Sigortacılık uygulamalarında yapay zekâ!..

YAPAY zekâ her alanda hızla yaygınlaşan ve kullanımı artan bir teknolojik yenilik olarak tüm sektörlere nüfuz etmektedir. İnsanların çalışma ve yaşama şeklini dönüştürme gücüne sahip olduğu giderek daha da belirgin hale gelen; yapay zekâ, blockchain ve makine öğrenimi, sigortanın geleceğini etkileyen bir role sahip olacağına işaret edilmektedir. Bu bağlamda bu yeni teknolojiler, halihazırda Dünyada sigorta sektörünün her sürecinde kullanılmakta ve ülkemiz sigortacılığına da katkı sunmaya devam etmektedir.

Bazı sigorta şirketleri, hasar süreçlerinin bazı kısımlarını otomatikleştirmek ve müşteri hizmetlerini iyileştirmek için yapay zekâ ve makine öğrenimini kullanmasının yanı sıra, yine bazı işlemleri güvence altına almak, sigorta dolandırıcılığını tespit etmek, riski önlemek ve hatta bir poliçenin maliyetini potansiyel olarak azaltmak için ise blockchain kullanmayı tercih etmektedir. Böylece yeni nesil olarak adlandıracağımız bu teknolojiler yaygınlaştıkça sigorta sektörü potansiyel olarak daha verimli, doğru ve güvenli hale gelebilir. Yapay zekâ ve diğer dijital çözümler uygulanmaya devam ettikçe, otomobilden, konuta ve hayat sigortasına, BES’e kadar tüm sigorta şirketlerinin deneyimleyebileceği çeşitli avantajları ortaya çıkmaktadır.

Yapay zekanın sigorta sektörünü müşterinin beklentileri doğrultusunda geleceğe çok daha kolay, hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde taşıyacağı beklentisi gittikçe güçlü bir şekilde kabul edilmektedir. Yapay zeka kullanılarak büyük ölçüde iyileştirilebilecek çok fazla sürecin olmasının yanı sıra, çoğu sigorta şirketinin bu yöndeki yatırımlarının hız kazandığı görülmektedir. Yapay zekadan en fazla yararlanabilecek uygulamalardan bazıları arasında fiyatlandırma, hasar süreçlerinin iyileştirilmesi, müşteri hizmetleri hızında memnuniyet verici düzenlemelerin yapılması, suistimal ve sahtekarlıkların tespiti yer almaktadır. Çok da uzak olmayan bir gelecekte teknolojik uygulamalarda bu dijitalleş(tir) menin hem sigorta şirketlerini hem de sigortalıları önemli ölçüde etkilemesi beklenebilir.

Sigorta sektörünün artan veri kayıt sisteminin değerlendirilmesinde en ön planda aktüeryal ve finansal riskler gelmektedir. Risklerin tarihsel olarak değerlendirilmesi söz konusu olduğunda, reasüranslar müşterilerin sigorta riskini değerlendirmek için başvuru sahibi tarafından sağlanan bilgilere güvenmek zorunda kalmışlardır. Tabii ki sorun, bazı başvuru sahiplerinin suistimale yatkın olmaları veya hatalar yapabilmeleri ve bu risk değerlendirmelerini hatalı hale getirebilmeleridir. Müşteri tarafından bakıldığında da bazı karakterler dolandırıcılık eylemleri gerçekleştirmeye çalışabilir. Örneğin, sahte çekici ücretleri ile özenle hazırlanmış kazalardan, hiç gerçekleşmemiş olaylar hakkında farklı iddialarda bulunmaya kadar, suistimale eğilimi olan kişilerin sistem açıklarından yararlanmaya çalışmasının birçok yolu var olabilir. Gerçekte alacaklarından fazlasını aldıklarında, eylemleri yalnızca sigorta şirketlerine para kaybettirmekle kalmıyor, aynı zamanda şirketin gerçek müşterilerine de zarar vermektedir. Çünkü bu tip olaylardan dolayı diğer müşteriler de dolandırıcılık taleplerinin maliyetini üstlenmek için daha fazla ödemek zorunda kalmaktadır. Doğru risk değerlendirmesinin şirketlerin üstlendiği riskler bakımından önem taşımasının yanı sıra, doğru risk değerlendirmesinin daha uygun prim anlamını da geldiği unutulmamalı. Şunu da ayrıca vurgulamak gerekir ki, sigorta şirketleri arasındaki en büyük farkın ürünlerinin değil fiyatlarının olduğu bir sektörde, daha kişiselleştirilmiş bir risk modeli büyük bir fark yaratabilir. Ayrıca makine öğrenimi, özellikle de doğal dil anlayışı, sigorta şirketlerinin sosyal medya paylaşımları gibi daha soyut bilgi kaynaklarını incelemesine ve sigorta şirketinin durumunu daha iyi değerlendirmek için ilgili bilgileri bir araya getirmesine olanak tanır.

İlginizi Çekebilir