Ya Dünya Kupası iptal olsaydı?

2014 Dünya Kupası’nın organizatörleri ve yatırımcıları geceleri gönül rahatlığıyla uyuyorsa, bunu biraz da İngiltere Kralı VII. Edward’a borçlular. 1902 yılının haziran ayında taç giyme töreninin öncesinde kral hastalanınca kutlamaların ertelenmesi gerekti. Bunun sonucunda iptal edilen rezervasyonları birçok dava izledi. Tarihte ilk defa, bir organizasyonun iptali, bir anlaşmadan çekilmek için yasal bir sebep olarak kabul edildi.

 

Günümüzdeyse, bunun gibi durumlar için teminat veren sigortalar olmazsa olmaz konumda. Bu yılki Dünya Kupası’nı sigortalayan Munich Re Underwriting Yöneticisi Andrew Duxbury, büyük bir spor organizasyonunun planlandığı gibi gerçekleşmemesi, hatta en kötü senaryoya göre iptal edilmesi halinde ortaya çok ciddi masraflar çıkabileceğini ifade etti.

Televizyon kanallarının yayın hakları için ödedikleri parayı geri istemesi, sponsorların reklam için harcadıklarını talep etmesinin, bilet ücretlerinin iadesi bu masrafların bir bölümünü oluşturduğunu kaydeden Duxbury, aynı zamanda tişörtlerin ve hediyelik eşyaların satılamaması, otellerin boş kalması ve rezervasyonların iptal edilmesinin de büyük bir organizasyonun gerçekleşmemesi durumunda maddi açıdan problem yaratacağını söyledi.

EN KÖTÜ SENARYO: ORGANİZASYONUN İPTALİ

Bir organizasyonun iptal edilebilmesi için sayısız sebep olduğuna değinen Duxbury, “Poliçeye eklenecek en önemli husus, iptale yol açan etkenin poliçe sahibinden bağımsız bir şekilde gerçekleşmesinin şart olduğudur” diye konuştu.

“Böylelikle doğal afetler, terörist saldırıları, salgın hastalıklar, uzun süren elektrik kesintisi veya törenden hemen önce salonu yok edebilecek küçük bir yangının verebileceği finansal hasarlara karşılık teminat veriliyor” diyen Duxbury, Dünya Kupası kadar büyük bir organizasyonun handikapının, olayın başlamasından hemen önce bir sıkıntı çıktığında organizasyonun spontane bir şekilde hemen yeni bir yere taşınamaması olduğunu belirtti.

‘EKSPERLER YILLARCA BREZİLYA’YA ODAKLANDI’

Organizasyon iptali sigortası dalında çalışan eksperlerin, Dünya Kupası’nın yapılacağı yer olması sebebiyle yıllardır Brezilya’ya odaklandığından bahseden Duxbury, “Karşılaşmaların nerede yapılacağı belli olduğu andan itibaren ilgili tüm konuları risk değerlendirmesiyle ele aldık” şeklinde konuştu.

Munich Re’nin jeoloji uzmanlarıyla maçların yapılacağı bölgelerin doğal afet risklerini değerlendirdiklerini aktaran Duxbury, “Ancak Brezilya aslında depremler, fırtınalar ya da kötü hava koşullarından kaynaklanan felaket riski taşımıyordu” dedi.

‘BREZİLYA ORGANİZASYON KONUSUNDA DENEYİMLİ BİR ÜLKE’

Diğer eksperlerin ev sahipliği yapan ülkenin dev organizasyonlar düzenleme konusunda sahip olduğu deneyimi değerlendirdiğini dile getiren Duxbury, konu hakkındaki görüşlerini şöyle aktardı: “Bu deneyimler arasında güvenlik önlemlerinin nasıl alındığı, çalışanların ve gönüllülerin nasıl dikkatle kontrol edildiği de vardı. Munich Re eksperleri acil durum ve lojistik planlarını da inceledi. Londra’daki Olimpiyat Oyunları’nın tek sorunu olan trafik riskinin yanı sıra, Brezilya’nın bir sıkıntısı da farklı stadyumları arasındaki uzun mesafelerdi. Fakat organizatörler, oyuncuların karşılaşmalara zamanında varması için gereken bütün güvenlik önlemlerini almıştı. İzleyicilerin vaktinde gelmemesi buna dahil değil elbette, bu talihsizlik için bir sigorta ürünü mevcut değil.”

‘BÜYÜK ORGANİZASYONLAR PROTESTOLARI DA ÇEKİYOR’

Ülkedeki politik riskleri değerlendirmek üzere de uzmanlar getirildiğini aktaran Duxbury, “Munich Re’nin Sao Paulo’da bir şubesi olması büyük bir şanstı, gerçekten çok yardımcı oldu. İtiraf etmeliyim ki bölgedeki meslektaşlarımız ülkedeki tablo hakkında Londra’dan dahil olan bizlerden daha bilgiliydi. Son birkaç ay boyunca hiç uyumayan Brezilya’yı çok yakından izledik. Ancak bu tür büyük organizasyonlarda, özellikle de Brezilya gibi toplumsal eşitsizliğin yoğun olduğu ülkelerde gerçekleşen büyük organizasyonlarda illa ki protestolar olacaktır. Kişisel deneyimlerim, ülkedeki heyecanın organizasyon başladıktan sonra giderek yatıştığını gösteriyor” diyerek sözlerini tamamladı.

TEHLİKE ATLATAN BİR ORGANİZASYON: 2011 RAGBİ DÜNYA KUPASI

Andrew Duxbury hiç büyük bir spor karşılaşmasının iptaline tanık olmadığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Ama bazı durumlarda nefesimi tuttuğum oldu. Bu durumu en son Yeni Zelanda’da, 2011 Ragbi Dünya Kupası’nda yaşadım. Şiddetli Christchurch depreminden sonra o şehirde hissettiklerimi kelimelere dökemem.”

O dönem organizasyona dahil olan herkesin fazladan efor harcamasıyla maçların başka şehirlerde yeniden organize edilmesinin sağlandığını ifade eden Duxbury, sigortacıların da yapılan ekstra masrafı üstlendiği bilgisini verdi. 2008 yılında Çin’deki Olimpiyat Oyunları’nın açılış seremonisinden birkaç ay evvel yaşanan bir depremi de hatırlayarak aktaran Duxbury, “Ancak Çinliler oyunların her şeye rağmen planlandığı gibi gitmesini sağladılar” dedi.

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply