki şiddetli konvektif fırtınalardan ve depremlerden kaynaklanıyor. 6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketi tahmini olarak 6 milyar dolarlık bir sigortalı kayıpla bu yılın en maliyetli olayı olarak kayıtlara geçti.

İlginizi Çekebilir